Arşiv

  • Mayıs 2021 (5)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)

    Somut bir yapısal reform önerisi
    Fatih Özatay, Dr. 17 Temmuz 2020
    Araya pazartesi açıklanan sanayi üretimi ve cari işlemler dengesi verileri girdi; salı günkü yazımda onların ışığında son durumu değerlendirdim. Öncesindeki iki yazıda eğitim düzeyimiz üzerine bazı gözlemlere yer vermiştim. Özetle şöyleydi: Yapılan çalışmalar gelişmiş ülkeler ligine terfi eden ülkelerin ortak özelliklerinden biri olarak yüksek beşeri sermaye düzeyine sahip olmalarına işaret ediyorlardı. Türkçesi, eğitim düzeyleri yüksekti. Bu çerçevede, Türkiye'de lisansüstü eğitim hakkındaki temel bir sorun üzerinde durdum: Azımsanmayacak sayıda üniversitenin çoğu bilim alanındaki doktora programlarında derin bir kalite sorunu olduğunu ileri sürdüm. Konuya uzak olanlar için bunun en basit kanıtı, söz konusu programların çoğunda ağırlıklı olarak lisans düzeyinde kitapların okutulmasıydı. [Devamı]
    Son veriler ışığında durum
    Fatih Özatay, Dr. 15 Temmuz 2020
    Son yayımlanan veriler ışığında 2020’nin ikinci çeyreğinde ne ölçüde küçülmüş olabileceğimiz konusuna yeniden dönmek istiyorum. İlk ele alacağım veri sanayi üretimi. Haftanın ilk günü mayıs ayı değerlerini öğrendik. Herhangi bir filtreden geçmemiş (arındırılmamış) veri dikkate alındığında, bir yıl öncesinin aynı dönemine göre sanayi üretimi %30,6 oranında azalmış. Bu değer nisan ayında %31,2 idi. Takvim etkisinden arındırılmış veride küçülme oranı daha az ama ikinci çeyreğin büyüme oranı ile ilgili olduğumdan arındırılmamış veriye bakmam daha doğru. [Devamı]
    Nedenle değil sonuçla uğraşmak
    Fatih Özatay, Dr. 10 Temmuz 2020
    Vaktiyle gelişmekte olan ülke ligindeyken zamanla gelişmiş ülkeler ligine terfi eden ülkelerin ortak özelliklerinden biri de beşeri sermayelerinin yüksek olması. Yani, eğitimli bir nüfusa sahipler: Hem alınan ortalama eğitim yılı sayısı yüksek hem de eğitimleri kaliteli. Bu köşede bu iki gösterge açısından Türkiye’yi başka ülkelerle çok karşılaştırdım. Bugünlük sadece Kore ve Türkiye karşılaştırması yapmakla yetineyim. [Devamı]
    Nasıl bir rektör isterdiniz?
    Fatih Özatay, Dr. 08 Temmuz 2020
    İşin bir de şu tarafından bakın. Bir devlet üniversitesinde rektörsünüz. Fakültelerden araştırma görevlisi, doçent, profesör atamaları için kadro istekleri geliyor. Üniversite olarak karar vermeniz söz konusu değil. Karar veren makamlara meramınızı anlatmanız gerekiyor. Tam bu toplantıya hazırlanırken, üniversitenin personel ve öğrenci servisleri için gereken ödemelere üniversite bütçesinde imkân kalmadığını öğreniyorsunuz. Acil çözmeniz gereken bir sorun. Bu arada dekanı aradı; tıp fakültenizin radyoloji bölümünün hanidir isteyip durduğu cihazlar için bütçe ödeneği bulmalısınız. Buldunuz diyelim; ihalesi var. Hadi ihale aşaması geçildi ama bir süre sonra öğrendiniz ki ihaleyi kazanan firma batmanın eşiğine gelmiş; cihazı temin edemiyor. Bu arada, üniversitenin kanalizasyon sisteminin ifla [Devamı]
    Vazgeçmek gereken politika
    Fatih Özatay, Dr. 03 Temmuz 2020
    DÜNYA’da, Güven Sak ile birlikte COVID-19 salgınının ekonomimize olumsuz etkilerini ve bu etkileri azaltmak üzere yapılabilecekleri tartışan dört yazı yayınlandık. 23 Mart, 31 Mart, 13 Nisan ve 8 Mayıs tarihli yazılarda özenle vurguladığımız temaların başında şu geliyordu: Olağanüstü bir dönem olağanüstü önlemler gerektirir. Bu kaçınılmaz önlemleri (destekler nedeniyle bütçe açığının ve kamu borcunun artması, parasal genişleme gibi) alırken, önlemlerin yaratacağı riskleri en aza indirmeyi hedefleyen politikaların da açıklanması şarttır. [Devamı]
    Hangi politikayı tercih ederdiniz?
    Fatih Özatay, Dr. 01 Temmuz 2020
    Ekonominiz daralıyorsa, maliye politikasında manevra alanınız varsa, iç talebi bir nebze olsa da harekete geçirmek amacıyla maliye politikasını gevşetirsiniz. Ekonominiz normal büyüme oranını yakaladığında ise bütçenize çeki düzen verirsiniz. Bir yandan bu politika değişikliği diğer yandan normale dönen ekonomi nedeniyle artan vergi gelirleri ve azalan (işsizlik yardımları gibi) transfer harcamaları, maliye politikasını gevşetmeniz nedeniyle yükselen kamu borcunun makul bir düzeye inmesini sağlar. Böylelikle, ihtiyaç duyulduğunda kullanabileceğiniz bir maliye politikası manevra alanına tekrar sahip olursunuz. Bu ‘genel’ doğrunun yanı sıra, ekonominiz daralıyorken attığınız maliye politikası adımlarının hangi amaçla atıldığı da çok önemlidir. Yurtiçi talebi en çok artıracak ve en çok ihtiya [Devamı]
    TCMB’nin zor faiz kararı
    Fatih Özatay, Dr. 27 Haziran 2020
    Bu satırları 14’te açıklanacak faiz kararından önce yazıyorum. Karardan beş dakika önce başlayacak bir TV programına katılacağım ve çok büyük ihtimalle programın yöneticisi “sizce faiz kararı ne olacak?” diye soracak. Ne cevap verilebilir? Normal koşullar altında olsaydık ve Merkez Bankası (MB) enflasyon hedeflemesi uygulasaydı, yanıt basitti: Faizi artırır demek gerekirdi. Zira şu anda politika faizi %8.25. Gerçek politika faizi (ortalama fonlama maliyeti) %7.5. Yılsonu enflasyon beklentisi %9.5, bir yıl sonrası için ise %9. Yani, reel faiz negatif. Tek derdi enflasyon olan bir merkez bankası açısından kabul edilebilir bir durum değil. [Devamı]
    Toparlanma başladı mı?
    Fatih Özatay, Dr. 24 Haziran 2020
    Nisan ve Mayıs aylarında ekonomimiz keskin biçimde daraldı. Peki, şu sıralarda ekonomimiz toparlanmaya başladı mı? Bunca daralmadan soru, haklı bir soru. Üç nedenle: Birincisi, COVID-19 salgını nedeniyle idari kararla kapatılan işyerlerinin bir kısmı, yine alınan idari kararlar çerçevesinde Mayıs ayının sonlarından itibaren, geriye kalanının çok önemli bir kısmı ise Haziran ayından itibaren açıldı. İkincisi, kamu harcamalarında belirgin bir artış var. [Devamı]
    Temerrüdün maliyetleri
    Fatih Özatay, Dr. 19 Haziran 2020
    Bir devletin borcunu ödeyememesi (temerrüde düşmesi) hali için farklı tanımlar var. Genel kabul görenlerden bir tanesi Standard&Poor’s tarafından yapılan tanım: Ödenmesi gereken tarihte bir borcun anaparasının ya da faizinin sözleşmede belirtilen biçimde ödenmemesi. Dolayısıyla, sadece faizin ya da anaparanın ödenmemesi durumunu değil kısmen ya da mesela farklı bir para cinsinden ödenmesi durumlarını da kapsıyor. [Devamı]
    Merkez Bankası’ndan yatırım kredisi
    Fatih Özatay, Dr. 17 Haziran 2020
    12 Eylül askeri darbesiyle birlikte üniversiteden atılan, kendisinden makroiktisat alanında çok şey öğrendiğim bir hocam var. Atılınca yurtdışına gitmek zorunda kaldı; tanınmış bir kalkınma iktisatçısı oldu. Şimdi yarı emekli hayatının uzun yazlarını Türkiye’de bir sahil şehrinde geçiriyor. Mutlu bir tesadüf; onun evine yakın sayılacak bir yerde benim de bir yerim var. Ara sıra yemek yiyoruz, konu dönüp dolaşıp Türkiye’ye, sonra da para politikasına geliyor. “Enflasyon hedeflemesi, hah ha” diye takılmadan edemiyor bana. Bir sefer takılmadan atlar insan; vaki değil. [Devamı]