Arşiv

  • Ağustos 2020 (2)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)

    Etiketler

    Nasıl bir ekonomik program?
    Fatih Özatay, Dr. 17 Ocak 2020
    Dört ayaklı bir programa ihtiyaç var. Birinci ayak kredi arzına ilişkin: Bankaların sorunlu kredi miktarı fazlaysa, bankaların kredi arzı azalıyor ya da az artıyor.  Elbette önce bu sorunun düzeyini bilmek şart. Daha sonra da bu sorunu nasıl çözeceğimize kafa yormamız gerekiyor. Bu çerçevede, TEPAV’ın “Ekonominin Seyir Defteri” dizisinin ikincisi ışık tutuyor. Ayrıntıya girmiyorum; arzu edenler TEPAV web sayfasına bakabilirler. [Devamı]
    Kırılgansa kırılabilir
    Fatih Özatay, Dr. 15 Ocak 2020
    Türkiye ekonomisinin kırılganlık düzeyinin önemli bir göstergesi olan tahvil sigortalama primi (CDS primi, kaza sigortası primi de diyebiliriz) ile faiz arasındaki ilişkiye son yazımda değindim. Kıssadan hisse şuydu: Faizi kalıcı olarak düşürmek istiyorsak CDS primini şu andaki düzeyinin (280 civarı) çok daha altına (mesela 50 civarına) düşürmemiz gerekiyor. Farklı bir ifadeyle kırılganlıklarımızı mümkün olduğu kadar azaltmalıyız. [Devamı]
    Düzgün ekonomi politikası eşittir düşük risk primi
    Fatih Özatay, Dr. 10 Ocak 2020
    Son yazıda makul bir faiz oranının ne düzeyde olabileceğini tartıştım. O yazıdan çıkan önemli bir sonuç, makul faizin makul bir düzeyde olmasını istiyorsak ki istememiz gerekir -zira buradan ‘makulden’ kasıt normal bir ekonomide gözlenen düşüklükte faizdir- Türkiye’ye ilişkin risk algılamasını düşürmemiz gereğidir. [Devamı]
    Makul faiz ne zaman makul olur?
    Fatih Özatay, Dr. 08 Ocak 2020
    Yenilerde sıkça duyuyoruz: ‘Makul faiz’. ‘Makul’ soyut bir kavram olduğuna göre, makul faizi kesin bir biçimde hesaplamanın mümkün olmadığı ortada. Ama yaklaşık olarak hesaplamak mümkün. [Devamı]
    Sürdürülebilirlik penceresinden kredi artışı
    Fatih Özatay, Dr. 03 Ocak 2020
    2019’un başından itibaren gözlenen toparlanmanın ilk iki nedeninin –kamu harcamaları ve ihracat- 2020’de ne ölçüde sürdürülebilir olduğunu geçen hafta tartışmıştım. Üçüncü neden ise özellikle kamu bankalarının hızlı kredi artışına gitmeleriydi. Son haftalarda özel bankaların da bu kervana katıldıkları gözleniyordu. [Devamı]
    Bir gelişmemişlik göstergesi: Düşük asgari ücret
    Fatih Özatay, Dr. 01 Ocak 2020
    Sabahın kör karanlığında araba kiralama şirketindeki güleryüzlü görevli, internetten doldurduğum formdaki ‘edu’lu adresten olsa gerek “ne hocası” olduğumu sordu. ‘Ekonomi’ yanıtını alınca asgari ücret artışı hakkındaki görüşümü merak etti. Yok artık; sabahın 7.20’si, üstelik 4’te kalkmışım. Uyku sersemi, geçiştireyim diye “düşük” dedim. Yutmadı, muzip; “ama daha yüksek olursa ekonomi için kötü olurmuş” diye ağzımı aradı. [Devamı]
    Kredi genişlemesi ve sürdürülebilirlik
    Fatih Özatay, Dr. 27 Aralık 2019
    Ekonomide gözlenen toparlanmanın üç ana nedeni olduğundan söz etmiştim: Kamu harcamalarında hızlı artış, ihracatın olumlu katkısı ve kamu bankaları öncülüğünde başlayan hızlı kredi genişlemesi. Birincinin sürdürülebilir olmadığı açık. İhracatın ise olumlu katkısının devam etmesi beklenir. Peki, son aylardaki hızlı kredi artışı eğilimi 2020’de de sürer mi? [Devamı]
    2020’de Türkiye ekonomisi
    Fatih Özatay, Dr. 25 Aralık 2019
    Son açıklanan GSYH verileri ekonomimizin 2018’in ikinci çeyreğinde resesyona girdiğini gösteriyor. GSYH, son çeyrekte dibe vuruyor ve 2019’un ilk çeyreğinden itibaren bir toparlanma süreci başlıyor. Toparlanma 2020’de sürer mi? [Devamı]
    2020’de Türkiye ekonomisi
    Fatih Özatay, Dr. 20 Aralık 2019
    Birkaç yazı ekonomimizin 2020’de nasıl bir seyir izleyebileceğini tartışacağım. Bunu yapabilmek için önce 2019’a ilişkin bazı grafikler veriyorum. İlk grafikte reel GSYH, yatırım harcamaları ile özel tüketim harcamalarının 2018’in ilk çeyreğinden bu yana hareketleri yer alıyor (2018’in ilk çeyreği=100 olacak şekilde endeks haline getirilmiş mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış veriler). Ekonomik daralma 2018’in ikinci çeyreğinde başlıyor. Hem GSYH hem de özel tüketim 2019’un ilk çeyreğinden itibaren toparlanıyor. Yatırımda ise henüz bir iyileşme yok. Soru: GSYH’deki dalgalanma şiddeti neden diğer iki değişkendekinden az? [Devamı]
    Enflasyonu düşürüp büyümeyi yükseltmek mümkün
    Fatih Özatay, Dr. 18 Aralık 2019
    Son iki yazımda, Türkiye’de büyüme ile enflasyon arasında ters yönlü, işsizlik ile enflasyon arasında da aynı yönlü bir ilişki bulunduğunu gösterdim. Gerçi ilişkiler çok kuvvetli değildi; ama önemli olan, büyüme artarken ve işsizlik düşerken enflasyonun iddia edildiği gibi yükselmemesiydi. Ezberlerin tersine bir durum söz konusuydu. [Devamı]