Arşiv

  • Mayıs 2021 (5)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)

    Stok birikimi ile makine-teçhizat yatırımları küçülmeyi aşağıya çekmiş
    Fatih Özatay, Dr. 02 Eylül 2020
    İkinci çeyrek küçülme oranı tahminimden çok daha düşük geldi. Haziran ayında yüzde 20 civarında (bir yıl öncesine kıyasla) küçüleceğimizi tahmin etmiştim. Cuma günü, kredi genişlemesi dikkate alındığında, bu oranın daha düşük olacağını belirtmiştim. Bir rakam belirtmemiştim ama yüzde 15’in üzerinde bir değer bekliyordum. Yüzde 9,9 olarak açıklandı küçülme oranımız. [Devamı]
    Karamsar tahminlerden daha az küçüleceğiz. Ama...
    Fatih Özatay, Dr. 28 Ağustos 2020
    Pazartesi günü ikinci çeyreğe ilişkin GSYH değerleri açıklanacak. Güven Sak ile birlikte 13 Nisan 2020’de Dünya gazetesinde yayımlanan pandeminin ekonomik etkilerine ve uygulanabilecek ekonomi politikasına ilişkin üçüncü yazımızda GSYH’yi harcama tarafından inceleyerek bir büyüme değerlendirmesi yapmıştık. Büyük belirsizlik altında yapılan ve dolayısıyla önemli bir hata payı içerdiğini vurguladığımız hesaplamamızdan çıkan sonuç ürkütücüydü: [Devamı]
    Bilinmesi gereken faizler hakkında neden bilgi yok?
    Fatih Özatay, Dr. 26 Ağustos 2020
    Uzun bir süredir, Merkez Bankası’nın (MB) her Para Politikası Kurulu toplantısından sonra yayınladığı ‘Faiz Oranlarına İlişkin Duyuru’ metinlerine bakmıyordum. Hal böyleyken geçen Perşembe günü yayınlanacak duyuruyu merakla bekledim. Saat 14.00’te internetim kapalıydı, vakit kaybetmeyeyim diye televizyonda ilgili haberi ve yorumları dikkatle dinledim. Dinlemesine dinledim ama tecrübeli sunucunun ve yorumcuların neden hem faiz koridorunun alt ve üst sınırı hem de geç likidite penceresi faizi hakkında alınan kararları duyurmadıklarını anlamadım. Politika faizinin değişmediğini vurguladılar, yayınlanan metni neredeyse her cümlesinin üzerinde durarak analiz ettiler, bir önceki ile karşılaştırdılar ama sözünü ettiğim faizler hakkında bir bilgi vermediler. Nasıl böyle bir hata yaparlar oysa bu k [Devamı]
    Karmaşaya gerek yok; faiz mesajı net olmalı
    Fatih Özatay, Dr. 21 Ağustos 2020
    Bu yazı perşembe günyüzünü görecek. Merkez Bankası’nın (MB) Para Politikası Kurulu toplantısının olduğu gün. Alınacak karar merakla bekleniyor. 2002’den bu yana uygulanan bir sistem var: Faiz koridoru. Alt sınırındaki faiz MB’nin bankalardan gecelik vadede borç alma faizi. Şu anda yüzde 6.75. 2001 krizinden hemen sonra kamu bankalarını kurtarma operasyonu çerçevesinde Hazine kamu bankalarına olan yüklü miktarda borcunu tahvil vererek kapatmıştı. Bu tahviller MB tarafından anında paraya çevrilmiş ve bu bankaların likidite sıkışıklığı çözülmüştü. Uygulanan ekonomik programın ‘yangın söndürme’ operasyonun bir parçası olan bu işlem sonucunda sisteme bol miktarda para çıktı. Dolayısıyla politika faizi MB’nın bu parayı sistemden çekmek için kullandığı koridorun alt sınırı oldu. [Devamı]
    Bize benzer ülkelerle karşılaştırma
    Fatih Özatay, Dr. 19 Ağustos 2020
    Sıkça sorulan, sorulmasa da zihinlere takılan bir soru var: Yaşamakta olduğumuz gelişmeler bize özgü mü? Evet, bize özgü. Ne yazık ki durum bu. Tabloda üyesi olduğumuz G20 ülke grubunda yer alan yükselen piyasa ekonomileri, artık gelişmiş bir ekonomi sayılan Kore ve G20’de yer almamakla birlikte yıllardır uyguladığı ekonomi politikaları nedeniyle ilginç bir ülke olan Şili ile Türkiye’nin karşılaştırması yer alıyor. Bu yılın başından geçen cuma gününe kadar geçen süreyi ele alıyorum. Dönem sonu ile dönem başı arasında şu önemli değişkenlerin nasıl hareket ettiklerine bakıyorum: Döviz kurunda artış oranı, ülkenin risk priminin ne kadar değiştiği, ülkenin risk priminin en son düzeyi, gösterge faiz oranında değişim ve merkez bankasının döviz rezervindeki değişim. Gösterge faiz derken, o ülkeni [Devamı]
    Gönüllü olunmadığı izlenimini vermemek gerekir
    Fatih Özatay, Dr. 14 Ağustos 2020
    Döviz kurunun sıçradığı, piyasa faizinin belirgin ölçüde arttığı ve döviz rezervlerinin azaldığı dönemlerde, bu gelişmelerin daha da olumsuza gitmesinin önlenmesi isteniyorsa, sert kararlar almak gerekir. Bir yangın varsa, o yangını yavaş yavaş söndürmeye çalışmazsınız. “Dur-kalk” hiç yapmazsınız. Yangını söndürücü alet-edevatı kullanmakta pek de gönüllü olmadığınız izlenimini vermekten kaçınmanız gerekir. [Devamı]
    “Sakın ha” denileni yapmak
    Fatih Özatay, Dr. 12 Ağustos 2020
    2018’de Temmuz ve Ağustos aylarında ABD yönetiminden gelen bir dizi “yaptırım uygularım ha” tweeti ile tetiklenen krizin, salt GSYH hareketine bakıldığında, küresel krize kıyasla oldukça ılımlı bir kriz olduğu ileri sürülebilir. Oysa istihdamdaki düşüş dikkate alındığında, çok daha şiddetliydi küresel krize göre. İktisat yazınında temelde üç tip kriz modeli var. Birinci, ikinci ve üçüncü kuşak kriz modelleri olarak adlandırılıyorlar. 2018-2019 krizinin tipik bir üçüncü kuşak krizi olduğu söylenebilir. Özellikle şirketler kesiminde belirgin bir bilanço zafiyeti vardı. Bu zafiyet döviz cinsinden borcun döviz cinsinden alacaklara kıyasla çok yüksek olmasıydı. Bilançoların kur sıçraması doğuracak şoklara karşı çok kırılgan olması ve ABD yönetiminden gelen tweetlerin de böyle bir şok niteliği t [Devamı]
    2018-2019 krizinden alınacak ders
    Fatih Özatay, Dr. 07 Ağustos 2020
    2018’in yaz sıcağında patlayan kriz oldukça ilginç bir kriz. Ekonomideki daralmanın boyutu ve GSYH’nin kriz öncesindeki son tepe noktasına geri dönmesi için geçen süre daha önceki krizlerimizdekilerle karşılaştırıldığında, oldukça “ılımlı” bir kriz gibi. Ama öte yandan çarpıcı bir istihdam düşüşü yaşanıyor; bu açıdan şiddetli bir kriz. Ekonomimiz ne 1994 ne de 2001 krizlerinden önceki dönemlerdeki kadar bozuk ne de küresel krizdeki gibi dünya finans sistemi çöküyor ve sermaye girişleri duruyor. Maliye politikasına ilişkin göstergeler kriz öncesinde büyük çoğunlukla iyi durumdalar. Kamu borcunun GSYH’ye oranı hem uluslararası düzeyde düşük hem de geçmiş krizlerimiz öncesinde ulaştığı değere kıyasla düşük. Bütçe açığı kabul edilebilir düzeyde. Faiz dışı bütçe dengede. Borçlanma vadesinde bir [Devamı]
    İktisatçıların hiç hazzetmedikleri göstergeler ve gelişmeler
    Fatih Özatay, Dr. 05 Ağustos 2020
    Makroiktisatçılar, özellikle de dünyada yaşanan ekonomik krizleri anlamaya ve açıklamaya çalışanlar bir dizi göstergeden ve gelişmeden hazzetmezler. Bunlardan ilki, yüksek kamu bütçesi açığı ve bu açığın ağırlıklı olarak merkez bankası kaynağı ile finanse edilmesidir. Bu olgu, azımsanmayacak bir süre devam ederse o ülkenin kırılganlığı artar. Zira sisteme talep edilmeyen para çıkmaktadır, bu para dövize çevrilmek istenir; kur yükselir. O ülkenin merkez bankası sabit ya da ‘sabitimsi’ bir döviz kuru rejimi uyguluyorsa ya da kurun yükselmesinden rahatsız ise döviz satar; rezervlerini eritir. Bütçe açığı ve parasal genişleme ile finansman sürdükçe, kur artışı ve rezerv erimesi sürer. Bu süreçte, ülkenin riski de yükseldiğinden döviz talebi katmerlenerek artar, yerli mali varlıklardan çıkış ba [Devamı]
    Dahiyane çözüm arayışındaki zihniyetin anlamadığı
    Fatih Özatay, Dr. 22 Temmuz 2020
    Uzun süre hiç ilgilenmedim Twitter'la. Ocak ayında katıldım. Eğlenceliymiş. Son yazımı iliştirdiğim tweete ilginç mesajlar geldi. Hatırlarsanız, son yazıda doktora programlarının kalitesini artırmayı amaçlayan iki bacaklı bir reform önermiştim. İlk bacakta mümkün olduğunca çok sayıda öğrenciyi yurtdışına yollamak vardı. Karşılaşabileceği önemli bir engel, yurtdışındaki kaliteli programlara yoğun talep nedeniyle yer bulmanın kolay olmamasıydı. Bu aşamada reformun ikinci bacağı devreye giriyordu: Her bilim alanı için doktora verebilecek kısıtlı sayıda üniversite belirlemek ve geriye kalan üniversitelerin sadece lisans eğitimine odaklanmalarını sağlamak. Etkin bir doktora eğitimi için ortak programların tasarlanabileceğim, yüz yüze eğitimin yanı sıra çevrimiçi eğitim de yararlanılabileceğini [Devamı]