Arşiv

  • Eylül 2022 (10)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)
  • Ekim 2021 (10)

    Enflasyonun düşmesi için koşullar
    Fatih Özatay, Dr. 04 Şubat 2022
    Bu yazıyı okurken muhtemelen açıklanan Ocak ayı enflasyonunu biliyor olacaksınız. Enflasyonun yukarıya doğru seyrinin sürmesine yol açacak iki büyük şok yaşandı. Birincisi, dolar kuru 8 liradan birkaç ay içinde 13,5 lira civarına çıktı. İkincisi, bütün mal ve hizmetlerin temel girdisi olan enerjiye ve petrol ürünlerine büyük zamlar geldi. Bunun dışında, bazı sektörler için hayati olan çoğu girdinin fiyatları birkaç kat arttı. Dolayısıyla, enflasyonun en azından birkaç ay daha yükselmeye devam etmesi beklenir. Elbette, bunu söylemek de yeni bir şey söylemek anlamına gelmez; malumun ilanı olur. [Devamı]
    Enerji kısıtları altında talep fazlası
    Fatih Özatay, Dr. 28 Ocak 2022
    Yaşamakta olduğumuz enerji krizi üzerine Leyla Karakaya tarafından kaleme alınmış güzel bir yazı TEPAV web sayfasında yayınlandı. Karakaya, kısa vadede iki önemli sorundan söz ediyor: Enerji arz güvenliği ve enerji maliyeti. Yazıyı özetlemek değil amacım; meraklısı verdiğim adresten okur. Bir süredir bu sorun basında da önemli bir yer tutuyor. Enerji kesilince üretim de büyük bir darbe alıyor; çoğu fabrika üretimini durdurmak zorunda kalıyor. [Devamı]
    Yeni para politikası çerçevesi
    Fatih Özatay, Dr. 26 Ocak 2022
    Cumartesi günü ekonomistlerle yapılan toplantıda Hazine ve Maliye Bakanı “politika faizinin önemi kalmadı, devreden çıkardık” demiş. Para politikasına ilişkin olarak bir de 3, 6 ve 12 ay vadeli repo penceresi çalışması yapılacağını belirtmiş. Bakan’ın konuşmasının basına yansıyan kısmından dikkatimi çeken bir başka nokta ise kredi faizlerin enflasyonun oldukça altında seyretmesini (reel faizlerin negatif olmasını) çok olumlu bir gelişme olarak nitelendirmesi oldu. [Devamı]
    Para tabanına dikkat
    Fatih Özatay, Dr. 19 Ocak 2022
    Türkiye’nin risk primi (CDS) yüksek: 550 baz puan civarında seyrediyor. 2021 yılını %36 enflasyonla kapattık. Yılın son aylarındaki kur artışlarının ve zamların önümüzdeki birkaç ayda yıllık enflasyonu belirgin biçimde yükseltmesi beklenir. Buna karşılık politika faizi çok düşük. Politika faizinin en az 10 puan üzerinde seyreden kredi faizleri ise enflasyonun alabileceği değerler düşünüldüğünde reel olarak eksi düzeyde seyrediyorlar. Buna karşılık, döviz kuru son günlerde oldukça istikrar kazanmış görünüyor. Döviz kurundaki istikrarlı seyrin sürmesi hem enflasyonun yaz aylarından itibaren düşmesi açısından hem de uygulamaya konulan yeni sistemin düzgün çalışıp kamu bütçesine yük getirmemesi açısından önemli. Dolayısıyla, enflasyonu ve riski düşürecek politikaların uygulanması kritik önemde [Devamı]
    Bazı iktisatçılar özür borçlular
    Fatih Özatay, Dr. 14 Ocak 2022
    Ocak 2002’de %72 düzeyinde olan tüketici enflasyonu 2005’in sonunda %7,7’ye düştü. O dönemi, bazı köşe yazarları ve ekonomistler ‘yüksek faiz – düşük kur” politikasının uygulandığı bir dönem olarak nitelendiriyorlar. Bu politikanın cari işlemler açığını çok yükselttiğini vurgulayarak dönemin para politikasını eleştiriyorlar. Ciddiye alınacak bir eleştiri olduğuna şüphe yok. Bir şartla: Cari işlemler hesabındaki gelişmeleri sadece faiz-kur ikilisi çerçevesinde değil bu ikilinin de dahil olduğu ama daha geniş bir çerçevede incelemek gerekir. [Devamı]
    Finansman mühendisliği
    Fatih Özatay, Dr. 12 Ocak 2022
    Finansman mühendisliğini Investopedia şöyle tanımlıyor: “Finansman mühendisliği, finansal sorunları çözmek için matematiksel tekniklerin kullanılmasıdır. Finansman mühendisliği bilgisayar, istatistik, ekonomi ve uygulamalı matematik alanlarındaki bilgi birikimini ve geliştirilen araçları kullanarak mevcut finansal sorunlarla uğraşır ve aynı zamanda yeni ve çığır açıcı finansal ürünler tasarlar.” [Devamı]
    Geçmişten bir enflasyon öyküsü
    Fatih Özatay, Dr. 07 Ocak 2022
    Bugün otuz beş yıl öncesine gidiyorum; 1987’ye. 29 Kasım 1987’de genel seçim var Türkiye’de. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin kapattığı siyasi partiler bu seçimde ilk defa seçime giriyorlar. Dolayısıyla işbaşındaki Ana Vatan Partisi hükümeti önemli rakiplerle karşı karşıya. Seçimi kaybetmemek için, ekonomiye seçmenin hoşuna gideceği düşünülen müdahaleler yapıyor. Bunlardan biri de kamunun ürettiği mal ve hizmetlere mümkün olduğunca zam yapmamak. [Devamı]
    Önümüzdeki birkaç ayda enflasyon yükselebilir
    Fatih Özatay, Dr. 05 Ocak 2022
    Yeni tüketici fiyat endeksi 2003’ten bu yana yayınlanıyor. O tarihten bu yana gözlenen en yüksek aylık tüketici enflasyonu Aralık ayında gerçekleşti: %13,6. Uzun bir süre on iki aylık enflasyon oranımız %8’ler civarındaydı ve dolayısıyla Aralık ayındaki bir aylık enflasyonun altındaydı. 1969-2003 arasında açıklanan tüketici fiyat endeksini de işin içine katarak başka bir karşılaştırma yapayım. Şubat 1969’dan bu yana gözlenen en yüksek beşinci aylık enflasyon oranı oldu Aralık ayındaki enflasyon. Ocak 1996’dan beri de en yüksek aylık enflasyon gerçekleşti. Böylelikle 2021 yılını % 36,1 oranında bir yıllık enflasyon ile kapattık. Bu da Eylül 2002’den bu yana en yüksek yıllık enflasyon oranı. Bir de çok yüksek çıkan üretici enflasyonu var: %79,9 yıllık olarak. [Devamı]
    Merkezin yüksek risk–yüksek borçlanma faizi–yüksek kur politikası
    Fatih Özatay, Dr. 31 Aralık 2021
    Grafikte Ağustos ayının başından geçtiğimiz Salı akşamına kadar Merkez Bankası’nın politika faizi ile Türkiye’nin riskinin (kredi temerrüt takasının –beş yıl vadeli CDS’in) hareketleri yer alıyor. Beş yıl vadeli CDS, aynı zamanda Hazine’nin yeni dış borçlanmaya çıkması halinde aynı vadedeki ABD Hazine tahvil faizinin üzerine ne kadar risk primi ödeyeceğinin de bir göstergesi. [Devamı]
    Merkez neden yüksek faiz politikası uyguluyor?
    Fatih Özatay, Dr. 29 Aralık 2021
    Grafikte ağustos ayının başından, geçtiğimiz cuma akşamına kadar Merkez Bankası’nın politika faizi ile Hazine’nin beş yıl vadeli tahvilinin piyasada oluşan faizinin hareketleri yer alıyor. Bu ikincisini (gösterge faizi) şöyle düşünmek mümkün. Hazine o gün borçlanmak için piyasaya çıksa ve beş yıl vadeli tahvil satsa borçlanacağı faiz bu faiz olacak. [Devamı]