Arşiv

  • Mayıs 2021 (5)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)

    Geçmiş geçmişte kaldıysa yüzde 10 hayal değil
    Fatih Özatay, Dr. 05 Şubat 2021
    2021’in ilk enflasyon verisi dün açıklandı. Beklendiği gibi tüketici enflasyonu yükselişini sürdürdü ve %15 oldu. 2019 ortalarından bu yana enflasyon artıyor. Artmaya devam eder mi? Yılsonu ne düzeyde gerçekleşebilir? [Devamı]
    Temel nedenler anlaşılırsa…
    Fatih Özatay, Dr. 03 Şubat 2021
    Dün kitaplarımı düzenlerken ileride okurum diye bir kenarda tuttuğum “Borç ile Şeytanın Arasında” adlı kitaba gözüm kaydı. Alt başlığı ise “Para, Kredi ve Küresel Finansın Düzeltilmesi” şeklindeydi. Yazarı, küresel krizin tam anlamıyla patlak verdiği Eylül 2008’de İngiltere Finansal Hizmetler Kurumu’nun başına atanan Adair Turner. [Devamı]
    Fiyat istikrarının önemi
    Fatih Özatay, Dr. 29 Ocak 2021
    Fiyat istikrarı denildiğinde sıfır düzeyinde bir enflasyon kastedilmiyor. Fiyat artışının her yıl %2 -hadi bizim için %3 olsun- civarında kaldığı bir ülkede fiyat istikrarı olduğu rahatlıkla söylenebilir. Yüzde 0 enflasyon ya da fiyatların sabit kalması istenilir bir durum değil. Çünkü bir ‘tık’ ötesi fiyat düşüşü demek; çok tehlikeli. Fiyatların sürekli düştüğü bir ortamda harcamalar erteleniyor. Bu da ekonominin daralması ve işsizliğin yükselmesi anlamına geliyor. Tıpkı 1990’larda Japonya’da yaşandığı gibi. Fiyat artışlarının sıfıra yaklaştığı bir dünya elbette Türkiye için bir hayal. [Devamı]
    2.2 kat zengin ama 18 kat destek veriyor
    Fatih Özatay, Dr. 27 Ocak 2021
    Dün, Güven Sak’ın yazısında yer alıyordu. Açıkladığı yeni destek paketiyle birlikte ABD’nin pandeminin başından bu yana vatandaşlarına verdiği doğrudan gelir desteği milli gelirinin yüzde 27’sine ulaşmış olacakmış. Türkiye’nin ise vatandaşlarına verdiği doğrudan gelir desteğinin boyutu milli gelirimizin yüzde 1,5’i kadar olduğu belirtiliyordu aynı yazıda. [Devamı]
    Hazine neden yurtdışında yüksek faiz ile borçlanıyor?
    Fatih Özatay, Dr. 22 Ocak 2021
    Salı günü Hazine Eurobond pazarında 3.5 milyar dolarlık tahvil sattı (borçlandı). Beş yıllık tahvilin getirisi yüzde 4.9, 10 yıllık tahvilin getirisi ise yüzde 5.95 oldu. Uzmanlar bu borçlanma maliyetinin beklenenden düşük olduğunun altını çiziyorlar ve başarılı bir borçlanma operasyonu gerçekleştirildiğini vurguluyorlar. [Devamı]
    Yüksek faiz çıkmazından çıkmak
    Fatih Özatay, Dr. 20 Ocak 2021
    2021 nasıl bir yıl olacak? Yanıtlaması zor bir soru. Çok fazla belirsizlik var. Belirleyici olacaklar listesinin başında elbette COVID-19 aşısı var. Yeterli sayıda vatandaşımızı aşılayabilecek miyiz? Bu sayıya kısa sürede ulaşabilecek miyiz? Hizmet sektörünü olumsuz etkileyen sosyal mesafe önlemlerinin ne kadar devam edeceği, turizm gelirlerimizin ne olacağı, ihraç ürünlerimize olan talebin nasıl şekilleneceği ve belirsizliğin ne ölçüde değişeceği verilecek yanıtlara bağlı. Kaldı ki sadece Türkiye’deki aşılama değil küresel ölçekteki aşılama da önemli. [Devamı]
    Göç tersine mi dönecek, yoksa başka diyarlara mı gidilecek?
    Fatih Özatay, Dr. 15 Ocak 2021
    Sanayi üretimi son on yılda ortalama yüzde 0.54 oranında artmış. Bu değer, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış üretim verisinin aylık artış oranlarının ortalaması. Yıllık olarak yüzde 6,7’ye denk düşüyor. On yıl yerine son yirmi yıla da baksanız benzer bir değer karşınıza çıkıyor. Pandemiye karşı alınan önlemler sonucunda geçen yılın Nisan ayında yüzde 30,1 oranında azalmıştı üretim. Mayısta yüzde 18,1 arttı, sonra bu artış oranları hep düştü. Dün açıklanan Kasım ayı verisine göre üretim artışı yüzde 1,3. Farklı bir ifadeyle, düşmüş hali bile hala oldukça yüksek bir üretim artışına işaret ediyor. Üretim, yılın on iki ayı aynı oranda artsaydı (1,3’ü yıllıklandırıldığında) yüzde 16,8 gibi çarpıcı bir üretim artışı olacaktı. [Devamı]
    Bir uçtan öteki uca savrulmamak için
    Fatih Özatay, Dr. 13 Ocak 2021
    Tekrar dile getirmekte bir sorun olmasa gerek: Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik sorunları salt para politikası ve birkaç süslü “yapacağız, edeceğiz” cümleleri ile çözmek mümkün değil. [Devamı]
    Büyümüyorken cari açığı artırmayı “başarmak"
    Fatih Özatay, Dr. 08 Ocak 2021
    Bizim gibi ülkelerde küresel krize değin sık rastlanan bir olguydu: Yurtdışından döviz akımını tersine çeviren ya da en azından durduran dışsal şoklar ithalatı azaltırdı. İhracatın ise ya seyrini fazla etkilemezdi ya da ihracatı artırırdı. Sonuçta cari işlemler hesabı düzelir, genellikle de cari açık cari fazlaya dönüşürdü. Nedeni açık: Olumsuz şok, döviz akımını durdurduğu ya da tersine çevirdiği için döviz arzı azalır ve talebi yükselir, sonuçta da kur ve faiz birlikte sıçrarlardı. Bu gelişmelere bağlı olarak yurtiçi talep azalır ve ekonomi küçülür, dolayısıyla da ithalat keskin biçimde düşerdi. İhracat pazarlarında bir olumsuzluk olmadığı için ihracat eski seyrinde sürer ya da yerli paranın değer kaybetmesine bağlı olarak artardı. Olumsuz şok, genellikle büyük gelişmiş ekonomilerde – öz [Devamı]
    %14,6’yı mumla aramamak için
    Fatih Özatay, Dr. 06 Ocak 2021
    Türkiye’nin enflasyon deneyimi dünyanın her yerindeki iktisat öğrencilerine zengin bir hazine sunuyor. Uzunca süre, tek haneli ama dünya ölçeğinde yüksek bir enflasyon dert edilmeyince, eninde sonunda enflasyon rayından çıkıyor. Zira enflasyon tek başına büyüyüp serpilen bir olgu değil; uygulanan ekonomi politikasının bir yansıması. Enflasyonu dert etmeyen bir ekonomi politikası temelinde istikrarı bozucu bir ekonomi politikası. “Ya, pek de kötü bir şey olmuyor” diye bu istikrarı bozucu özelliğin dozu artırıldığında (mesela “çılgın” kredi artışına gidilmesi gibi) enflasyon da alıp başını gidiyor. [Devamı]