Arşiv

  • Mayıs 2021 (5)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)

    Şimdi gevşek, yarın disiplinli
    Fatih Özatay, Dr. 19 Mart 2021
    Temel nedeni eğitim sistemimiz olsa gerek. Ezbere çok yatkınız: “Maliye politikasında disiplin şart”. Elbette öyle. Ama ne anlıyorsunuz mali disiplinden? Hemen her koşulda bütçe açığını azaltmayı mı? Buna yanıtınız evetse, kusura bakmayın bu benim mali disiplin anlayışıma uymuyor. Uymadığı gibi çok anlamsız buluyorum. [Devamı]
    Sonu var mı?
    Fatih Özatay, Dr. 17 Mart 2021
    TCMB’nin yeni bir Para Politikası Kurulu kararı alacağı haftadayız. TCMB’nin ne yapması gerektiği hakkında rivayet muhtelif. Önemli miktarda faiz artırılması gerektiğini savunanlar var. Çıkış noktaları şöyle özetlenebilir: [Devamı]
    ‘Reel kurcu’ görüşün dayanılmaz çekiciliği
    Fatih Özatay, Dr. 10 Mart 2021
    Yıllardır beni rahatsız eden bir Türkiye ekonomisini ‘okuma’ biçimi var. Şöyle özetlemek mümkün: Ekonomide olan biten ağırlıklı olarak liranın yabancı para birimleri karşısındaki reel değerindeki gelişmeye (yurtiçi ve yurtdışı enflasyon farkından arındırılmış biçimine) bağlanılıyor. Reel kur endeksi bu iktisatçılar için neredeyse ekonominin en önemli göstergesi. [Devamı]
    TCMB’nin önündeki sorun
    Fatih Özatay, Dr. 05 Mart 2021
    Şubat ayına tüketici enflasyonu %15.6 oldu. Temel enflasyon göstergeleri ise yaklaşık bir puan daha yüksek. Geride bıraktığımız yıldaki hızlı kredi artışı ve kur sıçramasının enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerinin bir süre daha devam etmesi beklenir. Ek olarak emtia fiyatları yükseliyor. Enerji dışı emtia fiyatları dünya genelinde 2019 düzeyinin %20 kadar üzerinde. Enerji fiyatlarında da artış var ancak enerji grubunun fiyat düzeyi henüz 2019 düzeyini geçmedi. Düzeyleri bir taraf, enerji dışı ve enerji fiyatlarının artıyor olmaları bizdeki enflasyon açısından sevimli değil. Bu koşullar altında birkaç ay içinde enflasyonun biraz daha yükselmesi, mesela %17’ye ulaşması mümkün. [Devamı]
    41. yılda son kırk yılda geldiğimiz noktada bir değişiklik oldu mu?
    Fatih Özatay, Dr. 03 Mart 2021
    Bundan bir yıl önce Dünya gazetesinin 40. yılı nedeniyle uzun bir yazı kaleme almıştım. “Durum: 1980-2019” başlıklı ilk bölümün kıssadan hissesi şuydu: “Zengin ülkelerle aramızda önemli bir gelir farklılığı var ve dahası bunca yıldır bu fark arzu edilen ölçüde azalmamış. Bu olgu bir kader değil; bu farkı hızla azaltan ülkeler var.“ Sadece kişi başına gelir düzeyi açısından değil başka önemli göstergeler açısından da önemli sorunlarımız vardı. Mesela beşeri kalkınmışlık sıralamasında 189 ülke arasında 51. durumdaydık. İkinci bölüm, “Durumun arkasındaki olası nedenler” başlığını taşıyordu. Yetersiz tasarruf düzeyimiz, nitelik ve nicelik açısından yetersiz eğitim düzeyimiz ve yüksek teknolojili mal ihracatımızın (ve üretimimizin) toplam içindeki payının düşüklüğü temel unsurlar olarak belirti [Devamı]
    Hakemi bırakıp oyuna bakmak
    Fatih Özatay, Dr. 26 Şubat 2021
    Cuma günü kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Türkiye’ye Ağustos 2020’de verdiği BB- notunu korudu ama negatif olan görünümü durağana değiştirdi. Dolayısıyla, sınırlı da olsa bizim açımızdan olumlu bir adım attı. Kararın gerekçesinde ağırlıklı olarak son aylarda ekonomi politikasında yapılan değişikliklere atıf yapılıyor. Bu değişiklikler, özellikle de para politikasının sıkılaştırılması olumlu bulunuyor. [Devamı]
    2001 krizinin yıldönümü
    Fatih Özatay, Dr. 24 Şubat 2021
    Bu yüzyılda üç ekonomik kriz yaşadı Türkiye. Tetikleyen unsurlar dikkate alındığında, 2001 krizi ‘yerli’ yapımdı. Zamanın başbakanının büyük bir siyasi kriz olduğu mealindeki açıklaması tetikleyici unsur oldu. İkinci kriz 2008 sonunda doğru patlak verdi; 2009’da tüm etkisi hissedildi. Küresel bir krizdi. Tetikleyici unsur dolayısıyla 2008 sonbaharında küresel finans piyasalarında yaşanan büyük depremdi. Üçüncü kriz 2018 Ağustos ayında patlak verdi. Tetikleyici faktör Trump’un küstah tweetleri idi. Hafta sonu, 2001 krizinin (patlak verdiği günün) yıldönümüydü. [Devamı]
    Kamunun döviz borcunu artırması ne zaman haklı olur?
    Fatih Özatay, Dr. 19 Şubat 2021
    Kamunun döviz cinsinden borcunun toplam borcuna oranı 2020 sonunda yüzde 56.2’ye yükseldi. Bu düzey 2001 krizi sırasında gerçekleşen orandan ‘milim’ yüksek. 2001 sonunda döviz borcunun toplam içindeki payı yüzde 55.8’di. Krizden hemen sonra uygulamaya konulan ciddi ekonomik programın olumlu bir sonucu da bu payın sürekli azalması oldu. 2010’a gelindiğinde yüzde 26.7’ye kadar düşmüştü. Sonrasını biliyoruz. 2014’ten itibaren yine artmaya başladı, artış özellikle 2016’dan sonra çarpıcı bir biçime büründü ve bugüne geldik. [Devamı]
    Döviz ihalesi açmada zorluklar
    Fatih Özatay, Dr. 17 Şubat 2021
    Merkez Bankası’nın döviz rezervi, kısa vadeli döviz anlaşmaları çerçevesinde aldığı döviz borçları düşüldüğünde negatif düzeyde. Bu durum Türkiye ekonomisine ilişkin risk algılamasını yükselten bir durum. Doğal olarak döviz rezervinin nasıl artırılabileceği tartışılıyor. [Devamı]
    Riskimizi belirleyen unsurlar
    Fatih Özatay, Dr. 10 Şubat 2021
    Bu köşede sürekli olarak son yıllardaki ekonomik sorunlarımızı sadece para politikası ile çözemeyeceğimizi dile getiriyorum. Bu görüş çeşitli biçimlerde kanıtlanabilir. Bir tanesi şu: TCMB önemli ölçüde faiz artırımına gitti. Aktif oranı uygulamasının sonlandırılmasının da etkisiyle lira belirgin biçimde değerlendi ve büyük dengesizlikler yaratan hızlı kredi artışı durdu. Risk primimiz de düştü. Ancak, risk primimiz aynı grupta yer aldığımız ülkelere kıyasla hala çok yüksek bir düzeyde. Pazartesi sabahı 292 baz puan düzeyindeydi. Mesela, Brezilya’da 149 –ki o da yüksek, Meksika’da 84, Endonezya’da 69 ve Malezya’da 57 düzeyinde. [Devamı]