Arşiv

  • Şubat 2018 (22)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)

    Etiketler

    ‘Profesyonel ordu’ fikri krizde mi?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 23 Şubat 2018
    Mecburi askerlik 1789 devriminin ardından ilk olarak Fransa’da hayata geçti. Uygulama tüm dünyaya yayıldı. ABD, Vietnam Savaşı’nın ardından, Avrupa ise Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla mecburi askerliği kaldırdı.ABD’nin profesyonel ordu serüveni Vietnam Savaşı’nın ardından başladı. Savaş bittiğinde ABD’nin Vietnam’da 550 bin askeri vardı. Savaşta yaklaşık 55 bin kayıp ve bunun birkaç katı yaralı vermişti. Mecburi askerlik uygulaması ve hüsranla biten savaş, siyasetçileri seçmenler, generalleri birlikleri nezdinde zor durumda bırakmıştı. Bu zorluğun üstesinden gelmenin yolunun, profesyonel askerlikle mümkün olabileceği fikri cazip geldi. Ülke 1970’lerin ortasından itibaren bu uygulamaya geçti.Profesyonel askerliğe rağmen, 2003 Irak Savaşı’nda önceki kaygıların yanı sıra, hukuki sınırlamal [Devamı]
    Gazzâlî yüzünden mi geri kaldık?
    Hilmi Demir, Dr. 23 Şubat 2018
    Alman asıllı Oryantalist Joseph Schacht “Onbirinci yüzyılın başlarından itibaren, Müslümanların entelektüel hayatında genel bir durgunluğu fark ediyoruz” der. İskoç asıllı Anglikan Papaz Oryantalist Montgomery Watt’a göre de, İmam Gazzâlî (1058-1111) sonrası, özellikle de 1258’de Bağdat’ın Moğollarca istilasından sonra, İslam entelektüel hayatı durağanlaşmıştır. [Devamı]
    Artırılmış gerçeklik perakendeyi bu kez tamamen dönüştürür mü?
    Güven Sak, Dr. 22 Şubat 2018
    Geçen gün, Faruk Eczacıbaşı’nın, tam zamanında çıkan kitabı, “Daha Yeni Başlıyor”u okurken, aklıma iki konu takıldı. Lafa oradan başlayayım. Birincisi, insan, elinde olmadan elli küsur yıllık hayatında ne çok alt üst oluş gördüğünü düşünüyor. Sayın Eczacıbaşı, tatlı tatlı kendi yaşamı süresince Türkiye’de ve dünyada nelerin değiştiğini, bunlara nasıl baktığını anlatıyor. İkincisi ise hakikaten “her şey daha yeni başlıyor” gibi geliyor. Bu kitabı tek bir yazıyla anlatamayacağım çünkü konuşacak çok konu var. Ama bugün gelin şu “her şey daha yeni başlıyor” hissi ile ilgili bir giriş yapayım. [Devamı]
    ABD’de faiz artarken Türkiye’de faizi düşürebilmek
    Fatih Özatay, Dr. 21 Şubat 2018
    Geçen hafta kaldığım yerden devam edeyim. O yazının özü şuydu: 2001 krizi sonrasındaki beş-altı yıllık dönemde ekonomik temelleri sağlamlaştırmak için çok doğru adımlar atıldı. Maliye politikası düzgün bir şekilde yürütüldü. Para politikası enflasyona odaklandı. Bankacılık sektörünü sağlamlaştırmak üzere bir dizi reform yapıldı. İstikrarı sağlamaya yönelik bu politikaların dışında, ekonominin sorunlu alanlarında önemli reformlar gerçekleştirildi. Dış politikada ne komşularla ilişkilerde önemli bir sorun yaşandı ne de süper güçlerle. Avrupa Birliği ile işler yolunda gitti ve katılımı kolaylaştıracak bir dizi reform yapıldı. 2002’nin ikinci yarısında yurtta büyük bir siyasi şok gerçekleşti (koalisyon hükümetinin ortağı MHP erken seçim istedi). Yetmedi bir de yanı başımızda savaş başladı; ABD [Devamı]
    PKK/PYD bir ‘İngiliz anahtarı’ mıdır?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 20 Şubat 2018
    Türkiye-ABD ilişkileri en çalkantılı dönemini yaşıyor. Krizi derinleştiren nedenlerin başında PKK/PYD sorunu geliyor. Türkiye, ABD’nin PKK/PYD ile geliştirdiği iş birliğinin doğrudan kendi bekasını hedef aldığı fikrinde. Her ne kadar PKK, Suriye iç savaşıyla avantajlı bir konum elde etmiş olsa da asıl kapasite inşasını ABD ile geliştirdiği iş birliğine borçlu. Bu gün Suriye’nin % 30’nu kontrol ederken, askeri kapasite inşa etmiş, propaganda imkânları elde etmiş ve geniş ekonomik kaynaklara kavuşmuş durumda. Söz konusu iş birliğini diplomatik yöntemlerle engelleyemeyen Türkiye geçen ay “Zeytin Dalı” harekâtıyla “dolaylı” bir strateji izlemeye başladı. Bu strateji etkisini göstermiş olmalı ki son zamanlarda diplomasi trafiğinde ciddi bir artış var. Buna rağmen ABD, bölge politikalarında terö [Devamı]
    “Hele bir Türkiye gibi olalım, ticareti serbestleştiririz”
    Güven Sak, Dr. 19 Şubat 2018
    Ben geçen hafta Beyrut’taydım. Ziyaretten aklımda başlıktaki ifade kaldı. Lübnanlılar, Türkiye ile ticaretin serbestleştirilmesi konusu açıldığında, “Hele biz de Türkiye gibi bir sanayi ülkesi olalım, o vakit, ticareti serbestleştiririz” diyorlardı. Bunun bir versiyonu daha var aslında. “Lübnan’ın bir süpermarket olmasını da istemeyiz elbette” diyorlar. Aynı bizdeki gibi “onlar ortak bir pazar” olmak istemiyoruz diyorlar. Akıllıca mı? Değil. Ama Amerikan başkanı Trump başkan olduğundan beri yalanı sahi zannedenlerin sayısında bir artış var. Ben bu sefer, Lübnan’da da serbest ticaretin ulusları fakirleştirdiğine dair derin bir önyargı gördüm. Aynı eskiden bizde de olduğu gibi. Aynı bugünlerde Türkiye’de yine hortlamaya başlayan ve teknoloji transferi perdesi arkasında gizlenen ithal ikamesi [Devamı]
    2023'e kadar Türkiye'den 3 unicorn çıkar mı?
    Selin Arslanhan Memiş 16 Şubat 2018
    İki gün önce Yapay Zeka Zirvesi'nde Vispera'nın kurucusu Aytül Erçil hedefl erinin Türkiye'den bir unicorn çıkarmak olduğunu tekrarladı. Vispera, perakende sektöründeki şirketlere görüntü tanıma/işleme teknolojilerini kullanarak çözüm üreten bir teknoloji startup'ı. Perakende alanında rafl arın takibi, rafta dizilişlerinin kontrolü, bulunmayan ürünlerin tespiti gibi hizmetleri, geliştirdikleri yeni teknolojiler ile sunuyorlar.Aytül Erçil'in Türkiye'den unicorn çıkarma hedefi harika, peki Türkiye'nin böyle bir hedefi var mı? En son 11.Kalkınma Planı hazırlıkları sırasında Ar-Ge Özel İhtisas Komisyonu'nda Türkiye'nin beş yıllık hedefleri arasına 3 unicorn çıkarmayı koymuştuk. Kabul görür görmez bilemem ama ben bugünün ve yarının dünyası için en anlamlı hedefl erden olduğunu düşünüyorum. 500 [Devamı]
    ABD ve güven sorunu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 16 Şubat 2018
    Amerika Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile Savunma Bakanı Jim Mattis farklı mahfillerde yaptıkları açıklamaların merkezine DAEŞ’i yerleştirdiler. Buna göre, ABD’nin başta Suriye olmak üzere Ortadoğu’da asker bulundurmasının temel nedeni DAEŞ. Görevi ise DAEŞ’in dönüşüne mani olacak yeni bir düzen inşa etmek, otorite oluşturmak.Dışişleri Bakanı Tillerson basite indirgenmiş bu tabloyu şöyle açıklıyor: ”Suriye’nin sadece İsrail’e tehdit için zemin hazırlamasından değil, Ürdün, Türkiye ve bütün komşuları için tehdit yarattığı için endişeliyiz. Bu nedenle, DAEŞ Suriye’de tamamen yenilgiye uğratılıncaya kadar kalacağız. Tekrar oluşmayacağından emin olacağız ve Suriye için siyasi çözüme bağlı olacağız. Bunun Suriye’ye uzun dönemde istikrar getireceğini düşünüyoruz.”Roma’da konuşan Savunma Bakanı [Devamı]
    Kendi kendine faizi düşürmek lüksünden yoksun kalmak...
    Fatih Özatay, Dr. 14 Şubat 2018
    Gelişmekte olan ekonomilerin özellikle tasarruf açığı olanlarının finansal piyasalarında önümüzdeki dönem gergin geçecek. Malum, başta ABD Merkez Bankası olmak üzere büyük gelişmiş ekonomilerin merkez bankalarının önemli bir kısmı ya para politikalarını sıkılaştırmaya başladılar ya da başlamak üzereler. Türkiye özelinde, bu resme jeopolitik gelişmeleri de ekleyebilirsiniz. Ortalık fazla gerilmeden, olası döviz kuru gelişmeleri karşısında faiz politikası hakkında birkaç şey söylemek istiyorum.2001 krizi sonrasındaki beş-altı yıllık dönemi düşünün. Maliye politikası düzgün bir şekilde kamuoyuna daha önceden açıklandığı biçimde yürütülüyor. Para politikası enflasyona odaklanmış vaziyette. Bankacılık sektörünü sağlamlaştırmak üzere bir dizi reform yapılıyor. İstikrarı sağlamaya yönelik bu poli [Devamı]
    OHAL KHK’leri Kanunlaştı; Bundan Sonra Ne Olacak?
    Levent Gönenç, Dr. 14 Şubat 2018
    Olağanüstü hal (OHAL) istisnai bir yönetim usulüdür ve dolayısıyla geçicidir. Türkiye, 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünün ardından farklı bir olağanüstü hal rejimi ile tanıştı. Bu rejimin üç ayağı vardı: [Devamı]