Arşiv

  • Nisan 2018 (19)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)

    Etiketler

    İki ayaklı kırılganlığı azaltma programı
    Fatih Özatay, Dr. 25 Nisan 2018
    Seçimden sonra yapısal sorunlara çözüm getirmek üzere ekonomiye odaklanılabilinirse, ele alınması gereken sorunların başında Türkiye’nin yurtdışından kaynak girişine (borçlanmaya) olan bağımlılığı gelmeli. Nasıl azaltılacak?Bu bağımlılık önemsiz düzeylere çekilmedikçe yabancı finans çevrelerinin Türkiye’ye yönelik iştahlarındaki her değişiklik Türkiye ekonomisini etkiliyor. Algılanan riskler nedeniyle risk alma iştahı önemli ölçüde azalıyorsa, önce keskin kur ve faiz artışları gözleniyor. Sonra enflasyon artıyor. Döviz cinsinden borçlu kesimlerin, özellikle de döviz borçları döviz alacaklarından oldukça fazla olan şirketlerin bilançoları bozuluyor. Daha az dış kaynak, bir süre sonra kredi arzını olumsuz etkiliyor. Aynı koşullarda kredi talebi de düşüyor. Tüm bu gelişmeler büyüme oranını dü [Devamı]
    Varlık fonlarının startuplara ilgisi artıyor
    Selin Arslanhan Memiş 24 Nisan 2018
    Varlık fonları, yapıları ve kurulduğu ülkelerin ihtiyaçları gereği farklılık gösterse de, son günlerde ortaklaştıkları önemli bir arayış var. Şirketlerden kamu kurumlarına kadar herkesin ilgisini çeken teknoloji startupları, dünyada etkin çalışan neredeyse tüm varlık fonlarının da gündeminde yer alıyor. Varlık fonlarının son yıllarda devam eden teknoloji yatırımları ve bunun odağını oluşturan startup arayışları dikkat çekici şekilde artıyor. Hatta Uluslararası Varlık Fonları Forumu'nun (IFSWF - International Forum of Sovereign Wealth Funds) en son raporu varlık fonlarının unicorn arayışı üzerineydi.O raporun hazırlanmasının üzerinden neredeyse 2 yıl geçti. O günlerde rapor, farklı bölgelerden varlık fonlarının startuplara ilgisinin artışına, teknoloji yatırımlarının payına dikkat çekerken, [Devamı]
    ABD-Çin mücadelesinin artan askeri boyutu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 24 Nisan 2018
    Türkiye’de iç politik tartışmalar heyecan verici olsa da, küresel gelişmelerde bir o kadar ilgi çekici. Tıpkı ABD ile Çin arasında farklı cephelerde devam eden “savaşlar” gibi.Aslında ABD-Çin karşılaşmasının kaçınılmaz olduğu önceden belliydi. Çin’in konumu ve ABD için ifade ettiği mana, tek başına 1980’lerin Japon ekonomisi ve Sovyetler Birliği askeri gücünün bileşimi gibi duruyor. Çin siyasi, ekonomik, mali, ticari, teknolojik ve askeri alanda tek başına geliyor ve bunu fazla “gürültü çıkarmadan” yapıyor. Çin “sesiz” ilerleyişini İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD’nin kurduğu, ekonomik, mali, ticari, siyasi düzene borçlu. Bu düzenden istifade ederek ABD’nin tahtını sallıyor. Gelişmeler bugünkü haliyle devam ederse ABD’nin kâbusunun gerçeğe dönüşme ihtimali var.Nitekim TEPAV’da direktör, [Devamı]
    PKK, terör ve seçim
    Nihat Ali Özcan, Dr. 20 Nisan 2018
    Erken seçim kararı gündemi ve öncelikleri değiştirdi. Siyasi partileri yoğun bir çalışma temposu bekliyor. Öte yandan, bu karar sadece siyasi partileri, vatandaşları, ekonomiyi, bürokrasiyi ilgilendirmiyor. Aynı zamanda terör örgütlerini, özellikle de PKK’yı ilgilendiriyor.Seçim kararı politik/askeri strateji izleyen, fırsatları değerlendirme, riskleri azaltma arayışındaki PKK’yı aktif olmaya çabaladığı yaz başında yakaladı. Haliyle de örgüt acilen, kısa dönem taktiklerini gözden geçirmek zorunda.PKK, 2014 sonundan itibaren yönetmekte zorlandığı yeni bir sürece girdi. Kobani hadisesiyle Suriye’de büyük avantajlar elde etti. Ne var ki Suriye’deki kazanımların örgüte maliyeti de bir o kadar sarsıcı oldu. ABD desteğiyle DAEŞ’e karşı yürüttüğü operasyonlarda binlerce mensubunu kaybetti.Öte yan [Devamı]
    Osmanlı’ya karşı neden Selefilik?
    Hilmi Demir, Dr. 20 Nisan 2018
    Muhammed bin Abdulvehhab’ın dînî daveti Osmanlının temsil ettiği İslam medeniyetini külliyen reddetmek üzerine kuruluydu. Osmanlı kültür havzası Tasavvuf ve Kelam üzerinden bir bilim çevresi inşa etmişti. Her medeniyet metafizik bir gerilim üzerine kurulur. Batı medeniyeti Orta Çağ metafizik gerilimi üzerine onunla hesaplaşarak yükselmiştir. Kelamın dolayısıyla metafiziğin reddi İslam medeniyet davasından vazgeçmenin ve İslam’ı salt sosyo-politiğe hapsetmenin ilk işaretiydi. Vehhabilik ilk saldırısını bu ikisi üzerine yöneltti. “Taşköprü-zâde Miftahu’s-sa’âde’sinde ifade ettiği Ehl-i sünnetin iki imamı vardır” tespitine karşı çıkmakla işe başladılar. Vehhabilere göre insanların bu kelami mezhepleri terk ederek selef akidesine iman etmesi gerekiyordu...Peki Eş’arilerin ve Matüridilerin akid [Devamı]
    İran’da bile Snapp varken buralarda taksi plakası rantı mı kalır?
    Güven Sak, Dr. 19 Nisan 2018
    İran ve ekonomi dendiğinde benim aklıma hemen “direniş iktisadı” ifadesi geliyor.  Doğrusu ya, ben kavramı ancak geçen yıl benimle bir mülakat yapmaya gelen bir İranlı iktisatçıdan duydum. Bana uzun uzun “direniş iktisadı ve direniş ekonomisinden bahsetmişti İranlı dostum. Hâlbuki ifadeyi ilk kez 2012 yılında İran’ın yüce lideri Ayetullah Hamaney kullanmış, sonradan öğrenmiştim. [Devamı]
    Maratona koşarak devam edebilecek miyiz?
    Fatih Özatay, Dr. 18 Nisan 2018
    Önce yüzeysel kalayım: Önemli makroekonomik göstergelere bakıyorum. Sadece yüzeysel olmakla yetinmiyorum, seçici de oluyorum. Tüm önemli göstergelere değil de bir kısmına odaklanıyorum. Durum şöyle: [Devamı]
    Savaş içinde savaş; İran, İsrail
    Nihat Ali Özcan, Dr. 17 Nisan 2018
    Geçen hafta tüm dünya ABD ve müttefiklerinin Suriye’ye yaptığı hava harekâtını konuştu. Harekâtın ölçeği, Esad’ın geleceğine etkisi, Rusya’nın tepkisi en fazla merak edilen konulardı. Sonuçta bazı binalar yıkılırken, Esad yerinde kalmaya devam ediyor. Harekât sonrasında taraflar propaganda savaşını farklı cephelerde, farklı araçlarla genişleterek yürütüyorlar. En ilgi çekici olan ise Rusya hedef olmasın diye gösterilen ihtimamın sonuçları ve Rusya’nın “yumuşak” tepkisi.Kimyasal silah kullanımı iddiasıyla başlayan diplomatik tartışmaların ve askeri harekâtın gölgesinde kalan bir diğer gelişme de ayak sesleri duyulan İran-İsrail savaşının tek yanlı hamleleriydi. Oysa bu sorun en az Suriye iç savaşı kadar karmaşık ve önemli. Her ne kadar İran-İsrail ilişkisi “zehirli gaz” tartışmalarının gölg [Devamı]
    Sorun ‘zehirli gaz’ mı?
    Nihat Ali Özcan, Dr. 13 Nisan 2018
    Bugünlerde yine ilginç gelişmelere tanıklık ediyoruz. ABD Başkanı Trump, bir yandan donanmasını harekete geçirirken, bir yandan da “pervasız ve alaycı” bir üslupla Putin’e mesaj vermeye devam ediyor. “Hazırlan Rusya, çünkü füzeler gelecek; iyi, yeni ve ‘akıllı’ olacak! Kendi insanlarını gazla öldüren ve bundan zevk alan bir hayvanla ortaklık kurmamalısın!” diyebiliyor. Öte yandan, İngiliz ve Fransız siyasi liderler de Trump’a desteklerini açıkladılar ve askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceklerini ilan ettiler.Putin ve ekibi ise Trump’ın tersine bir tutum takındı. Davranış ve açıklamaları Batı dünyasında “kamuoyunun önemini” bildiklerini gösteriyor. Bu “stratejik cephe’de” tutunmak için gayet “sakin ve sağduyulu” açıklamaları sürdürüyor. Kampın diğer üyesi İran ise, her koşulda Suriye ve Hiz [Devamı]
    Riskleri artırmaya gerek yok ki
    Fatih Özatay, Dr. 11 Nisan 2018
    Son günlerde uygulamaya konulan ya da uygulanmak üzere kısa bir süre sonra açıklanacağı söylenen ekonomi politikası kararlarını anlamıyorum. “Başka bir dünyanın” kararları gibi duruyorlar.Kararların ortak bir paydası var: Ekonomiyi canlandırmak üzere sağa sola verilecek teşviklere (para dağıtımına) dayanıyorlar. Türkiye’yi hiç bilmeyen bir ekonomiste bu kararları anlatıp Türkiye’nin mevcut durumu hakkındaki tahmini sorsanız, işin ehli bir uzmansa söyleyeceği büyük ihtimalle şudur: “Anladığım kadarıyla ekonominiz ya potansiyelinin oldukça altında büyüyor ya da küçülüyor. Bu durumun nedeni ise ülkenize ilişkin risk algılamasındaki artış değil. ‘Kaynak bulmak –borçlanabilmek-‘ derdiniz yok. Çok muhtemelen şu sıralar paranız yabancı para birimleri karşısında değer kaybetmiyor ve piyasa faizler [Devamı]