Arşiv

  • Nisan 2024 (7)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)

    Türkiye’den çıkan PayPal, Rusya’dan neden çıkmadı?
    Güven Sak, Dr. 16 Haziran 2016
    Amerikan sanal ödeme sistemi PayPal, Türkiye’deki operasyonlarını 6 Haziran 2016 itibariyle durdurdu. PayPal, 184 milyon kayıtlı kullanıcısı ile elektronik ticaret pazarının önemli aktörlerinden biri. İnternet üzerinden işlemlerinizde ödemeleri güvenle yapmanızı sağlıyor. PayPal, Haziran ayı başındaki açıklamasında, Bankacılık Düzenleme ve Denetim Kurulu (BDDK)’ndan Türkiye’de faaliyeti için gerekli lisansı alamadığı için, ülkemizdeki operasyonlarını durdurmak zorunda kaldığını söyledi. Hadise ile ilgili başka bir ayrıntı da duymadık. Konunun PayPal üzerinden elektronik işlem yapan Türk vatandaşlarına ait verilerin Türkiye’de saklanması ile alakalı olduğu söyleniyor, ancak ortada doyurucu bir açıklama yok. Ama bir sonuç var: Türkler artık PayPal üzerinden işlem yapamıyorlar. Türk şirketler [Devamı]
    Kredi/mevduat oranı yüzde 125’e vurmuşsa ben azami dikkat derim
    Güven Sak, Dr. 13 Haziran 2016
    Banka mevduat toplar, kredi dağıtır. Mevduat bir banka için en istikrarlı finansman yoludur. Mudi, acil dönüşler yapmaz. Bankasını kolay kolay yalnız bırakmaz. Nedir? Mevduat, kredi portföyünü en istikrarlı biçimde finanse etmeye imkân verir. Peki, bankanın dağıttığı kredi, topladığı mevduatı aşıyorsa ne olur? Banka, o vakit, mevduat haricinde, başka bir finansal kontrat vasıtasıyla topladığı fonları da kredi olarak dağıtmaya başlar. Ani dönüş ihtimali olan alana daha fazla girer, istikrarı meşkuk olur. Türkiye bankacılık sisteminde 2016 yılı itibariyle kredi/mevduat oranı yüzde 125’e dayanmıştır. Ben, bankacılık sisteminde kredi/mevduat oranı yüzde 125’e dayanmışsa ekonomi yönetimine azami dikkat tavsiye ederim. İşte bu, o “aman dikkat” yazısıdır. Gelin bakın neden? [Devamı]
    Amerika ve Çin normalleşirken, Türkiye’ye ne olur?
    Güven Sak, Dr. 02 Haziran 2016
    Biz, her nedense, Türkiye’yi hep Türkiye’yle kıyaslamayı severiz. Halbuki Türkiye’yi Türkiye’yle kıyaslayınca, ağaçlara bakmaktan ormanı bir türlü seçemiyoruz. Dünya biz manasız işlerle iştigal ediyoruz diye, “Şimdi bu Türklere ayıp olur, azıcık bekleyelim.” diye durup bizi beklemiyor. Hakikatle hayali birbirine karıştırınca hata yapma olasılığımız artıyor. Gün gün olası bir hatanın maliyetinin arttığı daha hızlı dönen bir dünyada kendimize ayıp ediyoruz. Gelin bugün bir grup ülkenin yirmi birinci yüzyıldaki milli gelir büyüme rakamlarına birlikte bakalım. Bir kaç sonuç çıkaralım. [Devamı]
    Avrupa Birliği olmadan Türkiye zenginleşemez
    Güven Sak, Dr. 30 Mayıs 2016
    Türkiye bundan 10 yıl önce orta gelirli bir ülkeydi. Şimdi de aynı yerde. Türkiye, dünya klasmanında hala orta gelirli bir ülke olarak kabul ediliyor. 15 yıldır çabalayıp duruyoruz ama sonuç ortada. Türkiye, orta gelirli ülkeler grubundan yüksek gelirli ülkeler grubuna geçemedi. Bir nevi sınıfta kaldı. Memleketin vasatı açısından bakarsanız durum böyle. Peki, il bazında baktığımızda ne görülüyor? 2001 yılından 2013 yılına, yalnızca 12 ilimiz orta gelir grubundan yüksek gelir grubuna geçti. Nedir? Son 15 yıldır memleketin ancak beşte biri orta gelir tuzağını aşabilmiş. [Devamı]
    12 yılda Türkiye illerinin yalnızca beşte biri orta gelir tuzağından çıktı
    Güven Sak, Dr. 26 Mayıs 2016
    Türkiye, bundan 10 yıl önce dünyada orta gelirli ülkeler grubundaydı. Bugün hala aynı ligdeyiz. Dünyada son 35 yılda az sayıda ülke orta gelirden yüksek gelir grubuna geçebildi. Güney Kore, bunu kendi başına gerçekleştirdi. Biz henüz beceremedik. Yunanistan, İspanya gibi bir dizi ülke ise Avrupa Birliği sayesinde bu gelir eşiğini aşıp bir üst lige sıçradı. Biz, Avrupa Birliği ile daha doğru dürüst iletişim kurmayı beceremedik. Türkiye’nin daha ne yapacağını tam bilmiyoruz. Zenginleşmek için Avrupa Birliği yolunu mu seçecek, yoksa Kore gibi kendi başına bir yol mu izleyecek? Ben, Türkiye’nin hala bir kararı, planı, yol haritası filan olduğunu zannetmiyorum. [Devamı]
    Çin’in yavaşlamasının getirdiği fırsatı da kaçırır mıyız?
    Güven Sak, Dr. 23 Mayıs 2016
    Yine kendimize özgü bir dizi meşguliyet bulduk. Bu ara onlara dalmış haldeyiz. Biz, bir işle ilgilenirken ötekilere bakamıyoruz. Tecrübe ile sabit. Bugünlerde doğrusu ya, dünyada neler olduğuna da bakamıyoruz. Türkiye, son günlerde önüne gelen gollük pozisyonların hepsini başarıyla kaçırdı. Vizenin kalkması, sayemizde zora girdi mesela. Yine olmayacak gibi duruyor. Gelin bakın nasıl oluyor? [Devamı]
    Geçen hafta, Pasifik’te 5 ada sulara gömüldü
    Güven Sak, Dr. 16 Mayıs 2016
    Türkiye’de, iklim değişikliği tartışmalarının ne anlama geldiğini anlamakta hala zorluk çekiyoruz. Türkler, hem iklim değişikliği hakikatinin bizatihi kendisini hem de iklim değişikliği ile mücadelenin ne anlama geldiğini idrak edebilmiş gibi durmuyorlar. Gelin anlatayım. [Devamı]
    Avrupa Birliği ile vize serbestisi şimdi daha önemlidir
    Güven Sak, Dr. 09 Mayıs 2016
    Türkiye, Avrupa Birliği ile vize serbesti anlaşmasının önemini zaten yeterince kavrayamamıştı. Şimdi, içine girdiğimiz bu yeni konjonktürde vize serbestisi konusundaki etkileşim daha bir önem kazandı. Ama ben işin ehemmiyetinin bu memlekette hala iyi anlaşılamadığı kanaatindeyim. Yetkili açıklamalarını böyle görüyorum doğrusu. Gelin bir anlatayım. [Devamı]
    Peki, bu kez neden derin bir coşku hissetmiyoruz?
    Güven Sak, Dr. 02 Mayıs 2016
    Geçen hafta İstanbul’da Avrupa Birliği ile Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog toplantısı yapıldı. Avrupa Komisyonu’nun sanayiden sorumlu başkan yardımcısı ve üç ayrı komisyoner ile EIB, EBRD başkan yardımcıları İstanbul’daydı. Birkaç gün önce ise Komisyon başkanı ile Almanya başbakanı Gaziantep’teydi. İstanbul’da özel sektör ile birlikte görüşmeler şeklinde başlayan toplantılar daha sonra Ankara’da da devam etti. Bir nevi, Brüksel’de Türkiye ile uzaktan yakından ilgili herkes geçen hafta başı İstanbul ve Ankara’daydı. Öyle anlaşılıyor ki Türkiye’nin Avrupa Birliği süreci bir yeni aşamaya giriyor. Ben bunun önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Ama bizim tarafta derin bir coşku eksikliği görüyorum. Hâlbuki heyecan duymamız için ortada yeniden yeterince sebep var. Peki, biz bu kez neden böyle [Devamı]
    Yabancı yatırım olmadan teknoloji transferi olmaz
    Güven Sak, Dr. 28 Nisan 2016
    Ben bugünlerde Ankara’da her mahfilde teknoloji transferinin konuşuluyor olmasından rahatsız değilim. Daha açık bir ifadeyle her yerde üretimin yerlileştirilmesi (localisation) üzerine düşünülüyor olması, beni hiç rahatsız etmiyor. Türkiye, gecikmiş bir tartışmayı yapıyor. Bir nevi demiri tersine bükmeye çalışıyor. Daha önce akıl edememiş olduğunu şimdi düşünüyor. Ben bizim gibi ülkeler için inovasyonun öncelikle teknoloji transferi yapabilmek anlamına geldiği kanaatindeyim. Ancak sabah akşam lokalizasyon üzerine konuşunca lokalizasyonun ön koşulunun yabancı yatırım olduğunu gözden kaçırıyoruz gibi geliyor bana. Demiri tersine bükmeye çalışmak, hep böyle yanlış bir izlenim verilmesine neden olabilir. Dil ağrıyan dişe giderken ortaya yanlış bir izlenim çıkabilir. Avrupa Birliği süreci yenid [Devamı]