Arşiv

  • Mayıs 2024 (12)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)

    Enflasyon ciddiye alınmayınca
    Fatih Özatay, Dr. 02 Kasım 2022
    Ortaokul ve liseyi yatılı okudum. Ailem Ankara’da ben Konya’da. İlk yıllarda, “şu tatil gelse de Ankara’ya ailemin yanına gitsem” isteği, son yıllarda yerini “tatil bitiyor ama öte yandan da arkadaşlara kavuşacağım” düşüncesine bıraktı. İkincisinin temelinde elbette o yaşlarda –yatılı okulun disiplinine karşın- ‘kendi başına’ olmanın yarattığı özgürlük sanısı da vardı. Her iki düşüncede ortak nokta ise günlerin geçmek bilmemesiydi. Oysa şimdi şu hale bakın: Yazının başına oturduğumda, dosyaya kayıt için yazının tarihini atarken 1 Kasım olduğunu irkilerek fark ettim: “Yahu daha dün yılbaşıydı” falan derken buldum kendimi. Tepeye tırmanmak yorucu; zaman alıyor ama iniş kolay. Ondan herhalde. [Devamı]
    Kredi arzı baş aşağıya gidiyor
    Fatih Özatay, Dr. 28 Ekim 2022
    TCMB’nin Eylül 2021’den bu yana politika faizini 8,5 puan düşürdüğü süreçte kredi piyasasına yönelik bir dizi karar alındı. Birincisi, kredi faizleri için enflasyonun çok altında bir düzeyde belirlenen bir tavan faiz var. İkincisi, kredilerin her alana değil de tercih edilen sektörlere açılması isteniliyor. Üçüncüsü, kredi alanların dövize yönelmemelerini sağlamak üzere alınmış bir dizi önlem söz konusu. [Devamı]
    Kur Korumalı Mevduat’tan çıkış
    Fatih Özatay, Dr. 26 Ekim 2022
    Alaattin Aktaş Dünya’da dünkü yazısında, Kur Korumalı Mevduat’ın (KKM) kurda son günlerde yaşanan sakinlik nedeniyle hesap sahipleri açısından cazibesini yitirmesi ihtimalinden söz ediyordu. Hesap sahipleri açısından sevimli değil ama tüm ekonomi açısından baktığınızda hoş bir gelişme olur. Bir koşulla: KKM cazibesini yitirirse dövize yöneliş olmamalı. [Devamı]
    Kurdaki sakinlik nereye evrilir?
    Fatih Özatay, Dr. 21 Ekim 2022
    Döviz kurunun ileride alabileceği değerin öngörülmesinin zorluklarından söz ediyordum. Örnek olarak da Trump’un attığı tweet mesajları sonrasında liranın birkaç gün içinde dolar karşısında yüksek oranda değer kaybetmesini göstermiştim. Trump’un Türkiye’yi tehdit eden tweet mesajları atacağını kim öngörebilirdi? Hadi öngören oldu diyelim, zamanlamasını nasıl bilebilirdi? Keza zamanın başbakanı Bülent Ecevit’in 19 Şubat 2021’de toplanan Milli Güvenlik Konseyi sonrasında ‘siyasi kriz’ türünden bir açıklama yapacağı da öngörülemezdi. O açıklamadan sonra dolar lira karşısından aldı başını gitti. [Devamı]
    ‘Kur arşa değecek’ tahminlerinden kurtuluyor muyuz, ne?
    Fatih Özatay, Dr. 19 Ekim 2022
    Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun TBMM’de kabul edildi. Kanunun adını böyle uzun yazdığım için garipsemeyin lütfen. ‘Sansür Yasası’ da diyebilirdim ya da bunun sansür yasası olmadığını söyleyenlerin kullandıkları kısa adı kullanabilir ve ‘Dezenformasyon Yasası’ diyebilirdim. Bu ‘dez’ ile başlayan sözcüklerden hiç hoşlanmıyorum; yeteri kadar yabancı sözcük yokmuş gibi bir de bunlar mantar gibi türedi: Yok dezenformasyon yok dezenflasyon… Sansür Yasası dememde bir sorun yoktu gerçi ama kanunun isminin de güzelliğini atlamak istemedim doğrusu. [Devamı]
    Gelir garantileri nasıl gözden geçirilebilir?
    Fatih Özatay, Dr. 14 Ekim 2022
    Salı günü KÖİ modeli çerçevesinde işletmeye açılan tesisler için verilen gelir garantilerinin, modelin çalışabilmesi için çok önemli olduklarının altını çizmiştim. Öte yandan, bu garantilerin en azından bazılarının ‘gereğinden fazla’ olduğu ve özellikle bütçeye getirdikleri yük çerçevesinde gözden geçirilmeleri gerektiği hakkında da yaygın bir kanı var. Nasıl bir çerçeve düşünülebilir? Bu gözden geçirme işi nasıl yapılabilir? Bu yazıda basit bir çerçeve çizmek istiyorum. [Devamı]
    KÖİ projeleri ve gelir garantileri
    Fatih Özatay, Dr. 12 Ekim 2022
    Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleri çerçevesinde kamu bütçesine önemli yük getiren gelir garantileri önümüzdeki dönemin önemli tartışma alanlarından biri olacak. Her proje için geçerli değil elbette ama kamuoyuna yansıyan öyle garantiler var ki insan ister istemez irkiliyor. 100 yolcu gelen bir yere 1000 gelecekmiş gibi verilen garantiler mesela. [Devamı]
    Neden yavaşlamaya izin verildi?
    Fatih Özatay, Dr. 05 Ekim 2022
    Üçüncü çeyrekte ekonomimizde belirgin bir yavaşlama olduğu anlaşılıyor. Bu yavaşlamanın hem Eylül 2021’de uygulamaya koyulan para politikası hem de yaklaşan seçimler ile yakından ilgisi var. Yaklaşan seçimler ile ekonomide yavaşlamayı aynı cümlede kullanmam garip gelebilir; açayım. [Devamı]
    Kredi tayınlaması
    Fatih Özatay, Dr. 30 Eylül 2022
    Enflasyondan arındırılmış (reel) eşik bir kredi faizinin üzerindeki reel faiz hadlerinden bankaların kredi açmak istemeyecekleri ve dolayısıyla o faizlerdeki kredi talebini karşılamayıp, tayınlamaya gideceklerini açıklayan önemli çalışmalar var. Yeni değil; mesela Nobel Ekonomi Ödüllü Stiglitz’in yazarları arasında olduğu çok bilinen bir akademik makalenin yayınlanma tarihi 1981. Özü şu: Reel kredi faiz haddi arttıkça kredi arzı belli bir eşik faiz değerine kadar artıyor; sonrasında bıçak gibi kesiliyor. Çünkü o yüksek reel faiz hadlerinde kredi talep edenlerin borçlarını ödeme niyetleri/güçleri yok. İyi şirketler piyasadan çekiliyorlar ve kredi talep edenler daha yüksek riskli projelere girişmeye yelteniyorlar. [Devamı]
    Liralaşma derken tam dolarlaşmaya yelken açmak
    Fatih Özatay, Dr. 28 Eylül 2022
    Türkiye’nin yurtiçi tasarruflarının toplamının GSYH’ye oranı, toplam yatırımlarının/GSYH’ye oranının çok altında. Bu nedenle, yatırım/GSYH oranımızı mevcut düzeyinde tutabilmek için bile yabancıların tasarrufuna ihtiyacımız var. Farklı bir ifadeyle, tasarruflarımız yatırımlarımıza denk düşmediği için dış borç bulmamız gerekiyor. Peki, yatırım/GSYH oranımız çok yüksek de ondan mı ortaya çıkıyor bu dışa bağımlılık? [Devamı]