Arşiv

  • Mayıs 2022 (7)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)
  • Ekim 2021 (10)
  • Eylül 2021 (11)
  • Ağustos 2021 (12)
  • Temmuz 2021 (8)
  • Haziran 2021 (14)

    İmam Matüridi’de iman ve ahlakın kaynağı olarak akıl
    Hilmi Demir, Dr. 23 Ağustos 2020
    Hanefi Matüridi imamlar aklı; insanın yaratıcısını bulmak ve birtakım temel ahlaki değerleri bilmek konusunda bir kaynak olarak görüyorlar. Aslında imanın ve ahlakın temel kaynağının özellikle Matüridî kelamında akıl olarak görülmesi, bu açıdan oldukça önemlidir. Yalnız burada kelamî ve Kur’anî perspektifte “akıl” kavramının pozitivist anlamda ve “intellect” anlamında akıl olmadığını vurgulamam lazım. [Devamı]
    Karmaşaya gerek yok; faiz mesajı net olmalı
    Fatih Özatay, Dr. 21 Ağustos 2020
    Bu yazı perşembe günyüzünü görecek. Merkez Bankası’nın (MB) Para Politikası Kurulu toplantısının olduğu gün. Alınacak karar merakla bekleniyor. 2002’den bu yana uygulanan bir sistem var: Faiz koridoru. Alt sınırındaki faiz MB’nin bankalardan gecelik vadede borç alma faizi. Şu anda yüzde 6.75. 2001 krizinden hemen sonra kamu bankalarını kurtarma operasyonu çerçevesinde Hazine kamu bankalarına olan yüklü miktarda borcunu tahvil vererek kapatmıştı. Bu tahviller MB tarafından anında paraya çevrilmiş ve bu bankaların likidite sıkışıklığı çözülmüştü. Uygulanan ekonomik programın ‘yangın söndürme’ operasyonun bir parçası olan bu işlem sonucunda sisteme bol miktarda para çıktı. Dolayısıyla politika faizi MB’nın bu parayı sistemden çekmek için kullandığı koridorun alt sınırı oldu. [Devamı]
    Bize benzer ülkelerle karşılaştırma
    Fatih Özatay, Dr. 19 Ağustos 2020
    Sıkça sorulan, sorulmasa da zihinlere takılan bir soru var: Yaşamakta olduğumuz gelişmeler bize özgü mü? Evet, bize özgü. Ne yazık ki durum bu. Tabloda üyesi olduğumuz G20 ülke grubunda yer alan yükselen piyasa ekonomileri, artık gelişmiş bir ekonomi sayılan Kore ve G20’de yer almamakla birlikte yıllardır uyguladığı ekonomi politikaları nedeniyle ilginç bir ülke olan Şili ile Türkiye’nin karşılaştırması yer alıyor. Bu yılın başından geçen cuma gününe kadar geçen süreyi ele alıyorum. Dönem sonu ile dönem başı arasında şu önemli değişkenlerin nasıl hareket ettiklerine bakıyorum: Döviz kurunda artış oranı, ülkenin risk priminin ne kadar değiştiği, ülkenin risk priminin en son düzeyi, gösterge faiz oranında değişim ve merkez bankasının döviz rezervindeki değişim. Gösterge faiz derken, o ülkeni [Devamı]
    Zoom, bu işi tam olarak halletmeye yeter mi?
    Güven Sak, Dr. 18 Ağustos 2020
    COVID-19 ile birlikte internet üzerinden görüntülü konuşmuyor, video konferans yapmıyoruz. Zoom yapıyoruz. Aynı, bankaların otomatik gişe işlem makinalarına ATM demeyip bankamatik dediğimiz gibi. [Devamı]
    Gönüllü olunmadığı izlenimini vermemek gerekir
    Fatih Özatay, Dr. 14 Ağustos 2020
    Döviz kurunun sıçradığı, piyasa faizinin belirgin ölçüde arttığı ve döviz rezervlerinin azaldığı dönemlerde, bu gelişmelerin daha da olumsuza gitmesinin önlenmesi isteniyorsa, sert kararlar almak gerekir. Bir yangın varsa, o yangını yavaş yavaş söndürmeye çalışmazsınız. “Dur-kalk” hiç yapmazsınız. Yangını söndürücü alet-edevatı kullanmakta pek de gönüllü olmadığınız izlenimini vermekten kaçınmanız gerekir. [Devamı]
    “Sakın ha” denileni yapmak
    Fatih Özatay, Dr. 12 Ağustos 2020
    2018’de Temmuz ve Ağustos aylarında ABD yönetiminden gelen bir dizi “yaptırım uygularım ha” tweeti ile tetiklenen krizin, salt GSYH hareketine bakıldığında, küresel krize kıyasla oldukça ılımlı bir kriz olduğu ileri sürülebilir. Oysa istihdamdaki düşüş dikkate alındığında, çok daha şiddetliydi küresel krize göre. İktisat yazınında temelde üç tip kriz modeli var. Birinci, ikinci ve üçüncü kuşak kriz modelleri olarak adlandırılıyorlar. 2018-2019 krizinin tipik bir üçüncü kuşak krizi olduğu söylenebilir. Özellikle şirketler kesiminde belirgin bir bilanço zafiyeti vardı. Bu zafiyet döviz cinsinden borcun döviz cinsinden alacaklara kıyasla çok yüksek olmasıydı. Bilançoların kur sıçraması doğuracak şoklara karşı çok kırılgan olması ve ABD yönetiminden gelen tweetlerin de böyle bir şok niteliği t [Devamı]
    Türkiye uzaktan çalışmaya ne kadar hazır?
    Güven Sak, Dr. 11 Ağustos 2020
    COVID-19 ile birlikte, yaklaşık bir altı aydır hayatımız değişti ve öyle görünüyor ki daha da değişecek. Peki, bu değişime ne kadar hazırız? Daha açık bir ifadeyle bu değişim sürecini sağlıklı bir biçimde yönetip, şirketlerimizin bu yeni ortama intibakını nasıl sağlayacağız? Boş lakırdı kotası çoktan dolduğuna göre bir an önce manasız tartışmaları bırakıp işe odaklanmamız gerekiyor. Peki, hadiseye nasıl bakalım. Gelin konuşalım. [Devamı]
    Korona sonrası dindarlık ve gençlik
    Hilmi Demir, Dr. 09 Ağustos 2020
    Tartışmalar korona sonrası dünyanın bildiğimiz dünya olmayacağını gösteriyor. Siyaset bilimcileri, sosyologlar ve daha birçok bilim uzmanları nasıl bir dünya bizi karşılayacak, sorusuna cevap arıyor. Dijitalleşmeden ekonomik, sosyal ve siyasal tüm gelişmeler nasıl hayat tarzlarımızı, alışkanlıklarımızı, yaptığımız işleri değiştiriyorsa inançlarımızı ve ona bağlı alışkanlıklarımızı da değiştirir. Bu bağlamda korona sonrası inanç ve sosyal hayatımızdaki muhtemel değişimler üzerine düşünmek kaçınılmaz gözüküyor. [Devamı]
    2018-2019 krizinden alınacak ders
    Fatih Özatay, Dr. 07 Ağustos 2020
    2018’in yaz sıcağında patlayan kriz oldukça ilginç bir kriz. Ekonomideki daralmanın boyutu ve GSYH’nin kriz öncesindeki son tepe noktasına geri dönmesi için geçen süre daha önceki krizlerimizdekilerle karşılaştırıldığında, oldukça “ılımlı” bir kriz gibi. Ama öte yandan çarpıcı bir istihdam düşüşü yaşanıyor; bu açıdan şiddetli bir kriz. Ekonomimiz ne 1994 ne de 2001 krizlerinden önceki dönemlerdeki kadar bozuk ne de küresel krizdeki gibi dünya finans sistemi çöküyor ve sermaye girişleri duruyor. Maliye politikasına ilişkin göstergeler kriz öncesinde büyük çoğunlukla iyi durumdalar. Kamu borcunun GSYH’ye oranı hem uluslararası düzeyde düşük hem de geçmiş krizlerimiz öncesinde ulaştığı değere kıyasla düşük. Bütçe açığı kabul edilebilir düzeyde. Faiz dışı bütçe dengede. Borçlanma vadesinde bir [Devamı]
    İktisatçıların hiç hazzetmedikleri göstergeler ve gelişmeler
    Fatih Özatay, Dr. 05 Ağustos 2020
    Makroiktisatçılar, özellikle de dünyada yaşanan ekonomik krizleri anlamaya ve açıklamaya çalışanlar bir dizi göstergeden ve gelişmeden hazzetmezler. Bunlardan ilki, yüksek kamu bütçesi açığı ve bu açığın ağırlıklı olarak merkez bankası kaynağı ile finanse edilmesidir. Bu olgu, azımsanmayacak bir süre devam ederse o ülkenin kırılganlığı artar. Zira sisteme talep edilmeyen para çıkmaktadır, bu para dövize çevrilmek istenir; kur yükselir. O ülkenin merkez bankası sabit ya da ‘sabitimsi’ bir döviz kuru rejimi uyguluyorsa ya da kurun yükselmesinden rahatsız ise döviz satar; rezervlerini eritir. Bütçe açığı ve parasal genişleme ile finansman sürdükçe, kur artışı ve rezerv erimesi sürer. Bu süreçte, ülkenin riski de yükseldiğinden döviz talebi katmerlenerek artar, yerli mali varlıklardan çıkış ba [Devamı]