Arşiv

  • Şubat 2023 (1)
  • Ocak 2023 (8)
  • Aralık 2022 (10)
  • Kasım 2022 (10)
  • Ekim 2022 (9)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)

    Nasıl bir bela olduğu anlaşılmadıkça...
    Fatih Özatay, Dr. 26 Kasım 2020
    Ne yazık ki ülkemizde enflasyonun nasıl bir bela olduğu bir türlü anlaşılmıyor. İşçi sendikalarının zaten gücü kalmadı. Kalan güçleri ile de seslerini duyuramıyorlar. Oysa enflasyon gelir dağılımını bozuyor; yoksulu daha da yoksul yapıyor. [Devamı]
    Rota düzeltmesi
    Güven Sak, Dr. 24 Kasım 2020
    Peş peşe gelen açıklamalar ve atama haberlerine önce bir makas değişikliği (track change) diye bakmıştım. Ama şimdi Türkiye’nin, son derece zamanlı, bir rota düzeltmesi (course correction) yapmaya çalıştığını düşünüyorum. Hayırlısı. [Devamı]
    Bowling yerine Trump’la golfe
    Güven Sak, Dr. 17 Kasım 2020
    Amerikan seçimleri bitti. Trump, Biden’a karşı seçimleri kaybetti. Biden Amerikan tarihinin en çok oy alarak başkan seçilen ilk başkan adayı oldu. Seçimleri kaybeden Trump ise yeniden başkan seçilemedi ancak Biden’den sonra Amerikan tarihinin en çok oy alan ikinci başkan adayı oldu. Amerikalılar Robert Putnam’ın yıllar önce bize öğrettiği gibi tek başına bowling yerine Trump’la golfü tercih ettiler. Neden? [Devamı]
    Yavuz Sultan Selim ne kadar Eş’arî getirdi?
    Hilmi Demir, Dr. 15 Kasım 2020
    Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır’ın fethinden dönerken yanında Eş’arî âlimlerle İstanbul’a geldiği anlatılıyor. Uydurulan bu vaka, Osmanlının Eş’arîleştiği ve böylece de bilimin durduğu iddiası için delil olarak kullanılıyor. Tabii ki bu da işin bir başka garabeti. Biz buna mantıkta “arabayı atın önüne koşmak” diyoruz... [Devamı]
    Aynı filmi izlememek için
    Fatih Özatay, Dr. 13 Kasım 2020
    Yurtdışından Türkiye’yi inceleyen bir gözlemcinin ülkemizi çok ilginç bir ülke olarak sınıflandıracağı açık. Hatta ülkemizin iktisatçılar için bir laboratuvar özelliği taşıdığı da rahatlıkla belirtilebilir. Mesela neredeyse kırk yıl önce geliştirilmiş birinci kuşak kriz kuramının “sakın ha yapmayın” dediği ne varsa -enflasyonun altında faiz, çılgın kredi genişlemesi ve TCMB’nin parasal genişlemesi, döviz kurunu sabit tutmak için döviz rezervlerinin boşaltılması- yapıldı. Yapmayın denilenin yapılması halinde, bu kuram, döviz kurunu tutmanın mümkün olmadığını söylüyordu. Alın size Türkiye deneyi: Kuram ne öngörüyorsa o gerçekleşti. Şimdi çok değersiz lira sorunu (da) çözülmeye çalışılıyor. [Devamı]
    Faiz artışından önce yapılması gerekenler var
    Fatih Özatay, Dr. 11 Kasım 2020
    Cumartesi gününden bu yazının yazıldığı pazartesi öğleden sonrasına kadar yaşananlar liranın değeri üzerinde olumlu etki yaptı ve döviz kuru düştü. Yeni Merkez Bankası Başkanı’nın yaptığı gerçek bir “merkez bankacı” açıklaması –elbette fiyat istikrarına vurgu yapması- bu gelişmede önemli bir rol oynadı. Anlaşılan, piyasa oyuncuları önümüzdeki hafta yapılacak toplantıda Merkez Bankası’nın belirgin bir faiz artırımına gitmesini bekliyorlar. [Devamı]
    Çin, Ant Group halka arzından neden çekindi?
    Güven Sak, Dr. 10 Kasım 2020
    Bu hafta Çinli Ant Group hisse senetlerini ilk kez halka ihraç edecekti. Olmadı. Hâlbuki 34 milyar dolarla tarihin en yüksek değerli halka hisse senedi satışı olmaya adaydı. Çin hükümeti, Ant Group halka arzını engelledi son anda. Bugünün konusu bu. Çin, Ant Group halka arzından neden çekindi? [Devamı]
    Ya olduğun gibi görün...
    Fatih Özatay, Dr. 06 Kasım 2020
    Para Politikası Kurulu’nun 22 Ekim’de yaptığı toplantıdan sonra yayınlanan duyurunun sondan bir önceki paragrafı -ki ‘kıssadan hisse’ kısmıdır- şöyle bitiyor: “Bu çerçevede, parasal duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir.” [Devamı]
    Van gölü canavarının görülme ihtimali belirdi
    Fatih Özatay, Dr. 04 Kasım 2020
    Küresel finansal krizden sonra büyük gelişmiş ülkelerde basılan bol miktarda para ve çok düşük faiz oranları bizim gibi ülkelerin başına bela oldu. Bu para, Euro Bölgesi krizi ve Fed Başkanı Bernanke’nin ileride parasal sıkılaştırmaya gideceklerini açıklaması sonrasındaki kısa bir dönem dışında Türkiye’ye ve yükselen piyasa ekonomilerine aktı. Hem bankalar hem de finans sektörü dışında kalan şirketler kesimi bol miktarda borçlandılar. Finans sektörü dışında faaliyet gösteren şirketler sadece yurtdışı bankalardan borçlanmadılar; bu dönemde şirketlerin tahvil ihracı yoluyla borçlanmaları da hızla yükseldi. Bu süreçte, yeterli önlemleri almayan ülkelerde çok hızlı iç kredi genişlemesi gözlendi. Finans sektörü dışındaki şirketlerin döviz cinsinden borçları ile döviz cinsinden alacakları arasın [Devamı]
    G20’den 2021 için dış borçları silme kararı çıkar mı?
    Güven Sak, Dr. 03 Kasım 2020
    Bugünlerde olup bitenler bana 2008 küresel krizi sonrasında, Güney Kore’deki bir toplantıyı hatırlatıyor. Herkes bir ikircikliydi “Madem böyle olabiliyordu…” diyorlardı bir taraftan şikayetçi bir dille “…1997 krizinde neden bize kemer sıktırıp işkence ettiler?”. Akıllarda hep 2008 Amerikan finansal krizi sonrasındaki parasal genişleme politikası vardı. Öte yandan ise, havada bir nevi “Kutsalımıza hakaret kabul edilemez. Nedir bu günah işeyenlerin, har vurup harman savuranların ödüllendirilmesi?” rüzgarı da vardı. Sene 2010 civarı. [Devamı]