Arşiv

  • Şubat 2023 (1)
  • Ocak 2023 (8)
  • Aralık 2022 (10)
  • Kasım 2022 (10)
  • Ekim 2022 (9)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)

    %14,6’yı mumla aramamak için
    Fatih Özatay, Dr. 06 Ocak 2021
    Türkiye’nin enflasyon deneyimi dünyanın her yerindeki iktisat öğrencilerine zengin bir hazine sunuyor. Uzunca süre, tek haneli ama dünya ölçeğinde yüksek bir enflasyon dert edilmeyince, eninde sonunda enflasyon rayından çıkıyor. Zira enflasyon tek başına büyüyüp serpilen bir olgu değil; uygulanan ekonomi politikasının bir yansıması. Enflasyonu dert etmeyen bir ekonomi politikası temelinde istikrarı bozucu bir ekonomi politikası. “Ya, pek de kötü bir şey olmuyor” diye bu istikrarı bozucu özelliğin dozu artırıldığında (mesela “çılgın” kredi artışına gidilmesi gibi) enflasyon da alıp başını gidiyor. [Devamı]
    Brüksel bu yıl tatil yapmadı, ya biz?
    Güven Sak, Dr. 05 Ocak 2021
    Avrupa Birliği (AB) fikrinin mimarlarından Jean Monnet, bundan yıllar önce, “Avrupa’nın krizlerle biçimleneceğini ve krizlere bulunan çarelerin bileşkesi olacağını” (Europe will be forged in crises and will be the sum of the solutions adopted for those crises) söylemişti. Bu, yalnızca, krizlerin fırsata çevrilebileceğini vurgulayan iyimser bir yaklaşım değil, bana sorarsanız. Aynı zamanda, her krizin ardından alınan kararların AB’yi yeniden biçimlendireceğini hatırlatan realist bir yaklaşım aslında. Her kriz bir arada yeniden dönüşmek anlamına geliyor sonuçta böyle bakarsanız. [Devamı]
    Sorun, enflasyon mu kur artışı mı?
    Fatih Özatay, Dr. 30 Aralık 2020
    Uluslararası kıstaslar açısından yüksek bir enflasyon hüküm sürüyor ülkemizde. Sadece Kasım ayında gerçekleşen %14 düzeyi yüksek değil. Çoğu kesimin hiç sesini çıkarıp eleştirmediği ve yıllarca etrafında dalgalandığı yüksek 8 düzeyi de yüksekti. Bunu hak etmiyoruz. [Devamı]
    Orta Direği Tahkim Edin
    Güven Sak, Dr. 29 Aralık 2020
    Dünyanın gündeminden ne kadar koptuğumuzun farkında mısınız? COVID-19 küresel salgınına rağmen hem de. Bu Aralık, Çin ayı oldu bir nevi. Bir yandan Cang’I (Chang’e) üç haftalık seyahatten sonra topladığı taşlarla aydan döndü. Uzay Ekonomik Bölgesi yine tartışılmaya başlandı. İngilizler, Çin ekonomisinin beklenenden beş yıl önce 2028’de Amerikan ekonomisini geçip dünyanın en büyük ekonomisi olacağını açıkladılar ve bu arada Çin, 2021’de öncelikle orta direği  sağlamlaştırmaya yöneleceğini açıkladı. Bakın neler oldu. [Devamı]
    Dinî muhalefet nasıl örgütlenir?
    Hilmi Demir, Dr. 27 Aralık 2020
    Tarihte “Dinî muhalefet nasıl örgütlenir?” sorusunun cevabını, II. Abdülhamid Han kadar acı bir şekilde yaşamış başka bir devlet adamı herhâlde yoktur. Çünkü dinin iktidar yıkan gücü ve iktidara karşı bir muhalif hareket olarak örgütlenmesi, en karmaşık biçimde Sultan II. Abdülhamid’e karşı uygulanmıştı. Yanlış anlaşılmasın, din derken kastım: Allahü teȃlȃnın beşere gönderdiği ilahi vahyi kastetmiyorum. Kastım, inançlar ve o inançları topluma anlatmakla sorumlu olan: Ulema… Orta Doğu’da ulemanın siyasetle ilişkisi her zaman doğru şekilde ilerlememiştir. Bazen ulema siyasetteki ȃkil adam rolünü unutarak sahaya inmiş, gündelik politikanın önemli bir aracı hâline gelmiştir. Bu durum da inançların toplumu harekete geçirme, sosyal hareketler ve dalgalanmalar oluşturma gücünden istifade etmeye ç [Devamı]
    Zorunlu karşılık oranı açmazı
    Fatih Özatay, Dr. 23 Aralık 2020
    2021 Para ve Kur Politikası metnini tartışırken, enflasyon hedeflemesi uygulayan bir merkez bankasının zorunlu karşılık oranlarını bir politika aracı olarak (sık) kullanmasından hoşlanmadığımdan söz etmiştim. Nedenini açıklayayım. Birinci nokta şu: Zorunlu karşılık oranını artırarak eskisine kıyasla bankalardaki mevduatın daha çoğuna el koymuş oluyor TCMB. Dolayısıyla bankaların eskisine kıyasla daha az kredi açacaklarını umuyor. Türkiye’de mevduatın ortalama vadesi çok düşük. TCMB’den borç alınan fonlar ile bir ölçüde ikame edilebilir mevduat. [Devamı]
    Paris anlaşmasını hemen onaylayın
    Güven Sak, Dr. 22 Aralık 2020
    Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), geçen hafta 2020 İnsani Gelişme Raporu’nu (Human Development Report) açıkladı. Raporun bu kez iklim değişikliği gündemi ile doğrudan bağlantılı olduğu adından belli oluyordu: “Antroposen’de İnsani Gelişme”. Bakın bu önemli bir tespit. Artık yeni bir jeolojik çağdayız. Antroposen’de, İnsan Çağı’nda. Başlangıcı Sanayi Devrimi’ne kadar götürülebilir ama şimdi, bir nevi, şahikasındayız. Bu dönem, sorunların çözümünü de getirmiş görünüyor. Artık ekonomi mi yoksa doğa mı diye bir ikilem yok bana sorarsanız. [Devamı]
    2021 para ve kur politikası
    Fatih Özatay, Dr. 18 Aralık 2020
    TCMB, çarşamba günü 2021’de uygulanacak para ve kur politikasını açıkladı. Yayınlanan metnin hem olumlu hem olumsuz tarafları var. Önce olumsuz taraftan başlayayım. 2020 uygulamaları anlatılırken belirgin bir zorluk yaşandığı görülüyor metinden. Biraz ‘mahcup’ bir anlatım var. Önce kredi genişlemesinde TCMB’nin oynadığı rol anlatılıyor. Bunun gerekli olduğu izlenimi veriliyor. Atlanılan temel nokta işin “sürat felakettir” kısmı. Kredi genişlemesi gerekliydi diyelim; peki o şiddette mi? Sonra birden cari işlemler hesabında ve enflasyonda bozulma vurgulanıyor. Kredi genişlemesinin şiddeti eleştirilebilseydi, bu bozulma daha iyi anlatılabilirdi. Bu tür bir anlatım zor elbette. Sonuçta kişiler değil TCMB uyguluyor o politikayı. Bu durumda, 2020’ye hiç yer verilmeseydi çok daha iyi olurdu. [Devamı]
    Finansal İstikrar Komitesi’ni hatırlayan var mı?
    Fatih Özatay, Dr. 16 Aralık 2020
    Fiyat istikrarına yönelik politikalar ile finansal sistemin istikrarına ve finansal istem ile ekonominin geriye kalanı arasındaki ilişkilerin sağlıklı olmasına ilişkin politikaların eşgüdümü önemli bir konu. Bu görevler arasından fiyat istikrarından TCMB, kalanından ise büyük ölçüde BDDK sorumlu. TCMB, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, SPK ve Hazine ve Maliye Bakanlığı gibi kurumların da elbette finansal sistemin istikrarına ilişkin yapabilecekleri var. [Devamı]
    Bir yanda geri ödeme zorluğu, öte yanda IPO patlaması
    Güven Sak, Dr. 15 Aralık 2020
    Çalışma hayatıma 1984 yılında Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) başladım. SPK zaten 1982 yılında kurulmuştu. Pek yeniydi. SPK Başkanı Prof. Dr. İsmail Türk, bize imkânsız misyonumuzu anlatırdı o yıllarda. Öyle ya, yüksek enflasyonun öngörülebilirliği ortadan kaldırarak şirket hesaplarını analiz etmeyi, şirket performanslarını karşılaştırmayı imkânsız kıldığı bir ortamda hisse senedi piyasası geliştirmekle görevliydi kurum. Hala olmadı. Şimdilerde tüm dünyada şirketlerin COVID-19 sonrasına hazırlık yaptığı bir ortamda, Türkiye’deki şirketlerin işi daha bir zor yüksek enflasyon nedeniyle. Onu da ifade edeyim. Gelin meramımı bir anlatayım. [Devamı]