Arşiv

  • Ağustos 2022 (5)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)
  • Ekim 2021 (10)
  • Eylül 2021 (11)

    Öteki Türkiye ile ilgilenmeyi bir tek Dünya Bankası’na bırakmamalıyız
    Güven Sak, Dr. 02 Şubat 2007
    Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz Türkiye'deydi. Medyamızda daha çok çorabındaki yırtıklar nedeniyle yer aldı. Halbuki Wolfowitz "Sosyal Riskin Azaltılması Projesi" kapsamında yapılanları görmek için Türkiye'ye gelmişti. Sürekli olarak da "Eğitim Şart" benzeri bir ifade kullandı. Dünya Bankası'nın yoksullara, dönüşüm sürecinin başlangıçtaki kaybedenlerine yönelik çalışmaları aslında şöyle bir "Ne oluyoruz?" diye etrafa bakmamızı sağlamalıydı. Ama öyle olmadı. Çoraptan fırlayan başparmaklar medyamıza daha fazla haber geldi. Bugün müsaadenizle, vaktiyle, Serdar Turgut'un ilgimizi çekmeye çalıştığı "Öteki Türkiye"ye doğru bir bakalım. [Devamı]
    Bu sefer 1970'lerin hatalarına düşmeyelim, lütfen
    Güven Sak, Dr. 26 Ocak 2007
    Ateş düştüğü yeri yakar. Yaranın sıcaklığı geçtikçe, acısı artar. Kaybın yarattığı boşluk, gün geçtikçe daha çok can acıtır. Hep böyle olmaz mı? Hrant Dink cinayeti sonrasında, eşinin, ailesinin ve yakınlarının acısı paylaşılabilir mi? Elbette paylaşılamaz. Her ölüm ani ve erkendir. Güzel de değildir. Ancak evvelki gün, Hrant Dink için İstanbul'da düzenlenen cenaze töreninde görünür hale gelen tablo, herhalde herkesin aklına hemen o "Hak şerleri hayreyler" diyen ilahiyi getirmiştir. Hani Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın on sekizinci yüzyıldan kalma o ilahisini. "Mevlam görelim neyler/Neylerse güzel eyler" diyen ilahiyi. [Devamı]
    Türkiye’nin tek işlevi, Avrupalıların emekli maaşlarını ödemek midir?
    Güven Sak, Dr. 23 Ocak 2007
    Gökyüzünde bütün işaretler ne vakit parlak bir yakın geleceği gösterecek olsa, bu toprakların karışması âdettendir. Ama bu kez, başımıza neyin gelmekte olduğunu bilerek soğukkanlılıkla adım atmayı öğrenmekte fayda var. Yarını kendi ellerimizle tasarlayıp tasarlayamayacağımız, bu toprakların talihini kalıcı bir biçimde değiştirip değiştiremeyeceğimiz, bu yılın testlerinden başarı ile çıkmamıza bağlı. Önümüze çıkan her durumda unutmayalım, lütfen. [Devamı]
    Katı olan her şey buharlaşırken yol çizmek
    Güven Sak, Dr. 16 Ocak 2007
    Tarih her zaman aynı hızda akmaz. Bazen tarihin akışı hızlanıverir. Olaylar birbirini izler. Dünün referans noktaları anlamlarını yitirirler. Yeni dünyanın referans noktaları daha şekillenmemiştir. Oluşum halindedir. Yeni dünyanın referans noktası adayları vardır yalnızca. Bunların da sayıları çoktur. Hangisinin geleceğin temel eğilimlerini temsil ettiğini söyleyebilmek için vakit son derece erkendir. Ortada sağlıklı bir analiz için gerektiğinden daha çok malumat vardır. [Devamı]
    'Mızmız ihtiyar' psikolojisi ile nasıl baş edilir
    Güven Sak, Dr. 09 Ocak 2007
    Geçen hafta iktisat gündemindeki en "güzel" tartışmayı Sayın Başbakanımız başlattı. Yine bir "serbest konuşma" anında, "Enerji özelleştirmesi yapalım da fiyatlar mı artsın?" dedi. Sonra 2007 yılının mana ve ehemmiyetini hatırlatan bir ekleme de yaptı: "Millet, fiyatları hükümet artırıyor mu zannetsin?" Bize kalırsa; Sayın Başbakanımız, eğer kendi iktidarı döneminde Türkiye'nin önemli bir iktisadi dönüşüm sürecini, başarılı bir biçimde başlattığına, bu satırların yazarı kadar inanıyorsa 2007 yılında "serbest konuşma" anları yaratmaktan özenle kaçınmalıdır. Neden? Gayet açık. Yaptığı son açıklamalar yalnızca kafaları karıştırıyor. Hükümetimizin politika kararlılığı konusunda, zaten var olan soru işaretlerini daha da artırıyor. Oysa 2007 yılında daha fazla kafa karışıklığına değil [Devamı]
    Türkiye nereye
    Güven Sak, Dr. 05 Ocak 2007
    Mutlu yıllar... 2007 yılının başlaması ile birlikte Avrupa Birliği'nin iki yeni üyesi daha oldu. Romanya ve Bulgaristan birliğe katıldılar. İngiltere'de yayımlanan muhafazakâr Daily Express gazetesi 2 Ocak günü "İngiltere, yabancılara 2.5 milyar pound katkı payı ödeyecek" manşetiyle çıktı. Konu, Romanya ve Bulgaristan'ın AB üyesi olmasıydı. Her aile için 105 pound ödeneceği varsayımıyla bir hesap yapılmıştı. "Yabancılar"a bir para ödenecekti. Ödenecek para İngiliz ailelerin kesesinden çıkacaktı. Uzun yazının ana konusu böyle bir şeydi. Yazıya uzak bir Rumen köyünden sekiz kişilik bir aile fotoğrafı eşlik ediyordu. Hani kentli Rumenlere gösterdiğinizde sinir olacakları türden bir fotoğraf. Başı bağlı üç kız ve bir anne ile kafasında şapka olan üç erkek çocuk ve de bol sakallı bir ba [Devamı]