Arşiv

  • Temmuz 2024 (10)
  • Haziran 2024 (14)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)

    Yeni bir şeyler söylemek lâzım..
    Fatih Özatay, Dr. 07 Haziran 2007
    Korktuğum gibi başladı seçim öncesi ekonomi tartışmaları. Dün kanallar arasında dolaşırken, NTV'de bir tartışma programı dikkatimi çekti. Bir profesör milletvekili adayımız 'Kemal Derviş'in programı' nedeniyle işsizliğin ve yoksulluğun ne kadar da arttığından söz ediyordu. [Devamı]
    Krediden, kaçan trene...
    Fatih Özatay, Dr. 04 Haziran 2007
    ayıs 2001'de uygulamaya konulan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın temel amaçlarından birisi bankacılık sektörünü güçlendirmek ve reel sektöre yeniden kredi verebilir hale getirmekti. Bu amacın yerine gelmesinin ön koşullarından birisi de kamu borcunun giderek azalmasıydı. Böylelikle, Hazine'nin ihraç ettiği tahvillerin bankalar açısından önemi zamanla düşecek, tüketicilere ve şirketlere açılan kredilerin banka bilançolarındaki ağırlığı ise artacaktı. [Devamı]
    Yıllık enflasyon mayısta yüzde 9'un altına düşebilir
    Fatih Özatay, Dr. 03 Haziran 2007
    Pazartesi günü mayıs ayı enflasyon rakamlarını öğreneceğiz. Hem çekirdek enflasyonun ana belirleyicilerinde son aylarda gözlenen hareketlere hem de cuma günü açıklanan İTO verilerine dayanarak bizi güzel bir sürprizin beklediği belirtilebilir. [Devamı]
    Özel tasarruflar neden azalıyor?
    Fatih Özatay, Dr. 31 Mayıs 2007
    Sayın Hasan Ersel'in pazartesi günü Referans gazetesinde çıkan yazısının alt başlığı şöyle: "Özel tasarruf, kamu tasarruf oranıyla ters yönde ilişkili. Kamu tasarruf oranını artırmaya çalıştığımızda, özel kesim buna tasarruf oranını düşürerek tepki veriyor. Bu tepki Türkiye'nin cari açığını büyütüyor." [Devamı]
    Darısı başımıza
    Fatih Özatay, Dr. 28 Mayıs 2007
    Dünkü yazımda yüzyıl önceki mali 'küreselleşmeyi' anlatan ve bugün ile paralellik kuran bir çalışmadan söz ediyordum (P. Mauro, N. Susman ve Y. Yafeh, Yükselen Piyasalar ve Mali Küreselleşme (Emerging Markets and Financial Globalization), Oxford Üniversitesi Basımevi, 2006). O zamanki 'yükselen ekonomilerin' çıkardığı yabancı para cinsi tahvillerin getirileri ile aynı vade ve para birimi cinsinden İngiltere devletinin çıkardığı tahvillerin getirileri arasındaki farkı (getiri farkını) inceliyordu. Bu getiri farkları bugün de bir ülkenin iflas riskinin (kredi riskinin) bir göstergesi olarak kullanılıyor. [Devamı]
    Yüz yıl öncesinde mali 'küreselleşme'
    Fatih Özatay, Dr. 27 Mayıs 2007
    Küreselleşmeyi çok daha fazla ülkelerarası ticaret, ulusal sınırlar dışında çok daha yaygın üretim, çok yoğun sermaye hareketliliği olarak tanımayabiliriz. Nasıl tanımladığımız bir tarafa, çoğu ekonomistin üzerinde birleştikleri bir teşhis var: Küreselleşme ülkelerarası gelir farklılıklarını fakir ülkeler aleyhine artırıyor. Daha da kötüsü, özellikle fakir ülkelerde ülke içi gelir dağılımı bozuluyor. [Devamı]
    Sarkozy'nin imha biçimi
    Fatih Özatay, Dr. 24 Mayıs 2007
    Yeni bir hükümetimiz olacak seçimden sonra. Bu hükümetin nasıl bir ekonomik program uygulayacağı hepimizi yakından ilgilendiriyor. Disiplinli bir makroekonomik programın uygulanması olmazsa olmaz koşul.Yok şu istemişti, yok bu dayatmıştı, bunları geçin. Biz istiyoruz makro disiplini, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak. 'Kaybolan yılları' bir daha yaşamamalıyız. Bunun asgari koşulu da makro disiplin. Bunu artık tartışmamak gerekiyor. Şüphesiz kimse açık açık makro disiplinden vazgeçeceğiz demiyor, ama başka şekillere bürünmüş olarak karşımıza çıkabiliyor bu risk. Makro disiplinin süreceği bir kez garantilendikten sonra, döviz kuru rejimine ya da enflasyon hedeflemesine yönelik yapılacak tartışmalar akademik tartışmalar olmak durumundadır. Burada benim düşüncem şudur: 2002 ba [Devamı]
    Sadece aklımızda bulunsun diye
    Fatih Özatay, Dr. 21 Mayıs 2007
    Önemli bir toplantıya gideceksiniz. Toplantının yapılacağı yer, iş günlerinde ve o saatte bulunduğunuz yerden en fazla yarım saat mesafede. Bu süre, elinizdeki mevcut bilgiler ve o zamana kadarki deneyiminiz ışığında belirlediğiniz bir süre.Şüphesiz bu süreyi artırabilecek riskler de var. Hava sıcak, iç siyaset gergin, insanların burunlarından soluduklarını hissediyorsunuz. Bu nedenle bir trafik kazası olması olasılığı her zamankinden fazla. Trafik sıkışabilir, geç kalabilirsiniz. Bu türden olumsuz dışsal şokları da dikkate alarak, biraz ihtiyatlı davranıyor ve zamanında yetişmeyi güvence altına almak için diyelim ki 40 dakika öncesinden yola çıkıyorsunuz.Ama hedeflediğiniz sürede gidemiyorsunuz. Lastiğiniz patlıyor. Arabayı kenara çekmek falan gerekiyor. Sonra bir taksi peşinde [Devamı]
    Nazar etme ne olur, bu rejim gün gelir sana da lazım olur...
    Fatih Özatay, Dr. 20 Mayıs 2007
    Tabloda 2002-2006 dönemi için enflasyon hedefleriyle gerçekleşmeleri ve ekonomik programın büyüme (GSMH) öngörüleriyle gerçekleşmeleri var. Ayrıca 2007 için olası değerler yer alıyor. Bir de gerçekleşmelerin hedef ya da öngörülerden ne kadar saptığı gösteriliyor. 2002 başından itibaren uygulanmakta olan enflasyon hedeflemesi açısından ne söylüyor bu rakamlar? [Devamı]
    Milat 2006 değil, 2002
    Fatih Özatay, Dr. 17 Mayıs 2007
    Enflasyon hedeflemesi rejimi giderek artan sayıda ülkede uygulanmaya başlandı. Bunun basit bir nedeni var: Daha önceden uygulanan para politikası rejimleri başarısız oldu. Bu başarısız rejimlerden parasal kontrol şöyle çalışıyor. Enflasyonla aralarında yakın ilişki bulunan parasal büyüklükler araştırılıyor. Bunların tarihsel hareketleri ile enflasyonun seyri karşılaştırılıyor. İlk dikkat edilecek nokta, parasal büyüklüklerdeki dalgalanmaların daha önce gerçekleşmiş olmaları. Yani, parasal büyüklük hızla artmaya başlıyorken, bir süre sonra enflasyonun da hızla artmış olması gerekiyor. Bir nevi enflasyonun öncü göstergesi olan bir parasal büyüklük aranıyor. [Devamı]