Arşiv

  • Haziran 2024 (11)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)

    Montreal Protokolü’nden Paris Anlaşması’na
    Güven Sak, Dr. 06 Temmuz 2021
    Bir süredir, “Yeşil Yeni Mutabakat ile iklim değişikliği konusunda, artık konuşmaktan yapmaya geçiyoruz” diyorum. Bugün bir düzeltme yaparak başlayayım. Bu ifade hem doğru hem de doğru değil. [Devamı]
    Fiyat İstikrarı Komitesi
    Fatih Özatay, Dr. 02 Temmuz 2021
    Dün Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile “fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesine ve sürdürülmesine katkı sağlamak amacıyla”  Fiyat İstikrarı Komitesi kuruldu. Komite altı bakan, Strateji ve Bütçe Başkanı ile TCMB Başkanı’ndan oluşuyor. Koordinasyonu Hazine ve Maliye Bakanlığı yapıyor. [Devamı]
    “Önce işlerimizi aldılar, sonra tiyatrodaki koltuklarımızı…”
    Güven Sak, Dr. 29 Haziran 2021
    Geçen yazının sonunda, “AB eğer bu hafta, Gümrük Birliği Modernizasyonu konusunda karşılıklı konuşmaya başlamamız için bir kapı açarsa, 2021 yılının müjdesi olur doğrusu” demiştim. Nitekim öyle oldu. AB Zirvesi’nden müjdeli haber çıktı. Top artık Türkiye’de. [Devamı]
    Bir Anı: Boğaziçi Köprüsünün Açılış Töreni (30 Ekim 1973) – Köprüden İlk Geçen Kimdi?
    N. Murat Ersavcı 27 Haziran 2021
    Askerlik hizmetimi takiben Dışişleri Bakanlığında göreve başlamamdan yaklaşık bir yıl sonra İstanbul Boğaziçi Köprüsünün  (Birinci Köprü) açılış töreninde ilginç bir deneyim yaşadım. O tarihte Asya ile Avrupa’yı karayolundan ilk kez birleştiren dünyanın - ABD dışında - en uzun köprüsünün tamamlanması, yabancı basında da büyük ilgi çekmekteydi. [Devamı]
    Üretim, yatırım ve tüketim daha mı az ithalata bağımlı oldu?
    Fatih Özatay, Dr. 25 Haziran 2021
    Bu hafta ‘şansınız’ grafikli yazılardan açıldı. Üstelik bu sefer iki tane. Son yazımda belirttiğim gibi ne kadar ithalat yaptığımızın önemli bir belirleyicisi GSYH düzeyimiz. Büyüme arttıkça ithalat da artıyor. Üretim için ara malı ithal ediyoruz. Büyüme yüksekse ve ufukta düşeceği görünmüyorsa, belirsizlik gibi olumsuz unsurlar da yoksa yatırım malı ithalatı da yükseliyor. Keza tüketim malı ithalatı da. İthalatın başka belirleyicileri de var. Mesela reel kur. Ne kadar yüksekse (paramız ne kadar değersizse) ithalat yapmanın maliyeti artıyor, cazibesi azalıyor. [Devamı]
    Ekonomide yapısal dönüşüm gözlenmiyor
    Fatih Özatay, Dr. 23 Haziran 2021
    Türk Lirası son yıllarda önemli ölçüde reel olarak değer kaybetti. Bir ülkenin parasının reel değeri dış ticaret açığını belirleyen unsurlardan biri. Ulusal para reel olarak değer kaybettikçe, ihracatın olumlu (ihraç malları yabancılar açısından ucuzladığından), ithalatın da olumsuz etkilenmesi (ithal malları o ülkede yaşayanlar için pahalılaştığından) beklenir. Dolayısıyla, dış ticaret açığını belirleyen diğer koşullar aynı kalmak üzere, ulusal para reel olarak değer kaybettikçe dış ticaret açığının iyileşeceği söylenir. [Devamı]
    Karbon fiyatlaması için sistem tasarlamanın vakti geldi
    Güven Sak, Dr. 22 Haziran 2021
    Yanı başımızda iklim değişikliği gündemi ile uyumlu bir yeni ticaret bölgesi şekilleniyor. G7’nin Cornwall Zirvesi, iklim değişikliği gündeminde konuşmaktan yapmaya geçilmekte olduğunu bir kez daha teyit etti. Toplam ihracatımızın yüzde 60’ı G7 ülkelerine gidiyor. Türkiye’nin bu değişimin dışında kalması mümkün mü? Hayır. [Devamı]
    Makûs talihimizi yeniyor muyuz yoksa?
    Fatih Özatay, Dr. 16 Haziran 2021
    2020’nin ikinci çeyreğinde gerçekleşen keskin GSYH düşüşü, bu yılın büyüme oranı ile cari işlemler açığı arasındaki ilişkiyi ilk bakışta şaşırtıcı bir noktaya getirdi. Daha önce gözlenen şuydu: Türkiye ekonomisi ne kadar yüksek oranda büyürse, cari işlemler açığı o kadar yüksek düzeyde artardı. Kriz yıllarında ekonomi küçülürken ya cari fazla verirdik ya da cari açığımız keskin biçimde azalırdı. Bu aslında tipik bir yükselen ekonomi özelliği. Bu yıl ise bu ilişkinin tersi gözlenecek çok büyük ihtimalle. 2020’de büyüme oranımız yüzde 1,8 ve cari açığımız 37 milyar dolar düzeyindeydi. GSYH’ye oranla %5,2 düzeyinde cari açık vermiştik. Çok düşük bir büyümeye karşılık yüksek düzeyde cari açık vardı. Bu yıl ise ekonomimiz yüzde 8’e yakın bir oranda büyüyecek ama cari açığımız 2020’deki düzeyini [Devamı]
    Washington Mutabakatı’ndan, Cornwall Mutabakatı'na?
    Güven Sak, Dr. 15 Haziran 2021
    2021 yılının iktisat politikası gündemi açısından en dikkat çekici hadisesi ne olabilir? Doğrusu ben birinciliği Federal Reserve Bank of Saint Louis’nin bu yıl kurduğu İktisadi Eşitlik Enstitüsü (Institute for Economic Equity)’ne verme eğilimindeyim doğrusu. Şimdi soru şu elbette: Bir merkez bankasının iktisadi adaletle ne alakası olabilir? Doğrusu ben bu gelişmenin pek çok noktayı birbirine bağlamaya yardımcı olduğunu düşünüyorum. [Devamı]
    Düşürünce düşecek mi sanılıyor?
    Fatih Özatay, Dr. 11 Haziran 2021
    Ekonomik büyüme yılın ilk çeyreğinde yüksek oldu. Mevcut eğilimleri tersine döndürecek gelişmeler olmazsa yılın ikinci yarısında büyük olasılıkla (bir dönem öncesine kıyasla) kayda değer bir büyüme olmayacak. İstihdam oranı da 2018 başındaki düzeyinin oldukça altında hala. Dolayısıyla şu önermeyi çok duyacağız: ‘Ekonomiyi canlandırmak lazım’. Şimdiden bazı çevrelerden, özellikle iş dünyası temsilcilerinin bir kısmından yüksek sesle olmasa da (kamuya açık olmasa da) duymaya başladık bile. ‘Canlandırmak’tan kastedilen ise, bildiniz, Merkez Bankası’nın politika faizini düşürmesi. Elbette ‘canlılık’ isteyenler işin Merkez Bankası faizinde bitmediğini biliyorlar. Kredi-mevduat faizleri önemli onlar için. Merkez Bankası faiz düşürmeli ki kredi ve mevduat faizleri düşsün diye düşünüyorlar. [Devamı]