Arşiv

  • Aralık 2018 (8)
  • Kasım 2018 (14)
  • Ekim 2018 (17)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)

    Etiketler

    'Neden hissetmediğimiz' ayan beyan ortada
    Fatih Özatay, Dr. 01 Nisan 2007
    2002'den bu yana ekonomi hızla büyürken, iki 'görünürde' çelişkili gelişmeyi beraberinde yaşadık. Büyük ölçüde bu nedenle ulaşılan büyüme hızı 'dudak bükerek' karşılandı. Dudak büküş, açıklanan değerlere duyulan kuşkudan "biz neden hissetmiyoruz?" sorusuna kadar uzanan geniş bir yelpazeye yayıldı. [Devamı]
    Mali kural
    Fatih Özatay, Dr. 29 Mart 2007
    Dış piyasalardaki çalkantı ve çifte seçim tüm gündemi işgal ediyor. Bu toz duman arasında IMF ile yürürlükteki anlaşmanın 2008'in mart ayında sona receği gözden kaçıyor. Kriz sonrasından bu yana yürürlükte olan anlaşmaların en önemli yanı mali disiplin ve yapısal reformlara yapılan vurguydu. Ortada hiç IMF falan olmasaydı da göğe çıkan kamu borcunu ve reel faizi düşürebilmek için mali disipline dayanan bir program uygulamak zorundaydık. Pazar günkü yazıda merkezi yönetimin borcunun ve maliyetinin krizden bu yana nasıl geliştiğine dair bazı verilere yer verdim. Oradaki tablolardan da görülüyor mali disiplinin kriz sonrasında nasıl olmazsa olmaz koşul olduğu. [Devamı]
    KİT zamları neden hassas?
    Fatih Özatay, Dr. 26 Mart 2007
    Cuma günü Radikal'de, sayın Ali Babacan'ın IMF heyeti ile yürütülen çalışmalar hakkında verdiği bilgiler ayrıntılı bir şekilde yer aldı. Haberden bir alıntı yaparak, üzerinde henüz bir mutabakat sağlanmadığı anlaşılan KİT'lerin mali durumuna ilişkin sayın Babacan'ın söylediklerine yer vereyim: [Devamı]
    Merkezi yönetim borcuna ilişkin bazı göstergeler
    Fatih Özatay, Dr. 25 Mart 2007
    Yerel yönetimler, bütçe dışı fonlar ve KİT'ler dışındaki kamu kesiminin, diğer bir ifadeyle merkezi yönetimin kendi dışındaki kesimlere olan yükümlülüklerinin kriz sonrasında nasıl ve neden 'patladığını' hepimiz biliyoruz. 2001 sonunda merkezi yönetimin borcunun ki kamu borcunun yaklaşık yüzde 95'ini oluşturuyor, milli gelire oranı yüzde 101'e sıçradı. Bu oran 2000'in sonunda yüzde 62 düzeyindeydi. [Devamı]
    Hemen yaftalamak hastalığı
    Fatih Özatay, Dr. 22 Mart 2007
    Uluslararası karşılaştırmalarda sıkça kullandığımız kişi başına milli gelir düzeyini üç alt bileşenin çarpımı şeklinde yazmak mümkün: İşgücünün verimliliği, işgücünün çalışabilir nüfusa (15-64 yaş arası) oranı ve çalışabilir nüfusun tüm nüfusa oranı. Sonuncu alt bileşen açısından şanslıyız, nüfusumuz genç. Sorun ilk ikisinde. Hem işgücünün verimliliği düşük, hem de mevcut işgücümüz küçük.Bu basit denklikten yola çıkarak şu malumu tekrar ilan etmekte bir sakınca olmasa gerek: [Devamı]
    Gevşemeden gevşetmek
    Fatih Özatay, Dr. 19 Mart 2007
    Kriz sonrasında çok yüksek bir düzeye çıkmış kamu borcunun sürdürülebilir olduğundan duyulan derin kaygıları gidermenin olmazsa olmaz koşuluydu mali disiplinin sağlanması. Faiz dışı bütçe fazlasının milli gelire oran olarak alacağı düzey o dönemden bugüne zihinlerde iyice yer etti. Milli gelire oran olarak ifade edilmesine karşın, kısaca yüzde 6.5'lik faiz dışı fazla hedefi dedik, öyle yazdık, konuşmalarımızda öyle kullandık. Neredeyse sihirli bir rakam haline geldi 6.5. [Devamı]
    İşsizlik sigortasının önemi
    Fatih Özatay, Dr. 15 Mart 2007
    Türkiye İş Kurumu sayfasında işsizlik sigortası şöyle tanımlanıyor: "İşsizlik sigortası, bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenlere, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor duruma düşmelerini önleyen, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, devlet tarafından kurulan zorunlu bir sigorta koludur." [Devamı]
    Machiavelli'nin atladığı ayrım
    Fatih Özatay, Dr. 12 Mart 2007
    Aşağıdaki paragraf, yaklaşık 500 yıl önce Machiavelli tarafından yazılan Prens'ten (The Prince, 6. bölüm) bir alıntı: "Yeni bir düzen kurma konusunda öncülük etmek kadar yürütülmesi daha zor, başarılı olup olunmayacağı daha şüpheli, yönetilmesi daha endişe verici bir başka iş yoktur. Zira, eski düzenden çıkarı olanların tümü, yenilikçilerin düşmanıyken, yeni düzenden yarar sağlayacaklar, reformistleri destekleme konusunda oldukça kayıtsızdırlar. Bu sessizlik, kimi zaman, mevcut kanunlar çıkarlarına uygun olduğu için yeniliğe karşı çıkanların korkusundan, kimi zamanda uzunca bir süre denemedikçe yeniliklere şüpheyle yaklaşan insanların tutumundan kaynaklanır. Saldırgan bir tavırla reforma karşı çıkanlar, reform yapmaya çalışanlara hücum etmek için her fırsatı partizanca bir coşku [Devamı]
    Sanayi üretimine ilişkin bazı gözlemler
    Fatih Özatay, Dr. 11 Mart 2007
    Hafta içerisinde ocak ayı sanayi üretim indeksi gerçekleşmeleri açıklandı. Bir yıl öncesine kıyasla sanayi sektörü üretiminde yüksek bir artış var (yüzde 14,8). Tek bir aya ait gelişmeyi bir tarafa bırakalım. Yıllık yüzde değişim değerlerini kullanarak 1998 başından bu yana sanayi üretiminde ne tür gelişmeler olduğuna bir göz atalım bugün. [Devamı]
    Temel sorunlarımız
    Fatih Özatay, Dr. 08 Mart 2007
    Türkiye'nin yeni bir ekonomik reform dalgasına ihtiyacı var. Mevcut ekonomik program bizi bir yere kadar getirdi. Geldiğimiz yer, işe olumlu tarafından bakarsanız, 1990'larda hayal bile edemeyeceğimiz bir yer. [Devamı]