Arşiv

  • Ocak 2018 (15)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)

    Etiketler

    Anlamsız bir yazı
    Fatih Özatay, Dr. 21 Ocak 2007
    Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansa erişim sorunu üzerinde durdum son iki yazımda. Bugün kaldığım yerden devam ediyorum. Tüm dünyada bu tür işletmelerin ekonomi içinde büyük ağırlıkları var. AB'de tüm işletmeler içinde bu işletmelerin payı yüzde 90 dolaylarında. İstihdamın ise yüzde 70'ni yaratıyorlar. Türkiye'de 150 ve daha az sayıda işçi çalıştıran ve bilanço büyüklüğü 5 milyon doların altında olan işletmelerin toplam işletmelere oranı yüzde 99.3. Yaratılan istihdamın yüzde 77'si bu tür işletmelere ait. [Devamı]
    Piyasa mekanizması çalışmazsa...
    Fatih Özatay, Dr. 18 Ocak 2007
    Küçük ve orta ölçekli işletmelerin tüm işletmeler içindeki ağırlığı çok fazla. Türkiye'de de böyle, AB üyesi ülkelerde de. Bu oran yüzde 90'ların üzerinde. Bir rapora göre Avrupa'da küçük ve orta ölçekli işletmelerin çalıştırdığı ortalama kişi sayısı sadece beş. Toplam istihdama katkıları ise yüzde 70 dolaylarında. [Devamı]
    Küçükler krediye nasıl erişecek?
    Fatih Özatay, Dr. 15 Ocak 2007
    Dilime doladığım 'mikro reform' başlığı altında neler yapılabileceği konusunda aralıklarla yazılar yazdım bugüne değin. Gündem izin verdiğince. Sanırım vakti geldi bu konuya yeniden dönmenin. [Devamı]
    Bu takımın kalecisi neden gidip gol atmıyor? Batı'da öyle mi ama!
    Fatih Özatay, Dr. 14 Ocak 2007
    1960'ların ikinci yarısı. İstasyonun hemen yanı başında iki katlı ahşap bir bina. 1955 yılında eğitime başlayan bir okul. Altı tane açılmış tüm Türkiye'de. Biz, o zamanki ismiyle Konya Maarif Koleji olanındayız. [Devamı]
    Cumhurbaşkan-lığından başka sorun mu yok?
    Fatih Özatay, Dr. 11 Ocak 2007
    1970-2001 arasında ulaşabildiğimiz ortalama büyüme hızı sadece yüzde 3.9. Dönemi kısaltır, 1990-2001 yaparsanız, bu düzey yüzde 3'e düşüyor. Bundan sonra en az 10 yıl süreyle yüzde 7'ye yaklaşan bir büyüme hızı yakalarsak, AB üyesi ülkelerin o zamanki ortalama kişi başına gelir düzeylerinin yüzde 50'sine ulaşabileceğiz ancak. [Devamı]
    Enflasyon gelişmeleri ve 2007'ye ilişkin enflasyon tahminleri
    Fatih Özatay, Dr. 07 Ocak 2007
    Artık bıkkınlık vermeye başladı; ancak nasıl gelişeceği hakkındaki yapılan varsayımı belirtmeden ileriye yönelik çözümleme yapmak mümkün değil. 2007'nin çifte seçiminden bahsediyorum. İç siyasette gerginleşme olabileceği ve buna bağlı olarak piyasalarda kur ve faiz yükselişleri görülebileceği olasılığına gözümüzü kapatalım. Diğer bir ifade ile 'böyle bir riskin olmadığı' durumu düşünelim. Bu 'durum'da son haftalarda açıklanan veriler umut verici gelişmelere işaret ediyor. [Devamı]
    Büyüme yeniden hızlanıyor. Ya sonrası?
    Fatih Özatay, Dr. 04 Ocak 2007
    Güven ortamının devamı büyüme hızımızın düşmemesi için yaşamsal bir önem taşıyor. Bu ortamı sürdürmenin yolu hem mevcut ekonomik programı sürdürmekten geçiyor hem de iç siyaseti germemekten. Bu belirtilen iki koşul elbette her ekonomi için geçerli. Ama özellikle borcu yüksek olan ülkeler için daha bir geçerli. Çünkü hem yüksek borcu yaratan vaktiyle uygulanan kötü politikaların verdiği inanılmaz tahribat nedeniyle bu tip ülkeler kırılgan, hem de yüksek borcun bizatihi kendisi nedeniyle. [Devamı]
    2006'nın 'gör' dedikleri
    Fatih Özatay, Dr. 01 Ocak 2007
    Yılın son günü 2006'ya ilişkin bir şeyler yazayım diye oturdum bilgisayarın başına. Rakamlara boğmadan ne yazabilirim diye düşünürken, '2006'nın iktisadi açıdan en belirgin özelliği neydi?' sorusuyla işe başlayayım, arkası nasıl olsa gelir dedim. Nasıl 'arkaysa' bir türlü gelmedi. Aldı bir düşünce beni. 'Yahu, sahiden neydi?' [Devamı]