Arşiv

  • Temmuz 2024 (10)
  • Haziran 2024 (14)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)

    Maliyesiz mikro reform olmaz
    Güven Sak, Dr. 04 Eylül 2007
    2007 yılı siyasetin kendi önceliklerinin belirleyici olduğu bir yıl oldu. Bir çifte seçim yılıydı. Bu yıl kimse Türkiye ekonomisinin beklenen sıçramayı yapması için alınması gereken tedbirlerle ilgilenmedi. Bu yıl, Türkiye'nin iktisadi öncelikleri kimseyi ilgilendirmiyordu. Bu yıl, siyasetçinin seçim kazanmak için elinden geleni yapma yılıydı. Bütçe açısından bakıldığında da umutların düşük tutulması gereken bir yıldı 2007. Nitekim öyle oldu. Maliye Bakanlığımız geçen hafta yeni bir tasarruf genelgesi yayımlayarak "o dönem"in geride kaldığını ilan etti. Harcamacı bakanlıklara "Artık zaman kemer sıkma dönemi" dedi. Ne oldu şimdi her şey yoluna mı girdi? Müsaadenizle bugün 2007 yılının ilk altı ayına ait bütçe performansı rakamlarına bakarak kısa bir değerlendirme yapalım. [Devamı]
    Fed de sorununu kendisi çözsün
    Fatih Özatay, Dr. 03 Eylül 2007
    Bugün ağustos ayı enflasyonu açıklanacak. Ne gam! Yazım enflasyon üzerine değil. ABD ile ilgiliyim. Ne de olsa moda oldu ABD ekonomisi üzerine yazmak. Baştan belirteyim. Ara sıra bu alanda yazıyorum, ama bir uzmanlığım yok. Bu çerçevede değerlendirilmesinde yarar var yazdıklarımın. [Devamı]
    Mali istikrar mı, fiyat istikrarı mı öncelikli
    Hasan Ersel, Dr. 03 Eylül 2007
    Bernanke kuramsal çerçevesiyle tutarlı hareket ederse mali sistemin kendi dinamiğinin yarattığı istikrarsızlığın tekrarlanmaması için kurumsal yapının değiştirilmesi gerektiği görüşüne açık olacak. Yani enflasyonu düşürmede pek güvenmediği politikacıların, mali kesimde mikro reform için gerekli yasal düzenlemeleri yapabileceklerini düşünüyor. [Devamı]
    30 yıldır devam eden sıkıntı
    Fatih Özatay, Dr. 02 Eylül 2007
    Geçen bir yerlerde okumuştum. Tam da benim durumuma uyuyor. İnsan yaşlandıkça daha fazla anı anlatmaya başlarmış. Bir de bugün pazar; üstelik tatildeyim. Zinhar yaşın önemli bir rolü yok, daha çok son iki nedenle elbette, biraz geriye gideyim, izninizle. [Devamı]
    Devletler komşularının ekonomisini kontrol ederse serbest piyasa olur mu
    Güven Sak, Dr. 01 Eylül 2007
    Bugünlerde finansal piyasalardaki eğilimlere bakınca insan "Allah sonumuzu hayır etsin" demekten kendisini alamıyor. Görünen o ki, insanlık tarihinin daha önceden bilmediği, haritası çıkarılmamış sularda seyir halindeyiz. Bireysel gayrimenkul kredileri ile ilgili problemler, bizim "Büyük Yatırımcı Yatırım Fonları" demeyi sevdiğimiz, hedge fonları gündemimize derinden yerleştirmişti. Bakın şimdilerde bir de etrafı bu kamu serveti fonları (Sovereign Wealth Funds-SWF) merakı sardı. Finansal piyasalardaki eğilimlerin dikkatle takip edilip, neler olup bittiğinin dikkatle izlenmesinde fayda var. İzlenmeli ki, ne tür etkilere ne tür tepkiler verilmekte olduğu açıklıkla görülebilsin. Öküz altında buzağı ararken daha dikkatli komplo teorileri üretilebilsin. Vallahi bu SWF işi incelikli [Devamı]
    Baskıcı kaynana tribi ve siyasette normalleşme
    Güven Sak, Dr. 31 Ağustos 2007
    Türkiye yeni bir dönemde. Bir aşamadan bir başka aşamaya geçti. Şimdi zaman, atılan her adımın hayırlı sonuçlara vesile olması için azami dikkat gösterme zamanı. Şimdi ortadaki durumdan, hayırlı vazifeler üretme zamanı. Tartışma zamanı artık bitti. Memleketin adım atılmasını bekleyen bir sürü meselesi ve hızlı çözümler üretmek için hiçbir özrü kalmamış olan bir yönetim kadrosu var. Artık dönüşüm sürecinin dizginlerini yakalayıp, yalpalamayı engelleme zamanı. Keşke tedirginlik katsayısı daha düşük bir ortam yaratabilseydik ama elimizdeki kadroların türetebildiği budur. Şimdi bu malzemeden çözüm üretmek hepimizin ortak görevidir. Şimdi zaman siyaseti normalleştirme zamanıdır. Ekonominin normalleşmeye devam etmesi için bu önkoşuldur. Bunun için ilk çözülmesi gereken mesele kimseni [Devamı]
    'Bu satırların yazarının' tedirginliği
    Fatih Özatay, Dr. 30 Ağustos 2007
    Ankara'da yaşamak son aylarda bana yeni bir hobi kazandırdı: Televizyon kanallarında hava durumunu izlemek, sesi kapalıysa ekranda bulut, bulutun altında da yağmur damlaları resmi aramak, televizyonda izlediğinle yetinmemek, sık sık gökyüzüne bakıp havanın kapayıp kapamadığını anlamaya çalışmak. Ancak, gökyüzüne bakıp yağmurun olası öncü göstergelerini ararken, güneş gözlüğünü çıkarmayı unutmamak gerekiyor. Öncü göstergeniz yanlış sinyal verip fena halde hayal kırıklığı yaratabiliyor. [Devamı]
    Son krizde sıramızı savdık mı
    Hasan Ersel, Dr. 30 Ağustos 2007
    Geçmiş krizlerde bankaların başına gelenler, her ülkede bankacılıktan sorumlu yetkeleri önlem almaya yöneltti. Bankaların, açtıkları krediler karşılığında belli bir miktar sermaye bulundurmaları konusu üzerinde çok daha duyarlılıkla durulmaya başlandı. Ama bu da sermayenin getiri oranını aşağı çekti. O zaman da bankalar buna bir çare aradılar, bulmakta da gecikmediler. Açtıkları kredilerin bir kısmını menkul kıymetleştirme yoluyla ellerinden çıkarırlarsa, ellerindeki sermaye ile daha çok iş yapmış, sermaye kârlılıklarını artırmış olacaklardı. Bu amaca pek uygun olan ipotekli konut kredileri (mortgage) karşılığında menkul kıymetler (VDMK) ihraç edildi. Mali piyasaların yaratıcılığı burada da durmadı. Bu menkul kıymetler de yenilerini doğurdu; mali küreselleşmenin olanaklarından [Devamı]
    Kriz onların olabilir ama derdi hâlâ bizim
    Güven Sak, Dr. 28 Ağustos 2007
    CNBC-e'de sabah programlarında şirketlerimizin tasarladığı iş stratejileri acaba ne zaman gündemin tamamını işgal edecek? Çevre ülkelerdeki politik gelişmelerin Türkiye'den iş kadınları ve işadamları için ne tür fırsatlar yarattığını ne zaman tartışmaya başlayacağız? İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na (İMKB) kur ve faiz gelişmeleri ekseninden değil de şirketlerimizin performansı açısından ne zaman bakacağız? Hatta ne zaman yalnızca bu tür programları izler olacağız? [Devamı]
    Geçerli parayı basan likiditeyi de verir
    Fatih Özatay, Dr. 27 Ağustos 2007
    Dünkü yazıda, son tutsat krizinde ortaya çıkan likidite sıkışıklığı sırasında dünyanın önde gelen merkez bankalarının sergilediği tavır ile bizim Merkez Bankası'nın (MB) 2000-2001 krizi sırasındaki tavrı arasındaki farklılığın nedenlerini sorgulamaya başlamıştım. Farklılık şu: Son günlerde büyük merkez bankalarının sisteme önemli miktarda likidite verdiklerine şahit olduk. Oysa MB bizim krizimiz sırasında aynı tavrı sergilememişti. MB'nin o dönemdeki bu tavrının arkasında muhtemelen iki neden bulunduğunu sanıyorum. [Devamı]