Arşiv

  • Mart 2024 (2)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)
  • Nisan 2023 (9)

    İnkâr döneminin bitmesi iyidir
    Güven Sak, Dr. 14 Nisan 2009
    Türkiye yaklaşık altı aylık bir gecikmeden sonra, küresel iktisadi krizle ilk kez yüzleşmektedir. Pardon, pardon, düzeltelim. Ülkemiz küresel iktisadi krizle ilk kez "resmi olarak" yüzleşmektedir. Yoksa biz bu ülkede yaşayanlar küresel kriz ile zaten yüzleşmiştik. Ortada olumsuz bir gelişme olduğunu zaten biliyorduk. Şimdi resmi "inkâr dönemi"nin sona eriyor olması kötü değil iyidir. Kredibilite kaybettirmez, kazandırır. Küresel kriz dünyanın her tarafını kasıp kavururken burada hiçbir mesele yokmuş gibi davranmak zaten manasızdı. Dün Sayın Nazım Ekren'in açıklamaları "resmi inkâr dönemi"ni bitirmiştir. Bu, kamu politikasına yönelik kredibilite inşası için ilk adımın atıldığını göstermektedir. Dün ortaya konulan yeni çerçeve taze bir başlangıç fırsatı sunmaktadır. Şimdi yapılma [Devamı]
    Sayın Başbakanımız, 'Alo Presidente'yi hiç izlediniz mi
    Güven Sak, Dr. 11 Nisan 2009
    Mutlaka izleyin, lütfen. Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez Frias'ın ülkesinde aynı zamanda bir televizyon yıldızı olduğunu biliyor muydunuz? Evet evet, bildiğimiz televizyon yıldızı. Chavez, 1999'dan beri hem ülkesini yönetiyor hem de haftalık bir televizyon programını sunuyor, yönetiyor, tasarlıyor. Alo Presidente (Merhaba Başkan) işte o şovun adı. Başkan Obama iktidarı aldığında, hemen Beyaz Saray'ın internet sitesini elden geçirtip, herkese "açık hükümet" vaat etmişti. Buna göre alınan ve alınacak kararlar mümkün olduğunca herkesin gözü önünde olacak ve de görüş alınacaktı. Başkan Chavez'in "Alo Presidente"si böyle bakıldığında değil "açık hükümet", "apaçık hükümet" oluyor. Bakın neden öyle oluyor? "Alo Presidente" pazar günleri Venezüella devlet televizyonunda yayımlanıyor. [Devamı]
    Hadi yine iyisin, iyisin; dipçik gibisin maşallah
    Güven Sak, Dr. 09 Nisan 2009
    Sayın Mehmet Şimşek şirketlere, bankalara, hanehalkına, vallahi hepimize, "Hadi yine iyisiniz, iyisiniz; dipçik gibisiniz maşallah" dedi. Sayın bakanın görüp de bizim göremediğimiz acaba nedir? Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "Şubat Ayı Sanayi Üretim İndeksi"ni açıkladı. Sanayimiz şubat ayında da iki rakamlı erimeye devam etmiş. Hatırlayın Ocak 2009'da indeks yüzde 21,3 azalmıştı. Şubat ayında da yüzde 23,7 azaldı. İşsizlik artmaya devam ediyor. İŞKUR, daha geçenlerde, ocaktan marta işsizlik sigortasından para alanların sayısının 67 bin kişi daha arttığını açıkladı. Bu rakamlar yılın ilk çeyreğinde reel tarafta daralmanın olanca hızıyla devam ettiğini gösteriyor. Buna karşılık bankaların kârları yılın ilk ayında geçen yılın aynı ayına göre nominal olarak, yüzde 23 arttı. Bu a [Devamı]
    Obama, Türkiye'yi dansa davet etti
    Güven Sak, Dr. 07 Nisan 2009
    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Sayın Barack Hüseyin Obama, Avrupa ziyaretinin son durağında Türkiye'ye geldi. Bu ziyarete birden çok anlam yüklemek elbette mümkündür ama bize kalırsa ortada tek bir amaç vardır: Hasar kontrolü. Tek taraflı kararların egemenliği altındaki Bush dönemi sonrasında, ABD'nin müttefikleri ile ilişkilerinde oluşan hasarın onarılması bundan sonrasının temel önceliğidir. Dolayısıyla Obama'nın Türkiye ziyareti ile Türk-Amerikan ilişkilerinde hasar kontrolü başlamıştır. Hem de çok sağlıklı bir teklifle başlamıştır. Gelin bakın o teklif nedir? Bu çerçevede, Obama'nın Türkiye ziyaretine; Türkiye'den nasıl bakmak gerekir? Bizim gördüğümüz iki uç var meseleye bakışta: Birincisi, şüpheci bir "Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü?" yaklaşı [Devamı]
    Solcu Lula'nın popülaritesi yükselirken sağcı Erdoğan'ınki niye düşüyor
    Güven Sak, Dr. 02 Nisan 2009
    Meğer vaziyet hakikaten kötüymüş. Üstelik son beş aydan beri işler iyi gitmiyormuş. Yöneticilerimiz işleri serip, seçim meydanlarında çelik çomak oynarlarken biz burada, gün gün daha kötü oluyormuşuz. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bu hafta açıkladı. 2008 yılının son çeyreğinde ekonomimizin küçüldüğü artık resmen teyit edildi. TÜİK rakamlarına göre, 2008 yılının tamamında, Türkiye ekonomisi yalnızca yüzde 1,1 oranında büyüdü. Eğer rakamlarda revizyon yapılmasaydı, son çeyrekteki yüzde 6,2'lik küçülme ile 2008 yılının tamamında büyümenin yüzde 0 olması gerekiyordu. Önceki çeyrekler için yapılan olumlu düzeltmeler nedeniyle büyüme sıfırda kalmadı, yüzde 1,1 gibi pozitif bir rakama sıçradı. Fark eder mi? Etmez. 2009 yılı Türkiye ekonomisi için bir küçülme yılıdır ve öyle kalacakt [Devamı]
    'Mesele iktisadidir kardeşim'
    Güven Sak, Dr. 31 Mart 2009
    Hafta sonu yapılan seçimlerde iktidar partisi yaklaşık yüzde 20 oy kaybına uğradı. Siz istediğiniz kadar "Kriz, buradan çıkmamıştır. Dışarıdan buraya gelmiştir. Bizim bu işte bir kabahatimiz yoktur" diyebilirsiniz. Fark etmez. Küresel kriz artık Türkiye'nin iktisadi krizidir. Kapanan işletmeler, işini kaybeden çalışanlar, düşen üretim rakamları, hepsi bunun şahididir. Pazar günü yapılan seçimlerin sonuçları, özellikle il genel meclisi oy dağılımı sonuçları da gören gözler için, yalnızca küresel krizin artık Türkiye'nin iktisadi krizi olduğunu göstermektedir. Pazar akşamından başlayarak, seçimlerde iktidar partisinin yaklaşık yüzde 20 oy kaybetmesinin nedenleri elbette tartışılmaya devam edilecektir. Ortada bir oy kaybı olduğu açıktır. Oy kaybının nedenleri konusunda ise rivayet [Devamı]
    Zararın neresinden dönülse kârdır
    Güven Sak, Dr. 27 Mart 2009
    Üç gündür küresel iktisadi krizin Türkiye'ye olumsuz etkileri ve bu etkilerin nasıl sınırlandırılabileceği ile ilgileniyoruz. Bizatihi bu konunun moral bozucu olduğunu söylememek mümkündür. Daha iki yıl önce büyüme stratejisi üzerine tartışırken, bugünün konusu küçülme sürecinin başarılı yönetimidir. Krizin yönetimi demek, esasen, ekonominin bugünlerde düzenli olarak daralabilmesini temin etmektir. Krizin yönetimi demek, bu çerçevede, hasarın ortadan kaldırılması değil, hasarın sınırlandırılmasıdır. Önümüzde iki seçenek vardır: Ya bu kriz bizi yönetecektir ya da biz bu krizi yöneteceğiz. İlkinde ortaya çıkacak hasar daha fazla olacaktır. TEPAV çalışmasının ilk olarak bize gösterdiği budur. En başta vurguladık: Küresel bir kriz, küresel çözümler ister. Dolayısıyla ulusal hükümet [Devamı]
    Küresel krizin etkilerini sınırlandırabilmek mümkündür
    Güven Sak, Dr. 24 Mart 2009
    Dünya ilk küresel krizini yaşıyor. İşin gidişatı konusunda rivayet muhtelif, ancak ortadaki uzman sorusu duruyor: Böyle bir ortamda, ulusal hükümetlerin ne yapması gerekir? Küresel bir krize, hiç şüphesiz ki, küresel bir çözüm gerekir. Küresel bir krizi, ulusal hükümetler kendi başlarına çözemezler. Bunlar doğru. Ancak hükümetler krizin olası hasarını, kendi ülkeleri özelinde, sınırlandırabilirler. Krizi tek başlarına çözemezler ama pekala yönetebilirler. O vakit soru şudur: Ulusal hükümetler küresel bir krizi nasıl yönetebilirler? İşte, TEPAV Küresel Kriz Çalışma Grubu'nun "Türkiye Ekonomisi için Kriz Önlemleri" başlıklı projesi bu soruyu Türkiye özelinde cevaplamak için başlatılmıştır. Çalışmanın sonucu şudur: "Türkiye'de, krizin, ülke ekonomisi üzerindeki etkilerini sınırlan [Devamı]
    Toparlanma logosunu gördünüz mü
    Güven Sak, Dr. 21 Mart 2009
    Bazen nasıl yaptığınız, ne yaptığınız kadar önemli olabilir. Kriz psikolojisine karşı mücadeleyi de içeren krizle mücadele programı bunlardan biridir. Amerikan "Toparlanma Kanunu" çerçevesinde yürütülen krizle mücadele kampanyasının logosunu gördünüz mü? Ortada kurumsal kimlik sahibi bir kampanya var. Gelin bu hafta size bu logoyu ve yürütülen kampanyanın bütününü bir gösterelim. Bakın orada neler var, biz neleri yapmıyoruz. Kafanızda açıklıkla bir canlansın. Hükümetimizin krizle mücadele konusunda "doğru yol"u bulduğu, "doğru ip"e sarıldığı bu günlerde mesele daha da önem kazanıyor. Toparlanma logosu aslında Toparlanma Kanunu'nu (Recovery and Reinvestment Act) şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından takip etmek üzere kurulmuş olan idarenin amblemi. Evet, bu kanunda harcanac [Devamı]
    Yoksa bu kriz sona mı eriyor, anacım
    Güven Sak, Dr. 19 Mart 2009
    Yok canım. Nereden çıkardınız? Ona daha çok var. Hükümetimizin en sonunda doğru yolu bulmuş olması yetmez. Daha atılacak bir sürü adım, alınması gecikmiş bir dizi tedbir var. Vergi indirimleri sonrası otomotiv talebine bakıp "Yoksa bu kriz sona mı eriyor, anacım" demek mümkün değildir. Bu, bir saman alevidir ama içerdiği müjdeli bir mesaj da vardır. Keçiboynuzunu kemirmeye razıysanız, müjdeli haberi size iletelim efendim. Bu hafta otomobil ve beyaz eşyada Özel Tüketim Vergisi oranları üç aylığına düşürüldü. Hafta başından beri herkes otomobil satışlarını takip ediyor. Bayiler memnun, telefonları yeniden çalmaya başlamış. İlk kez siftah yapmaya başlamışlar. Geçen akşam bir televizyon kanalında haber şöyleydi: "İlk gün 600 araba satıldı." Bu, belli bir marka ürünle ilgiliydi sanırı [Devamı]