Arşiv

  • Ekim 2019 (6)
  • Eylül 2019 (15)
  • Ağustos 2019 (12)
  • Temmuz 2019 (11)
  • Haziran 2019 (12)
  • Mayıs 2019 (14)
  • Nisan 2019 (13)
  • Mart 2019 (14)
  • Şubat 2019 (13)
  • Ocak 2019 (17)
  • Aralık 2018 (14)
  • Kasım 2018 (14)

    Etiketler

    Değerli TL herkesi kötü mü etkiliyor?
    Güven Sak, Dr. 02 Kasım 2007
    Keşke öyle olsa ama değil. Değerli TL'nin ekonomimiz üzerinde tek yönlü bir etkisi yok. Olsaydı iş şimdiye kadar zaten çözülürdü. Ama işte sorun hâlâ ortada. Geçen salı Türk Lirası'ndaki değerlenme sürecini değerlendirmeye başlamıştık. İsterseniz hızlıca, bir özet vererek başlayalım. Birinci tespit şöyleydi: Türk Lirası (TL) 2001 krizini takiben nominal olarak değer kazanıyordu. İkinci olarak, bir istikrar programının başında normal karşılanması gereken bir hadise, Türkiye'de normalden biraz uzun sürmüş gibi görünüyordu. Üçüncü olarak, uzayan nominal değerlenme süreci, Türkiye ekonomisinin orta vadeli yapısı üzerinde, bir sanayi politikası değişkeni gibi, etkili olma eğiliminde görünüyordu. Dördüncüsü, her kesim değerlenme sürecinden aynı biçimde etkilenmiyordu. Beşincisi, Türk [Devamı]
    Bu kadar uzun süren nominal değerlenme var mıdır?
    Güven Sak, Dr. 30 Ekim 2007
    Başka ülkelerin paraları ile kıyaslandığında Türk Lirası değerlenip duruyor. Rakamlar ortada. 2001 krizinden beri, bazı kısa süreli dönemler hariç, Türk Lirası hep daha çok aranan bir para oluyor. Arz-talep kanunu işliyor, çok talep edilen para daha değerli oluyor. Paramızın değerlendiği aynı dönemde Türkiye ekonomisi de büyümeye devam ediyor. Bu da konu üzerinde dikkatle durmayı gerekli kılıyor. Bize kalırsa, istikrar programının başında son derece normal bulunması gereken bir hadise azıcık fazla uzamış gibi duruyor. [Devamı]
    Merrill Lynch hiç bu kadar zarar etmemişti
    Güven Sak, Dr. 27 Ekim 2007
    Memlekette hoş bir bayram havası var. Farkında mısınız? Birikmemesi gereken bir zamanda inatla birikmekte olan riskleri fazlasıyla hafife alır gibi duruyoruz. Bütçedeki kontrolsüz gidişe karşı nasıl tedbir alınması gerektiğini konuşmak yerine, "Canım, aslında 2008 bütçe perspektifi, 2007 yılı bütçe performansına göre önemli bir ilerlemeye işaret etmiyor mu? Ediyor. Mali disiplin çizgisine yeniden dönüyoruz" diye karanlıkta ıslık çalmak pek bir iç ferahlatıcı geliyor. Ama yanılıyoruz. Uluslararası bankacılık krizinin etkilerinin ise artık geçmiş olduğunu düşünmek moda gibi duruyor. Ama yine yanılıyoruz. Yurtiçindeki hava bu yazının meselesi değil. İki cümle ile vaziyetin altını çizelim: AKP seçimden büyük bir çoğunluğun desteğini alarak çıktıktan sonra hükümeti daha yeni kurmamış [Devamı]
    FDF yetmez, güçlü bir bütçe kısıtı gerekiyor
    Güven Sak, Dr. 26 Ekim 2007
    Demir tarayan gemiye ne olur? Gemi, akıntıya kapılıp çıpasını sürüklemeye başlarsa iş nereye gider? Eğer hemen biri dümene geçmezse, sonunda gemi karaya oturur. Bugünlerde Türkiye, her alanda, hazin bir demir tarayan gemi manzarası arz etmektedir. Bu, kötüdür. Bütçedeki faiz dışı fazla (FDF) hedefini bir puan indirme kararı maliye politikası alanında demir taradığımızın resmidir. Müsaadenizle konuya bir başlangıç yapalım. [Devamı]
    Kriz bittiyse, neden fonların fonunu nasıl kurarız diye çalışıyorlar?
    Güven Sak, Dr. 20 Ekim 2007
    Önce bir itirafla başlayalım: Sizi bilmeyiz ama biz bu uluslararası bankacılık krizini, yüzümüzde ister istemez beliren alaycı bir ifadeyle izliyoruz. En azından bize öyle geliyor. Dün bizim buralarda olanların bugün oralarda olması size de ilgi çekici gelmiyor mu? Aynı olayların tekrarlanmasını eğlenceli bulmuyor musunuz? Bize uzun bir süredir vaaz verenlerin şimdi aynı bankacılık problemleri ile uğraşmasının bir hoş olduğunu düşünmek marazi midir? Doğrusu ya bilmiyoruz ama böyle işte. [Devamı]
    Havadaki bu yılgınlık kokusu iyi değildir
    Güven Sak, Dr. 19 Ekim 2007
    Türkiye güzel bir seçimden çıktı. Ülke tarihinin en derin iktisadi dönüşüm sürecini yaşıyor olmamıza karşın, iktidar partisi oylarını artırdı. Ne beklersiniz? Şöyle bir "Nerede kalmıştık?" aktivizmi değil mi? Ama bakın öyle olmadı. Etrafta bir yeniden işe sarılma, yarım kalanı tamamlama heyecanı değil, bir yorgunluk var. Coşku değil, bir tedirginlik ve yılgınlık havası etrafımızı saran. Nedir problem? Bize kalırsa, enerjimizi bitiren, üstümüze üstümüze gelen meseleler değil, bizdeki bu ne yapacağımızı bilememe halidir. Ortadaki sorun aslında program eksikliğidir. İlgilenenleri aşağıya bekleriz, efendim. [Devamı]
    Artık Panama Kanalı tek değil, Kuzeybatı geçidi açıldı
    Güven Sak, Dr. 06 Ekim 2007
    Müjdeler olsun. Yeryüzünün insan uygarlığı ta 15. yüzyıldan beri kuzeybatı geçidini açmaya çalışıyordu. Panama Kanalı'nın operasyonel hale geldiği 1914 yılından beri Atlantik Okyanusu ile Pasifik Okyanusu arasında tek bir deniz geçiş yolu vardı. Ama artık ikiye çıktı. Yeni bir ticaret yolu sonunda yeniden açıldı. Müsaadenizle bugün bu konuya kısaca bir bakıp, dikkatinizi Ömer Madra'nın uzun söyleşi kitabına çekelim. Kitabın adı: "Küresel Isınma ve İklim Krizi". Bizim gibi konuyla bugüne kadar hiç ilgilenmemiş olanlar için güzel bir kaynak kitap. İlgilenenlere şiddetle tavsiye ederiz. Kuzeybatı geçidini merak edenlere anlatmaya artık başlayalım. [Devamı]
    Tehlike geçti zannediyorsanız, yanılıyorsunuz
    Güven Sak, Dr. 05 Ekim 2007
    Amerikan Merkez Bankası (FED), politika faiz oranını beklenenin üzerinde indirince ortalık duruldu gibi duruyor değil mi? Ama görüntüye aldanmamakta fayda var. Aslında harıl harıl hesapların yapıldığı, sonra yeniden yapıldığı bir dönemin tam başındayız. Amerikan bireysel gayrimenkul kredileri piyasasında başlayan bankacılık krizinin etkilerinin ne olduğunu bilmiyorduk. Şimdi olayın boyutlarını teker teker  öğreniyoruz. Şu anda ne olduğunu hiç unutmamakta ve karıştırmamakta fayda var: Şu anda, hata yaparak, bir dizi riski yanlış fiyatlamış olanlar, o riskleri kendi başlarına yeniden fiyatlıyorlar. Üçüncü çeyrek bilançoları sırayla açıklanıyor. Şimdi herkes kendi risklerini kendi başına yeniden fiyatlıyor. Bundan sonra ne beklemeli? Sonra herkes herkesin bilançolarını yeniden fiy [Devamı]
    FDF’yi gözden geçirme zamanıdır
    Güven Sak, Dr. 02 Ekim 2007
    Sizde de olup bitenlerde bir şeylerin eksik olduğu duygusu var mı? Bizde var. Türkiye bir seçimden çıktı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) neredeyse iki kişiden birinin oyunu aldı. Ülkemizin içinden geçmekte olduğu, dönüşüm sürecinin seçmenleri mutlu etmese bile umutlu kıldığı belli oldu. Avrupa Birliği'ni (AB) sevmeyenler çoğalsa bile "makul çoğunluk"un ilişkilerin devamından yana tavrı ortaya çıktı. Aradan iki aydan fazla zaman geçti. Siz şimdi ne beklersiniz? Bundan sonrasını belirleyecek politika setlerinin belirlenmesini değil mi? Peki, hükümetin iktisadi alanda nasıl bir politika izleyeceğini biliyor musunuz? Biz bilmiyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve de tamamıyla yanlış tasarlanmış bir anayasa hazırlama süreci daha işe başlamadan enerjimizi tüketmiş, iktidarı yaşlandı [Devamı]
    Herkes Greenspan’i makrocu sanırken o aslında bir mikrocuymuş
    Güven Sak, Dr. 29 Eylül 2007
    Bugünlerde iktisat dünyasında moda, Alan Greenspan. Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) geçenlerde emekli olan 19 yıllık başkanı yeni kitabı ile gündemde. Bilmem dikkatinizi çekiyor mu, yine her yerde resimleri ve demeçleri var. Kitap Amerikan bireysel gayrimenkul kredileri piyasasındaki sıkıntı ve buradan kaynaklanan bankacılık krizi ile doğrudan alakalı değil ama öyleymiş gibi de aynı zamanda. Müsaadenizle bugün  okumakta olduğumuz bu kitaptan taze izlenimlerimizi sizlerle paylaşalım. [Devamı]