Arşiv

  • Şubat 2024 (16)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)
  • Nisan 2023 (9)
  • Mart 2023 (11)

    Hacer-ül-esas hangisidir
    Güven Sak, Dr. 09 Haziran 2009
    Eskiden Amazon bölgesine dair haberler olurdu gazetelerde. Her zamanki Batılı kendini bilmişliğini yansıtan haberlerde "Amazon'da uygarlıktan nasibini almamış, dış dünyada neler olup bittiğini bilmeyen bir yeni kabile daha bulunduğu" söylenirdi. Hiç böyle bir hayat nasıl olabilir diye merak ettiniz mi? Merak etmeye gerek yok zaten hep birlikte tam da içinde yaşıyoruz. Öyle böyle değil, en az 2006'dan beri, vaziyetimiz esasen öyle. Mavi yerküremizdeki yaşamı değerlendirmekte olan bir uzaylı gözlemci grubu, etrafa biraz baktıktan sonra Türkiye'ye gelse ne düşünürdü? Sosyal örgütlenmemiz üzerine kocaman kocaman çalışmalar yapmak gerekirdi. "Hizmet etmek için seçim kazanmaya çalışmaktan hizmet etmeye fırsat bulamayan" bir yaşam formuna dönüşmüyor muyuz giderek? Dönüşüyoruz. Yönetic [Devamı]
    Bakalım dans nasıl olacak?
    Güven Sak, Dr. 06 Haziran 2009
    Bu günlerde Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) gidenler, yapılmakta olan yolların hemen kıyısında, elden geçirilmekte olan köprülerin en görünen yerinde ve de nerede bir kamu kaynaklı aktivite varsa orada hep aynı türden bir levha görüyorlar. Üzerinde kocaman kocaman "Krizle mücadele programı çerçevesinde çıkarılan Yeniden Yapılanma Kanunu ile aktarılan fonlardan finanse edilmektedir" diye yazıyor. Neden böyle yapıyorlar? Bir şeyler yapıldığını geniş toplum kesimlerinin gözüne sokmak için öncelikle. İkincisi, herkese kendine güvenini ve heyecanını yeniden kazandırmak için. Üçüncüsü ise elbette mali genişleme vasıtasıyla iç talebe destek olsun, krizin sebep olduğu hasar sınırlandırılsın diye. Türkiye'de "Kriz varsa çare de var" seferberliğini tam da bu çerçevenin içinde değerl [Devamı]
    Peki, bizim şirketlerimiz ne durumda?
    Güven Sak, Dr. 04 Haziran 2009
    Dünya Bankası haziran ayının ikisinde Latin Amerika ile ilgili bir açıklama yayımladı. Gördünüz mü? Mealen şöyle: Bundan önceki krizlerle kıyaslandığında Latin Amerika bu krizde iyi gidiyordu. 2009 yılı için bölgenin yüzde 0,9 küçülmesi bekleniyordu. Latin Amerika'da büyümenin başlangıcı ve toparlanma, gelişmiş ülkelerdeki toparlanmayı takip edecekti. Latin Amerika, bundan önceki krizlerle aksine, bu kez gelişmiş ülkelerdeki eğilim olumluya döndüğünde, trendi rahatlıkla takip edebilecekti. Durum böyleydi, çünkü Latin Amerika kriz öncesinde "yağmur yağarken bir kenara toplamış ve daha sonra tasarruf ettiği tutarı ekonomik destek paketleri ile doğru bir biçimde harcamaya başlamıştı." Bizim Dünya Bankası açıklamasından anladığımız budur. Şimdi isterseniz bu açıklamanın eşliğinde T [Devamı]
    2010 yılını düşünürken neleri dikkate almak gerekir
    Güven Sak, Dr. 02 Haziran 2009
    Bugünün iktisat politikası tartışmasındaki sığlık size de son derece can sıkıcı gelmiyor mu? Bakın hâlâ ne tür önlemler almamız gerektiğini tartışmıyoruz. Artık 2009 yılının haziran ayındayız ve Türkiye'de iktisat politikası tartışmasının "IMF ile anlaşalım"- "yok canım, önce o bizim şartlarımızı kabul etsin" münazarasına sıkışmış olması aklı başında herkesin içini sıkmalıdır. Sayın Başbakanımızın iki arada bir derede sürekli olarak "IMF işinde daha durun bakalım. Hele bir şartlarımızı kabul etsinler" demesinin hiçbir anlamı yoktur. Uyandırdığı tek his, "Hangi şartları, kardeşim" sorusudur. Bakın etrafta onun da bir cevabı yoktur. Siz bir müzakere yapıldığını düşünüyor musunuz? Biz zannetmiyoruz. İşten anlayan, meseleyi bilen hiçbir yetkilinin açıklama yapmıyor olması nedeniyl [Devamı]
    Gelelim sevilen iktisatçılar bahsine
    Güven Sak, Dr. 30 Mayıs 2009
    Bir süre önce "kimse iktisatçıları sevmiyor" diye başlamıştık ama iki yazıdan sonra lafı bir yere bağlamadan bırakmıştık. Müsaadenizle bugün vazifemizi yerine getirelim. İlk önce işe Andres Velasco ile başlayalım. İşte size başarılı ve de ülkesinde sevilen bir iktisatçı. Ama merak etmeyin, geçen yıl en nefret edilenler listesinde birinciliğe güreşirdi. Bu neyi gösterir? Herkesin bilmediği konularda çok konuştuğunu olsa olsa. Şili'de de öyle, burada da öyle. Andres Velasco bu hafta Wall Street Journal'ın orta sayfasındaydı. Bu aralar herkes onu çok seviyor. Bir iktisatçı için bu aralar bulunmaz bir nimet. Bakın Moody's, Şili'nin kredi değerliliği notunu daha yeni yükseltti. Herkes aşağı doğru giderken herkes "ABD'nin notu ne zaman aşağıya doğru revize edilecek?" diye merak ederke [Devamı]
    'Kriz varsa, çare de var'
    Güven Sak, Dr. 26 Mayıs 2009
    Üreten Türkiye Platformu "Kriz varsa çare de var" genel başlıklı bir iletişim kampanyası başlattı. Üreten Türkiye Platformu'nun başını Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) çekiyor. TOBB'un yanı sıra Hak-İş, Türk-İş, TESK, TİSK, Kamu-Sen, TÜSİAD, MÜSİAD ve TİM de platforma dahil. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, isteyen herkesin platforma katılabileceğini özellikle vurguladı. Platform, "Kriz varsa, çare de var" diyerek öncelikle iç pazarın önemini vurgulayan bir açıklama yaptı. "Eve kapanma, pazara çık" dedi. Bunu tüketicileri hedef alarak söyledi. Kampanyanın bundan sonraki aşamalarında toplumun diğer kesimlerine yönelik mesajlar da açıklanacak. İç pazar odaklı bakış açısı ise bu kriz için son derece uygun duruyor. Şimdi gelin, bugün, "Kriz varsa, çare de var" kampanya [Devamı]
    2010 nasıl olur?
    Güven Sak, Dr. 23 Mayıs 2009
    Artık mayıs ayını da bitirmekte olduğumuza göre 2009'u bırakıp 2010'u düşünmeye başlamakta fayda var. Siz hiç düşünmeye başladınız mı "2010 nasıl olacak" diye? Gelin bugün beraber düşünmeye başlayalım. İnsan düşünmeye başlayınca, etrafında olup bitenleri daha iyi değerlendirmeye başlıyor. Böyle bir değerlendirme nasıl yapılır? İlk soru şu olabilir: 2009'dan 2010'a doğru giderken ekonominin temel parametreleri neler olabilir? Bize kalırsa ilk parametre ekonomimize yabancı tasarruf girişinin artmaya başlaması olabilir. Uluslararası finansal piyasaların istikrara kavuşmaya başlamasıyla tedrici olarak, fon akımları yeniden başlayabilir. Peki, bunun sonucu ne olacaktır? Bu gelişmenin sonucu bankaların elindeki dağıtılabilir fon miktarının artması olacaktır. Bu, ilk bakışta iyidir. [Devamı]
    Ruh ikizlerini üslupları ayırdı
    Güven Sak, Dr. 21 Mayıs 2009
    Aynı dönemde iktidara gelen Başbakan Erdoğan ve Brezilya Devlet Başkanı Lula, kriz döneminde farklı üsluplarıyla ayrıştı. Erdoğan sert üslubuyla oy kaybederken, karizmasını ılımlı üslubuyla oluşturan Lula, hayalleri canlı tutarak kamuoyu desteğini sağlamlaştırdı. Brezilya'nın popüler Devlet Başkanı Luis Inacio Lula da Silva bugün Brezilya-Türkiye İş Forumu'na katılmak üzere İstanbul'da. Lula, Obama'dan sonra en yüksek kamuoyu desteğine sahip lider olarak biliniyor. Brezilya'da yapılan anketlerde yüzde 80 civarında kamuoyu desteğine sahip Lula, tıpkı Başbakan Erdoğan gibi 2002 yılında devlet başkanı seçildi. İktidarda kalma süresi ve dönemi açısından benzerlik taşıyan Lula ile Erdoğan arasında bazı farklar var. Bu farklar aynı zamanda son dönemde, IMF'ye borç verme noktasına gel [Devamı]
    IMF kesinlikle faydalıdır
    Güven Sak, Dr. 19 Mayıs 2009
    IMF'den bahsetmek bundan böyle ön izne tabi olacak galiba. Geçen hafta televizyondan izlediklerimiz bize bu iş için, öncelikle sayın savcımızdan bir ön izin almak lazım geldiğini gösterdi. Bu çerçevede, ikinci ön izni de galiba Asaf Savaş Akat Hocamızdan almamız gerekecek. Sayın Hocamız geçen gün televizyonda savcı yardımcısı gibiydi. Ne olur ne olmaz, dikkatli olmak lazım. Sayın Savcım ve de Sayın Hocam, müsaadenizle ben bugün, "Önümüzdeki dönemde IMF neden gereklidir" mevzuuna yeniden bir dönmek istiyorum. Evet evet, bendeniz IMF ile bugüne kadar bir anlaşma yapılmamış olmasının hatalı olduğunu düşünüyorum. Bu da yetmiyor, üstüne üstlük, anlaşmanın hâlâ yapılmamış olmasının hatayı katmerli hale getirdiği kanaatindeyim. Hadi o da yetmiyor, sonunda mutlaka bir anlaşma olacağına [Devamı]
    Avrupa bankalarının sorunu nedir
    Güven Sak, Dr. 16 Mayıs 2009
    Tamam hafta sonundayız. Ama "hafta sonu yazıları eğlendirmeli olur, ciddiye kaçılmaz" diye bir kural yok herhalde. Hafta sonları neden tefekkür zamanı olmasın? Şöyle hayatın hayhuyundan çıkıp, etrafa daha tepeden bir bakmak için fırsat olmasın? Bugün biz oradayız efendim. İsterseniz, sizi de bekleriz. Bu günlerde dünyanın her tarafında garip duygular içindeyiz. Bahardan mıdır, nedir? Bu günlerde herkes işin kötü bölümünün artık geride kaldığı konusunda hemfikir olmaya dünden razı duruyor. En azından öyle söylüyorlar. Rakamlar, şöyle üstten bir bakarsanız, hiç de fena durmuyor. Ama bir yandan da mesela, Avrupa'da, bankalarla ilgili olarak ortada pek de sevinçli olmayan bir telaş var. Bu hafta Almanya'da hükümet kötü kredilerle ilgili yapılması gerekenler konusunda bir hazırlık a [Devamı]