Arşiv

  • Temmuz 2024 (10)
  • Haziran 2024 (14)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)

    Washington'ın New York'tan daha önemli olması normal değildir
    Güven Sak, Dr. 29 Ocak 2009
    İlginç bir zamanda yaşıyoruz. Daha önceden alışmadığımız etkiler altındayız. Böyle birden fazla unsurun etkisi altındayken olup biten her gelişmeden ayrı ayrı nem kapmak ve her etkiye bir tepki göstermeye kalkmak son derece zararlı olabilir. Kriz zamanları hiç de öyle hızlı hareket etme zamanları değildir. Tercih edilmesi gereken mümkün olduğunca az hareket etmek, enerjiyi boşuna israf etmemektir. Böyle her dakika bir haberin öne çıktığı, heyecanlı günlerde önemli olan; günün sorusu üzerine odaklanmaktır. Günün sorusunu doğru tespit etmek önemlidir. Olup biten her şeye heyecanlanmayı önler. Bu günlerde günün sorusu nedir? Evvelki gün Davos yolunda bir Amerikalı dostumuzun tespiti günün sorusunu pek güzel özetliyordu: Washinton'ın New York'tan daha önemli olması bizim alışkın ol [Devamı]
    BDDK düzenlemesi ile krize karşı ilk kez tedbir aldık
    Güven Sak, Dr. 27 Ocak 2009
    Müjdeler olsun. Türkiye'de de olayların önünden gidebilmek mümkünmüş. Krize karşı doğru yönde atılmış bir ilk adım geldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Karşılıklar Yönetmeliği'nin çerçevesini genişletti. Öncelikle ilk kez, bir kamu idaresi ortadaki asıl probleme yönelik bir adım atmış oldu. İkincisi ise ilk kez pro-aktif bir tedbir almış olduk. Bu adım son derece gerekli ama bir o kadar da yetersizdir. Şimdi zaman, doğru yönde yeni adımları hızla atma zamanıdır. Meseleyi merak edenleri aşağıya bekleriz efendim. BDDK, Karşılıklar Yönetmeliği'nin çerçevesini genişletti. Bankalar açtıkları kredilerin risklilik düzeyi arttıkça, o kredi için daha fazla bir kaynağı karşılık olarak ayırmak zorundalar. Kredi sorunsuz krediden sorunlu krediye dönüştükçe, olası zarara [Devamı]
    Başarı için boy yeter mi?
    Güven Sak, Dr. 24 Ocak 2009
    Hayatta başarının sırrı nedir? Geleceği belirleyen çocuğun anne karnındayken maruz kaldığı kimyasal süreçler midir? Yoksa başarı dediğiniz, yalnızca, her durumda kendisini mutlaka gösteren, fırsatı yakalayabilme becerisi midir? Elbette bu "fırsat yakalayabilme kabiliyeti" doğuştan değil, sonradan edinilmedir. Peki, bu nasıl olur? Nasıl öğrenilebilir? Esasen Harvard Üniversitesi uluslararası ilişkiler profesörü Joseph Nye'ın "akıllı güç" diye tanımladığı tam da bu "fırsat yakalayabilme kabiliyeti"dir ve de bir dizi yetinin bileşkesinden başka bir şey değildir. Gelin bakın nedir? Türkiye'nin bugünlerde tam da bu "fırsat yakalayabilme kabiliyeti"ne ihtiyacı vardır. Haber, 13 Ocak 2009 tarihli İngiliz Financial Times gazetesindeydi. Cambridge Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmaya [Devamı]
    Obama dönemi Türkiye için bir fırsat penceresidir
    Güven Sak, Dr. 20 Ocak 2009
    Bugün tarihi bir gün. Başkan Obama bugün görevine başlıyor. İsrail'in son Gazze operasyonu ile Filistinlilerin yaşadıkları, dış politikada, acil kararlar almayı zorlasa bile, galiba yeni başkan öncelikle ekonomik meselelere eğilmek zorunda kalacak. Beklentiler yüksek. Problem daha önce hiç bilmediğimiz kadar derin. Acil dış politika kararları kapıyı yumruklasa bile, içeride ekonomiye ilişkin olarak alınacak kararların da aslında dış politika kararları olacağını hep birlikte göreceğiz. Yeni bir küresel iktisadi mimariyi şekillendirme işini bu dönemde göreve başlayacak olan kadrolar gerçekleştirecek. Böylece o üslup değişikliği gerçekleşecek. İsteseler de böyle olacak, istemeseler de. Dolayısıyla yeni döneme hazırlanırken önceki dönemlere benzemeyen bu özelliği özellikle dikkate a [Devamı]
    Siz hiç Başbakanlık web sitesine baktınız mı
    Güven Sak, Dr. 17 Ocak 2009
    Amerika Birleşik Devletleri, Obama dönemine hazırlanıyor. Devir teslim töreni önümüzdeki hafta. Harvard profesörlerinden Joseph Nye'ın deyişiyle "mebzul miktarda konuda, istemediğiniz kadar, liderlik ortaya koyup, hiç kimseyi peşine takamayan" George Bush dönemi sona eriyor. Bundan bir süre önce "Başkan Obama, Uzay Yolu kuşağının ilk başkanı" demiştik. Hani hatırlayın "daha önce hiç kimsenin gitmeye cesaret edemediği yerlere gitmekten" söz ettiğimiz yazıydı. Obama'nın başkanlığı Amerika Birleşik Devletleri'nde bir şeylerin değişmekte olduğunun altını çiziyor. Lütfen, hemen öyle dudak büküp, "Orada hiçbir şey değişmez" demeyin. Yiğidi öldürün ama hakkını da verin. Ama merak etmeyin, biz, bugün, Amerika üzerine konuşmak niyetinde değiliz. Yalnızca internet ve iletişim konusuna u [Devamı]
    Gerçekliği değiştirebilmenin önkoşulu onu kabullenmektir
    Güven Sak, Dr. 15 Ocak 2009
    İçinde bulunduğunuz gerçeklikten memnun olmayabilirsiniz. Onu değiştirmek hayatınızın temel amacı olabilir. Bu hedefe, değiştirmek istediğiniz gerçeklik yokmuş gibi yaparak ulaşamazsınız. Gerçekliği değiştirebilmenin önkoşulu onu kabullenmektir. Türkiye'de son dönemde hem ekonomi politikasında hem de dış politikada bir "gerçeklikten kaçış eğilimi" gözlemleniyor. Liderlik, gerçekliği kabullenerek onu değiştirmeye çalışmak olduğuna göre gerçeklikten kaçış eğilimi kötüdür. Hatta hatta son derece tehlikelidir. Gelin bakın neden böyledir. Küresel iktisadi krizi izliyoruz. Önce Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) görece küçük bir piyasada gayrimenkul ipotek kredileri piyasasında bir güven krizi olarak başladı. O vakit daha kıvılcımdı. Sonra bu kıvılcımdan çıkan ateş bütün bir Amer [Devamı]
    Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğini tartışmak, Türkiye'yi tartışmaktır
    Güven Sak, Dr. 13 Ocak 2009
    Katı olan her şeyin buharlaştığı bir süreçte başlangıcın sonuna geliyoruz. Türk-Amerikan ilişkilerini yeniden konuşmaya başlamak için son derece uygun bir zamandayız. Bilmem farkında mısınız? Memleketin gündem maddeleri, bugünlerde, yeni bir içe kapanma sürecinin başlangıcına işaret ediyor. İçe kapanma bugünlerde yapılabilecek en büyük yanlış olur. Küresel ölçekte rollerin yeniden belirleneceği bir dönemde yapılabilecek en büyük hata, yalnızca bizi ilgilendiren bir iç hesaplaşmayı yeniden ön plana çıkartmak olacaktır. Üstelik elimizde kullanılabilecek bu kadar imkân biriktirmişken, yarını değil de dünü tartışmaya başlamak yanlıştır. Türkiye'nin geriye değil, ileriye doğru bakmasında fayda vardır. Bakın bu ne demektir? Önce bir tespitle başlayalım müsaadenizle: Türk-Amerikan ili [Devamı]
    Yoksa biz bir deneyin kontrol grubu muyuz
    Güven Sak, Dr. 10 Ocak 2009
    Hükümetimiz göstere göstere gelmekte olan iktisadi krizi öyle az buz değil, yaklaşık bir buçuk yıldır seyrediyor. Hiçbir tedbir almıyor. İnsan, bu rahatlığa bakınca, "herhalde bir bildikleri var" diye düşünmekten kendini alamıyor. Geçenlerde bir dostumuz, "Sakın biz kontrol grubu olmayalım?" dedi. Neden olmasın? Belki de biz krize karşı alınması gereken tedbirler konusunda yürütülmekte olan bir deneyin kontrol grubuyuz. Yoksa biz hakikaten kontrol grubu muyuz? Buyurun bakalım, efendim. Bilenler bilirler. Herhangi bir hastalığa karşı bir ilaç geliştirildiğinde öyle hemen ticari kullanıma açılmaz. İlaç, önce, bir grup hasta üzerinde denenir. Hastalığı iyileştirip iyileştiremediğine, yan etkileri olup olmadığına bakılır. Yani ne yapılır? Hastalığın seyrini takip etmek üzere, bir [Devamı]
    Merkez Bankası gerçeklikle bağlantısını bir an önce kurmalıdır
    Güven Sak, Dr. 08 Ocak 2009
    Dünya değişti. Dünya o kadar değişti ki, Uluslararası Para Fonu (IMF) iktisadi danışmanı Olivier Blanchard ve hepimizin yakından tanıdığı, Mali İşler Bölümü Direktörü Carlo Cottarelli geçenlerde yaptıkları ortak açıklamada "nasıl bir genişletici maliye politikası gerekir?", tam da onu anlatıyorlardı. İsteyenler, açıklamanın İngilizcesi için, IMF'nin web sitesine, Türkçesi için ise TEPAV'ın web sitesine bakabilirler. Dünya değişince, IMF dahil, herkes, yeni ortama ayak uydurmaya çalışıyor. Ama bir tek bizim merkez bankamız kendisini hâlâ dünün dünyasında zannediyor. Halbuki merkez bankasının gerçeklikle yeniden bağlantı kurması önem taşıyor. Merak edenleri aşağıya bekleriz efendim. Merkez Bankası'nın bugüne kadar kendisine kredibilite kazandıran en önemli özelliği neydi? Ekono [Devamı]
    Dünün güzel göstergeleri artık müjdeli haber vermiyor
    Güven Sak, Dr. 06 Ocak 2009
    2009, alışmadığımız türden bir yıl olacak. Bundan önce hangi adımın doğru, hangi adımın yanlış olduğunu tespit etmek daha kolaydı. Ekonomi alıştığımız bir çerçevenin içinde faaliyet gösteriyordu. Bu yıl öyle değil. Göstergelerde eskiden gerçekleşseydi olumlu bulacağımız değişimler, bu yıl olumlu bir gidişata işaret etmiyor. Hal böyle olunca, kafa karışıklıkları kaçınılmaz. Bildiklerimizi yeniden gözden geçirmenin gerekli olduğu bir dönemden geçiyoruz. Neden böyle oluyor? Ekonomi bir halden başka bir hale doğru gidiyor. Bu arada, ekonominin temel meselesi değişiyor. O vakit dünün kavramlar kutusu ve de göstergeleri bugün için bir anlam ifade etmiyor. Bakın günün bağlayıcı kısıtı, nereden nereye doğru değişiyor ve bu ekonomimiz için ne anlam ifade ediyor? Eskiden olsaydı, enflas [Devamı]