Arşiv

  • Eylül 2019 (10)
  • Ağustos 2019 (12)
  • Temmuz 2019 (11)
  • Haziran 2019 (12)
  • Mayıs 2019 (14)
  • Nisan 2019 (13)
  • Mart 2019 (14)
  • Şubat 2019 (13)
  • Ocak 2019 (17)
  • Aralık 2018 (14)
  • Kasım 2018 (14)
  • Ekim 2018 (17)

    Etiketler

    Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda yerli yatırımcının bildiği nedir
    Güven Sak, Dr. 13 Nisan 2007
    Herkes yakınıyor. Türkiye'de reel faizlerin yüksek olduğunu söylüyor. Ama yerli yatırımcılar ciddi ciddi yabancı para toplamaya devam ediyor. Ne oluyor? Türkiye'de yerli yatırımcılarda belirgin bir bozukluk mu bulunuyor? Neden şöyle rahat rahat yüksek reel faizden yararlanmıyorlar? Yoksa yerli yatırımcıların bir bildiği mi var? [Devamı]
    Dondurmacı Ali Usta'ya Ne Olacak
    Güven Sak, Dr. 10 Nisan 2007
    Geçen yıl sonu gösterime giren "Dondurmam Gaymak" filmini izlediniz mi? Yüksel Aksu'nun şirin filmi son derece eğlenceliydi. Dondurmacı Ali Usta fabrikasyon dondurmalar karşısında ev yapımı dondurma pazarının geleceğini tehdit altında görüyordu. İşini koruyabilmek, pazarlama alanını genişletebilmek için bir motosiklet alıyordu. Amacı çevre köylerde motorize dondurma satışlarını başlatmaktı. Sonra o motosiklet çalınıyor ve film başlıyordu. Ali Usta'dan başlayarak tüm karakterlerin kafası karışıktı. Başlarına gelen konusunda, film boyunca, rivayet muhtelifti. Hatta fabrikasyon dondurma işinin arkasında "bölücüler" bile olabilirdi. [Devamı]
    Büyümenin bereketi neden kaçtı
    Güven Sak, Dr. 06 Nisan 2007
    Türkiye ekonomisi tam on sekiz çeyrektir kesintisiz bir biçimde büyümeye devam ediyor (Grafik 1). Bundan önce, 1989'un dördüncü ve 1994'ün ikinci çeyreği arasındaki on dokuz dönemde de kesintisiz büyüme vardı. Ancak bu dönemdeki ortalama büyüme hızımız yüzde 5,09'idi. Son on sekiz çeyreğe baktığımızda ise yıllık bazda ortalama yüzde 7,22 gibi bir hızla büyüdük. Yani içinde bulunduğumuz büyüme süreci eskilerden daha tempolu bir şekilde gerçekleşiyor. Kıyaslayın eski dönemlerle büyümenin volatilitesi daha yüksek olurdu. Bakın şimdi öyle de değil. Üst üste 17. çeyrektir sergilenen büyüme hep yüzde 6'nın üzerinde. Kesintisiz tempolu büyüme rekoru kırılmış durumda. Görüldüğü üzere bu sefer öncekilere hiç benzemeyen bir dönemdeyiz. [Devamı]
    Tayyip Bey, kısa vadede, faiz oranlarını indirebilir
    Güven Sak, Dr. 03 Nisan 2007
    Finansal piyasalarımız nisan ayı eşiğine doğru yaklaşıyor. Nisan ayının ortasından itibaren Türkiye ekonomisinin yakın ve orta vadeli geleceği ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olacağız. Nisan ayı eşiği aşıldığında, hayat belki de kolay olmayacak ama en azından, daha fazla öngörülebilir olacak. Ekonomimizi etkileme potansiyeline sahip risklerin birinden kurtulmakla kalmayacağız, aynı zamanda, tam bu ay içinde, belki de onu bir fırsata dönüştürebileceğiz. Bakalım nasıl olacak? Bakalım zaman ne gösterecek? [Devamı]
    Hisarcıklıoğlu’nun mesajı neyse ki ortada kalmadı
    Güven Sak, Dr. 23 Mart 2007
    Yanlış anlaşılmak, anlaşılmamaktan daha kötüdür. O nedenle "Allahım, beni yanlış anlaşılmaktan koru" diye şarkısı bile var. Peki, acaba bir kere yetmeyip, bir kez daha anlattığınız halde "ısrarla yanlış anlaşılma"ya ne demeli? Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu geçenlerde IV. Ticaret ve Sanayi Şûrası'nda bir konuşma yaptı. İşte o günden beri "ısrarla" yanlış anlaşılıyor. [Devamı]
    2007 siyasetin yılı, peki ya 2008
    Güven Sak, Dr. 20 Mart 2007
    Sabahları CNBC-e'ye bakınca insan nerede yaşadığını şaşırıyor. Bir yandan Çin Merkez Bankası'nın faiz artırım kararı, öte yandan "Acaba Japon merkez bankası ne yapar?" endişesi. Büyüme rakamları konuşuluyor. Ama konuşulan Çin'in ya da Japonya'nın büyüme rakamları. Bir bakıyorsunuz, konu finansal sistemin sağlığına gelmiş. Konuşma konusu: Amerikan finansal sistemi. Arada ufak ufak Türkiye seçimleri de gündeme girmeye başlıyor. Türkiye'de olduğunuzu böylece anlıyorsunuz. [Devamı]
    Global risk artınca, öncelik yerel riski azaltmaktır
    Güven Sak, Dr. 09 Mart 2007
    Şimdi kafalarımız karışık. Ama bu kez kafa karışıklığı yalnızca bize özgü değil. Her yerde kafalar karışık. Herkesin aklında bir sürü soru var. Şanghay'daki borsa sarsıntısı, hem ABD borsalarını hem de gelişmekte olan ülkelerin borsalarını sarstı. Görüntü aslında komik. Şanghay Borsası esasen ne Çin ekonomisinde olup bitenin aynası ne de ABD'deki hisse senedi piyasaları ile karşılaştırıldığında dikkate alınabilecek bir büyüklüğe sahip. [Devamı]
    Seçim yılı hiç önemsiz olur mu
    Güven Sak, Dr. 02 Mart 2007
    İtalya'da Prodi yeni hükümeti kurmaya çalışıyor. Her zamanki sihirli formül gereksiz bir biçimde etrafta. "Seçim kanunu değişikliği" gerektiğini herkes söylüyor. Ama küçük partilerin önemi, büyükleri öne çıkaracak bir seçim yasası değişikliğini imkânsız kıldığı için tartışmalar anlamsızlaşıyor. İtalya'nın ihtiyacı güçlü hükümet. Çünkü reformlar güçlü hükümet gerektiriyor. Dünyanın sekizinci en büyük ekonomisine sahip İtalya'da gündemin en tepesinde siyaset var. [Devamı]
    AB korkusunun kaynağı iletişim problemidir
    Güven Sak, Dr. 27 Şubat 2007
    Türkiye'de halinden memnun olmayanların sayısında artış olduğunu epeydir vurguluyoruz. Hatırlayalım, lütfen. Birincisi, toplam işsizler içinde bir yıldan uzun bir süreden beri iş arayanların sayısı son iki yılda yüzde 40'a yükselmişti. İkincisi, 15-24 yaş arasında iş bulmaktan ümidini kesenlerin sayısı yine son iki yılda yaklaşık yüzde 100 oranında artmış ve en sonunda 300 bin seviyesine ulaşmıştı. Bitmedi. Üçüncüsü, tarım kesiminde toplam istihdam 1999 yılından beri tempolu bir biçimde azalıyor. 1999 yılında tarım kesiminde çalışanları 100 olarak alırsak, bugün bu rakam 70'lere doğru geriliyor. Dördüncüsü, perakende piyasasında bakkalların sayısı 1999 yılında 100 olarak kabul edilirse, 2006 yılında 75'e kadar düşüyor. Kahraman bakkal modernleşmenin önünde duramamış. Ancak aynı [Devamı]
    450 bin kişi ne anlama gelir
    Güven Sak, Dr. 23 Şubat 2007
    "Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü" diye başlamıyor muydu, Charles Dickens "İki Şehrin Hikâyesi"ne? İşte şimdi de öyle bir zamanın içindeyiz. Hızlı bir dönüşüm sürecinin daha başındayız. 2001 krizinin ardından gelen göreli istikrar ortamı, memleket ekonomisini dünya ekonomisine daha bir sıkı bağladı. 1996 yılında imzaladığımız Gümrük Birliği anlaşması göreli istikrar ivmesiyle çalışmaya başladı. Memleket ekonomisinde değişimin kapıları ardına kadar açılıverdi. Zamanların en iyisi ve zamanların en kötüsü işte böyle başladı. Şimdi Türkiye'de halinden göreli olarak memnun olanlar olduğu gibi, halinden göreli olarak memnun olmayanlar da var. Diyeceksiniz ki, zaten hep öyle olmaz mı? Doğru. Ancak gelecekten umutlu olanlarla gelecekten umutsuz olanların gündemlerinin bir [Devamı]