Arşiv

  • Mayıs 2024 (14)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)

    Şubatın üçü iyi midir yoksa kötü müdür
    Güven Sak, Dr. 14 Şubat 2009
    Acaba Başkan Obama'ya "Şubat ayının üçüncü gününe dikkat et" diyen olmuş mudur? Bilinmez. 2009 yılının şubat ayının üçüncü günü yaşanan iki gelişme, bir arada ele alındığında, etkileri bizim buralara kadar geliyor. İlk gelişme, Pakistan'da Peşaver yakınlarındaki bir köprünün bombalanmasıydı. Böylece Hayber Geçidi son altı ay içinde üçüncü kez trafiğe kapanmak zorunda kaldı. Günün ikinci gelişmesi ise Kırgızistan'dan geldi. Kırgızistan Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev o gün, bir açıklama yaparak Kırgızistan'ın kuzeyinde Bişkek Havaalanı'nın hemen yanında Amerikalılara verilen Manas Hava Üssü'nün kapatılacağını söyledi. İki ülke arasında kira sözleşmesinden doğan sorunlar yaşanıyordu. Böylece Afganistan'daki NATO güçlerine alternatif tedarik zinciri oluşturulması meselesi gündemi [Devamı]
    Korumacılık ne zaman meşru bir argüman olur
    Güven Sak, Dr. 10 Şubat 2009
    Evvelki gün İngiliz işçileri "İngiliz işi, İngiliz işçisinindir" sloganıyla gösteri yapıyorlardı. Dünya, daha önceden bilmediğimiz değil, bir süreden beri unuttuğumuz bir ara dönemden geçiyor. Bu ara dönem nasıl olsa geçecek. Meçhul olan, bundan sonra ne olacağıdır. Bundan sonra ne olacağı, bugünlerde yapacaklarımızla yakından alakalıdır. Neler oluyor? Olan şudur: Küresel ekonominin serbestiyet içinde işlemesini sağlayan mekanizma artık işlevini yerine getiremiyor. Böyle bir dönemde önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya küresel krizin küresel bir çözüm gerektirdiğini kavrayıp küresel tedbir alacağız ve hep birlikte uygulayacağız ya da "Bundan böyle, her koyun kendi bacağından asılır" diyeceğiz. "Bundan böyle her koyun kendi bacağından asılır" kaderciliği yalnızca korumacılığı norm [Devamı]
    Peki, ya Gazze'de yaşayanlar ne düşünüyor
    Güven Sak, Dr. 07 Şubat 2009
    Siz hiç Gazze'yi gördünüz mü? Ben Gazze'yi ilk olarak 2005'te gördüm. İsrail daha Gazze'den yeni çekilmişti. Zaman Ariel Şaron'un "ilişki kesme" (disengagement) politikası zamanıydı. Gazze, Filistin yönetimindeydi. İnsanın gözüne gözüne giren ilk izlenimler şöyleydi: Birincisi, her evin üstünde farklı renkte bir bayrak vardı. Ama hiçbiri Filistin ulusal bayrağı değildi. Bayrakların renkleri mahalleden mahalleye değişiyordu. Portakal rengi olanlar El Fetih'in, yeşiller Hamas'ın, siyahlar İslami Cihad'ın, kırmızılar ise Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nin bayraklarıydı. Batı Şeria'ya göre, Filistin'in daha politik bir yerinde dolaştığınızı hemen anlıyordunuz. Gazze, mahalle mahalle bölünmüştü. İkincisi, organize sanayi bölgesi denilen alanlar, bizim buralardaki küçük sanayi siteler [Devamı]
    Kore ile Türkiye'nin farkı nerededir
    Güven Sak, Dr. 05 Şubat 2009
    Bu aralar, ekonomi ile ilgili rakamların eski tadı yok. Ocak ayı ihracat rakamlarımız yüzde 28 azalmaya işaret ediyordu. Bizim performansımız kötü de Asya'nın ihracata dayalı büyüme modeli olarak gösterilen ülkelerinin durumu daha mı iyi? Hayır. Geçenlerde Güney Kore'nin ocak ayı ihracat rakamları da açıklandı. Orada ihracattaki azalma yüzde 33 civarında. Sonuç: Asya'nın ihracat motorlarından Kore dış ticaret açığı veriyor. Aynı bizim gibi. Hem de Asya krizinin vurduğu 1997 yılından beri ilk defa. Peki, Kore ile Türkiye'nin farkı nerededir? Gelin önce birkaç tespit yapalım? Birincisi, Kore'nin ocak ayı ihracat performansındaki bozulma, kasım ve aralık aylarının devamı niteliğindedir. İhracat kasım ayında yüzde 19 ve aralık ayında da yüzde 17,9 oranında zaten azalmıştır. Dolayıs [Devamı]
    Dış politikanın ekonomi politikasını belirleyeceği bir noktadayız
    Güven Sak, Dr. 03 Şubat 2009
    Dünya garip bir yer oldu. Hepimizi derinden etkileyen ve bizleri bundan sonra daha da çok etkileme eğilimi gösteren bir küresel iktisadi krizin tam ortasındayız. Küresel kriz Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) kaynaklandı. Bu durumda ne beklersiniz? İçinizden "herhalde küresel Amerikan hegemonyasının sonuna geldik" dersiniz değil mi? Ama bakın hayat öyle göstermiyor. Öyle olacak gibi de durmuyor. Başkan Obama sabah akşam "yandık, bittik, mahvolduk" diyor ama ortadaki eğilimler ABD'nin iktisadi açıdan hâlâ önemli olduğunu gösteriyor. Yeni bir ortama hızla giriyoruz. ABD'nin bu yeni iktisadi ortamda önemini nasıl koruyacağını merak ediyorsanız aşağıya bekleriz. Uluslararası Finans Enstitüsü'nün (IIF) 2009 yılı için, uluslararası fon akımlarına yönelik olarak ortaya koyduğu t [Devamı]
    Bu krizin neresi psikolojik Allah aşkına!'
    Güven Sak, Dr. 31 Ocak 2009
    Ahir Zaman Hurafeleri Kataloğu; İki numaralı kayıt: 'Bu krizin neresi psikolojik Allah aşkına!' Uluslararası bankacılık krizi bizim kıyılara vurduğundan beri etrafı gerçekle herhangi bir alakası bulunmayan bir açıklama biçimi sarmaya başladı. Ne zaman lafa "kriz" diye girecek olsanız daha alınması gereken tedbirlerden bahsetmeye başlayamadan, bilmeyenlerin o her zamanki bilgiçliğiyle, "Bak o tamamen psikolojik" diyorlar. Öyle bir diyorlar ki, sanki ortada esasen bir problem yokmuş da siz bir nevi kâbus filan görmüşsünüz de uyandığınızda içinde yaşadığınız sıkıntılar sona erecekmiş gibi. Öyle bir diyorlar ki, sanki siz problemden hiç bahsetmezseniz o problem olduğu gibi yok olacakmış gibi. Yoktur böyle bir şey. Var zannedenler, kriz tehlikesi karşısında, "devekuşu taktiği"nin [Devamı]
    Washington'ın New York'tan daha önemli olması normal değildir
    Güven Sak, Dr. 29 Ocak 2009
    İlginç bir zamanda yaşıyoruz. Daha önceden alışmadığımız etkiler altındayız. Böyle birden fazla unsurun etkisi altındayken olup biten her gelişmeden ayrı ayrı nem kapmak ve her etkiye bir tepki göstermeye kalkmak son derece zararlı olabilir. Kriz zamanları hiç de öyle hızlı hareket etme zamanları değildir. Tercih edilmesi gereken mümkün olduğunca az hareket etmek, enerjiyi boşuna israf etmemektir. Böyle her dakika bir haberin öne çıktığı, heyecanlı günlerde önemli olan; günün sorusu üzerine odaklanmaktır. Günün sorusunu doğru tespit etmek önemlidir. Olup biten her şeye heyecanlanmayı önler. Bu günlerde günün sorusu nedir? Evvelki gün Davos yolunda bir Amerikalı dostumuzun tespiti günün sorusunu pek güzel özetliyordu: Washinton'ın New York'tan daha önemli olması bizim alışkın ol [Devamı]
    BDDK düzenlemesi ile krize karşı ilk kez tedbir aldık
    Güven Sak, Dr. 27 Ocak 2009
    Müjdeler olsun. Türkiye'de de olayların önünden gidebilmek mümkünmüş. Krize karşı doğru yönde atılmış bir ilk adım geldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Karşılıklar Yönetmeliği'nin çerçevesini genişletti. Öncelikle ilk kez, bir kamu idaresi ortadaki asıl probleme yönelik bir adım atmış oldu. İkincisi ise ilk kez pro-aktif bir tedbir almış olduk. Bu adım son derece gerekli ama bir o kadar da yetersizdir. Şimdi zaman, doğru yönde yeni adımları hızla atma zamanıdır. Meseleyi merak edenleri aşağıya bekleriz efendim. BDDK, Karşılıklar Yönetmeliği'nin çerçevesini genişletti. Bankalar açtıkları kredilerin risklilik düzeyi arttıkça, o kredi için daha fazla bir kaynağı karşılık olarak ayırmak zorundalar. Kredi sorunsuz krediden sorunlu krediye dönüştükçe, olası zarara [Devamı]
    Başarı için boy yeter mi?
    Güven Sak, Dr. 24 Ocak 2009
    Hayatta başarının sırrı nedir? Geleceği belirleyen çocuğun anne karnındayken maruz kaldığı kimyasal süreçler midir? Yoksa başarı dediğiniz, yalnızca, her durumda kendisini mutlaka gösteren, fırsatı yakalayabilme becerisi midir? Elbette bu "fırsat yakalayabilme kabiliyeti" doğuştan değil, sonradan edinilmedir. Peki, bu nasıl olur? Nasıl öğrenilebilir? Esasen Harvard Üniversitesi uluslararası ilişkiler profesörü Joseph Nye'ın "akıllı güç" diye tanımladığı tam da bu "fırsat yakalayabilme kabiliyeti"dir ve de bir dizi yetinin bileşkesinden başka bir şey değildir. Gelin bakın nedir? Türkiye'nin bugünlerde tam da bu "fırsat yakalayabilme kabiliyeti"ne ihtiyacı vardır. Haber, 13 Ocak 2009 tarihli İngiliz Financial Times gazetesindeydi. Cambridge Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmaya [Devamı]
    Obama dönemi Türkiye için bir fırsat penceresidir
    Güven Sak, Dr. 20 Ocak 2009
    Bugün tarihi bir gün. Başkan Obama bugün görevine başlıyor. İsrail'in son Gazze operasyonu ile Filistinlilerin yaşadıkları, dış politikada, acil kararlar almayı zorlasa bile, galiba yeni başkan öncelikle ekonomik meselelere eğilmek zorunda kalacak. Beklentiler yüksek. Problem daha önce hiç bilmediğimiz kadar derin. Acil dış politika kararları kapıyı yumruklasa bile, içeride ekonomiye ilişkin olarak alınacak kararların da aslında dış politika kararları olacağını hep birlikte göreceğiz. Yeni bir küresel iktisadi mimariyi şekillendirme işini bu dönemde göreve başlayacak olan kadrolar gerçekleştirecek. Böylece o üslup değişikliği gerçekleşecek. İsteseler de böyle olacak, istemeseler de. Dolayısıyla yeni döneme hazırlanırken önceki dönemlere benzemeyen bu özelliği özellikle dikkate a [Devamı]