Arşiv

  • Şubat 2024 (16)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)
  • Nisan 2023 (9)
  • Mart 2023 (11)

    Tahminlerden çapa olmaz
    Fatih Özatay, Dr. 13 Mart 2008
    Çıkan kısmın özeti: "Merkez Bankası'nın (MB) karşılaştığı iki temel sorun var son dönemde: Birincisi, MB, kendi faizini düşürürken piyasa faizi ters yönde hareket ediyor. Zira dünyada riskler artıyor. Bu durumda MB faizinin işlevini yitirmesi tehlikesi (yatırım ve tüketim planlarını etkilememe tehlikesi) var. İkincisi, enflasyon hedefi çapa olma özelliğini yitiriyor; para politikasının çekirdek enflasyona bakıldığında, 'doğru yolda' olduğu saptanıyor. Çekirdek enflasyon hedefle uyumlu çünkü. Oysa ana enflasyon başka yönde hareket ediyor. Ona da para politikası bir şey yapamıyor. Yapamadığını da sürekli çekirdek enflasyonu vurgulayarak belirtiyor MB. Hal böyleyken ve dışarıda riskler artıyorken kendi faizini düşürüyor. Çok önemli bir para politikası rejimi olan enflasyon hedeflem [Devamı]
    MB'nin açmazı nasıl çözülebilir?
    Fatih Özatay, Dr. 10 Mart 2008
    Son iki yazımdaki konudan sıkılanlar, kusura bakmasınlar; aynı konuyu sürdüreceğim. 'Yeter' diyenlerin elbette bu yazıyı okumamalarında fayda var. Ama son yazımda üzerinde durduğum 'Merkez Bankası'nın (MB) ikinci sorunu' biraz daha deşilmeye muhtaç. Ayrıca 'çözüm' üzerine tartışma açmak da gerekiyor.MB'nin işi uzunca bir süredir oldukça zor. Üstelik yakın gelecek, büyük ihtimalle pek de parlak olmayacak. İki temel sorunu var MB'nin: Birincisi, MB, kendi faizini düşürürken piyasa faizi ters yönde hareket ediyor. İkincisi, hedefle uyumlu hareket ettiği söylenen çekirdek enflasyonla ana enflasyon arasında büyük bir fark var ve bu fark çok uzun bir süredir varlığını sürdürüyor. Üstelik enerji, buğday gibi ürünlerin dünya piyasalarındaki fiyatlarındaki son gelişmeler dikkate alındığı [Devamı]
    Ortalık daha da karışıyorken Merkez Bankası'nın açmazı
    Fatih Özatay, Dr. 09 Mart 2008
    Haftanın son iki günü yine kötü geçti. ABD'nin tarım dışı istihdamında 25 bin artış beklenirken tam tersi gerçekleşti: 63 bin düşüş oldu. Üstelik önceki iki ayın verisi de aşağıya doğru düzeltildi. Mali piyasalara ilişkin kötü haber akışı sürdü. Araya serpiştirilmiş birkaç olumlu habere karşın tüm hafta böyle geçti.Cuma günü bizim piyasa faizi (gösterge tahvil faizi) yüzde 18'e yakın bir yerde oluştu. Yani, birkaç gün içinde bir puana yakın artarak eylül ayından bu yana içinden çıkmakta nazlandığı yüzde 16-17 aralığının üzerine 'sıçrayıverdi'. Bizden çok daha geç saatlerde kapanan ABD piyasasında hem cuma gününe ilişkin hem de geleceğe yönelik işlemlerde oluşan değerler, pazartesi günü bizim piyasaların daha da kötü açılacağını gösteriyor. Tabii, hafta sonu ilginç bir şey yaşanm [Devamı]
    Faize ilişkin 'dışarıdan ahkâm'
    Fatih Özatay, Dr. 06 Mart 2008
    Para politikasının önünde iki temel sorun var. Birincisi, piyasada belirlenen faiz oranlarında gözlenen katılık. İkincisi ise ana enflasyon yüksek bir düzeyde seyrediyorken düşük düzeylerdeki çekirdek enflasyona vurgu yapılması. İkincisini pazar günü ele alacağım. İlkine bir miktar geçen pazar değindim; ama çok önemli, biraz daha üzerinde durmak gerekir. Basit grafiksel bir analiz bile piyasa faizi ile MB'nin gecelik faizi arasında yakın bir ilişki olduğunu gösteriyor. Her ikisinin de eğilimi aynı. Bu hem doğal, hem de arzu edilen bir durum. Eğilimler aynı olmasaydı zaten para politikasının ekonomiyi etkilemesi -hadi imkânsız demeyeyim, ama çok zor olurdu.Bazı dönemlerde bu iki faiz birbirinden sapabilir; uzun süreli olmaması kaydıyla bu da doğal. Sözgelimi, ekonomi politikasın [Devamı]
    Dikkat: Riskler artıyor
    Fatih Özatay, Dr. 03 Mart 2008
    Ülkelerin risklerini ölçmekte kullanılan göstergelerden bir tanesi de EMBI getiri farkı (spread). JP Morgan tarafından hesaplanıyor. Bize benzer ülkelerin hazinelerinin çıkardıkları dolar cinsinden tahvillerin getirileri ile aynı vadede ABD Hazinesi'nin çıkardığı tahvillerin getirileri arasındaki farkı gösteriyor. Fark ne kadar açılıyorsa o ülkenin riskinin de o kadar büyüdüğü düşünülüyor. Grafikte Türkiye için hesaplanan riskin 2006'nın başından bu yana gelişimi gösteriliyor.Birkaç tane gözlem: Bu dönemde riskin en düşük olduğu tarih 1 Mayıs 2006 (spread 164 puan). En yüksek olduğu tarih ise 27 Haziran 2006 (spread 328 puan). Çok kısa sürede iki katına çıkmış. Hatırlarsanız o tarihlerde yine uluslararası piyasalarda dalgalanmalar yaşanmıştı. Biz de yangına körükle gitmiş; durdu [Devamı]
    Merkez Bankası faizi daha hızlı düşürmeli mi?
    Fatih Özatay, Dr. 02 Mart 2008
    Soru bildik çağrışımlara gebe. Şu: Büyüme ve işsizlik verilerindeki olumsuz sinyaller karşısında Merkez Bankası'nın (MB), Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) aldığı tavra benzer bir tavır alıp faizleri hızla düşürmesi mi gerekir?Fed, yaklaşmakta olan durgunluğa deva olsun diye son sürat faiz indiriyor. Bundan sonraki ilk adımda 50 puan daha düşüreceğine kesin gözüyle bakılıyor. İndirimin 75 puan olması olasılığı da artıyor. Bu olasılık bir hafta önce sadece yüzde 2 düzeyindeydi. İki gün önce yüzde 36'ya, cuma günü ise yüzde 70'e yükseldi. Bu olasılık ileri dönemlere ilişkin yapılan alışverişlerden elde edilen verilerden hesaplanıyor.Üstelik ABD'de enflasyonun yükselme eğilimine girdiğine dair sinyaller geliyor. Bu gelişmeye karşın Fed'in agresif biçimde faizleri düşüreceği bekleni [Devamı]
    Kredi notları ne işe yarar?
    Fatih Özatay, Dr. 28 Şubat 2008
    Biraz 'İç gelişmelere dönelim' derken yazılarımın bir ayağı dışarıda kaldı yine. Gelin bugün de öyle olsun; ilginç olaylar yaşanıyor etrafta.Pazar günkü yazımda tahvil gelirlerini sigortalayan, böylelikle de ihraç edilen tahvilleri tasarruf fazlası olanların gönül rahatlığıyla satın almalarını sağlayan şirketlerin kredi notlarının neden bunca zarara uğramalarına karşın hâlâ AAA düzeyinde olduğunu sorguluyordum. Bizim gibi ülkelerde krizlerin patlak vermesiyle etrafı kaplama eğilimi gösteren alevlere benzin dökmekle ün sağlamış kredi derecelendirme şirketleri, tahvil gelirlerini sigortalayan şirketlere de kredi notu veriyorlar. Salı günü not veren şirketlerin en tanınmış iki tanesinden açıklamalar geldi.Açıklamalara göre tahvil gelirlerini sigortalayan şirketlerin en büyüğü olan [Devamı]
    İkna kanalı
    Fatih Özatay, Dr. 25 Şubat 2008
    İstikrar programlarını ve yapısal reformları gerçekleştirmek bu ülkede hiç kolay değil. Büyük çoğunluk önyargılı. Bu önyargılar çeşitli uluslararası kurumlar için olduğu kadar farklı ekonomik yaklaşımlar için de var. Çok fazla ezber geziyor ortalıkta. Dünyayı izlememek, önceki uygulamalardan ders çıkarmamak kanıksa-dığımız bir olgu. Bilgi eksikliği fazlasıyla var.Toplumdaki bu durum siyasilere de yansıyor. Özellikle ekonomik alanda kafalar oldukça karışık. İşin artık 'ABC'si sayılayacak konuları geride bırakıp asıl sorunlara gelebilmek bile inanılmaz mesai gerektiriyor.En basitinden şöyle bir durum düşünün. Kamu borcu çok yüksek. Bütçe açıkları almış başını gidiyor. Bu nedenle faizler çok artmış. Bütçe gelirlerinin önemli bir kısmı faiz harcamalarına ayrılıyor. Eğitim ve sağlık [Devamı]
    ABD'nin notu neden düşürülmedi?
    Fatih Özatay, Dr. 24 Şubat 2008
    Heyecanlı bir hafta bekliyor bizleri. Özellikle de haftanın ilk günlerini yine herkes kalp çarpıntısı içinde geçirecek. Bu çarpıntının kaynağı, cuma günü ABD'de piyasaların kapanışına doğru çıkan haberlerin doğru olup olmadığının anlaşılacak olması.Cuma günü ABD piyasaları kötü açıldı. Gün boyu hisse senedi piyasalarında düşüş gözlendi. Ta ki kapanıştan az biraz önce çıkan habere kadar. Haber şuydu: ABD'nin ikinci büyük tahvil sigorta şirketi Ambac'ın 'kurtarılması' üzerinde bazı bankalarla çalışılıyordu. Ambac'a 3 milyar dolar tutarında sermaye enjekte edilmesi söz konusuydu.Tahvil sigorta şirketlerinin garanti verdikleri tahvil tutarı 2.4 trilyon dolar kadar. Bunun 500 milyar doları Ambac tarafından sigortalanmış. Hatırlarsanız bu ilk 'kurtarma' planı değil. Geride bıraktığımı [Devamı]
    Biraz iç gelişmelere dönelim
    Fatih Özatay, Dr. 21 Şubat 2008
    Para politikası uzunca bir süredir bir dizi güçlükle karşı karşıya, bazılarını ele alıp incelemek istiyorum birkaç yazı. Sayın Hasan Ersel'in Referans gazetesinde pazartesi günü çıkan yazısından esinlenerek şirketler kesiminin yurtdışından sağladığı kaynakların para politikası üzerindeki etkilerine değineceğim bugün.Yapılan çalışmalar, kredi miktarının hem şirketlerin yatırım harcamaları hem de tüketicilerin tüketim kararları üzerinde önemli etkileri olduğunu gösteriyor. Bu çerçevede, iç talep gelişmelerini enflasyon hedefine uyumlu hale getirmek isteyen bir merkez bankasının aldığı faiz kararlarıyla kredi faizlerini de etkilemek istemesi çok doğal. Kredi faizleri etkilenmeli ki para otoritesi şirketlerin ve hane halkının aldıkları kredilerin koşullarını değiştirebilsin, böyleli [Devamı]