Arşiv

  • Mayıs 2018 (16)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)

    Etiketler

    Geçen hafta açıklanan makro veriler arasında bir gezinti
    Fatih Özatay, Dr. 10 Haziran 2007
    Bu pazar gelin siyasi gerginlikleri falan bir tarafa bırakıp, son günlerde açıklanan çeşitli verilere bir göz atalım. Önce enflasyon gerçekleşmeleri: Geçen pazar, mayıs ayı için TÜİK'in açıklayacağı rakamın bize olumlu bir sürpriz yapabileceğini belirtmiştim. Aslında bu yorumum İTO'nun daha önce açıkladığı enflasyon verilerinin gıda alt kalemindeki düşüşe dayanıyordu. Bu nedenle İTO verilerini izleyenler açısından TÜİK'in açıklayacağı rakamın düşük çıkması pek de sürpriz olmayacaktı. Benim beklediğim rakam yüzde 9'a çok yakın bir düzeydi. Sürpriz olarak yüzde 9'un biraz altını düşünüyordum. [Devamı]
    Hisse senedi piyasası olmasa sanayi devrimi olur muydu
    Güven Sak, Dr. 09 Haziran 2007
    Avrupa Komisyonu'nun bu hafta açıklanan raporu, birden fazla oy hakkı taşıyan, oy hakkı güçlendirilmiş hisse senetlerinin şirketler kesiminde etkinlik kayıplarına yol açmadığına karar verdi. Karar azıcık hayal kırıklığı yarattı. İngiliz Financial Times gazetesinde konuyla ilgili yorum, "Herkese eşit hisse" başlığını taşıyordu. Tam da Vodafone hissedarlarından küçük bir bölümü, şirketin yönetim şekli ile ilgili sorular sormaya ve bir hissedar hareketliliği yaratmaya çalışırken doğrusu ya, Brüksel Raporu çok da iyi olmadı. Halbuki Avrupa Birliği, Avrupa şirketleri için bir kurumsal yönetişim (corporate governance) düzenlemesine hazırlanıyordu. Bundan böyle bir hisse, bir oy olacaktı. Şirket yönetimleri daha kolay kontrol edilebilecek, böylece Avrupa şirketlerinin etkinliği artaca [Devamı]
    Yoksa siyasetçilerin hiçbir şey yapması gerekmiyor mu
    Güven Sak, Dr. 08 Haziran 2007
    Memlekette konuşulacak tek konunun siyaset olduğunu mu düşünüyorsunuz? Yanılıyorsunuz. Siyasetçilerimiz kendi günlük itişmelerinden fırsat bulup, ilgilenmeseler de Türkiye ekonomisi değişiyor. Dönüşüyor. Doğrudur: Değişimin ille de olumlu yönde olması gerekmiyor. Ama işe bakın ki, rakamlar olumlu bir sonuca işaret ediyor. Türkiye ekonomisi hem tempolu bir biçimde büyüyor hem de yapı değiştirerek, çeşitleniyor. [Devamı]
    Yeni bir şeyler söylemek lâzım..
    Fatih Özatay, Dr. 07 Haziran 2007
    Korktuğum gibi başladı seçim öncesi ekonomi tartışmaları. Dün kanallar arasında dolaşırken, NTV'de bir tartışma programı dikkatimi çekti. Bir profesör milletvekili adayımız 'Kemal Derviş'in programı' nedeniyle işsizliğin ve yoksulluğun ne kadar da arttığından söz ediyordu. [Devamı]
    AB süreci ve olumsuzluktan fırsat çıkarmak
    Güven Sak, Dr. 05 Haziran 2007
    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu, geçenlerde TOBB'un 62. Genel Kurulu vesilesiyle yaptığı konuşmada "2001 krizi bize, bozuk iktisadi sistemin devam etmesinin imkânsız olduğunu göstermiştir. Bu sayede krizi, değişimi ateşleyecek bir fırsata dönüştürmeyi başarmıştık. Şimdi yaşadığımız olumsuzlukları, fırsata çevirecek olan da bizleriz" dedi. Bir nevi "muhtaç olduğunuz kudret" konuşması yaptı. Bu günlerde etraftaki tartışmaları izlerken Rifat Bey'in konuşmasında işaret ettiği, "olumsuzluktan çıkarılması gereken fırsatı" aramakta fayda var. Etraftaki konuşma ve tartışmalar içinizi sıkıyor olabilir ama bir noktayı unutmayın: Karşılıklı tartışıp konuşmadan, herkes eteğindeki taşı dökmeden, "olumsuzluktan çıkarılması gereken fırsatı" nasıl b [Devamı]
    Krediden, kaçan trene...
    Fatih Özatay, Dr. 04 Haziran 2007
    ayıs 2001'de uygulamaya konulan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın temel amaçlarından birisi bankacılık sektörünü güçlendirmek ve reel sektöre yeniden kredi verebilir hale getirmekti. Bu amacın yerine gelmesinin ön koşullarından birisi de kamu borcunun giderek azalmasıydı. Böylelikle, Hazine'nin ihraç ettiği tahvillerin bankalar açısından önemi zamanla düşecek, tüketicilere ve şirketlere açılan kredilerin banka bilançolarındaki ağırlığı ise artacaktı. [Devamı]
    2007 ortasında dünya ekonomisinde görünüm
    Hasan Ersel, Dr. 04 Haziran 2007
    Neredeyse tüm projeksiyonlar dünya ekonomisinin büyüyen ve görece istikrarlı görünümünün devam edeceği yönünde. Bu yıl ve 2008 için ise büyüme hızının yüzde 5'in hafif altında olacağı tahmin ediliyor. Dünya ekonomisine ilişkin bir başka önemli gözlem ise mali piyasalardaki olumlu görünüm. [Devamı]
    Yıllık enflasyon mayısta yüzde 9'un altına düşebilir
    Fatih Özatay, Dr. 03 Haziran 2007
    Pazartesi günü mayıs ayı enflasyon rakamlarını öğreneceğiz. Hem çekirdek enflasyonun ana belirleyicilerinde son aylarda gözlenen hareketlere hem de cuma günü açıklanan İTO verilerine dayanarak bizi güzel bir sürprizin beklediği belirtilebilir. [Devamı]
    Kraliçe Elizabeth, aynı zamanda 'Gerçek İnancın Muhafızı'dır
    Güven Sak, Dr. 02 Haziran 2007
    Hayat garipliklerle dolu aslında. Genellikle tarihten kaynaklanan garipliklerle. İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth'in bir dizi unvanın yanı sıra "Gerçek İnancın Muhafızı" (Defender of the Faith) unvanı ile devlet dinini temsil eden kilisenin başı olduğunu ve İngiltere Kilisesi'nin onu, bir nevi, "Allah'ın Yeryüzündeki Gölgesi" olarak kabul ettiğini biliyor muydunuz? Hadi canım, demeyin. Gerçek böyle. İngiltere laik bir ülke ama devletin başkanı aynı zamanda devlet dinini temsil eden kilisenin de başkanı. Buyurun buradan yakın bakalım. [Devamı]
    Cumhurbaşkanlığı seçim süreci hâlâ kötü yönetilmektedir
    Güven Sak, Dr. 01 Haziran 2007
    Türkiye'de siyaseti düşünmeden, ekonomimizin geleceği üzerinde düşünebilmenin giderek zorlaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Son dönemde medyamızda Allah'ın her günü siyaset, siyasetin geleceği konuşuluyor. Konuşuluyor. Sonra yine konuşuluyor. Açıktır ki, herkes bir ufuk sahibi olmak, işine dönmek istiyor. Ama ortadaki itişmenin tozundan ufuk sahibi olabilmek mümkün görünmüyor. Sizi bilmem ama ben artık bir an önce, gündemi hiç değişmeyen, herkesin biteviye kendi işini yapmak için didindiği "sıkıcı" bir ülkede yaşamak istiyorum. Şöyle bir canım sıkılsın istiyorum. Akşamdan sabaha her şey aynı kalsın istiyorum. Ama öyle olmuyor. [Devamı]