Arşiv

  • Haziran 2024 (11)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)

    Kredi piyasasından çelişkili sinyaller geliyor
    Fatih Özatay, Dr. 15 Kasım 2009
    Genel kanı 2009'un son çeyreğinden itibaren artık pozitif büyüme rakamları göreceğimiz şeklindeydi. Hem sanayi üretiminde hem de milli gelirde. Bu görüşün arkasındaki temel neden şuydu: İçinde bulunduğumuz dönemin büyümesini bir yıl öncesine kıyaslayarak hesaplıyoruz. Bir yıl öncesinin aynı döneminde ekonomimiz küçüldü. Buna kıyasla içinde bulunduğumuz dönemde pozitif büyüme rakamı elde etmek kolay çünkü. İkinci bir neden de şu: Gelişmiş ekonomilerin yılın ikinci yarısından itibaren yavaş da olsa toparlanmaları öngörülüyordu. Bu durumda bizden satın aldıkları mal miktarının artması beklenirdi. [Devamı]
    Beklenen iyileşme gecikiyor mu?
    Fatih Özatay, Dr. 12 Kasım 2009
    Son iki gün içinde üretime yönelik iki önemli veri açıklandı: Eylül ayı sanayi üretim endeksi ve ekim ayı kapasite kullanım oranı. Bu iki seri genellikle birlikte hareket ediyorlar. 'Genellikle' diyorum; çünkü kapasite kullanım oranını ölçmek daha zor. Bu, özellikle bazı sektörler için geçerli. Ayrıca, hemen her sektörde aynı tesiste çok çeşitli sayıda mal üreten fabrikalar için de geçerli. [Devamı]
    Çok etkilendik; çünkü...
    Fatih Özatay, Dr. 09 Kasım 2009
    Tarihsel ortalama büyüme hızı ile karşılaştırıldığında 2009 yılında Türkiye kendisiyle aynı grupta yer alan ülkeler arasında en kötü performansı gösteren ülkeler arasında geliyor. Mesela, G20 grubunda yer alan gelişmekte olan ülkeler arasında, bu gösterge açısından Meksika'dan sonra ikinci kötü performansa sahibiz. 2009'da büyüme hızının Meksika'da 9.8 puan, Türkiye'de ise 9.5 puan tarihsel ortalama büyüme hızının altında kalması bekleniyor. Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri içindeki büyük ekonomiler dikkate alındığında da benzer bir durum ortaya çıkıyor. Üstelik, bu gruplardaki diğer ülkelerin ezici bir çoğunluğunda bu oran 5 puanın altında. 2001 krizinden sonra istikrarı sağlamak yolunda attığımız bunca adıma karşın neden bu kadar olumsuz bir sonuç ortaya çıktı?    Bu sorunun b [Devamı]
    Neden bu kadar çok etkilendik?
    Fatih Özatay, Dr. 08 Kasım 2009
    Tablo 1'de bazı ülkelerin 2009 yılı tahmini büyüme hızlarının, son kırk yıldaki ortalama büyüme hızlarına kıyasla ne kadar düşük olduğu gösteriliyor. Ülkeler rastgele seçilmiş değil; ilk grupta yer alanlar G20 içinde gelişmiş ülkeler dışında kalanlar. Ek olarak Merkezi ve Doğu Avrupa ülkelerinden üç büyük ekonomiye ilişkin değerler veriliyor. Son satırda ise bu rakamların basit ortalaması gösteriliyor. 2009 büyüme tahminleri IMF'nin 'Dünyanın Ekonomik Görünümü' raporundan alınma. [Devamı]
    Enflasyon hedeflemesini hemen harcamayalım
    Fatih Özatay, Dr. 05 Kasım 2009
    Salı günü ekim ayı enflasyonu açıklandı ve yüzde 5 gibi düşük bir düzeyde kaldığını öğrendik tüketici fiyatlarındaki artış hızının. Bir süredir enflasyon hakkında yazmıyorum; şüphesiz bunun temel nedeni küresel krizin ekonomimizde yarattığı ağır tahribat. İşsizlik artışına ve ekonomik daralamaya karşı ne yapılabilir sorusunun yanıtının peşine düşmek çok daha ilginçti çünkü. [Devamı]
    100 çiçek 100 kuram
    Fatih Özatay, Dr. 02 Kasım 2009
    Ekonomi biliminin zor günler geçirmekte olduğu aşikâr. Sorun sadece küresel krizin geldiğini gören ekonomist sayısının çok az olmasında değil. Bu tek başına çok önemli elbette. Nihayetinde geleceği tahmin etmekte yardımcı olamayan bir bilim dalından söz ediyoruz. Başka önemli sorunlar da var ama. [Devamı]
    Erken seçim ne zaman?
    Fatih Özatay, Dr. 01 Kasım 2009
    Erken seçim yapılabileceğine ilişkin haberler artmaya başladı. Seçim tarihi ne olabilir? Elbette çok farklı boyutları olan bir soru bu. Sadece ekonomi açısından ele alacağım bu soruyu. Açıkçası çok zor bir soru. [Devamı]
    Şu kaynak sorunu
    Fatih Özatay, Dr. 29 Ekim 2009
    Daha önce defalarca krize karşı verdiğimiz tepkinin 'çok geç, yetersiz ve kısmen yanlış hedeflere yöneldiği' eleştirisini okudunuz bu sütunlarda. Bu olgunun arkasında yatan olası nedenlere de değinmeye çalıştım. Bunlardan bir tanesi üzerinde biraz daha durmak istiyorum bugün. İç talebi artıracak bir maliye politikası uygulamayı amaçlıyorsunuz. Çok çeşitli yolları var elbette. Ama ilk akla gelenlere bakalım: İşsizlik yardımlarını artıracaksınız, emeklilere ek ikramiye dağıtacaksınız, işgücünün niteliğini artırıcı kurslar açacaksınız, altyapı yatırımlarını hızlandıracaksınız, vergi indirimlerine gideceksiniz... Sıralaması kolay elbette. Zor olan bunları gerçekleştirecek bütçe imkânlarını yaratmak. Sonuçta bunların herhangi birini ya da birkaçını yapmaya kalktığınızda bütçe açığını [Devamı]
    Merkez bankalarının önemli sorunu
    Fatih Özatay, Dr. 26 Ekim 2009
    Bir süredir son yıllarda para politikası uygulamasının başına en çok bela olan bir konuyu ele alıyorum. Temel soru şuydu: Küresel krizin patlak vermesinde önemli bir rol oynayan varlık fiyatlarındaki şişmeyi önlemek için para politikası kullanılmalı mı? Bu konudaki son yazım perşembe günü çıktı. Yazının sonunda peşi sıra bazı sorular sormuşum: Hızlı kredi genişlemesi varsa ne yapacak bu durumda merkez bankaları? Daha işin başında önemli bir sorun var: Ne hızdaki bir kredi genişlemesi hızlıdır? Hızlı olduğunu düşündüğünüz bir kredi genişlemesi, aslında finansal sistem açısından hiç potansiyel bir tehlike oluşturmuyorsa? Diyelim ki bu güçlüğü aştınız ve kredi piyasasındaki gidişatın gidişat olmadığına karar verdiniz; ne yapacaksınız? Bu sorular Merkez Bankası'nın 2004'te aklındaki [Devamı]
    Krizin yansımaları
    Fatih Özatay, Dr. 25 Ekim 2009
    Krizin tam anlamıyla patlak verdiği tarih olarak Lehman Brothers'ın Eylül 2008'in ortasındaki çöküşü alınıyor. Bugün bu tarihin biraz öncesinden başlayarak krizin önemli göstergeler açısından Türkiye'deki gelişimine bakmak istiyorum. Yaklaşık bir buçuk yıllık bir muhasebe söz konusu olan. Dört kanaldan krizin Türkiye'yi etkilediğini hep vurgulaya geldim: İhracat azalışı, şirketlerimizin ve bankalarımızın net dış borç geri ödeyicisi konumuna düşmeleri, içeride bankalarımızın açtıkları kredi miktarında azalma ve ekonomiye duyulan güvende düşüş. Tablo 1'de ilk sütununda dolar cinsinden ihracatımızın, ikinci sütununda ise bankalarımızın açtıkları toplam kredi miktarın enflasyondan arındırılmış biçiminin bir yıl öncesinin aynı dönemine göre yüzde artışları yer alıyor. Üçüncü sütundak [Devamı]