Arşiv

  • Aralık 2022 (3)
  • Kasım 2022 (10)
  • Ekim 2022 (9)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)

    Topyekûn hücum
    Fatih Özatay, Dr. 25 Aralık 2008
    Şu gerçeğin altını çizmek gerekiyor: Talep daralması, kredi daralması ve ekonomiye duyulan güvenin azalması ayna anda varlar ve birbirlerini besliyorlar. Geldiğimiz noktada 'talebi mi artırsak', yok sadece 'şirketler kesiminin krediye erişimini kolaylaştıralım' veya 'IMF parası gelir, dertler biter' lüksüne sahip değiliz. [Devamı]
    ‘IMF light’a ek ne yapabiliriz?
    Fatih Özatay, Dr. 22 Aralık 2008
    IMF  ile anlaştınız. Piyasada söylenen rakam dolaylarında, hatta daha fazla tutarda kredi aldınız. Diyelim bu miktar 30 milyar dolar. Çok güzel; bekleyişler bozulmadı, hata beklenenden fazla kaynak geldiği için olumluya da döndü. Üstelik üzerinde anlaştığınız program 'IMF light' da olsa, en azından anlaşma süresince uygulayacağınız ekonomik programınızın uluslararası ölçütler açısından kabul edilebilir bir program olmasını da garanti altına aldınız. Bu da güzel. [Devamı]
    ‘IMF light’ dertleri bitirecek mi?
    Fatih Özatay, Dr. 21 Aralık 2008
    Yapılan açıklamalara göre IMF ile anlaşmak üzereyiz. Bu kısa vadeli bir anlaşma olacak ve IMF'den önemli bir kaynak sağlanacak. Muhtemelen bu program kamu harcamaları açısından biraz daha esnek olacak, faiz dışı fazla hedefini iddialı bir düzeyde tutmayacak ve çok fazla yapısal önlem diye diretmeyecek. Bu programa 'IMF light' diyelim.Peki, bu anlaşma derdimize deva olacak mı? 19 ekim tarihli yazımdan alıntıyla başlayayım. Aşağıda söyleyeceklerim ve bir süre daha bu köşede okuyacaklarınız o yazıdaki şu üç paragrafta saklı çünkü: [Devamı]
    Mahkûm değilken mahkûm nasıl olunur?
    Fatih Özatay, Dr. 18 Aralık 2008
    Kabul etmek gerekir ki çok eğlenceli bir ülkede yaşıyoruz. Televizyonu açıyorsunuz, bir bakıyorsunuz siyasi parti liderleri arasında hararetli bir tartışma. 2009 bütçesi üzerinde konuşmuşlar. 'Muşlar', çünkü oturup da görüşmeleri izleyecek vakit yok, sabah haberlerindeki özetlerden söze ediyorum. [Devamı]
    Brezilya’nın yapamadığı, bizim yapabileceğimiz
    Fatih Özatay, Dr. 15 Aralık 2008
    'Herkesin önlemi kendine; önemli olan aynı önlemleri almak değil, özünde aynı işi yapmak. Yani güveni artırıcı önlemler almak gerekiyor.'  şeklinde bitirmiştim dünkü yazımı. Brezilya geride bıraktığımız perşembe günü yine ilginç ekonomik kararlar açıkladı. Paketin ilk maddesinde vergi indirimleri var. İkinci unsur çok daha ilginç: Özel sektörün 2009'da vadesi gelen dış borçlarını geri ödeyebilmesi için Brezilya Merkez Bankası'nın döviz rezervleri kullanılacak. Başlangıç olarak, 10 milyar dolarlık bir borç geri ödemesi yapılacağı hesaplanıyor. Bu tutar 40 milyar dolara kadar çıkabilirmiş. [Devamı]
    Özde aynı olmalı, görüntüde değil
    Fatih Özatay, Dr. 14 Aralık 2008
    Bize benzer ülkelere ilişkin risk algılaması arttığında, 'bizlerin' hazineleri daha yüksek faizle borçlanmak zorunda kalıyorlar. Daha önce ihraç ettikleri tahvillerin piyasadaki faizleri de paralel biçimde artıyor. Oysa başka coğrafyalarda durum daha farklı. [Devamı]
    Sızdırma tasarımı çok sorunlu
    Fatih Özatay, Dr. 11 Aralık 2008
    IMF  ile yapılan görüşmeleri basına sızdıran 'yüksek düzey bürokrat' ya çok eğleniyor, ya da tasarım yeteneği çok zayıf, 'sızdırma biçimi' bizde 'kandırılıyoruz' duygusunu anında uyandırıyor. Geçenlerde 'yüksek düzey bürokrat'tan naklen, IMF'nin, 2009 enflasyon hedefinin yüzde 13-14 düzeyine çekilmesini istediğini okuduk. O zaman bu çok 'komik' gelmiş, IMF ile yapılan görüşmelere ilişkin 'yüksek düzey bürokrat'a atfen çıkan haberlerin üzerinde durmamaya karar vermiştim. Ama bu bayram günü şeytan dürttü, ben de bir şeyler karalayayım istedim. [Devamı]
    Kredinin önemi
    Fatih Özatay, Dr. 08 Aralık 2008
    Bir ekonomideki kredi miktarı ve artış hızı ile büyüme hızı arasında çok yakın bir ilişki var. Milli gelirin yaklaşık yüzde 70'i özel kesimin tüketim harcamalarından oluşuyor. Tüketici kredileri olmasa, özel kesimin tüketim harcamaları sadece tüketicilerin o dönemdeki gelirine ve geçmiş birikimlerine bağlı olacak. Oysa tüketici kredisi varsa, gelecekte elde edileceği düşünülen gelire bağlı olarak şimdiden kredi alıp harcama yapmak mümkün oluyor. Dolayısıyla tüketici kredileri, özel tüketim harcamalarının cari dönemdeki gelir ve onda ortaya çıkan dalgalanmalar tarafından kısıtlanmasının önüne geçiyor. [Devamı]
    Vay, bu ne kontrol kabiliyeti!
    Fatih Özatay, Dr. 07 Aralık 2008
    2009 büyüme hızımız üzerine bir tartışmadır gidiyor. 2009 bütçe çalışmalarında bu hız yüzde 4 olarak saptandı. Daha sonra basında IMF'nin büyüme hızının yüzde 2'ye çekilmesini istediği, bu nedenle de IMF ile anlaşma yapılmaya yanaşılmadığı haberleri çıktı. Şimdi de 2009 büyüme hızımızın yüzde 0 olarak belirleneceği haberlerini okuyoruz. Biliyorum, artık nereden biliyorsam; sizler de en az benim kadar merak ediyorsunuz. Sayın ve sevgili büyüklerimizden son günlerde duyduklarımız, bir de üzerine bu haberler elbette bu yaman merakın nedeni. Dilimin ucuna gelip de bir türlü soramadığım, bu köşede yazmam için ise parmaklarımın uçlarının klavyenin tuşlarına dokunmasının yeterli olduğu soru şu: [Devamı]
    Beklenenler ne yazık ki gerçekleşiyor
    Fatih Özatay, Dr. 04 Aralık 2008
    Şöyle bir durum düşünün: Döviz kuru artıyor, faizler yükseliyor ve borsa endeksi aşağıya gidiyor. Bu gelişmeler bazı şirketleri, mali yatırımcıları ve tüketicileri olumsuz yönde etkiliyor. Elinde tuttuğu hisseyi satıp bir şeyler satın almak isteyen zararlı çıkıyor. Kur yükselişi döviz cinsinden borçları olanların canını sıkıyor. Faiz artışı da değişken faizle borçlanmış olanları ya da yeni kaynak arayışındakileri üzüyor. [Devamı]