Arşiv

  • Mayıs 2024 (15)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)

    Orta vadede biz daha çok etkileneceğiz
    Fatih Özatay, Dr. 03 Mayıs 2009
    Küresel kriz üzerine son günlerde internette yer alan yazılara şöyle kısaca bir göz atılınca iki unsur dikkat çekiyor. Birincisi, reel sektörde toparlanmaya yönelik ilk işaretlerin gelmekte olabileceğini vurgulayan görüşler. Dikkat ederseniz oldukça muğlâk bir ifade kullandım, Türkçeyi biraz da zorlayarak; 'gelmekte olabileceğini', ama ne yapayım ki yorumlar da bu ifade gibi. [Devamı]
    İhracatımız 2010'da da sorun yaşayabilir
    Fatih Özatay, Dr. 30 Nisan 2009
    Bugün nisan ayının son günü. Diğer bir ifadeyle yılın üçte biri geride kaldı. Henüz küresel krizin Türkiye ekonomisini daraltıcı etkisini azaltıcı dişe dokunur bir ekonomik program açıklanmadı. Hatırlarsanız TEPAV'ın hazırladığı kriz raporunda yer alan tüm önlemler mart ayında alınsaydı bile büyüme hızında 1.9 puanlık bir iyileşme söz konusu oluyordu: Yüzde 5.5 olarak öngörülen küçülme hızı, o önlemler sayesinde yüzde 3.6'ya düşüyordu. [Devamı]
    Küreselleşmenin zararları (2)
    Fatih Özatay, Dr. 27 Nisan 2009
    Küreselleşmenin zararları diye başlık atıyorum iki gündür. Oysa zararından çok yararı olduğunu düşünüyorum. Ülkeler arasında dış ticaretin giderek artması, tedarik zincirlerinin eklemlenmesi, hatta finansal sermaye akımının artması ve akışkanlık kazanması...Evet, 'hatta' dedim. Çünkü küreselleşmenin bu biçiminin oldukça tehlikeli olduğunu da biliyoruz. En azından Türkiye'de yaşadığımız krizler bize bunu gösterdi. Yetmedi, şimdi yaşadıklarımız bir daha gösteriyor. [Devamı]
    Küreselleşmenin zararları
    Fatih Özatay, Dr. 26 Nisan 2009
    İhracatımızın milli gelire oranı 2000 yılında yüzde 10.4 düzeyindeydi. Bu oran sonra giderek yükseliyor; mesela, 2005'te yüzde 15.2, 2008'de ise yüzde 18 oluyor. Bu gelişme karşısında sanıyorum şunu söyleyebiliriz: Üretimimiz eskiye kıyasla ihracat düzeyimizden önemli ölçüde etkilenmeye başladı son yıllarda. 1980'lerin neredeyse tümünü kapsayan Latin Amerikan borç krizi dikkate alındığında bu gelişme oldukça sevindirici. 1982-1989 döneminde Latin Amerika ülkelerinin çoğu borçlarını ödeyemez duruma düştüler. Sorun yaşayan ülkelerin ortak özelliklerinin başında dış borçlarının (şimdikinden farklı olarak devletten devlete borçlardı çoğunlukla) ihracatlarına oranlarının yüksek düzeylerde olması geliyordu. Oysa dış borçlarının düzeyi ihracatlarına kıyasla düşük olan, dolayısıyla borç [Devamı]
    Daha kötüsü olabilir mi?
    Fatih Özatay, Dr. 23 Nisan 2009
    Bayram günü sevimsiz bir başlık oldu; ama ne yapayım ki mevcut durum böyle bir soruyu haklı çıkarıyor. 'Daha kötü'den kasıt, 2009 gerçekleşmelerinin sizinle bu köşede paylaştığım büyüme ve işsizlik tahminlerinden daha kötü olması ihtimali. [Devamı]
    Türkiye'nin ilerideki önemli sorunu
    Fatih Özatay, Dr. 19 Nisan 2009
    Küresel krizin şiddetlenmesiyle birlikte, yani 2008'in ikinci yarısının ortalarında Türkiye için başlıca iki olumsuz gelişmeden korkuluyordu: İhracatta hızlı bir düşüş ve dış kaynak olanaklarının azalması. Bunların yaratacakları etki açıktı: Daha az üretim, daha çok işsizlik. Hafta içinde katıldığım bir panelde, bir konuşmacı ihracattaki gelişmelerin bu olumsuz beklentileri haklı çıkardığını, ancak aynı yargının dış kaynak açısından çok da doğru olmadığını belirtti. Tablo 1'de şirketlerimizin toplam net dış borçlanmaları (yeni borçlanma eksi borç geri ödemesi), buldukları uzun vadeli yeni dış borçlar (kullanım), dış borç geri ödemeleri ve borç çevirme oranları veriliyor. İlk sütundaki toplama net kısa vadeli borçlanma da dahil. Son sütunda yer alan uzun vadeli borç çevirme oranı [Devamı]
    2010'da da büyümeme riski
    Fatih Özatay, Dr. 16 Nisan 2009
    Çok gecikti falan ama sonuçta doğru yol bulundu. Makroekonomik göstergelere ilişkin tahminler yenilenerek daha gerçekçi bir tablo oluşturuldu. Seçimden önce yapıldığı gibi inat edilip tahminler değiştirilmeden bırakılsaydı ne olurdu? Açıklanan rakamlar yeteri kadar olumsuz. Ama bu inatçılık durumunda, "ne yaptıklarını biliyorlar mı" sorusu yaygınlaşıp yönetime duyulan güven iyice erozyona uğrayacağından, daha olumsuz rakamlar gerçekleşme olarak karşımıza çıkardı. [Devamı]
    Toparlanma başlıyor mu?
    Fatih Özatay, Dr. 13 Nisan 2009
    Önce aylar önce yaptığım ikili ayrıma döneyim: Reel sektör ve küresel mali piyasalardaki olası gelişmeler. 'Reel sektör' derken büyük ekonomilerdeki büyüme hızlarını kastediyorum daha çok. İhracatımızın önemli bir kısmı o ülkelere yönelik. Kendi yarattığımız eski krizlerden farklı olarak dışarıya mal satamayacağımız bir ortamdayız. Üretimdeki daralmanın temel nedenlerinden biri de bu. Dolayısıyla mal sattığımız ülkelerin ekonomilerinin bundan sonra toparlanmaya başlayıp başlamayacakları önemli. [Devamı]
    Üretim için iç talebi artırmak şart
    Fatih Özatay, Dr. 12 Nisan 2009
    Hafta içinde açıklanan verilerden en ilginci otomotiv sektörüne yönelik olandı. Zira büyük bir vergi indiriminin yapıldığı aya ilişkin veriler açıklandı. Hatırlarsanız, bu vergi indiriminin sağlayacağı söylenenlere şüpheyle yaklaşmıştım (19 mart tarihli yazı). Çünkü sektörün üretiminin yüzde 80'i ihraç ediliyordu. Vergi indirimleri ihracatı ilgilendirmediği için üretimin ancak yüzde 20'si ile ilgiliydi. Öte yandan iç pazarda satılan araçların yarısından fazlası ithal ediliyordu. Otomobilde ise bu oran yüzde 70'e yakındı. Bu durumda vergi indiriminin öncelikle ithalata yaraması beklenirdi, buna karşın üretime etkisi sınırlı oldukça kalacaktı. [Devamı]
    Merkez Bankası'nın yaptıkları dışında?..
    Fatih Özatay, Dr. 09 Nisan 2009
    Üzerinde bir süredir çalıştığım akademik çalışma makaleye dönüştü, gönderilecek yerlere gönderildi. Yenisine başlayana kadar birkaç gün ara verip, işteki ve evdeki çalışma masalarını toplamak, kullanılan makaleleri ve müsveddeleri dosyalamak, makaleden ve hesaplamaların olduğu bilgisayar programlarından birer kopya almak ve tabii ki biraz dalga geçip kafayı dinlendirmek gerekiyor. [Devamı]