Arşiv

  • Ocak 2023 (8)
  • Aralık 2022 (10)
  • Kasım 2022 (10)
  • Ekim 2022 (9)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)

    Cumhurbaşkanlığı seçim süreci hâlâ kötü yönetilmektedir
    Güven Sak, Dr. 01 Haziran 2007
    Türkiye'de siyaseti düşünmeden, ekonomimizin geleceği üzerinde düşünebilmenin giderek zorlaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Son dönemde medyamızda Allah'ın her günü siyaset, siyasetin geleceği konuşuluyor. Konuşuluyor. Sonra yine konuşuluyor. Açıktır ki, herkes bir ufuk sahibi olmak, işine dönmek istiyor. Ama ortadaki itişmenin tozundan ufuk sahibi olabilmek mümkün görünmüyor. Sizi bilmem ama ben artık bir an önce, gündemi hiç değişmeyen, herkesin biteviye kendi işini yapmak için didindiği "sıkıcı" bir ülkede yaşamak istiyorum. Şöyle bir canım sıkılsın istiyorum. Akşamdan sabaha her şey aynı kalsın istiyorum. Ama öyle olmuyor. [Devamı]
    Özel tasarruflar neden azalıyor?
    Fatih Özatay, Dr. 31 Mayıs 2007
    Sayın Hasan Ersel'in pazartesi günü Referans gazetesinde çıkan yazısının alt başlığı şöyle: "Özel tasarruf, kamu tasarruf oranıyla ters yönde ilişkili. Kamu tasarruf oranını artırmaya çalıştığımızda, özel kesim buna tasarruf oranını düşürerek tepki veriyor. Bu tepki Türkiye'nin cari açığını büyütüyor." [Devamı]
    Başkasının çapasıyla demirlemek
    Hasan Ersel, Dr. 31 Mayıs 2007
    "AB ve IMF çapaları" ifadelerinin önemine ilişkin açıklamaları büyük ölçüde anladığımı sanıyorum ama başkasının çapasıyla demirleme fikrini bir türlü içime sindiremedim gitti. "Gemimi demirleyeceksem, kendi çapamı kullanırım" diye düşünüyorum. [Devamı]
    Batum Havaalanı gerçek gündemin en önemli konusudur
    Güven Sak, Dr. 29 Mayıs 2007
    Hayatınızda Batum'a hiç gittiniz mi? Ben daha iki hafta önce oradaydım. Batum'a gidebilmek için ortada iki seçenek vardı. Bendeniz konuyu etüt edenlerin yalancısıyım. Ya önce İstanbul'dan Tiflis'e uçacak ve oradan trenle Batum'a gidecektim ya da önce İstanbul'dan uçakla Trabzon'a gidecek ve karayolu ile Batum'a varacaktım. Gürcistan trenlerini bilenlerin söylediğine göre Batum'a Trabzon yoluyla gitmek daha kolaydı. Nitekim ben de öyle yaptım. [Devamı]
    Darısı başımıza
    Fatih Özatay, Dr. 28 Mayıs 2007
    Dünkü yazımda yüzyıl önceki mali 'küreselleşmeyi' anlatan ve bugün ile paralellik kuran bir çalışmadan söz ediyordum (P. Mauro, N. Susman ve Y. Yafeh, Yükselen Piyasalar ve Mali Küreselleşme (Emerging Markets and Financial Globalization), Oxford Üniversitesi Basımevi, 2006). O zamanki 'yükselen ekonomilerin' çıkardığı yabancı para cinsi tahvillerin getirileri ile aynı vade ve para birimi cinsinden İngiltere devletinin çıkardığı tahvillerin getirileri arasındaki farkı (getiri farkını) inceliyordu. Bu getiri farkları bugün de bir ülkenin iflas riskinin (kredi riskinin) bir göstergesi olarak kullanılıyor. [Devamı]
    Özel kesimin, kamu tasarrufuna tepkisi cari açığı artırıyor
    Hasan Ersel, Dr. 28 Mayıs 2007
    Özel tasarruf oranı, kamu tasarruf oranıyla ters yönde bir ilişki içinde. Kamu tasarruf oranını artırmaya çalıştığımızda, özel kesim buna tüketimini kısarak değil, tasarruf oranını düşürerek tepki veriyor.  Bu Tepki Türkiye'nin cari açığını büyütüyor. [Devamı]
    Yüz yıl öncesinde mali 'küreselleşme'
    Fatih Özatay, Dr. 27 Mayıs 2007
    Küreselleşmeyi çok daha fazla ülkelerarası ticaret, ulusal sınırlar dışında çok daha yaygın üretim, çok yoğun sermaye hareketliliği olarak tanımayabiliriz. Nasıl tanımladığımız bir tarafa, çoğu ekonomistin üzerinde birleştikleri bir teşhis var: Küreselleşme ülkelerarası gelir farklılıklarını fakir ülkeler aleyhine artırıyor. Daha da kötüsü, özellikle fakir ülkelerde ülke içi gelir dağılımı bozuluyor. [Devamı]
    Türkiye haritanın neresindedir
    Güven Sak, Dr. 26 Mayıs 2007
    Hiç Türkiye'nin dünya atlası üzerindeki konumunu düşündünüz mü? Türkiye, sizce, dünyanın neresinde yer alıyor? Avrupa'nın güneydoğu kanadında mı, yoksa daha merkezi bir noktada mı? Türkiye'yi dünya haritası üzerinde nasıl gördüğünüz ile Türkiye'ye dünya üzerinde biçtiğiniz rol arasında bir ilişki olduğunu hiç düşündünüz mü?  Bize kalırsa düşünmeye başlayın. Kendimizi harita üzerinde nasıl gördüğümüz son derece önemli. Haritalar, yalnızca, coğrafya ile alakalı değil, aynı zamanda, bir dönemin ruh halini de yansıtıyor. Bakın Türkiye'ye son dönemde hızlı bir yabancı sermaye akımı var. Nerelere geliyorlar? Bankacılık, sigortacılık, ulaştırma, telekomünikasyon, enerji gibi alanlar. Nedenini anlamak isteyenlerin haritaya bir kez daha bakmaları gerekiyor. Ama hangi haritaya? Önce iki [Devamı]
    Reform nasıl yapılmaz
    Güven Sak, Dr. 25 Mayıs 2007
    Geçen salı örneği Sarkozy'den vermiştik. Hatırlayın Fransa'nın yeni Cumhurbaşkanı herkesi şaşırtan bir kabine açıklamıştı. Kabinesinde geleneksel merkez sağı temsil eden bakanlar yoktu yalnızca. Dışişleri Bakanı Sosyalist Parti'den ithaldi. Aynı biçimde Bayrou kampından da bir bakan vardı. Bu arada Adalet Bakanı ise göçmen bir aileden gelen bir kadındı, üstelik Müslüman'dı. Sarkozy'nin alışkanlıklara uygun olmayan kabinesini "değişim yapma iradesi"nin güçlülüğüne karine olarak almıştık. Öyle ya, kamplaşmış bir toplumda radikal reformlara girişmek mümkün olamazdı. Köklü bir reform sürecini başlatma kararlılığındaki bir siyasetçinin öncelikle toplumu birbirinden ayıran endişe duvarlarını yıkması gerekiyordu. Reform sürecinde karşılaşacak direnci yumuşatmanın yolu buydu. İşte Sarko [Devamı]
    Sarkozy'nin imha biçimi
    Fatih Özatay, Dr. 24 Mayıs 2007
    Yeni bir hükümetimiz olacak seçimden sonra. Bu hükümetin nasıl bir ekonomik program uygulayacağı hepimizi yakından ilgilendiriyor. Disiplinli bir makroekonomik programın uygulanması olmazsa olmaz koşul.Yok şu istemişti, yok bu dayatmıştı, bunları geçin. Biz istiyoruz makro disiplini, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak. 'Kaybolan yılları' bir daha yaşamamalıyız. Bunun asgari koşulu da makro disiplin. Bunu artık tartışmamak gerekiyor. Şüphesiz kimse açık açık makro disiplinden vazgeçeceğiz demiyor, ama başka şekillere bürünmüş olarak karşımıza çıkabiliyor bu risk. Makro disiplinin süreceği bir kez garantilendikten sonra, döviz kuru rejimine ya da enflasyon hedeflemesine yönelik yapılacak tartışmalar akademik tartışmalar olmak durumundadır. Burada benim düşüncem şudur: 2002 ba [Devamı]