Arşiv

  • Temmuz 2024 (10)
  • Haziran 2024 (14)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)

    Nasıl yüksek faiz istenir?
    Fatih Özatay, Dr. 11 Mayıs 2008
    Bazı makro ekonomik göstergeleri milli gelire oranlayıp öyle inceliyoruz. Uluslararası karşılaştırmalarda da benzer bir yol izliyoruz. Bu alışkanlık bazen bu karşılaştırmaları neden yaptığımızı, yani işin özünü unutturabiliyor bize. 3 Nisan'da açıklanan 'Orta Vadeli Mali Çerçeve' raporunda uluslararası borç karşılaştırmaları var. vrupa Birliği'ne üye ülkelerinkine kıyasla kamu borcunun düşük bir düzeyde olduğunu göstermeyi amaçlıyor. Böylelikle faiz dışı fazladaki indirimin aslında bir gevşemeye işaret etmediğini, düşen borçla birlikte böyle bir indirimin ekonomik açıdan sorun çıkarmayacağını ima ediyor. Kamu borcu çok önemli bir gösterge. Borcun yüksekliği ile o borcun maliyeti arasında çok yakın bir ilişki var. Borç ne kadar yüksekse, faizi etkileyen diğer unsurlar aynı kalmak ü [Devamı]
    Cesur yeni dünyaya hoşgeldiniz
    Güven Sak, Dr. 10 Mayıs 2008
    Hindistan ciddi ciddi mal borsalarındaki vadeli işlemleri kısıtlamayı düşünüyormuş. Geçenlerde gazetelerdeydi. Vadeli işlem kontratları bugün değil, ileride teslim edilecek bir malın, bugünkü değil o günkü fiyatını belirlemeyi amaçlıyor. İleride yapılacak bir teslimatın, o günkü fiyatı bugünden belirleniyor. İşte Hintliler bazı gıda maddelerinde işlemleri kısıtlamayı başlamışlardı şimdi bunu genelleştirmeyi düşünüyorlarmış. Amaç gıda fiyatlarında geleceğe yönelik fiyat belirlemeyi hedefleyen, spekülatif işlemleri engellemek. Madrid'deki Afrika Kalkınma Bankası görüşmeleri çerçevesinde yapılan bu açıklamalar son derece ilginç bir eğilimi gözler önüne seriyor: Başı derde giren insan önce içinde bulunduğu durumu inkâr ediyor. Gıda fiyatlarındaki ve de hammadde fiyatlarındaki yapıs [Devamı]
    Enflasyon haberleri
    Hasan Ersel, Dr. 09 Mayıs 2008
    Ocak 2005-Nisan 2008 dönemi ele alındığında TÜFE'deki ortalama aylık artış yüzde 0,67 ve bir yıl önceye oranla artış ise yüzde 8,87 olmuş. Her iki seride de oynaklık ÜFE'ye oranla çok daha az. Özellikle yıllık temelde TÜFE'de değişim katsayısı sadece 0,13. Dolayısıyla, son 40 aylık dönemde enflasyonumuz yüzde 9 dolaylarında olmuş diyebiliriz. Bu tatmin edici bir sonuç mu? Bir bakıma evet. Bu dönemde Türkiye, enflasyonu, tek basamaklı düzeye indirmeyi başardı. Enflasyonun 1990-1999 dönemi ortalaması olarak yüzde 77,6 düzeyinde olduğu anımsanırsa bu küçümsenecek bir sonuç değil. (Bu kabaca doğru. Çünkü arada kullanılan fiyat endeksi değişti.) Ancak, bu sonucu değerlendirirken iki noktaya dikkat etmek gerekiyor. Bir kere Tablo 1'deki verilerden de görüleceği üzere 2000'li yıllarda en [Devamı]
    Mali gevşeme: Zamanı mı?
    Fatih Özatay, Dr. 08 Mayıs 2008
    Son GS-FB karşılaşmasında, FB kalecisi Volkan ile stoper Edu büyük bir 'zamanlama hatası' yapıp, havadan süzülen topa birlikte çıktılar. Sonuçta 'birbirlerini bozdular', top arkalarına düştü, GS'nin golcüsü Nonda'ya da boş kaleye topu yuvarlamak kaldı; acele etmeden, 'zamanlama hatası' yapmadan. Çok büyük bir sürpriz yaşanmazsa bu hafta sonu, bu zamanlama hatası FB'ye şampiyonluğu kaybettirecek. [Devamı]
    Yoksa kimse acil gündem ihtiyacını hakikaten görmüyor mu
    Güven Sak, Dr. 06 Mayıs 2008
    Arka arkaya durmadan bir şeyler açıklanıyor. Etrafta bir hareket bir hareket. Ama gelin görün ki, etraftaki bu kadar hareketin getirdiği bir bereket yok. "Sıfıra sıfır elde var sıfır" durumundayız. Etraftaki bu canlılık malumat hazinemizi genişletmiyor. Giderek daha fazla biliyoruz, ama ileride neler olabileceği hakkında kafalarımızda şekillenen bir açıklama, bir hikaye yok. Buna tek istisna Merkez Bankası'nın açıklaması olabilir. Ama bu sizce de garip bir durum değil mi? Acaba neden böyle? Ya, Merkez Bankası hariç, yöneticilerimiz daha neler olup bittiğinin tam farkında değiller, bizleri "dünün gündemi" ile oyalıyorlar. Ya da ortada bizim kavramakta güçlük çektiğimiz bir "benden sonra tufan" havası var. Hangisi doğru bilemeyiz ama müsaadenizle etrafta neler gördüğümüzü bir kıs [Devamı]
    MB’nin temel sorunları
    Fatih Özatay, Dr. 05 Mayıs 2008
    Para politikasının önünde önemli sorunlar var. Neler bunlar? Önce şöyle uzaktan, mesela ‘uzaya çıkıp’ baksanız, hiç de ilginç gelmeyecek ve de akademik olarak son derece sıradan, ‘Aman, yine mi?’ dedirtecek olanından başlayayım. Oluş biçimi ilginç değil, ama doğurduğu sonuçlar önemli. [Devamı]
    Hükümet, üreticinin neden fiyat artırdığına odaklanmalı
    Hasan Ersel, Dr. 05 Mayıs 2008
    Dışsal koşullardaki değişmeler üreticileri kârlılıklarını sürdürebilmek için fiyat ayarlamaları yapmaya zorluyorsa çözüm sanayi politikalarında aranmalıdır. Davranışın nedeni tekelci gücün korunmasıysa rekabet politikası yürürlüğe sokulmalı. [Devamı]
    Merkez Bankası ne diyor?
    Fatih Özatay, Dr. 04 Mayıs 2008
    Merkez Bankası'nın (MB) kamuoyuna sunduğu yılın ikinci Enflasyon Raporu'nu faiz politikası, enflasyon tahminleri ve enflasyon hedefi açısından 30 Nisan'da yayınlanan 'Para Politikası Toplantı Özeti' ile birlikte değerlendireceğim. Hedefin değiştirilmesi hakkındaki görüş özette yer alıyor (Madde 22): [Devamı]
    Antigone üzerine çeşitlemeler
    Hasan Ersel, Dr. 03 Mayıs 2008
    1. Antigone ve küresel iklim değişikliği Küresel iklim değişikliğine insanların olumsuz katkısının ciddi boyutta olduğu nihayet kabul edilmeye başlandı. Bu olayı şöyle düşünmek olanaklı: Doğanın yasaları var. İnsanlar da iktisadi gelişmenin yasalarını yaptılar. Bu yasalar, sonuçta, rekabete dayalı (ne tür rekabet olduğu o kadar belirgin değilse bile) bir ekonominin, üretimi sürekli olarak artırabilmesi için gerekli çerçeveyi çiziyordu. Ama bu insan yapımı yasalar, doğa yasalarıyla çeliştiler. Ama yasa koyucu(lar), ısrarlıydılar. O yasaların uygulanmaması "gelişmenin olmaması" demekti. Fakirleşme, çöküntü vs. Yani cezalar çok ağırdı. Kimse "ekonominin" bu yasalarına karşı çıkmaya cesaret edemiyordu, mırın kırın etseler bile. [Devamı]
    TCMB'nin enflasyon tahminindeki sıçrama
    Hasan Ersel, Dr. 02 Mayıs 2008
    TCMB Enflasyon Raporu-II iktisadi karar birimlerinin (ticari, sınai ve mali şirketler, hanehalkları, yabancılar) davranışlarında önemli değişmelere yol açan arz tarafından gelen etkiler (petrol, emtia fiyatları vs) olduğunun altını çiziyor. Bunun sonunda enflasyon bekleyişlerinde bir sıçrama ve karar alıcıların bu yeni bekleyişlerine göre davranış değiştirmesi söz konusu. Özetle TCMB'ye göre iktisadi karar birimleri daha önceki konumlarını terk ediyorlar ya da edecekler. Yeni konumları eskisinden epeyce farklı ve enflasyon açısından daha olumsuz. TCMB bu eğilimi değiştiremeyeceğini kabul ediyor. Çünkü, iktisadi karar birimlerinin davranışlarının değişmesine yol açan gelişmeler, TCMB'nin etkileyebileceği türden değil. TCMB ne dünyadaki petrol fiyatlarına ilişkin bir şey yapabilir n [Devamı]