Arşiv

  • Mayıs 2022 (7)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)
  • Ekim 2021 (10)
  • Eylül 2021 (11)
  • Ağustos 2021 (12)
  • Temmuz 2021 (8)
  • Haziran 2021 (14)

    Ekonomi büyürken protesto edilen senet tutarı neden artıyor?
    Fatih Özatay, Dr. 28 Ocak 2007
    Uzun zamandır grafiklere yer vermiyordum yazılarımda. Uzun, göreli bir kavram şüphesiz. Söz konusu uzunluk, açık ki 'bana göre'. 'Mümtaz' grafiklerimden sizleri 'mahrum' edişimin temel nedeni iki okurumdan aldığım ortak eleştiriydi. Ne istiyorlarsa grafiklerimden... Eleştirenlerden biri babam, diğeri de arkadaşım Rana. Babam emekli subay, Rana ise nöroloji profesörü. Her daim askerlerin (özellikle son yıllarda emekli askerlerin) ve tıp doktorlarının (bilhassa nörologların) sözlerine dikkat etmek gerekir. [Devamı]
    Garip bir besteci ve ilginç bir CD
    Hasan Ersel, Dr. 27 Ocak 2007
    Erik Satie (1866-1925), müzik tarihinin en ilginç kişiliklerinden birisi olarak kabul ediliyor. Satie, kendine özgü bir çizgisinde yalnız yürümeyi seçen, alaycı ve yaşamın pratik yönleriyle uyum sağlayamayan ya da buna kalkışmayan bir insanmış. Alaycılığını, yapıtlarına seçtiği isimlerde görmek olanaklı: Armut Biçiminde Üç Parça ya da Bürokratik Sonatin bu bağlamda verilebilecek pek çok örnekten ikisi. Ama Satie'nin alaycı olması, ciddiyetten uzak olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, yapıtları onun ne kadar ciddi bir besteci olduğunun güçlü kanıtları. Satie, bir yandan o sıralarda Fransa'yı çok etkileyen Wagner'ciliğe karşı çıkarken, öte yandan Debussy ve Ravel'in izlenimciliğinin de dışında kalıp, kendi yolunda devam edebilmiştir. Bu iki cepheli mücadeledeki başarısı Satie'nin, kendi yo [Devamı]
    Bu sefer 1970'lerin hatalarına düşmeyelim, lütfen
    Güven Sak, Dr. 26 Ocak 2007
    Ateş düştüğü yeri yakar. Yaranın sıcaklığı geçtikçe, acısı artar. Kaybın yarattığı boşluk, gün geçtikçe daha çok can acıtır. Hep böyle olmaz mı? Hrant Dink cinayeti sonrasında, eşinin, ailesinin ve yakınlarının acısı paylaşılabilir mi? Elbette paylaşılamaz. Her ölüm ani ve erkendir. Güzel de değildir. Ancak evvelki gün, Hrant Dink için İstanbul'da düzenlenen cenaze töreninde görünür hale gelen tablo, herhalde herkesin aklına hemen o "Hak şerleri hayreyler" diyen ilahiyi getirmiştir. Hani Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın on sekizinci yüzyıldan kalma o ilahisini. "Mevlam görelim neyler/Neylerse güzel eyler" diyen ilahiyi. [Devamı]
    Psikopat yetiştirmemek için
    Fatih Özatay, Dr. 25 Ocak 2007
    Taşımacılığımızın yüzde 92'si karayoluyla gerçekleştiriliyor. Buna karşın yol standardımızın iyi bir düzeyde olmadığı hep yazılıp çiziliyor. Kötü kalitenin bir göstergesi de bu alanda yapılan kamu harcamalarının milli gelire oranının düşüklüğü. Bu oran bize benzer ülkelerde yüzde 5-7 aralığında iken bizde 1.7 dolaylarında. Önemli bir fark var arada. Dünya Bankası'nın yatırım ortamı raporları kötü kalitenin bir başka göstergesine daha işaret ediyor. Mal taşıması sırasında oluşan kayıpların taşınan malın değerine oranı yine bizim gibi ülkelerle karşılaştırıldığında oldukça yüksek.Elektrik kesintisi nedeniyle şirketler kesiminin uğradığı kayıpların cirolarına oranı yüzde 3.6 düzeyinde Türkiye'de. Gelin bu rakamı bazı ülkelerle karşılaştıralım: Çin'de yüzde 2, Brezilya'da yüzde 1.5, [Devamı]
    Ne yapalım, döviz piyasası hızlı çalışıyor
    Hasan Ersel, Dr. 25 Ocak 2007
    Türkiye'de para politikası konusunda başlıca iki farklı görüş var: Bunlardan ilki para politikasının; enflasyonu düşürmek için faizin döviz piyasası yoluyla yarattığı etkiye, ikincisi ise doğrudan faiz etkisine dayandığı. Kuşkusuz bu, fazlasıyla basite indirgenmiş bir sunum biçimi. Bu karikatürleştirmeyi ana çizgilerin daha iyi görülmesini sağladığı için yaptım. Şimdi bu çerçevenin biraz ötesine geçmek istiyorum. [Devamı]
    Türkiye’nin tek işlevi, Avrupalıların emekli maaşlarını ödemek midir?
    Güven Sak, Dr. 23 Ocak 2007
    Gökyüzünde bütün işaretler ne vakit parlak bir yakın geleceği gösterecek olsa, bu toprakların karışması âdettendir. Ama bu kez, başımıza neyin gelmekte olduğunu bilerek soğukkanlılıkla adım atmayı öğrenmekte fayda var. Yarını kendi ellerimizle tasarlayıp tasarlayamayacağımız, bu toprakların talihini kalıcı bir biçimde değiştirip değiştiremeyeceğimiz, bu yılın testlerinden başarı ile çıkmamıza bağlı. Önümüze çıkan her durumda unutmayalım, lütfen. [Devamı]
    Eninde sonunda düşecek
    Fatih Özatay, Dr. 22 Ocak 2007
    Onca yılın 'kötü' makroekonomik politikalarının yarattığı tahribatın 'nadide çiçeklerinden' biri de 'dolarizasyon'. Tahribat artarken yerli paraya olan güven giderek azalıyor; yabancı para kullanımı yaygınlaşıyor.Dolarizasyon farklı biçimlerde karşımıza çıkabiliyor. Mesela bu sorunun yoğun biçimde yaşandığı bir ülkenin hazinesi yerli para cinsinden borçlanmakta zorlanıyor. Döviz cinsinden ya da dövize endeksli borçlanma tahvilleri çıkarmak durumunda kalıyor. Ya da tasarruf sahiplerinin döviz cinsinden mevduatları yerli para cinsinden mevduatlarına kıyasla giderek artıyor.Bu sürecin en belirgin özelliklerinden biri de döviz kurunun giderek çok önemli bir değişken haline gelmesi. Ekonomide alınan bütün kararlar üzerinde belirleyici oluyor kur. Herkes kurla yatıp kalkıyor. Ekonomi p [Devamı]
    Para politikasında iki keskin görüş farkı
    Hasan Ersel, Dr. 22 Ocak 2007
    Para politikasında enflasyon ve döviz kuruna ilişkin tartışma hararetleniyor. Eleştirenler, özünde, para politikasının etkin olmadığı, enflasyon düzeyini Türkiye'ye sermaye girişinin belirleyeceğini söylemiş oluyorlar. TCMB ise para politikasının etkili olduğunu. [Devamı]
    Anlamsız bir yazı
    Fatih Özatay, Dr. 21 Ocak 2007
    Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansa erişim sorunu üzerinde durdum son iki yazımda. Bugün kaldığım yerden devam ediyorum. Tüm dünyada bu tür işletmelerin ekonomi içinde büyük ağırlıkları var. AB'de tüm işletmeler içinde bu işletmelerin payı yüzde 90 dolaylarında. İstihdamın ise yüzde 70'ni yaratıyorlar. Türkiye'de 150 ve daha az sayıda işçi çalıştıran ve bilanço büyüklüğü 5 milyon doların altında olan işletmelerin toplam işletmelere oranı yüzde 99.3. Yaratılan istihdamın yüzde 77'si bu tür işletmelere ait. [Devamı]
    Piyasa mekanizması çalışmazsa...
    Fatih Özatay, Dr. 18 Ocak 2007
    Küçük ve orta ölçekli işletmelerin tüm işletmeler içindeki ağırlığı çok fazla. Türkiye'de de böyle, AB üyesi ülkelerde de. Bu oran yüzde 90'ların üzerinde. Bir rapora göre Avrupa'da küçük ve orta ölçekli işletmelerin çalıştırdığı ortalama kişi sayısı sadece beş. Toplam istihdama katkıları ise yüzde 70 dolaylarında. [Devamı]