Arşiv

  • Mart 2024 (2)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)
  • Nisan 2023 (9)

    Katsayı, Pisa testi ve prangalar
    Fatih Özatay, Dr. 11 Şubat 2008
    Beşeri sermayemizin düzeyi potansiyel büyüme hızımızı yakından belirliyor. Beşeri sermaye düzeyimizi yükseltmenin yolu ise daha çok kişiyi daha kaliteli bir biçimde eğitmekten geçiyor.Sadece okullardaki eğitim değil söz konusu olan. Aynı zamanda çalışma hayatındaki beceri artırıcı kurslar da çok önemli. Hatta bazı koşullarda, mesela teknolojinin hızla ilerlediği alanlarda, bu vazgeçilmez bir şart oluyor.Hem temel eğitim hem de mesleki eğitim açısından önemli eksiklerimiz söz konusu. Yapılan çalışmalar, işyerlerinin aradıkları nitelikte eleman bulmakta zorlandıklarını gösteriyor. Oysa işsizlik oranımız çok yüksek düzeyde. Bu büyük sorunu çözmenin bir yolu da bu insanların beceri düzeylerini artırmaktan geçiyor.Çeşitli raporlarda mesleki eğitimin özendirilmesi tavsiye ediliyor. Me [Devamı]
    Merkez bankaları piyasa oyuncularını anlayacak, ama kolunu kaptırmayacak
    Hasan Ersel, Dr. 11 Şubat 2008
    Mali piyasa oyuncuları doğal olarak kendi çıkarları doğrultusunda ve kısa vadeli hareket eder. Merkez bankaları ise piyasa oyuncuları anlamakla birlikte toplumun tüm kesimlerini düşünerek hareket etmeli. [Devamı]
    Aralık ayında üretim düştü
    Fatih Özatay, Dr. 10 Şubat 2008
    Cuma günü aralık ayına ait sanayi üretim rakamları açıklandı: Bir yıl öncesinin aynı ayına göre üretimde yüzde 1.4 oranında düşüş gerçekleşmiş. Yıllık olarak bakıldığında ise 2007 üretim artışı yüzde 5.4 düzeyinde olmuş. 2006'daki üretim artışı yüzde 5.8 düzeyindeydi.Bir aylık gözlemden yola çıkarak hemen kötümser senaryolar çizmeye gerek yok. Birincisi, etraf zaten yeteri kadar karışık. Kötümser bir senaryo için aralık ayı üretim gelişmesi olsa da olur olmasa da.İkincisi, aralık ayında çalışma günü sayısı 2006'nın aynı ayına göre daha azdı: 2007'de beş tane pazar günü ile hafta sonu tatiline denk gelmeyen üç tane kurban bayramı günü var. Yani cumartesiler bir tarafa bırakılırsa sekiz tatil günü söz konusu. 2006'da ise beş tane pazar var. Yılın son günü kurban bayramının ilk gün [Devamı]
    İstanbul'un bütçe açığına niye kimse ses çıkartmadı
    Hasan Ersel, Dr. 09 Şubat 2008
    Ama 5 milyar 450 milyon YTL harcama büyüklüğüne sahip İBB bütçesi herhangi bir tepkiyle karşılaşmadı. Peki neden? Hükümetten esirgenen hoşgörü niçin belediyelere gösteriliyor? İstanbul Büyük Şehir Belediyesi (İBB) web sitesinde 2008 bütçesine ilişkin veriler yer alıyor. Hem harcamaların, hem de yatırım programı detayları hakkında da bilgi veriliyor. Geçmiş yıllara ilişkin karşılaştırılabilir bilgiler edinmek de olanaklı. Önümüzdeki iki yıl için de harcamaların fonksiyonel ve iktisadi sınıflandırılması temelinde projeksiyonları da sunulmuş. Daha önceki bir yazımda (Referans, 1 Mart 2007) şikayet ettiğim noktaların artık geçerli olmadığını görmek beni çok memnun etti. Eldeki bilgilere göre İBB'nin 2008 bütçe açığının gelirlerine oranı yüzde 22,47. Geçen yılın bütçe açığı oranı da b [Devamı]
    Yoksa icat çıkarmak hakikaten kötü müdür
    Güven Sak, Dr. 09 Şubat 2008
    Dikkat ediyor musunuz? Uluslararası bankacılık krizi denildiğinde esas olarak Amerikan bankalarından söz ediyoruz. Avrupa bankalarından tekil "kötü yönetim" örnekleri görüyoruz esasen. Avrupa finansal piyasalarındaki problem, ABD finansal piyasalarındaki kadar sistematik durmuyor. Amerika'da sistemli bir biçimde, tekil bankalara bakmaksızın, tüm bankaları kesen bir durum var. Buna karşılık, Avrupa finansal piyasalarında banka isimleri ile doğrudan ilişkilendirebileceğimiz tekil örnekler var. Yoksa burada da, Anglo Sakson hukuk sistemi ile Kıta Avrupası hukuk sistemi arasındaki farkın bir başka sonucunu mu görüyoruz? Gelin önce finansal yenilikler karşısında iki hukuk sisteminin yaklaşımını karşılaştıralım, sonra da bu durumda son bankacılık krizinin Avrupa ekonomilerinde yol aça [Devamı]
    Arap sermayesi neden Arap ülkelerine gitmiyor?
    Hasan Ersel, Dr. 08 Şubat 2008
    Petrol üreten Arap ülkelerinde oluşan büyük fonların nereye gideceği konuşulup duruyor. Bu fonların Türkiye'ye yönelmesini bekleyen, hatta buna bel bağlayanlar da var. Bu, olayın bir yönü. Bu olayın öbür yönü ise bu fonların niye Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da gidecek yer bulamadığı. Bu bölgede, İsrail dışında, Arap ülkeleri var. Her ne kadar kişi başına gelir, doğal kaynaklar, kurumlarının gelişmişliği itibariyle bu ülkeler arasında önemli farklılıklar varsa da ortak sayılabilecek pek çok toplumsal özellik olduğu da açık. Ama bu büyük fon birikiminden bu bölgenin pek de yararlandığı söylenemez. Eldeki son karşılaştırılabilir verilerin olduğu 2004 yılında Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki ülkelerin ortalama işsizlik oranı yüzde 14'tü. Bu, Sahra Altı Afrika dışında dünyadaki en y [Devamı]
    Putin, Gazprom'un başına mı geçiyor
    Güven Sak, Dr. 08 Şubat 2008
    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yakında görevi bırakacak. Devlet başkanlığında ikinci dönemi bitiyor. Yasal olarak yeniden seçilemiyor. Bu nedenle, bir süredir, herkes Putin'e Rusya'nın geleceğinde yeni bir görev arıyor. Öyle anlaşılıyor ki Putin de kendisine yeni bir görev arıyor. Bu arayışa ilişkin haberler medyadan eksik olmuyor. Bize kalırsa en ilginç haberlerden biri, Putin'in Gazprom şirketinin başına geçebileceği haberiydi. 4 Şubat 2008, Gazprom şirketinin 6 Haziran'da yapılacak genel kurulu için aday belirleme süresinin sonuydu. Bir liste açıklandı. Putin geçen gün açıklanan listede yoktu. Ama ilginç olan, bir şirketin yönetim kurulu başkanlığının siyasetle bu kadar birlikte anılmasıydı. Ancak biraz daha dikkatle bakarsanız, Rusya'da siyasetle enerji şirketi sahip [Devamı]
    2007 performansımız neden kötü?
    Fatih Özatay, Dr. 07 Şubat 2008
    Ne zamandır değinmek istiyordum. Yeni yıla ilişkin öngörüler, yurtdışında olan biten falan derken bir türlü fırsat olmadı. Şu: Kriz sonrası yakaladığımız yüksek büyüme hızının her gündeme getirilişinde aynı dönemde başka ülkelerin de hızla büyüdükleri ileri sürüldü. Bugün bazı karşılaştırmalı rakamlar vermek istiyorum. Böylelikle yurtdışını anlamaya çalışmaktan bir nebze de olsa kurtulur, bugünlük rahat bir nefes alabiliriz.Ama rahat nefes almak istemeyen varsa; aşağıda yapacağım karşılaştırma çerçevesinde 2008'de yurtdışında olacak bitecek ile bizim olası performansımız arasında kolaylıkla bağlantı kurabilirler. Eğer ileri sürüldüğünün aksine 'bize benzer' ülkelerden daha farklı bir performans çizdiysek kriz sonrasında, küresel koşulların yanı sıra 'bizim yaptıklarımızın (ya da [Devamı]
    Ve o sırada Rusya'da fırsatı fark edenler vardır
    Güven Sak, Dr. 05 Şubat 2008
    Bu toprakların kaderi böyle galiba. Biz şehvetli tartışmaları severiz. Öyle şartı şurtu takmayız. İçinde bulunduğumuz şartların esiri olmayı, gözlerimizi sımsıkı kapatarak reddederiz. Zamanlamadan da anlamayız. Çünkü maksat işi halletmek değil, yalnızca tartışma çıkarmaktır. Dün zorlu koşulları hiç umursamadan "meleklerin cinsiyeti" bu topraklarda tartışılmıştı. Bugünün meleklerin cinsiyeti tartışmasının adı türbandır. Bu tartışma; en çok dünyalı olduğumuz dönemde, en çok dünyada olup bitenlerle ilgilenmemiz gereken bir zaman diliminin içinde, bir nevi içe kapanma, kendi geçmişimizle hesaplaşma tartışmasıdır. Zamanlaması ve ortaya konuş biçimi külliyen yanlıştır. Olsa olsa "Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete" algılamasını güçlendirmektedir. Onun için de fevkalade tehlikelidir [Devamı]
    Dışarısı enflasyonu ne kadar yükseltir?
    Fatih Özatay, Dr. 04 Şubat 2008
    Merkez Bankası (MB) enflasyona ilişkin son raporlarında bizleri yeni bir çekirdek enflasyon göstergesiyle tanıştırdı: Gıda, alkolsüz içecekler, alkollü içecekler, tütün ve enerji hariç tüketici fiyat endeksi. Neredeyse endeksin yarıya yakını dışlanmış oluyor böylelikle. Bir sorun var mı bu kadar kapsamlı bir dışlamada?Hayır, yok. Zira para politikasının kısa dönemde etkileyemediği fiyat hareketleri var. Bugün enerji fiyatları tüm dünyada yükseliyorsa, enerji ithalatına bağımlıysanız, o yüksek fiyattan enerjiyi satın almak zorundasınız. Bu tek başına enflasyonu artırıcı bir unsur. Oysa siz uyguladığınız politikanın etkisini görmek istiyorsunuz. Fiyat endeksini bu dışsal etkiden arındırmadıkça bu isteğinizi gerçekleştiremeyeceksiniz. Dışlanılması gereken bugün enerji fiyatları ola [Devamı]