Arşiv

  • Kasım 2021 (10)
  • Ekim 2021 (10)
  • Eylül 2021 (11)
  • Ağustos 2021 (12)
  • Temmuz 2021 (8)
  • Haziran 2021 (14)
  • Mayıs 2021 (13)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)

    2007’de euro bölgesi
    Hasan Ersel, Dr. 15 Ocak 2007
    OECD ve AB raporlarında euro bölgesindeki ülkelerin yapısal sorunlarını ciddi reformlar çerçevesinde çözemedikleri takdirde, potansiyel büyüme oranının yükselmeyeceği, orta-uzun dönemde ciddi bazı sorunlarla karşılaşılabileceği konusunda kaygılar ve uyarılara yer veriliyor. [Devamı]
    Bu takımın kalecisi neden gidip gol atmıyor? Batı'da öyle mi ama!
    Fatih Özatay, Dr. 14 Ocak 2007
    1960'ların ikinci yarısı. İstasyonun hemen yanı başında iki katlı ahşap bir bina. 1955 yılında eğitime başlayan bir okul. Altı tane açılmış tüm Türkiye'de. Biz, o zamanki ismiyle Konya Maarif Koleji olanındayız. [Devamı]
    Cumhurbaşkan-lığından başka sorun mu yok?
    Fatih Özatay, Dr. 11 Ocak 2007
    1970-2001 arasında ulaşabildiğimiz ortalama büyüme hızı sadece yüzde 3.9. Dönemi kısaltır, 1990-2001 yaparsanız, bu düzey yüzde 3'e düşüyor. Bundan sonra en az 10 yıl süreyle yüzde 7'ye yaklaşan bir büyüme hızı yakalarsak, AB üyesi ülkelerin o zamanki ortalama kişi başına gelir düzeylerinin yüzde 50'sine ulaşabileceğiz ancak. [Devamı]
    Faiz oranları ve para politikası
    Hasan Ersel, Dr. 11 Ocak 2007
    40 yıl kadar önce rahmetli eniştem beni İzmir'de kireççilerin buluştuğu kahveye götürmüştü. Orada kireç alım satımı yapılıyordu ama ortalıkta para yoktu, bütün bağıtlar "verilen sözler" üzerine gerçekleşiyordu. Fiyatlar ödemenin zamanına göre değişiyordu. Bir ay içindeki ödeme "peşin" olarak kabul ediliyordu. Daha sonraki ödemelerde fiyat yükseliyordu. Bu artışın ne kadar olduğunu sormuştum. Her ay için belli bir yüzde artış konuluyordu. Faize karşılık gelen bu yüzde artış rakamı sadece "kireç" için geçerliydi. Başka mallara ilişkin bağıtların yapıldığı diğer kahvelerde duyacağım artış oranının (faizin) daha farklı olacağını öğrendim. Nedenini sorduğumda, bunun "yapılan işin niteliğine" bağlı olduğunu söylediler. [Devamı]
    'Mızmız ihtiyar' psikolojisi ile nasıl baş edilir
    Güven Sak, Dr. 09 Ocak 2007
    Geçen hafta iktisat gündemindeki en "güzel" tartışmayı Sayın Başbakanımız başlattı. Yine bir "serbest konuşma" anında, "Enerji özelleştirmesi yapalım da fiyatlar mı artsın?" dedi. Sonra 2007 yılının mana ve ehemmiyetini hatırlatan bir ekleme de yaptı: "Millet, fiyatları hükümet artırıyor mu zannetsin?" Bize kalırsa; Sayın Başbakanımız, eğer kendi iktidarı döneminde Türkiye'nin önemli bir iktisadi dönüşüm sürecini, başarılı bir biçimde başlattığına, bu satırların yazarı kadar inanıyorsa 2007 yılında "serbest konuşma" anları yaratmaktan özenle kaçınmalıdır. Neden? Gayet açık. Yaptığı son açıklamalar yalnızca kafaları karıştırıyor. Hükümetimizin politika kararlılığı konusunda, zaten var olan soru işaretlerini daha da artırıyor. Oysa 2007 yılında daha fazla kafa karışıklığına değil [Devamı]
    Ekonomide dinamizm yaratan faktörler istikrar için denetlenmeli
    Hasan Ersel, Dr. 08 Ocak 2007
    Günümüzde istikrar programlarını eleştiren ciddi iktisatçılardan hiçbirisi 'istikrara boş verin' demiyor. Ancak iktisadi sistemin dinamizmini sağlayan bunun yanında istikrarsızlık da yaratan öğelerin tasfiye edilmesi yerine denetimine önem verilmesi gerektiğini ileri sürüyorlar. [Devamı]
    Enflasyon gelişmeleri ve 2007'ye ilişkin enflasyon tahminleri
    Fatih Özatay, Dr. 07 Ocak 2007
    Artık bıkkınlık vermeye başladı; ancak nasıl gelişeceği hakkındaki yapılan varsayımı belirtmeden ileriye yönelik çözümleme yapmak mümkün değil. 2007'nin çifte seçiminden bahsediyorum. İç siyasette gerginleşme olabileceği ve buna bağlı olarak piyasalarda kur ve faiz yükselişleri görülebileceği olasılığına gözümüzü kapatalım. Diğer bir ifade ile 'böyle bir riskin olmadığı' durumu düşünelim. Bu 'durum'da son haftalarda açıklanan veriler umut verici gelişmelere işaret ediyor. [Devamı]
    Türkiye nereye
    Güven Sak, Dr. 05 Ocak 2007
    Mutlu yıllar... 2007 yılının başlaması ile birlikte Avrupa Birliği'nin iki yeni üyesi daha oldu. Romanya ve Bulgaristan birliğe katıldılar. İngiltere'de yayımlanan muhafazakâr Daily Express gazetesi 2 Ocak günü "İngiltere, yabancılara 2.5 milyar pound katkı payı ödeyecek" manşetiyle çıktı. Konu, Romanya ve Bulgaristan'ın AB üyesi olmasıydı. Her aile için 105 pound ödeneceği varsayımıyla bir hesap yapılmıştı. "Yabancılar"a bir para ödenecekti. Ödenecek para İngiliz ailelerin kesesinden çıkacaktı. Uzun yazının ana konusu böyle bir şeydi. Yazıya uzak bir Rumen köyünden sekiz kişilik bir aile fotoğrafı eşlik ediyordu. Hani kentli Rumenlere gösterdiğinizde sinir olacakları türden bir fotoğraf. Başı bağlı üç kız ve bir anne ile kafasında şapka olan üç erkek çocuk ve de bol sakallı bir ba [Devamı]
    Büyüme yeniden hızlanıyor. Ya sonrası?
    Fatih Özatay, Dr. 04 Ocak 2007
    Güven ortamının devamı büyüme hızımızın düşmemesi için yaşamsal bir önem taşıyor. Bu ortamı sürdürmenin yolu hem mevcut ekonomik programı sürdürmekten geçiyor hem de iç siyaseti germemekten. Bu belirtilen iki koşul elbette her ekonomi için geçerli. Ama özellikle borcu yüksek olan ülkeler için daha bir geçerli. Çünkü hem yüksek borcu yaratan vaktiyle uygulanan kötü politikaların verdiği inanılmaz tahribat nedeniyle bu tip ülkeler kırılgan, hem de yüksek borcun bizatihi kendisi nedeniyle. [Devamı]
    Dış ticaret serbest ama işgücünün hareketi serbest değil
    Hasan Ersel, Dr. 04 Ocak 2007
    İktisat politikası uygulamalarının iktisat kuramının öğretilerini her zaman izlemediği pek de yabancı olmadığımız bir durum. Bunun çeşitli nedenleri olabiliyor. Karar alıcıların ufuklarının dar olması, hükümetlerin toplumun kısa ve uzun dönemli çıkarlarını dengeleyememesi, bir çıkar grubunun kendi isteklerini toplumsal gereksinim olarak kabul ettirme becerisini göstermesi ya da sadece iktisat politikası yapımcısının hata yapmaları bunlardan bazıları. Dolayısıyla farklı ülkelerde farklı zamanlarda iktisat politikası uygulamalarının iktisat kuramının öğretisinden farklı yönde ortaya çıktığına tanık oluyoruz. [Devamı]