Arşiv

  • Mart 2024 (2)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)
  • Nisan 2023 (9)

    Ertelenen bütçe harcamaları
    Hasan Ersel, Dr. 22 Şubat 2008
    TEPAV İstikrar Enstitüsü'nün 2007 Aralık Ayı Sonuçları ve Bütçeden Harcama Kaçırma Yöntemleri alt başlıklı Mali İzleme Raporu 14 Şubat 2008'de kamuoyuna açıklandı. İlgimi, doğal olarak, altbaşlık çekti. Baştan okuru bir noktada aydınlatmalıyım: Raporla hiçbir ilgim yok ama TEPAV'ın mütevelli heyeti üyesiyim. Raporda 2007 yılı bütçe sonuçları değerlendiriliyor. Bütçe yine açık veriyor fakat faiz harcamaları dışarıda bırakıldığında fazla var. Faiz dışı fazla ise hedeflenmesi gereken miktarın altında. Bu noktalarda, rakamlar dışında bilinmeyen bir şey yok. Ama yine de iki bilinenin altını çizeyim. Birincisi, bütçe açık veriyorsa, iç talebi artırıcı etki yapıyordur. Faiz dışı fazla veriliyor olması bu durumu değiştirmez. İkincisi ise faiz kazanabilecek durumda olanlar genellikle gör [Devamı]
    Kriz neden hâlâ Avrupa bankalarını vurmadı
    Güven Sak, Dr. 22 Şubat 2008
    Etraftaki garip sessizlik epeydir dikkat çekiyordu. Avrupa bankalarından en son haber bu hafta İsviçre'den geldi. Credit Suisse, İsviçre'nin ikinci büyük bankası, 2008 yılının ilk çeyreğinde kârlarını 1 milyar dolar azaltacak bir gelişmeyi haber verdi. Bilançosundaki VDMK'lerin (varlığa dayalı menkul kıymetlerin) bir bölümü "yanlış" fiyatlanmıştı. Yanlışlık düzeltildiğinde, bilançonun varlık tarafından 2.85 milyar dolarlık bir değerin silinmesi gerekecekti. Açıklama İsviçre'nin bir numarası UBS'den gelen bir açıklamadan hemen sonra yapılmıştı. UBS, şubat ayının 12'sinde, kendisinin VDMK portföyü ve bu portföyün değeri konusunda "son derece şeffaf" olduğunu açıklamıştı. Böylece ortadaki problemin ne olduğunu da açıklıkla vurgulamıştı. Gelin bir bakalım. 1997 yılındaki finansal k [Devamı]
    Biraz iç gelişmelere dönelim
    Fatih Özatay, Dr. 21 Şubat 2008
    Para politikası uzunca bir süredir bir dizi güçlükle karşı karşıya, bazılarını ele alıp incelemek istiyorum birkaç yazı. Sayın Hasan Ersel'in Referans gazetesinde pazartesi günü çıkan yazısından esinlenerek şirketler kesiminin yurtdışından sağladığı kaynakların para politikası üzerindeki etkilerine değineceğim bugün.Yapılan çalışmalar, kredi miktarının hem şirketlerin yatırım harcamaları hem de tüketicilerin tüketim kararları üzerinde önemli etkileri olduğunu gösteriyor. Bu çerçevede, iç talep gelişmelerini enflasyon hedefine uyumlu hale getirmek isteyen bir merkez bankasının aldığı faiz kararlarıyla kredi faizlerini de etkilemek istemesi çok doğal. Kredi faizleri etkilenmeli ki para otoritesi şirketlerin ve hane halkının aldıkları kredilerin koşullarını değiştirebilsin, böyleli [Devamı]
    Northern Rock neden devletleştirildi
    Güven Sak, Dr. 19 Şubat 2008
    Eskiden bir özel kurum kamu kontrolü altına alındığında, "devletleştirilmez"di, "millileştirilir"di. "Savaş" bakanlığı yerine "barış" bakanlığı demek gibi. Bakın yine öyle oldu. Geçen pazar, Birleşik Krallık Maliye Bakanı Alistair Darling, problemli Northern Rock (NR) bankasının "millileştirildiğini" açıkladı. Bu acaba yeni başlayan bir eğilimin ilk işareti sayılabilir mi? Yoksa uluslararası bankacılık krizinde asıl tedaviye şimdi mi başlıyoruz? Acaba bir dönüm noktasında mıyız? Öyle. Ama galiba bunun NR olayı ile bir alakası yok. Gelin bir bakalım. NR, geçen eylül ayında, zor duruma düşünce, İngiltere Merkez Bankası'na başvurarak acil yardım talebinde bulunmuştu. Zaman, uluslararası bankacılık krizinin ilk evresiydi. Birbiri ardına kötü haberler geliyor, kimse kimseye güvenmi [Devamı]
    ABD'de mali paket çare olacak mı?
    Fatih Özatay, Dr. 18 Şubat 2008
    ABD için durgunluk (resesyon) en az iki çeyrek negatif büyüme olarak tanımlanıyor. O çok korkulan durgunluğu önlemek amacıyla hazırlanan mali genişleme paketi geçtiğimiz hafta içinde Bush tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi. Toplam 168 milyar dolarlık bu paketin önemli bir kısmını nakit vergi iadeleri oluşturuyor. Birkaç ay içinde nakit çekler hane halklarına gönderilmeye başlanacak.Dikkat edilirse hane halkları açısından bu geçici bir gelir artışı anlamına geliyor. Vergi iadelerini aldıktan, bir kısmı da ek işsizlik yardımını edindikten sonra yine eski gelir düzeylerine dönecek gelirleri.Tüketim davranışlarını açıklamaya çalışan iktisat kuramları, tüketimi belirleyenin genellikle kalıcı gelir olduğu görüşünde. Mesela, daha iyi bir iş bulup gelirinizin yakın gelecekte artacağ [Devamı]
    Cari açık dışsal nedenlerle düşse bile tekrar yükselir
    Hasan Ersel, Dr. 18 Şubat 2008
    Cari dengenin bileşenlerinden hiçbirinin dinamiği cari açığı kapatacak yönde değil. Dışsal nedenlerle cari açığımız biraz düşse bile, bunlar etkisini yitirdiğinde, yine eski haline gelecek gibi görünüyor. [Devamı]
    Esas gündem önemli ölçüde yine kadınlarımızla ilgili
    Fatih Özatay, Dr. 17 Şubat 2008
    Başlık kısmen Radikal'in dünkü manşetinden alınma. Manşetin tamamı şöyleydi: "Esas gündem: İşsiz ve ümitsiz Türkiye".TÜİK dün 2007'nin ekim-kasım-aralık aylarına ait istihdam verilerini açıkladı. Bir önce açıklanan verilerde işsizlik oranında artış vardı. Bu sefer de öyle. Kötü bir haber. Birkaç saptama yapalım. Bir önceki yılın aynı döneminde yüzde 9.6 olan işsizlik oranı 2007'de yüzde 10.1'e yükselmiş. Önemli bir artış var.Genel işsizlik oranının yanı sıra tarım dışı sektörlerdeki gelişmeler de önemli. Tarımda uzun bir süredir istihdam düşüyor. Bu doğal bir gelişme. Ama bu düşüş tarım dışı sektörlerdeki istihdam artışıyla telafi ediliyor ve genel işsizlik oranı kötüleşmiyordu. Hatta bir miktar da düşmüştü.Aralık ayında açıklanan veriler (ağustos-eylül-ekim dönemi) tarım dışı i [Devamı]
    İktisat politikası neyi hedeflemeli
    Hasan Ersel, Dr. 15 Şubat 2008
    Sanırım, dünya ekonomisindeki son gelişmelerin Türkiye üzerinde olumsuz yönde etki yapacak cinsten olduğu konusunda görüş birliği var. Bu noktadan sonra rivayet muhtelif: Kimilerine göre bu Türkiye'yi az etkileyecek bir olay, kimilerine göre ise felaket kapımızı çalmak üzere. Söylendiğine göre bankacılık kesimimizde dünyayı sarsan türden sorunlu yatırımlar/krediler yok. Bankacılığın dış borcunun toplam özel kesimin borcu içindeki payı da az. Dolayısıyla soruna çare bulabilmek için şirketler kesimine bakmak yeterli olabilir. Şirketler yatırımlarını borçlanma ve dağıtılmamış kazançlarıyla finanse ediyor olsunlar. Kolaylık olmak üzere borçlanmanın tümüyle yurtdışından yapıldığını varsayalım. Dağıtılmamış kazançlar da kârın bir oranı olsun. Kârı da hasılattan girdi ve borçlanma maliy [Devamı]
    Sarkozy'ye ne oldu
    Güven Sak, Dr. 15 Şubat 2008
    Luis Napolyon, bildiğimiz Napolyon Bonapart'ın yeğeniydi. 1848 Devrimi'nden sonra kurulan, kısa ömürlü ikinci cumhuriyetin ilk cumhurbaşkanıydı. Bonapartizm teriminin yaratıcısı oydu. Bonapartizm kısa boylu bir generalin imparator olup, bir ülkeyi istediği gibi yönetmesi değildi. O bir devlet eliyle ve devlet kontrolünde modernleşme programıydı. Girişimciliğe dayalıydı ve milliyetçiydi. Luis Bonapart, aynı amcası gibi yaptı, bir darbe ile imparator oldu ve III. Napolyon adı ile ikinci imparatorluk dönemini başlattı. Sene 1851'di. 1871 Fransa-Prusya savaşındaki yenilgiye kadar iktidarda kaldı. Karl Marx, amcasını dikkate alarak, "Hegel bir yerlerde tarihte olayların iki kez tekrarlandığını söylemişti. Ama onun unuttuğu eklemeyi, ben yapayım: Birincisinde trajedi, ikincisinde kome [Devamı]
    Vaktiyle 'sık' diyenler şimdi neden gevşetti?
    Fatih Özatay, Dr. 14 Şubat 2008
    Ekonominiz durgunlukta olsun. Yok, işi biraz daha acıklı hale getirelim; önemli bir küçülme yaşansın ekonomide. Oysa üretim kapasiteniz yeterli, ortada üretimi engelleyen bir fiziki darboğaz da yok. Mevcut sorunun arkasındaki temel neden, iç talep yetersizliği. Gidişatı tersine çevirmek için nasıl bir iktisat politikası uygulanmasını önerirsiniz? Ama durun bir dakika. Bu sorunun tek bir yanıtı var mı sahiden?Durgunluğa girmekte olan, bir görüşe göre zaten durgunlukta olan ABD ekonomisinde tüketim harcamalarını artırmak, böylelikle bir an önce ekonomiyi yeniden rayına oturtmak için hazırlanan mali tasarı yürürlüğe girmek üzere. İşsizlere yapılan işsizlik yardımlarının artırılması ve düşük gelir grupların-dakilere nakit vergi iadesi verilmesi gibi kamu harcamalarını artırıcı önlem [Devamı]