Arşiv

  • Şubat 2024 (16)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)
  • Nisan 2023 (9)
  • Mart 2023 (11)

    2008'de ekonomimiz küçülür mü?
    Fatih Özatay, Dr. 31 Ocak 2008
    Uluslararası mali piyasalardaki sorunlar çözülmüş olsaydı, yani ortadaki tek sorun dünyanın en büyük ekonomisindeki resesyon olsaydı, Türkiye'nin olumsuz yönde çok fazla etkilenmesi beklenmezdi. Bu savın gerekçelerine pazar günü değinmiştim. Onun için geçiyorum.Uluslararası mali piyasalardaki sorunlar çözülmeye çalışılırken bu sorunlara her geçen gün bir yenisinin eklenmesi, sorunların çözüm çabalarına karşın yayılma belirtileri göstermesi ve şeffaflığın olmaması belirsizliği son derece artırıyor. Böyle bir ortamda uzun vadeli plan yapmak çok zorlaşıyor. Bu zorluk hem şirketler kesimi için geçerli hem de hane halkı için. Nitekim büyük holdinglerimizin yöneticilerinin basına yansıyan demeçleri, ihtiyatlı yaklaşımın istisna değil giderek bir norm haline geldiğini gösteriyor.Anlamı [Devamı]
    Riskini yönetemeyen, krizini yönetir
    Güven Sak, Dr. 29 Ocak 2008
    Hafta sonu Referans'ında konumuz son derece basitti: "Bankaların risk iştahı nasıl artırılır" diye sormuştuk. Bankaların eskisi gibi gürül gürül kredi dağıtmaya başlamaları zor görünüyordu. Olay aslında aynen o Nasreddin Hoca fıkrasındaki gibiydi, gelişmiş ülkelerin finansal piyasalarında son dönemde bir "kazan doğuran kazan mekanizması" vardı. Şimdi artık yok. "Kazan doğuran kazan mekanizması" aynı zamanda "likiditeyi katlama mekanizması"ydı. Biri gidince öteki de bitecek. Dikkat edin, likiditenin aslı bitmeyecek ama ortadaki bolluğu yaratan köpüğü gidecek. Bundan böyle bir süre ek risk üstlenmek artık eskisi kadar kolay olmayacak. Ekonomide biriken riski yönetemeyenler, şimdi iktisadi krizi yönetecekler. Buradan Türkiye'ye dersler var. İlk ders bugün: Riskini iyi yönetmeyi be [Devamı]
    Bu seferki dalgalanma neden farklı?
    Fatih Özatay, Dr. 28 Ocak 2008
    Son zamanlarda olan biteni doğru değerlendirebilmek için üç noktaya dikkat etmek gerekiyor: Birincisi, karşı karşıya olduğumuz tehlike dünyanın en büyük ekonomisinin klasik anlamda bir resesyona girmesi ve bunun tüm dünyada yaratacağı olumsuz etkiler değil. Eğer tek sorun klasik biçimiyle bir resesyon olsaydı, çok fazla tedirgin olmamıza gerek yoktu. Buna dün değindim.İkincisi, uluslararası mali piyasalardaki sarsıntı 2004 ve 2006 yıllarının mayıs aylarında patlak veren dalgalanmalardan nitelik olarak çok farklı. Farkın ana nedeni, bu sefer tüm mali sistemle ilgili bir sorunla karşı karşıya olmamız. Üstelik bu soruna ilişkin inanılmaz bir belirsizlik var ortada ve bu belirsizlik nedeniyle ortadaki riskleri ölçemiyoruz. Her an yeni bir şey olabilir korkusu var etrafta. Bunu da dü [Devamı]
    Bankalar nasıl oldu da bu kadar risk alabildi
    Hasan Ersel, Dr. 28 Ocak 2008
    Kridiler menkul kıymete dönüştürülüp başka kurumların bilançolarına aktarıldı. Banka sisteminin düzenleyen/gözeten yetkeleri de kredilerin kendi gözetim alanları dışına çıkmış olmasını, sorun ortadan kalkmış gibi yorumladı. Societe Generale'i 7.2 milyar dolar zarara soktuğu iddia edilen Jerome Kerviel ismi sözkonusu bankanın bu tür gelecek dönem piyasalarında yaptığı işlerden doğan zararları topladığı hesabın kod ismi mi, risk denetim sistemlerinin başarısızlık alt sınırının adı mı, yoksa mali mali piyasalarda düzenleme/gözetim yetkelerinin sorumsuzluğunun doruk noktasını mı temsil ediyor, bir türlü karar veremedim. İleride öğrenebilecek miyiz? Ondan da pek emin değilim. Ama bütün bu olup bitenlere bakınca gelişmiş ülkelerin mali piyasalarındaki denetim açığının, görece, gelişme [Devamı]
    Dikkat! Ama lütfen dikkat: Bu seferki dalgalanma çok farklı ve de tehlikeli
    Fatih Özatay, Dr. 27 Ocak 2008
    Farkındayım; "Türkiye nasıl etkilenecek?" sorusunun yanıtına bir türlü gelemedim. Ama bakın, bu seferki dalgalanma çok farklı. 2002 ve 2006'da yaşananlara kıyasla hem dalgalanmanın niteliği farklı, hem de Türkiye'nin iç koşulları çok farklı. Bu fark iyice anlaşılmadan bizim nasıl etkileneceğimize dair bir analiz 'havada kalmaya' mahkûm.Üstelik ortadaki soru klasik anlamıyla bir resesyondan nasıl etkileneceğimiz sorusu da değil. Şu soyutlama sanıyorum yararlı olacak: Diyelim ki uluslararası mali piyasalarda bundan sonra hiç şok yaşanmayacak. Öyle değil ama öyle olduğunu kabul edelim. Dolayısıyla ortadaki tek tehlike ABD'nin resesyona girme tehlikesi olsun. Bu durumda Türkiye açısından karamsar olmaya gerek var mı? [Devamı]
    Eric Dinallo, geçen hafta, dünyayı nasıl kurtardı
    Güven Sak, Dr. 26 Ocak 2008
    New York Eyaleti Sigorta Başmüfettişi Eric Dinallo'nun ödeme güçlüğü içine düşen kredi riski sigortalama şirketlerinin alacaklısı bankalarla görüşmesi FED'in faiz indiriminden daha etkili oldu. [Devamı]
    Ruslar Biskay Körfezi'nde
    Hasan Ersel, Dr. 25 Ocak 2008
    Petrol fiyatlarının 2000'lerde yükselmeye başlaması dünyada epeyce değişikliğe yol açtı. Petrolü olan Arap ülkelerinde büyük fonlar birikti. Ancak bu ülkeler, çeşitli nedenlerle bu fonların tamamını kendi ülkelerinde kullanamadıkları için fon ihraç eder hale geldiler. Müşteri bulmakta zorlanmadılar da. Hele son gelişmeler bu fonlara olan talebi iyice artırdı. Petrol fiyatlarındaki artıştan yararlanan bir başka ülke de Rusya. O da sermaye ihraç ediyor. Ancak Rusya'da petrol fiyatlarıyla ilişkilendirilebilecek asıl büyük değişiklik, bu ülkenin dünyadaki konumuna ilişkin taleplerinde oldu. 2 yıldır başta Devlet Başkanı Vladimir Putin olmak üzere pek çok yetkili, bu amaçla, Rusya'nın askeri gücüne gönderme yaparak konuşmaya başladı. Yanlış anlaşılmasın: Rusya silahlanmaya dünyada en [Devamı]
    Türkiye nasıl etkilenecek?
    Fatih Özatay, Dr. 24 Ocak 2008
    ABD ekonomisinin resesyona girmesini engellemek ya da resesyonun etkisini azaltmak üzere bir dizi önlem alınıyor. Salı günü Fed çarpıcı bir faiz indirimine gitti. Üstelik bunu normal toplantı tarihinden önce gerçekleştirdi. Bundan sonraki ilk toplantısında yeni bir faiz indirimine gideceği üzerinde neredeyse görüş birliği var. Para politikasının resesyonu önlemeye yetmeyeceği düşüncesiyle, çok iyi planlanmış ve harcama eğilimleri yüksek olan gruplara yönelik yaklaşık 150 milyar dolarlık talebi artırıcı bir mali paket yürürlüğe konulmak üzere.Bu önlemler bizim gibi ülkelerin bu vartayı kazasız belasız atlatacağı anlamına geliyor mu? Şüphesiz, gönül bu soruya 'evet' yanıtı vermek istiyor. Ama durum pek öyle değil gibi. Bu önlemlerin hepsi, dikkat edilirse, ABD konut piyasasında ba [Devamı]
    Resesyona karşı düşünülen önlemler
    Fatih Özatay, Dr. 21 Ocak 2008
    2008'de birkaç çeyrek üst üste ABD ekonomisinin reel ekonomik faaliyet hacminde, belirgin bir daralma olması (resesyon) olasılığını yüksek gören ciddi ekonomist sayısı giderek artıyor. Dünkü yazım bunun nedenleri üzerineydi. Bugün, resesyonu engellemek ya da hiç olmazsa şiddetini azaltmak için önerilen politikaları özetleyeceğim.Ama öncelikle hiç sevmediğim bir işi yapacağım ne yazık ki: Avrupa takımlarına karşı alınan o şerefli futbol yenilgileri döneminde sık duyulduğu gibi "Biz Kapıkule'yi geçmemeliyiz!" faslından bir laf edeceğim. Ya da her kahve köşesinde duyulabileceği gibi "Bak adamlarda öyle mi ama..." türü bir şey bu söyleyeceğim. Maalesef söyleyeceğim.Geçenlerde 'Eylem Planı' açıklandı. Bir ekonomi politikası tasarlayıcısı olsam ne beklerim böyle bir açıklamadan? Artık [Devamı]
    Bir Amerikan öyküsü nasıl bitecek
    Hasan Ersel, Dr. 21 Ocak 2008
    Kendi hesabıma ABD'nin 'subprime krizinin' altından kalkabilmek için nasıl hareket edeceğini merak ediyorum. Ben Bernanke'ye olan güvenin yüksek olduğu söylenebilir. Tersi ise Başkan Bush yönetimi için geçerli. [Devamı]