Arşiv

  • Ağustos 2020 (6)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)

    Etiketler

    Çapanın sözlük anlamı mı değişti?
    Fatih Özatay, Dr. 30 Eylül 2007
    Uzun bir süredir düzgün makroekonomik politikalar uygulayarak kamu finansmanını disiplin altına alan, borcunu sürdürülebilir düzeylere çekmiş, uyguladığı politikalara güven duyulan ama hâlâ küresel piyasalarda olacak biteceğe karşı hassasiyet gösterebilecek ülkeleri düşünün. Bu tür ülkelerde bilanço sorunları kısmen sürüyor olabilir. Mesela, bankacılık sektörü sağlamdır, ancak şirketler kesiminin döviz borçları döviz cinsinden alacaklarından çok daha fazladır.Küredeki olumsuz büyük bir şok, uluslararası sermayenin bu tür ülkelerden çekilmesine, kendi güvenli limanlarına doğru yelken açmasına yol açabilir. Bu durumda bu ülkelerde büyük kur sıçramaları görülecek, dolayısıyla, yukarıda belirttiğim türden bilanço zayıflığı gösteren kesimler derinden sarsılabilecektir.Diğer bir ifade [Devamı]
    Herkes Greenspan’i makrocu sanırken o aslında bir mikrocuymuş
    Güven Sak, Dr. 29 Eylül 2007
    Bugünlerde iktisat dünyasında moda, Alan Greenspan. Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) geçenlerde emekli olan 19 yıllık başkanı yeni kitabı ile gündemde. Bilmem dikkatinizi çekiyor mu, yine her yerde resimleri ve demeçleri var. Kitap Amerikan bireysel gayrimenkul kredileri piyasasındaki sıkıntı ve buradan kaynaklanan bankacılık krizi ile doğrudan alakalı değil ama öyleymiş gibi de aynı zamanda. Müsaadenizle bugün  okumakta olduğumuz bu kitaptan taze izlenimlerimizi sizlerle paylaşalım. [Devamı]
    Acil eylem planı?
    Fatih Özatay, Dr. 27 Eylül 2007
    Dünya Bankası'nın beş yıldır yayımladığı bir rapor var: 'İş Yapma' (Doing Business) Raporu. Bunlardan sonuncusu (2008 için olanı) dün yayımlandı. Rapor, 178 ülkeyi iş hayatına ilişkin düzenlemeler ve mülkiyet haklarının korunmasına yönelik mevzuat açısından karşılaştırıyor.Bu karşılaştırma 10 ayrı başlığa ilişkin çeşitli göstergeler üzerinden yapılıyor. Bu alanlar şunlar: Yeni işyeri açılmasına ilişkin mevzuat, inşaat ruhsatlarına yönelik işlemler, istihdam düzenlemeleri, gayrimenkul tapusu işlemleri, kredi mevzuatı, azınlıktaki hissedarların haklarının korunması, vergi mevzuatı, dış ticaret mevzuatı, sözleşme hükümlerine uyulması ve iflas halinde işin kapatılmasına ilişkin mevzuat. Daha sonra bu alanlardaki çeşitli göstergeler tek bir endekse dönüştürülüyor ve ülkeler sıralanıy [Devamı]
    Yangın, itfaiyeci ve merkez bankacı
    Hasan Ersel, Dr. 27 Eylül 2007
    Her erkek çocuğu gibi itfaiyeyi çok severdim. 1950'lerin başında, Eskişehir'de, babamın görevli olduğu hava üssü dışarıda bırakılırsa, benim ilgimi çeken iki yer vardı: İtfaiye ve istasyon! İtfaiyenin oradan geçerken kapıların açık olmasını ve itfaiye arabalarını görmeyi umardım. Umudum her zaman gerçekleşmezdi. İstasyonda durum biraz daha garantiliydi. O kocaman lokomotifi görmek için Anadolu Ekspresi'nin Eskişehir'e geleceği saatte babam beni istasyona götürürdü. Çok beklemezdik. [Devamı]
    Merkez bankalarına değil, firma bilançolarına bakma zamanı
    Güven Sak, Dr. 25 Eylül 2007
    Kriz aslında bir dizi riskin realize olmasıdır. "Olmaz canım, bir şey olmaz" deyip riski bilançonuza bir güzel yerleştirmişsinizdir. Sonra "olmaz olmaz" olmuştur. Şimdi yapılması gereken bilançodaki varlıkların yeniden fiyatlanmasıdır. Yeniden fiyatlama demek, "olmaz, olmaz" dediklerinizi "olmaz olmaz"a çevirmektir. Bu ne zaman yapılır? Elbette bilanço hazırlama dönemi içinde. Halka açık bütün şirketler, dünyanın her yerinde bilançolarını üç ayda bir açıklarlar. Buralarda da vaziyet aynıdır. İzliyor musunuz? Bugünlerde etrafta şirket bilançoları ile bir dizi haber uçuşuyor. İşte o haberleri dikkatle takip etmekte fayda var. [Devamı]
    Küçük dünyaya hapsolmak
    Fatih Özatay, Dr. 24 Eylül 2007
    Küreselleşmenin ulusal para otoritelerinin gücünü azalttığı savı öne sürülüyor. Dün bu konuya bir giriş yapmıştım. Temelde şu sorularla ilgiliyim: Küreselleşmenin had safhaya vardığı günümüzde tekil merkez bankalarının başarılı bir para politikası yürütmeleri mümkün mü? Diğer bir ifadeyle, küredeki gelişmelerden bağımsız olarak kendi ekonomilerinin ihtiyaçlarına göre faiz kararı alabilirler mi? Alırlarsa, bu kararlar arzulanan sonuçları doğurur mu? [Devamı]
    Türkiye’de işgücü piyasası katılaşarak esnekleşebilir
    Hasan Ersel, Dr. 24 Eylül 2007
    Kayıt dışılık nedeniyle Türkiye'de işgücü piyasası zaten esnektir. Ama bu esnekliğin faturası büyük bir güvence eksikliğidir. Dolayısıyla, demokratik ortamda, Türkiye'de işgücü piyasası aslında ancak 'katılaşarak esnekleşebilir'. [Devamı]
    Küreselleşme altında Beşiktaş Marsilya'ya karşı
    Fatih Özatay, Dr. 23 Eylül 2007
    Salı akşamı 21.45'te şampiyonlar ligi maçı var Beşiktaş'ın. Küçük oğlum Deniz çok heyecanlı; her zamanki gibi formasıyla çok önceden televizyon karşısındaki yerini alıyor. Sabah çok dil döktü annesine. Ertesi gün okul olduğu için erken yatması gerekiyor. Yine de maçın bir devresini izleme izni kopardı. Maç öncesinde, meraklılarını 'havaya sokacak' konuşmalar var orada burada. O çoktan havaya girmiş durumda, ama olsun, konuşmaları dinlemek lazım. O kanal senin, bu kanal benim aralarında gezinmek istiyor. Gezinemiyor. Benim yüzümden. Başka bir heyecan fırtınası daha var çünkü. 21.15'te Amerika Merkez Bankası (Fed) faiz kararını açıklayacak. Bir 'maç öncesi' yayını da Bloomberg kanalında var. Çeşitli bölge Fed'lerinin eski başkanları arzı endam ediyorlar. Başka uzmanlar falan da var [Devamı]
    Bernanke, King ve Yılmaz
    Fatih Özatay, Dr. 20 Eylül 2007
    Salı akşamı Amerika Merkez Bankası (Fed) tüm dünyada merakla beklenen faiz kararını açıkladı. Önceki haftalarda Fed'in 0.5 puanlık bir faiz indirimine gideceği bekleniyordu. Ancak, Fed Başkanı Bernanke'nin geçen ay yaptığı bir konuşmada söyledikleri, bu beklentileri 0.25 puana düşürmüştü. Fed'in indirimi daha önceki beklentilerle örtüşen bir düzeyde, 0.5 puan oldu. [Devamı]
    FED'in faiz kararı ve sonrası
    Hasan Ersel, Dr. 20 Eylül 2007
    FED'in federal fonların faiz oranını düşürmesi sanırım hiç kimse için sürpriz olmadı. Zaten merak edilen de kaç puan indireceğiydi. FED lafı uzatmadı, 50 baz puan indirdi. Galiba piyasa oyuncularının çoğunluğu 25 baz puanlık bir indirim bekliyorlardı. Sevinmiş olmalılar ki, borsalar yükseldi. Aynı gün Dow Jones Endüstri Endeksi yüzde 2,51 arttı. Öte yandan FED, birincil iskonto penceresine uyguladığı faiz oranını da 50 baz puan indirdi. Bu da beklenmesi gereken bir hareketti. [Devamı]