Arşiv

  • Nisan 2024 (11)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)

    Doğru ölçümle cari açık
    Fatih Özatay, Dr. 14 Ağustos 2008
    Tekrar cari işlemler açığı sorununa ilişkin tartışmalarına dönmekte yarar var. Ancak tartışma yapabilmek için herhalde neyin tartışıldığını bilmek gerekir. Evet, cari açık hız kesmeden artmaya devam ediyor: Yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla 8 milyar dolarlık bir artış var. Cari açığın ilk altı ayda geldiği düzey ise 27.3 milyar dolar. Ama cari açığı eğer böyle ölçecek ve bu çok yüksek değere göre politika oluşturmaya çalışırsak hata yapmış oluruz. Zira cari işlemler hesabımızdaki açığın önemli bir kısmı artan enerji fiyatlarından kaynaklanıyor. Artan enerji fiyatlarına karşı bizim en azından orta dönemde yapabileceğimiz bir şey yok. Dolayısıyla işe ölçüm sorunuyla başlamakta yarar var. Bu ölçüm sorunu yeni de değil. Birkaç yıl önce Merkez Bankası bu olguyu g [Devamı]
    Kâr transferleri artıyor
    Fatih Özatay, Dr. 11 Ağustos 2008
    Bu yılın ilk altı ayında gerçekleşen 27.3 milyar dolarlık cari açığın 7.6 milyar dolarlık kısmı (net) doğrudan yabancı sermaye yatırımı ile finanse edildi. Yabancı sermaye yatırımları 2007'nin ilk altı ayında 12.5 milyar dolar düzeyindeydi. Dolayısıyla, 2008'de hem doğrudan yabancı sermaye yatırımında bir azalma var, hem de cari açığın bu kaynakla finanse edilen oranında. Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının bir de başka 'yüzü' var. Doğal olarak kâr elde etmek amacıyla Türkiye'ye geliyor bu sermaye. Kâr elde etmeye başlayınca da yurtdışına kâr transfer ediliyor. Bu türden kâr transferleri cari işlemler hesabının 'gelir dengesi' kaleminde eksi bir kalem olarak yer alıyorlar. Dolayısıyla cari işlemler dengesini bozucu yönde çalışıyorlar. Çok fazla miktarda doğrudan yabancı serma [Devamı]
    2007’yi de aramak...
    Fatih Özatay, Dr. 10 Ağustos 2008
    Geride bıraktığımız hafta önemli veriler açıklandı yurtiçinde. Büyük ölçüde dış gelişmelere bağlı olarak tüketici enflasyonu yüzde 12’ye yükseldi. Dış gelişmelerin nasıl şekilleneceğine ilişkin çok sayıda belirsizlik var. Ancak petrol fiyatlarında son günlerde gözlenen eğilim kalıcı olursa ve lira da değerli konumunu sürdürürse, yıl sonunda Merkez Bankası’nın tahminleri ile uyumlu bir enflasyon patikasına oturmak mümkün olacak. Şüphesiz bu öngörüde çok fazla ‘eğer’ var. Enflasyonda artık en kötüyü bıraktık dedirtmeye yarayacak bir başka gelişme de üretim tarafından geliyor. Merkez Bankası’nın ısrarla belirttiği iç talepte enflasyonu düşürmeye yardımcı olan gelişmeler daha bir belirginleşti cuma günü açıklanan üretim değerleriyle. Özellikle imalat sanayi üretiminde yavaşlama daha be [Devamı]
    Hedeflemeden vaz mı geçsek?
    Fatih Özatay, Dr. 07 Ağustos 2008
    Enflasyon hedeflemesi rejimini uygulamaktan vazgeçmek gerekiyor mu? Tüketici enflasyonu yüzde 12'ye yükseldi. Merkez Bankası'nın (MB) son raporunda, bu olumsuz gelişmede enerji fiyatlarının oynadığı rolün altı çiziliyor. İkinci neden olarak da gıda fiyatlarındaki hareketler gösteriliyor. Büyük ölçüde dış gelişmelere bağlı bir artış var kısacası.Yılbaşındaki hedefin yüzde 4 olduğunu hatırlayalım. Yıl içinde açıklanan enflasyon raporlarında önümüzdeki döneme ilişkin verilen tahminlerde birkaç kez ve yukarıya doğru önemli değişiklikler yapıldığını göz önüne alalım. Bu çerçevede orta vadeli hedeflerin değiştirildiğini, 2008 sonu için hedef yerine eski hedefin oldukça üzerinde bir gerçekleşme tahmini yapıldığına dikkat edelim. 2007'nin son aylarıyla 2008'in ilk aylarında politika faizl [Devamı]
    Bundan sonrası (2)
    Fatih Özatay, Dr. 04 Ağustos 2008
    Artık önümüzde tek bir belirsizlik kaynağı kaldı: ABD mali piyasalarının ve ABD ekonomisinin bundan sonra nasıl bir yol izleyeceği. Bu belirsizliği azaltmak elimizde değil, ancak içeride sağlam durarak oluşabilecek risklerin olumsuz etkilerini en aza indirmemiz mümkün. Üstelik bizim yapmamız gereken 'şeyler', dış piyasalarda bu yaşananlar hiç yaşanmasaydı bile yapmamız gerekenler. [Devamı]
    Bundan sonrası
    Fatih Özatay, Dr. 03 Ağustos 2008
    Anayasa Mahkemesi'nin son kararıyla ekonomik açıdan bir büyük belirsizlik ortadan kalktı. İkincisi ise, orta yerde duruyor: ABD'de mali sistemin bir türlü düzelmemesi nedeniyle her an yeni bir sarsıntı olması olasılığı. Önce yitirdiğimiz süreyi hatırlayalım. Neredeyse 2007'nin başından bu yana gündem hiç ekonomi olmadı. Cumhurbaşkanlığı seçimi, erken genel seçim, anayasa değişikliği ile türban, kapatma ve Ergenekon davaları. Bu ortamda özellikle potansiyel büyüme hızımızı yükseltmek ve rekabet gücümüzü artırmak açısından önemli bir zaman yitirdik. Şüphesiz bu kayıpta tek sorumlu iktidar partisi değil, ama önemli sorumluların başında geldiği de açık. Yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla... Bundan sonrası nasıl şekillenecek? Sorunun yanıtı ikinci belirsizlik kaynağı ile yakından ilgili. [Devamı]
    Cari açık
    Fatih Özatay, Dr. 31 Temmuz 2008
    Uzun bir aradan sonra Radikal'de yeniden yazmaya başladıktan sonraki ilk yazılarım genellikle cari açık sorunu üzerineydi. 'Cari açık için yapılabilecekler' falan gibi iddialı başlıklar da atmışım. O 'mümtaz katkıma' karşın aradan geçen sürede cari açık sorununu çözemedik, bari bugün yeni bir liste vereyim. İlk madde: Merkez Bankası faizleri aşağıya indirecek. Elini tutan yok, mümkünse yüzde 12 falan olsun. 10 değil 12, çünkü biraz da reel faiz vermek gerekir. İkinci madde: Rekabet gücümüzü artıracağız. Sorumluluk alanları rekabetle ilgili olan sayın bakanlarımızdan 'rekabet gücümüzü mutlaka artırmamız gerekir' şeklinde açıklamalar bekliyoruz. Köşe yazarları olarak bizler de elbet üzerimize düşeni yaparız. Üçüncü madde: Büyüme hızımızı yüzde 10'un üzerine çıkaracağız. Ama bunu ve [Devamı]
    Oligarklar ve statüko
    Fatih Özatay, Dr. 28 Temmuz 2008
    Dünkü yazımdaki temel soru şuydu: Gelişmekte olan ülkelerde reform yapmak neden çok zor? İki açıklama biçimi vardı: Birincisi: ‘Ne tür reformlar yapacağımızı bilmiyoruz.’ İkincisi: ‘Seçkinler politik kurumları kendi çıkarlarına yönelik kullanıyorlar. Böylelikle baskı altındaki çoğunluğun lehine olan ekonomik programlar hiçbir zaman uygulanamıyor.’ Ama biz bunlarla ilgilenmiyorduk.Üçüncü bir açıklama biçimi künyesini dün verdiğim çalışmadan geliyor. Çıkış noktası şu: Yoksul ülkelerin çoğunda politik açıdan son derece güçlü küçük bir seçkin grup var. Bu grup başlangıçta nüfusun geriye kalanını baskı altına alıyor. Zamanla demokratikleşme yoluyla baskı altındaki çoğunluk politik gücü elde ediyor. Ancak yine de bu ülkelerde seçkin azınlığın çıkarlarına olan politikalar uzun bir süre [Devamı]
    Reform yapmak neden zor?
    Fatih Özatay, Dr. 27 Temmuz 2008
    Haziran ayının sonlarına doğru büyüme üzerine üst üste birkaç yazı yer almıştı bu köşede. Sonra, yine faiz, kredi, para politikası gibi konular ağır bastı. Anlayacağınız 'suç mahalline' geri dönüş yaptım. O bölgeden bir nebze olsun uzaklaşmaya çalışayım bu pazar günü.Çok büyük gelir farklılıkları var ülkeler arasında. Bunlar üç ayrı boyutta inceleniyor. İlk olarak verimlilik, teknoloji, sermaye birikimi, işgücünün boyutu ve niteliği araştırılıyor. Gelir farklılıklarının bunların hangilerinden kaynaklandığı belirlenmek isteniyor. İki çalışmadan söz etmiştim: Şeref Saygılı ve Cengiz Cihan'ın "Türkiye Ekonomisi'nin Büyüme Dinamikleri" adlı çalışması ile Sumru Altuğ, Alpay Filiztekin ve Şevket Pamuk tarafından kaleme alınan "Türkiye İçin Uzun Dönemli Ekonomik Büyümenin Kaynakları, 188 [Devamı]
    Hangi faiz?
    Fatih Özatay, Dr. 24 Temmuz 2008
    Son iki yazımda, iki aydır piyasada likidite sıkışıklığı olduğunu ve Merkez Bankası'nın (MB) bankalara borç para verdiğini belirtmiştim. Bu durum eğer kalıcı olacaksa piyasalar açısından önemli olan faizin MB'nin borç verme faizi olması gerektiğini vurgulamıştım. Dolayısıyla, enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde odaklanmamız gereken faiz de MB'nin borç verme faizi olmalıydı (şu anda yüzde 20.25 düzeyinde olan faiz).Bu durumda MB'den bir açıklamaya ihtiyaç olduğunu belirtmiştim. Aslında MB böyle bir açıklama yapmış: Bunlardan ilki, MB Başkanı'nın Bankalar Birliği'nde yaptığı bir sunumun son iki sayfasında var. Bu sunum MB'nin web sayfasına da konulmuş. Sunumun üzerinde Mayıs 2008 tarihi var. Şöyle deniliyor:"Son dönemde... gibi gelişmelerle gecelik piyasada çekilen fazla lik [Devamı]