Arşiv

  • Şubat 2024 (16)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)
  • Nisan 2023 (9)
  • Mart 2023 (11)

    Felçli tavır sürerse 2008, kayıp yıl 2007'yi de aratacak
    Fatih Özatay, Dr. 06 Nisan 2008
    İzninizle bugün gündemi izleyerek Standard ve Poors'un (SP) kredi notumuzda yaptığı değişikliği ele alayım. İzleyen yazılarda daha önce verdiğim sözlerimde duracağım. Öncelikle de kur ve faiz konusuna döneceğim.Şubat ayının sonunda "Kredi notları ne işe yarar?" diye sormuştum. Zira piyasa göstergelerine göre notu çok daha düşük düzeyde olması gereken iki tahvil sigorta şirketinin notunu düşürmüyordu kredi notu veren şirketler. Tahvil sigortalayan şirketlerin kredi notlarındaki bir düşüş, ABD mali piyasalarının çok daha karışmasına yol açabilecekti. Muhtemelen bu nedenle de not veren şirketler, tahvil gelirlerini sigortalayan şirketlerin notlarını düşürme işini ağırdan alıyor ve onlara toparlanmak için biraz zaman tanımak istiyorlardı.Sigorta şirketlerinin notunu bugünkü koşullar [Devamı]
    Kur ve faiz nereye?
    Fatih Özatay, Dr. 03 Nisan 2008
    Bu depremi bir yana koyduğumuzda, bizim gibi ülkeleri belirgin biçimde etkileyen en son çalkantı 2006 yılında yaşanmıştı. Şu sıra devam eden deprem ile o dönemdeki çalkantı karşılaştırıldığında, piyasa tepkisi açısından çarpıcı bir farklılık saptanıyor.30 Nisan 2006 tarihinde 1 avro ve 1 dolardan oluşan döviz sepeti 2.98 YTL değerindeymiş. Yaklaşık iki ay sonra, 26 Haziran 2006'da kur en yüksek noktasına ulaşmış ve 3.84 YTL olmuş. Bu kadar kısa sürede kurdaki artış oranı tam yüzde 29.Aynı karşılaştırmayı son deprem için yapalım. İki farklı başlangıç tarihi alalım: 15 Ekim 2007 ve 14 Ocak 2008. Bu tarihlerin kurun en düşük olduğu tarihler olmaları ve depremin yaşandığı dönem içinde yer almaları dışında başka bir anlamları yok. Yani, deprem 15 Ekim'de başlamıştır saçmalığına falan [Devamı]
    Düşünülen önlemler
    Fatih Özatay, Dr. 31 Mart 2008
    Tam da beklediğimiz gibi elalem kesinlikle boş durmuyor. Yaşamakta olduğumuz türden bir krizin bir daha olması olasılığını en aza indirmek için önlemler tasarlıyor.ABD Hazine Bakanı Paulson'un yeni bir tasarı üzerinde çalıştığı haberleri çıktı cuma günü. Amaçlanan, mali sektörün gözetim, denetim ve düzenlemesini merkezi bir kurum aracılığıyla yapmak. Şu anda ABD'de birden fazla kurum mali sektörün farklı alanlarında yetki sahibi. Bu ayrışmanın, sorunların büyümeden saptanmasını zorlaştırdığı ve dolayısıyla yaşanmakta olan krizin temel nedenlerinden birisi olduğu düşüncesinden yola çıkıyor bu taslak. ABD Merkez Bankası'nın yetkilerinin de artırılması söz konusu.İsviçre'nin Basel kentinde mukim 'merkez bankalarının merkez bankası' konumundaki BIS (Bank for International Settlement [Devamı]
    Gidişattan korkmalıyız
    Fatih Özatay, Dr. 30 Mart 2008
    Marie-Jeanne Rose Bertin 1747-1813 yılları arasında yaşamış çok ünlü bir modacı. Fransa'nın ilk moda tasarımcısı olarak bilenen bu hanım, Kraliçe Marie-Antoinette'nin önce şapkacısı ve terzisi olmuş, sonra da sırdaşı. 'Moda Bakanı' olarak da biliniyor kendisi. Özellikle saç aksesuarları ile o dönemin moda hayatına damgasını vurmuş. Bugünkü köşemizde yer almasının nedeni şu ünlü sözü: "Unutulanın dışında yeni hiçbir şey yoktur."Krizler söz konusu olduğunda unutulmaması geren birkaç temel özellik var. Bir tanesi şu: Nerede bilânço zafiyeti varsa, orada sorun var demektir. Diğeri de şöyle: Bir kurumun borçlarının varlıklarına oranı ne kadar yüksekse (kaldıraç oranı), o kurum o kadar tehlike altındadır. Bunu 'bir kurum' yerine, bir sektör için düşünürsek, krizle ilgisi hemen ortaya [Devamı]
    Gidişat kendi krizimize doğru mu?
    Fatih Özatay, Dr. 27 Mart 2008
    Şöyle kocaman bir varsayımla başlayalım işe: ABD ekonomisinde işler yolunda, resesyon yaşanmıyor, ufukta tehlikesi de görünmüyor. Uluslararası mali sistem ise sapasağlam. Ne petrol fiyatları, ne de diğer önemli malların fiyatları uçuk kaçık düzeylerde.Bir düşünün: Bu koşullar altında öyle güzelce arkamıza yaslanıp oturabilir miyiz? Ekonomimizin geleceği açısından içimiz rahat olabilir mi? Bu sorulara yanıt verebilmek için bu köşede defalarca yer alan bazı olguları kısaca hatırlamakta yarar var:İki temel sorunla karşı karşıyayız. Birincisi, işsizlik oranımız yüksek. Üstelik, kadınlarımızın işgücüne katılımı son derece düşük. Bu katılım daha yüksek düzeyde olsa, işsizlik oranımız şimdiki düzeyinin oldukça üzerine çıkacak.İkincisi, mevcut büyüme potansiyelimiz hem bu işsizlik oranı [Devamı]
    Uzlaşmadan 'adam' olunur mu?
    Fatih Özatay, Dr. 24 Mart 2008
    Şu giderek daha fazla kafamı kurcalıyor: Ekonomik konularda çok kolay sorun üretebiliyoruz. Ama çözüm üretme becerimiz çok az. Neden böyle?Adamlar belirgin biçimde yayılma emareleri gösteren yangını kontrol altına almak için karar üzerine karar alıyor ve uygulamaya koyuyorlar. ABD Merkez Bankası (FED) ne silahı varsa hepsini cepheye sürdü. Modası geçti diye düşünülen çakaralmazları bile. ABD yönetimi de FED'e yardımcı oldu ve iyi planlanmış bir maliye politikası önlemini devreye soktu. Düşük gelir gruplarının tüketim harcamaları artsın diye...Bir yandan da sistemdeki dibi delik kovalar sistem dışına çıkarılıp, onarılsınlar diye 'ehil ellere' veriliyorlar. İpotekli krediyle alınan konutların ödeme güçlüğüne düşenler tarafından bankalara devredilmek zorunda kalınmasının önüne geçe [Devamı]
    Kriz bitiyor mu?
    Fatih Özatay, Dr. 23 Mart 2008
    ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son günlerdeki kararları, uluslararası piyasaların haftayı göreli bir rahatlıkla kapatmalarına yol açtı. Birkaç örnek:Onca faiz indirimine karşın, ipotekli konut kredilerinin faizi yükseliyordu. Mesela son faiz indiriminden önce 30 yıl vadeli ipotekli konut kredisi faizi üç ay önceki düzeyine göre 12 baz puan daha yüksekti. Oysa Fed'in son kararlarından sonra 32 baz puan düştü faizler.Borsa endeksleri bir hafta öncesine kıyasla belirgin bir yükseliş kaydettiler. Uluslararası mali yatırımcıların riskten ne ölçüde kaçındıklarının önemli bir göstergesi de VIX endeksi. Geçen pazar VIX endeksindeki son gelişmeler üzerinde durmuştum. Uzun bir süredir bu endeks yukarıya doğru eğilim gösteriyor. Yani risk algılaması artıyor. 17 Mart günü son ayların en yükse [Devamı]
    Kriz dersleri
    Fatih Özatay, Dr. 20 Mart 2008
    Şu yaşadıklarımızdan çıkarılacak dersler o kadar çok ki... Bir kısmına pazartesi günü değindim. Bugün sıra, zordaki bankalara borç para (likidite) verme meselesinde.Gözlem 1: ABD Merkez Bankası (Fed) ardı sıra faiz indiriyor. Aynı zamanda her türlü yolu deneyerek sıkışık durumdaki mali kurumlara borç para (likidite) veriyor. Üstelik verdiği borç karşılığında aldığı teminatların kalitesini giderek düşürüyor. Deyim yerindeyse ne getirirlerse onu teminat olarak kabul ediyor.Ancak, bu durum Bear Stearns örneğinde görüldüğü gibi, çok zor durumdaki bir mali kurumun yok pahasına "başkalarının eline geçmesine" engel olamıyor. Zira el değiştirmezse o mali kuruma akıtılan likidite yere dökülüyor, ziyan oluyor; kovanın dibinde koskocoman bir delik var. Engel olmak bir tarafa, Fed o kovaya [Devamı]
    Bu nasıl yüksek faiz politikası?
    Fatih Özatay, Dr. 17 Mart 2008
    ABD piyasası cuma gününü büyük bir düşüşle kapattı. Çünkü mali sistemde problemlerin derinleştiğini bir kez daha ortaya koyan yeni bir haber çıktı: Bear Stearns büyük bir nakit zorluğuna düşmüştü ve ABD Merkez Bankası (FED) tarafından kurtarılmak zorunda kaldı. Üstelik, FED en son 1960'larda kullandığı bir yetkiye dayanarak bu yardımı yaptı.Bu haber uluslararası mali yatırımcıların risk alma iştahlarını son derece azalttı. Bu iştahsızlığın göstergesi olan ve dünkü yazımda hakkında ayrıntılı bilgi vermeye çalıştığım VIX endeksi Irak savaşından bu yana görülen en yüksek değerine ulaştı cuma günü. Yapılan çalışmalar bu endeksin yükseldiği dönemlerde bizim gibi ülkelerin risklerinin arttığını gösteriyor. Beraberinde kur ve faizler de yükseliyor.Böyle dönemler, aslında "Ya git başımd [Devamı]
    Bir kez daha dikkat: Risk alma iştahı giderek azalıyor
    Fatih Özatay, Dr. 16 Mart 2008
    Uluslararası mali yatırımcıların risk algılamalarının bir göstergesi var: VIX endeksi olarak biliniyor ve çok yaygın olarak kullanılıyor. Chicago opsiyon değişimi borsası (CBOE) tarafından hesaplanıyor. İlgili kuruluşun internet sayfasından bu verileri (günlük frekansta) indirmek mümkün. VIX'teki bir artış, mali yatırımcıların risk algılamasının arttığını gösteriyor.VIX'in önemi ne? Şu: Yapılan akademik çalışmalar bizim gibi ülkelerin iflas riski ile (kibarcası kredi riskimiz oluyor) VIX arasında çok yakın bir ilişki olduğunu gösteriyor. Hem kısa dönemde, hem de uzun dönemde. VIX arttıkça, yani algılanan risk arttıkça, bizlerin kredi riskleri de artıyor. [Devamı]