Arşiv

  • Temmuz 2024 (10)
  • Haziran 2024 (14)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)

    Ocak ortasında hâlâ edilgenlik
    Fatih Özatay, Dr. 11 Ocak 2009
    Üretim hızla baş aşağı gidiyor. 2009 yılında ne oranda büyüyeceğimize dair yapılan tahminler sürekli aşağıya çekiliyor. Büyüme bir tarafa, ekonomimizin daralma riski oldukça arttı. Peki, böyle bir durumda ne yaparsınız? Bir alternatif hiçbir şey yapmamak olabilir. Neden böyle edilgen bir tavır takınılacağına dair birçok neden sayabilirim; yedi tanesiyle yetineyim. [Devamı]
    IMF’nin ‘ne yapmalı’sı
    Fatih Özatay, Dr. 08 Ocak 2009
    Hay Allah, ne olacak şimdi? Daha son yazının 'mürekkebi kurumadı'; 'Ben demiştim'in çeşitli ifade biçimleriyle aklın sıra eğlenmeye kalkarsan böyle olur işte. Ama ne yapayım ki "ben demiştim". Vallahi de demiştim. Üstelik sadece 'ben' dememiştim, 'biz' de demiştik. 'Başkaları' da... [Devamı]
    Köpüren köpükler
    Fatih Özatay, Dr. 05 Ocak 2009
    ABD'de konut piyasasında oluşan köpük patladı ya, artık sağımız solumuz 'köpükçüler' oldu. Amanın da Türkiye'de nasıl da köpük oluşmuşmuş da, işte "bakın görün nasıl patlarmış" da, hah işte öyle İsa'nın doğumundan bu yana 'yanlış para politikası uygulanırsa' olacağı buydu da, falan. [Devamı]
    Durgunluk enflasyonu da çarptı
    Fatih Özatay, Dr. 04 Ocak 2009
    Yılsonu enflasyonlarının 2004-2008 ortalaması yüzde 9. Yeni endeks yayınlandığından beri en yüksek yılsonu enflasyonu ise 2008'de gerçekleşti: Yüzde 10.1. Rakamlara salt böyle bakınca karamsar bir tablo ortaya çıkıyor. Ama öyle değil. Son iki ayda enflasyonda iki puanlık önemli bir düşüş gerçekleşti. Ek olarak, 'I' çekirdek enflasyon göstergesi ile ölçülen yılsonu enflasyonu çok daha düşük, ayrıca 2009 hedefi ile uyumlu sayılabilecek bir düzeyde seyrediyor. [Devamı]
    Olmaması gereken belirlilik
    Fatih Özatay, Dr. 01 Ocak 2009
    Adettendir; artık niye adetse, ya da gerçekten adet mi, neyse... Yeni yıla giriyorken muhasebe yapılır, geride bırakılan yıl için önceden neler denmiş, söylenenlerin ne kadarı gerçekleşmiş falan... Bu yazıyı yazdığım 2008'in son günü sabah biraz da korkarak eski dosyaları karıştırdım; 'korkarak' çünkü bütün bir yıl 'dümende kim var' mealinde sorular sordum, eylemsizliği eleştirdim. Peki, 'bu köşenin yazarı' neler söyledi? Al başına belayı; ne gerek var böyle gerçekten adet olup olmadığını bilmediğim ama herhalde öyledir diye düşündüğüm adetlere? Sonra demezler mi adama "Ne biçim yazılar yazmış; üstelik üniversite hocası olacak, vah zavallı öğrencileri, bürokraside falan da çalışmış, kim bilir neler yaptılar da bizler bu hale düştük!" Bu kadarla kalsa iyi, ya bir de "köşe yazarı böyle olan [Devamı]
    İç talebi artırmak için
    Fatih Özatay, Dr. 29 Aralık 2008
    90'lı yıllarda bu ülke yüksek bütçe açıklarından çok çekti. Yıllar boyunca hüküm süren yüksek bütçe açığı nedeniyle kamunun borcu sürekli arttı, bu süreçte borçlanma faizleri enflasyonun çok üzerine çıktı ve borçlanma vadeleri kısaldı. O dönemlerde hep "Acaba Hazine bu haftanın borçlanma ihalesini kazasız belasız atlatacak mı?" kaygısı oldu. [Devamı]
    Kefalet sistemi yardımcı olur
    Fatih Özatay, Dr. 28 Aralık 2008
    İçinde bulunduğumuz ekonomik durgunluktan çıkabilmemiz için hem iç talebi artıracak hem de şirketlerin krediye erişimini kolaylaştıracak önlemler öneriliyor. Bu köşede, özellikle şirketler kesiminin krediye erişimini kolaylaştırıcı önlem önerilerine bol miktarda yer verdim. Zira bunların çoğu olağandışıydı ve tartışılmaları gerekiyordu. [Devamı]
    Topyekûn hücum
    Fatih Özatay, Dr. 25 Aralık 2008
    Şu gerçeğin altını çizmek gerekiyor: Talep daralması, kredi daralması ve ekonomiye duyulan güvenin azalması ayna anda varlar ve birbirlerini besliyorlar. Geldiğimiz noktada 'talebi mi artırsak', yok sadece 'şirketler kesiminin krediye erişimini kolaylaştıralım' veya 'IMF parası gelir, dertler biter' lüksüne sahip değiliz. [Devamı]
    ‘IMF light’a ek ne yapabiliriz?
    Fatih Özatay, Dr. 22 Aralık 2008
    IMF  ile anlaştınız. Piyasada söylenen rakam dolaylarında, hatta daha fazla tutarda kredi aldınız. Diyelim bu miktar 30 milyar dolar. Çok güzel; bekleyişler bozulmadı, hata beklenenden fazla kaynak geldiği için olumluya da döndü. Üstelik üzerinde anlaştığınız program 'IMF light' da olsa, en azından anlaşma süresince uygulayacağınız ekonomik programınızın uluslararası ölçütler açısından kabul edilebilir bir program olmasını da garanti altına aldınız. Bu da güzel. [Devamı]
    ‘IMF light’ dertleri bitirecek mi?
    Fatih Özatay, Dr. 21 Aralık 2008
    Yapılan açıklamalara göre IMF ile anlaşmak üzereyiz. Bu kısa vadeli bir anlaşma olacak ve IMF'den önemli bir kaynak sağlanacak. Muhtemelen bu program kamu harcamaları açısından biraz daha esnek olacak, faiz dışı fazla hedefini iddialı bir düzeyde tutmayacak ve çok fazla yapısal önlem diye diretmeyecek. Bu programa 'IMF light' diyelim.Peki, bu anlaşma derdimize deva olacak mı? 19 ekim tarihli yazımdan alıntıyla başlayayım. Aşağıda söyleyeceklerim ve bir süre daha bu köşede okuyacaklarınız o yazıdaki şu üç paragrafta saklı çünkü: [Devamı]