Arşiv

  • Eylül 2022 (8)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)
  • Ekim 2021 (10)

    Dinallo amca buraya, yumruk havaya!
    Fatih Özatay, Dr. 03 Şubat 2008
    ABDekonomisine ilişkin ilginç haberler gelmeye devam ediyor. 2007 yılının son çeyreğinde ABD'nin büyüme hızı yüzde 0.6'ya düştü. Çok düşük bir büyüme hızı bu. 2008'in ilk üç çeyreğinde ise negatif bir büyüme hızı bekleniyor.Hafta sonu ABD'de ocak ayına ait tarım dışı istihdam verileri açıklandı. Beklenti istihdamın 70 bin artacağı yönündeydi. Açıklanan rakam tam bir sürpriz oldu. Tarım dışı istihdam 17 bin azaldı. Üstelik bu azalış sadece inşaat sektöründeki istihdamın düşmesinden kaynaklanmadı. İmalat sanayinde de istihdam düştü. Bu haberlere karşın ABD'de borsalar haftayı önemli bir yükselişle kapattılar.Şüphesiz borsadaki günlük oynamalardan büyük çıkarsamalar yapmamak gerekiyor. Ama resesyon olasılığını güçlendiren bu verilere karşın piyasaların iyimser bir 'gün' geçirmeleri [Devamı]
    2008'de ekonomimiz küçülür mü?
    Fatih Özatay, Dr. 31 Ocak 2008
    Uluslararası mali piyasalardaki sorunlar çözülmüş olsaydı, yani ortadaki tek sorun dünyanın en büyük ekonomisindeki resesyon olsaydı, Türkiye'nin olumsuz yönde çok fazla etkilenmesi beklenmezdi. Bu savın gerekçelerine pazar günü değinmiştim. Onun için geçiyorum.Uluslararası mali piyasalardaki sorunlar çözülmeye çalışılırken bu sorunlara her geçen gün bir yenisinin eklenmesi, sorunların çözüm çabalarına karşın yayılma belirtileri göstermesi ve şeffaflığın olmaması belirsizliği son derece artırıyor. Böyle bir ortamda uzun vadeli plan yapmak çok zorlaşıyor. Bu zorluk hem şirketler kesimi için geçerli hem de hane halkı için. Nitekim büyük holdinglerimizin yöneticilerinin basına yansıyan demeçleri, ihtiyatlı yaklaşımın istisna değil giderek bir norm haline geldiğini gösteriyor.Anlamı [Devamı]
    Bu seferki dalgalanma neden farklı?
    Fatih Özatay, Dr. 28 Ocak 2008
    Son zamanlarda olan biteni doğru değerlendirebilmek için üç noktaya dikkat etmek gerekiyor: Birincisi, karşı karşıya olduğumuz tehlike dünyanın en büyük ekonomisinin klasik anlamda bir resesyona girmesi ve bunun tüm dünyada yaratacağı olumsuz etkiler değil. Eğer tek sorun klasik biçimiyle bir resesyon olsaydı, çok fazla tedirgin olmamıza gerek yoktu. Buna dün değindim.İkincisi, uluslararası mali piyasalardaki sarsıntı 2004 ve 2006 yıllarının mayıs aylarında patlak veren dalgalanmalardan nitelik olarak çok farklı. Farkın ana nedeni, bu sefer tüm mali sistemle ilgili bir sorunla karşı karşıya olmamız. Üstelik bu soruna ilişkin inanılmaz bir belirsizlik var ortada ve bu belirsizlik nedeniyle ortadaki riskleri ölçemiyoruz. Her an yeni bir şey olabilir korkusu var etrafta. Bunu da dü [Devamı]
    Dikkat! Ama lütfen dikkat: Bu seferki dalgalanma çok farklı ve de tehlikeli
    Fatih Özatay, Dr. 27 Ocak 2008
    Farkındayım; "Türkiye nasıl etkilenecek?" sorusunun yanıtına bir türlü gelemedim. Ama bakın, bu seferki dalgalanma çok farklı. 2002 ve 2006'da yaşananlara kıyasla hem dalgalanmanın niteliği farklı, hem de Türkiye'nin iç koşulları çok farklı. Bu fark iyice anlaşılmadan bizim nasıl etkileneceğimize dair bir analiz 'havada kalmaya' mahkûm.Üstelik ortadaki soru klasik anlamıyla bir resesyondan nasıl etkileneceğimiz sorusu da değil. Şu soyutlama sanıyorum yararlı olacak: Diyelim ki uluslararası mali piyasalarda bundan sonra hiç şok yaşanmayacak. Öyle değil ama öyle olduğunu kabul edelim. Dolayısıyla ortadaki tek tehlike ABD'nin resesyona girme tehlikesi olsun. Bu durumda Türkiye açısından karamsar olmaya gerek var mı? [Devamı]
    Türkiye nasıl etkilenecek?
    Fatih Özatay, Dr. 24 Ocak 2008
    ABD ekonomisinin resesyona girmesini engellemek ya da resesyonun etkisini azaltmak üzere bir dizi önlem alınıyor. Salı günü Fed çarpıcı bir faiz indirimine gitti. Üstelik bunu normal toplantı tarihinden önce gerçekleştirdi. Bundan sonraki ilk toplantısında yeni bir faiz indirimine gideceği üzerinde neredeyse görüş birliği var. Para politikasının resesyonu önlemeye yetmeyeceği düşüncesiyle, çok iyi planlanmış ve harcama eğilimleri yüksek olan gruplara yönelik yaklaşık 150 milyar dolarlık talebi artırıcı bir mali paket yürürlüğe konulmak üzere.Bu önlemler bizim gibi ülkelerin bu vartayı kazasız belasız atlatacağı anlamına geliyor mu? Şüphesiz, gönül bu soruya 'evet' yanıtı vermek istiyor. Ama durum pek öyle değil gibi. Bu önlemlerin hepsi, dikkat edilirse, ABD konut piyasasında ba [Devamı]
    Resesyona karşı düşünülen önlemler
    Fatih Özatay, Dr. 21 Ocak 2008
    2008'de birkaç çeyrek üst üste ABD ekonomisinin reel ekonomik faaliyet hacminde, belirgin bir daralma olması (resesyon) olasılığını yüksek gören ciddi ekonomist sayısı giderek artıyor. Dünkü yazım bunun nedenleri üzerineydi. Bugün, resesyonu engellemek ya da hiç olmazsa şiddetini azaltmak için önerilen politikaları özetleyeceğim.Ama öncelikle hiç sevmediğim bir işi yapacağım ne yazık ki: Avrupa takımlarına karşı alınan o şerefli futbol yenilgileri döneminde sık duyulduğu gibi "Biz Kapıkule'yi geçmemeliyiz!" faslından bir laf edeceğim. Ya da her kahve köşesinde duyulabileceği gibi "Bak adamlarda öyle mi ama..." türü bir şey bu söyleyeceğim. Maalesef söyleyeceğim.Geçenlerde 'Eylem Planı' açıklandı. Bir ekonomi politikası tasarlayıcısı olsam ne beklerim böyle bir açıklamadan? Artık [Devamı]
    ABD'de resesyon olasılığı artıyor
    Fatih Özatay, Dr. 20 Ocak 2008
    Aralık ayının son yazılarında 2008'de Türkiye'nin temel makroekonomik göstergelerinin alabileceği değerleri tartışmıştım. Bunu yapabilmek için de dört farklı senaryo oluşturmuştum. Senaryoları 'daha olumlu', 'olumlu', 'olumsuz' ve 'daha olumsuz' olarak adlandırmıştım. Olumlu senaryolarla olumsuzlar arasındaki temel fark, dış dünyada olacak biteceğe ilişkindi. Özellikle de ABD ekonomisinde bundan sonra olacaklar ayırt ediciydi.Birkaç yazı ABD ekonomisindeki olası gelişmeler üzerine yoğunlaşmak istiyorum. Bu çerçevede yanıtını aradığım sorular şunlar: 2008'de ABD ekonomisindeki gelişmeler uluslararası dengeleri sarsmayacak şekilde mi olacak? Yani, ABD ekonomisinin büyüme hızı kimseleri tedirgin etmeyecek biçimde ılımlı bir şekilde mi yavaşlayacak? Yoksa tüm dünyanın olumsuz yönde [Devamı]
    Ben iktidarım, Merkez Bankası'nın yerini ben belirlerim!
    Fatih Özatay, Dr. 17 Ocak 2008
    Krizin hemen sonrası. Yangını büyümeden söndürmek için uygulanan programın güçlü yönlerini anlatmak gerekiyor. Bunun için de bürokraside alışılmadık işler yapmak gerek. Mesela uzun duyurular kaleme almak lazım. Mali disiplinin büyümeye düşman olmadığına insanları ikna etmek gibi görünürde nafile bir çaba içine girmek kaçınılmaz. Hızla yükselmekte olan döviz kurunun bu yükselişinin, uygulanmakta olan programın sağlayacağı iktisadi temellerle uyumsuz olduğunu, çok geçmeden kurun düşmeye başlayacağını söylemek lazım. Yapısal reformlarda yalpalama varsa, hükümeti kamuoyu önünde uyarmak gerekiyor. Bu alışılmadık duyuruları yayımlatmak için de bu tür duyurulara alışık olmayanlar ikna edilmeli.Bu kadar önemli konular üzerine düşünmek, katkıda bulunmak ve bazılarını fiilen yerine getirm [Devamı]
    'Temenni planı' güven verir mi?
    Fatih Özatay, Dr. 14 Ocak 2008
    'Neden şimdi farklı?' sorusunun dayanılmaz cazibesine kapıldım, peşi sıra gidiyorum. 2002-2006 hem 1995-1995 hem de 2000 mali disiplin çabalarından büyümeyi artırmak ve faiz ile enflasyon oranlarını düşürmek açısından ayrılıyor.Bu dönemleri ayrıştıran unsurlara odaklanmak gerekiyor soruyu yanıtlayabilmek için. Önce mali disiplin açısından iki temel farklılık: Birincisi, 2002-2006 dönemindeki mali disiplin çok daha kuvvetli.İkincisi, çok daha uzun soluklu.Ama daha başka önemli farklılıklar da var. Bunlardan ilki uygulanan programın ne ölçüde 'güven'i artırdığı ve riskleri düşürdüğü ile ilgili. Her üç tabloda da Merkez Bankası'nın yayımladığı güven endeksinin mali disiplin dönemindeki, öncesindeki ve sonrasındaki ortalamaları veriliyor. Son iki tabloda ise bir de iflas riski hakkı [Devamı]
    Eylem yerine temenni planı açıklamamak neden önemli?
    Fatih Özatay, Dr. 13 Ocak 2008
    Neden şimdi büyüme hızı daha yüksek? Neden yatırım ve tüketim artış hızları daha fazla? Bu soruların yanıtlarının peşindeyiz. Yanıtlar önemli, çünkü bundan sonrasına ışık tutabilecek. Eylem planı yerine 'temenni planı' açıklamamanın önemini gösterecek. Hoş, bu önemin bugüne kadar olan bitenle defalarca kanıtlanmış olması gerekiyor, ama biz bir kanıt daha sunmaya çalışalım.Perşembe günü kaldığım yerden kısa bir özetle devam ediyorum. İstikrar programının uygulandığı dönemin ortalama faiz dışı fazlası ile uygulamanın ilk yılından önceki istikrarsız dönemin (iki yıl, ya da bir yıl) ortalama faiz dışı bütçe fazlasını karşılaştırıyoruz. Mali disiplin konusuyla ilgili iktisat yazınında oldukça sık kullanılan ölçüt çerçevesinde, uygulama dönemindeki değer, uygulama öncesinden en az mil [Devamı]