Arşiv

  • Mayıs 2024 (11)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)

    Son gelişmeler (yorumsuz)
    Fatih Özatay, Dr. 12 Şubat 2009
    Son günlerde yoğun bir veri akışı var. Bugün kısaca bunları değerlendirmek istiyorum. Tüm verilere değil de, küresel krizin Türkiye'yi etkileme kanallarına ilişkin verilere bakacağım. Bir de bunların sonuçlarına. [Devamı]
    Çer çöp meseleleri
    Fatih Özatay, Dr. 09 Şubat 2009
    İlkokulun erken sınıflarındaydı herhalde. Öğütlerlerdi öğretmenimiz: "Herkes evinin önünü süpürürse, sokaklar tertemiz olur." 'Çok anlayışlı' olduğumdan mıdır nedir, bir türlü anlamazdım: "Şimdi annem kapısının önünü süpürse, komşusunun kapısının önüne gitmeyecek mi çer çöp? Peki, o ne yapacak? O da süpürürse, öbür komşunun kapısının önü nice olacak?" [Devamı]
    Saflık derecesi...
    Fatih Özatay, Dr. 08 Şubat 2009
    İnsaf kardeşim. Sen gel o kadar yıl bürokraside çalış. Üstüne üstelik yıllardır Ankara'da otur, onun bürokrat havasını kokla, sonra da... Tövbe, estağfurullah...   'İnsaf kardeşim'deki 'kardeşim' bendeniz oluyor efendim. Hepinizden özür dilerim; son yazımda IMF ile anlaşmazlık konusunun ne olamayacağını anlatırken teknik nedenlere başvurmuşum. Ankara'da 'teknik' nedenlerin anlaşılır 'teknik nedenlerle' her zaman geçerli olmayabileceğini ıskalamışım. 'İnsaf kardeşim'deki 'insaf' kısmı bu nedenle yer alıyor. [Devamı]
    Anlaşmazlık konusu ne olmamalı
    Fatih Özatay, Dr. 05 Şubat 2009
    IMF ile anlaşmazlık hangi alanlarda bilmiyorum. Basına yansıyan olası alanlardan iki tanesini seçip birkaç şey söylemek istiyorum. Bir ara 'mali kural' konusunda anlaşmazlık olduğuna dair bir şeyler okuduğumu hatırlıyorum. Ama mali kural getirilmesinin anlaşmazlık konusu olduğunu sanmıyorum, olmasını da hiç mi hiç anlamlı bulmuyorum. [Devamı]
    Ne yazık ki haklıyız gibi...
    Fatih Özatay, Dr. 02 Şubat 2009
    Makro düzeyde analiz yaparken ekonomiyi kesimlere ayırırız genellikle. Mesela; kamu kesimi, merkez bankası, bankalar, şirketler, hane halkları ve dış dünya gibi. Çok büyük kapsamlı bir toplulaştırma yapılır kısacası. Sözgelimi bir dolu şirketin davranışı tek bir şirket başlığı altında incelenir. Bazen bu toplulaştırma daha da ileriye gider, incelenen kesim sayısı azalır. [Devamı]
    Belirsizlik: AB reformları sürer mi?
    Fatih Özatay, Dr. 01 Şubat 2009
    Krizden başımı kaldırmaya çalışıp orta-uzun vadeye ve dolayısıyla da reform konusuna yüzümü döndürmüştüm son yazıda. Ekonomik açıdan etkin olduğu bilinen ya da düşünülen bir dizi reformun uygulamaya konulmasının önündeki engellerin başında, bu reformlar sonucunda kimin kaybedip kimin kazanacağının önceden belli olmaması geliyordu. [Devamı]
    AB gündeme gelir gibiyken...
    Fatih Özatay, Dr. 29 Ocak 2009
    2009'da ekonomimiz ne kadar küçülecek, artık onu düşünüyoruz. Önlem alarak bu küçülmenin boyutunu azaltabilir miyiz, derdimiz bu. Becerilebilirse çünkü daha az işçi işinden olacak; işsizlik artışını sınırlayabileceğiz. Oysa çok değil, bir  bir buçuk yıl önce biz hâlâ ikincil nesil (mikro) reformları tartışıyorduk. Bayağı da gündeme oturmuştu, çok sayıda insan hakkında yazıp çizmeye ve de konuşmaya başlamıştı. Çok da iyi ediyorlardı. [Devamı]
    Tam da şimdi ihtiyacımız vardı...
    Fatih Özatay, Dr. 26 Ocak 2009
    Küresel sarsıntı, derken büyük deprem, sonraları ise küresel kriz ve resesyon... Bunların dilimize pelesenk olması çok eski değil. Oysa mesela 2007'nin büyük bir kısmında ve 2006'da Türkiye'nin nasıl da yeni bir reform dalgası yaratmaya ihtiyacı olduğunu yazıp çiziyorduk. [Devamı]
    Uçuk kaçık bir takım gereksinimi
    Fatih Özatay, Dr. 25 Ocak 2009
    Bu krizin bizim açımızdan en sevimsiz yönlerinin başında kontrol edemediğimiz ve edemeyeceğimiz büyük bir belirsizlik yaratması geliyor. Önlem üzerine önlem alınıyor tüm dünyada. Buna karşın bir türlü karamsar hava dağılmıyor. Dağılmaya başlar gibi oluyor; en fazla birkaç hafta sürüyor. Sonra yeni olumsuz haberler çıkıyor, şu ya da o zor duruma düşüyor, tekrar tüm küreyi yeni bir karamsarlık havası kaplıyor. Yarının ne getireceği hakkında büyük belirsizlik anlamına geliyor bu.Türkiye açısından bu krizin 2001 krizinden temel farklarından bir tanesi de bu. Uygulayacağımız ekonomi politikaları ile bu belirsizliği ortadan kaldırmamız mümkün değil. Elbette, bu belirsizliğin vereceği hasarı azaltabiliriz doğru politikalarla, ama o belirsizlik de orada öyle duracak gibi görünüyor. Oysa [Devamı]
    Bütüncül yaklaşım gereksinimi
    Fatih Özatay, Dr. 22 Ocak 2009
    Dört ay önce de doğruydu ama bugün için daha da doğru: İçinde bulunduğumuz kriz ortamında tekil çözümlerden umut beklememek gerekiyor. Ortada birbirleriyle ilişkili sorunlar var, karşı kıyıya (2010)'a geçmek için bunların tümünü dikkate alan, bütünüyle çözmese bile ki bu hayalcilik olur, bu sorunları hafifletmeye çalışan bir ekonomik programa ihtiyaç var. Sorunları bir kez daha tekrarlarsam, daha anlaşılır olacak. [Devamı]