Arşiv

  • Temmuz 2024 (11)
  • Haziran 2024 (14)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)

    Ayrılsak da beraberiz...
    Fatih Özatay, Dr. 18 Eylül 2008
    Bakalım daha neler göreceğiz bu ahir ömrümüzde. Çok heyecanlı, çok... Bir o kadar da karışık. Bu uluslararası karışıklığa katkıda bulunmaya gerek yok. Gelin en iyisi, bir müjdeli haber vereyim sizlere.Bize benzer ülkelerden olumlu yönde ayrışmaya başladık. Nasıldı o? Ne diyorlardı? Hani televizyon programlarına katılan çeşitli disiplinlerdeki uzmanların bir kısmı, mesleki bir terimi yabancı dilde (büyük çoğunlukla İngilizce) kullandıklarında: "Biz buna 'xyz' deriz". Ne bileyim ben, mesela, "Bu bilim dalında dünyada yaygın bir biçimde kullanıldığı şekliyle 'xyz' " değil de, 'biz deriz'. Sanki program İngilizce konuşulan bir ülkede, konuşan yabancı, bizlerin ana dili de İngilizce. Tövbe, tövbe...Evet, işte aynen öyle. "Biz buna decoupling" deriz. Yani, daha basit anlatımıyla 'decou [Devamı]
    Temkinli olmakta yarar var
    Fatih Özatay, Dr. 15 Eylül 2008
    Geçenlerde bir arkadaşımdan mektup aldım. 7 Eylül tarihli 'Sürpriz' başlıklı yazım üzerine. Merkez Bankası Başkanı'nın Trabzon'da bir soruya verdiği yanıtın, para politikasının yönünde 'sürpriz değişiklik' olarak yorumlanması üzerineydi o yazı. Anlaşılan biraz karışık bir yazı olmuş. [Devamı]
    Yüzde 4’e sevinmek...
    Fatih Özatay, Dr. 14 Eylül 2008
    Beklenen oldu. Büyüme hızımız önemli ölçüde azaldı. Çarşamba günü açıklanan rakamlarda birkaç nokta özellikle ilginç.Bunlardan ilki özel sektör yatırımlarının artış hızının yüzde 0.6'ya gerilemesi. Tüketimle karşılaştırıldığında yatırımların milli gelir içindeki payı çok fazla değil. Ancak yatırımlar çok daha geniş bir aralıkta dalgalanıyor. Oysa dayanıklı tüketim malları dışındaki mallara yapılan harcamalar ki tüketim harcamalarının önemli bir kısmını oluşturuyor, fazla oynamıyor. Bu durumda yatırım hareketlerinin büyüme rakamlarına katkısı da azımsanmayacak bir ölçüde gerçekleşiyor.Hem yurtiçindeki siyasi gidişatın hem de küresel depremin yarattığı koşulların öncelikle özel sektör yatırımlarını ve dayanıklı tüketim harcamalarını olumsuz etkilemeleri beklenirdi. Bu etki ikinci çe [Devamı]
    Komikler
    Fatih Özatay, Dr. 11 Eylül 2008
    Hayır, değil. Başlıktaki 'Komikler'in uzun bir süre önce yayınına son verdiğim (yoksa sadece bir ara mı?) 'komik iktisatçılar' tefrikası ile bir ilgisi yok. Kastedilen Freddie Mac ve Fannie Mae.ABD konut piyasasında patlak veren kriz her iki devi de derinden sarstı. Kriz bu şirketler açısından kendi kendini besleyen bir felaket sürecine yol açtı. Şirketlerin geri dönmeyen kredileri arttı. Oluşan zararlar sermayelerinde erimeye neden oldu. Onlara ilişkin risk algılaması derinleşti. Üstelik risk artışı örtük ABD Hazinesi desteğine rağmen oluştu.Komikler daha yüksek maliyetle kaynak sağlamak gerçeği ile yüzleştiler. Bu nedenle kendi açtıkları ya da garanti verdikleri konut kredilerinin faizlerini arttı. Bizim gibi ülkelerin piyasada risk algılaması arttığı zamanlarda yaşadıklarının [Devamı]
    Önerinin böylesi
    Fatih Özatay, Dr. 08 Eylül 2008
    Sıcak ağustos ayının son günlerinde "Liraya nasıl değer kaybettirebiliriz?" sorusunun peşinde giderken, Zihni Sinir Projeleri'nin o dayanılmaz çekiciliğine kapılmıştım bir yazıda. Bu projelerin şöhretine uygun bir şeyler bulmaya çalışayım diye bayağı çabaladığımı hatırlıyorum.Oysa bu topraklarda bu kadar çaba harcamaya ne hacet! Mübarek, ortada ilginç projelerden bol bir şey yok. Yok da, bunların ezici bir çoğunluğuna Zihni Sinir Projesi demek gerçekten büyük haksızlık olur. Zihni Sinir'in yaratıcısına ve de Sayın Zihni Sinir'e... Bu tür projelerin bazıları yeni de değil. Isıtılıp ısıtılıp yeniden ortaya sürülüyorlar. Yazı yazmak için bilgisayarın başına oturduğumda enflasyonla ilgili bir şeyler yazmayı düşünüyordum. Sonra birden geçen hafta içinde şöyle bir göz attığım haber aklı [Devamı]
    Sürpriz
    Fatih Özatay, Dr. 07 Eylül 2008
    Merkez Bankası (MB) son enflasyon raporunda 2008-2010 için yeni enflasyon öngörülerini sundu. Bu öngörülerin arkasındaki varsayımları da belirtti. Ayrıca tek bir öngörü ile yetinmedi. Farklı senaryolar (temel, kötü ve iyi senaryolar) oluşturdu ve bu senaryolar altında öngörülerinin nasıl değiştiğini de bize açıkladı.Bu rapordan bir öncekinde, temel senaryo için 2008-2010 döneminde petrolün varilinin 105 dolar olacağı varsayımı vardı. Öngörülerin değiştirildiği son raporda ise yine temel senaryo için yapılan petrol fiyatı varsayımı 140 dolardı. Ayrıca, elektrik tarifelerinde otomatik fiyatlama çerçevesinde bu varsayımla ilgili ayarlamaların yapılacağı da dikkate alınıyordu.Varsayımlardaki bu değişiklik, MB'nin 2008 enflasyon tahminini 1.8 puan, 2009 tahminini ise 0.6 puan yukarıya [Devamı]
    Yedi gerçek, dört seçenek
    Fatih Özatay, Dr. 04 Eylül 2008
    Faiz politikası hakkında bazı apaçık gerçekler var. Bu apaçık gerçekleri bir görsek, lüzumsuz tartışmalarla zaman harcamaya gerek kalmayacak; bayağı yol almış olacağız. Birincisi şu: Yasayla Merkez Bankası'na bir görev vermiş ve 'sen enflasyonla mücadele et' demişiz. Yine yasayla 'ne kadar mücadele etmen gerektiğini bilmen için hükümetle birlikte bir enflasyon hedefi sapta' demişiz. Sonra da yasayla 'bu hedefe ulaşmak için elinden ne geliyorsa yap' talimatı vermişiz. Yetmemiş, başka amaçlar peşinde koşma ihtimalini ortadan kaldırmak için 'şart' koşmuşuz: Merkez Bankası 'Fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla Hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekler' demişiz. Anlaşmamız gereken ikinci nokta şu: Yasayla Merkez Bankası'na böyle bir görev vermek zorunda [Devamı]
    Faiz indirimi
    Fatih Özatay, Dr. 01 Eylül 2008
    "Liraya nasıl değer kaybettirebiliriz?" sorusunun yanıtını aramaya devam ediyoruz. Bu çerçevede, liranın enflasyondan arındırılmış değeriyle ilgiliyiz. İthalat ve ihracat açısından önemli olan o çünkü. Bir doları mesela 1.5 liraya yükseltmek, cari işlemler açığını düzeltmek için yeterli değil. Bu yükselişten bir süre sonra eğer enflasyon da önemli ölçüde yükseliyorsa, rekabet gücümüzdeki artış sınırlı bir düzeyde kalacak demektir. Kısacası reel kur ile ilgiliyiz.Şüphesiz, akla gelebilecek 'değer kaybettirme yöntemleri listesinin' başlarında bir yerde faizleri düşürmek olmalı. 'Faiz' değil de 'faizler'. Sadece şu ya da bu mali aracın faizinden söz etmiyoruz. Bir bütün olarak faizlerin aşağıya inmesi gerekiyor ki lira cinsinden mali varlıklar yabancı mali yatırımcılar için cazibesin [Devamı]
    İlginç bir deney
    Fatih Özatay, Dr. 31 Ağustos 2008
    'Liraya nasıl değer kaybettirebiliriz?' sorusunun peşine takılmıştım perşembe günü. Sık ve yüklü miktarda gerçekleştirilecek döviz alım müdahalelerine odaklanmıştım. Bu yolla enflasyonu yükseltmeden tatmin edici bir sonuç almak pek mümkün görünmüyordu.Şüphesiz daha kolay yoldan liraya değer kaybettirmek de mümkün. Mesela, 'Büyüme hızımızı artırmak üzere bütçe açığını üç katına çıkaracağız' şeklindeki saçma bir açıklama bu amaca hizmet eder. Bu tip 'politikalar' bizden uzak olsun.Peki, bu kadar 'kör parmağım gözüne' olmayan, ama sonuçta parlak bir 'Zihni Sinir' projesi sınıfına sokulabilecek bir politika tasarlamak mümkün mü? Bu sıcak ağustosun son pazarında gelin böyle bir tasarımın peşi sıra gidelim, birlikte. Perşembe günü 'pazara' şeklinde duyurduğum reel faizi düşürme projesi [Devamı]
    Döviz müdahalesi
    Fatih Özatay, Dr. 28 Ağustos 2008
    Lira oldukça değerli bir düzeyde. Varsayalım ki paramıza değer kaybettirmek istiyoruz. 'Zihni Sinir' projelerini bir tarafa bırakırsak, Merkez Bankası (MB) paramıza değer kaybettirmek için ne yapabilir? Döviz piyasasına sık sık müdahale ederek döviz alma seçeneğine bakalım önce. Her şeyden önce bunun 'yapılabilir' bir seçenek olduğu ortada. Zira 'mevcut koşullar' altında piyasada alınacak döviz var. Üstelik bu müdahalelere başlarsa Türkiye'ye daha fazla döviz geleceğinden de şüpheniz olmasın. Mevcut koşullardan kasıt şu: Birincisi, cari işlemler fazlası veren ülkelerle petrol zengini ülkelerin büyük tasarruf fazlaları var. Eskisinden farklı olarak ABD piyasaları güvenilir liman değil onlar için. Bizim gibi ülkeler, küresel krize rağmen, bu nedenle hâlâ önemli miktarda sermaye çeke [Devamı]