Arşiv

  • Temmuz 2024 (7)
  • Haziran 2024 (14)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)

    Örtük güvence vermenin dayanılmaz hafifliği
    Hasan Ersel, Dr. 25 Temmuz 2008
    ABD'deki Fanny Mae ve Feddie Mac adıyla bilinen kuruluşlarla ilgili gelişmelerden çıkarılabilecek epeyce ders var. Bunlarda birisi de devletin örtük güvence (implicit guarantee) vermesinin ne sonuçlar verebileceğine ilişkin. Söz konusu kuruluşlarla ilgili ABD mevzuatını okuduğunuz zaman ortaya şöyle bir durum çıkıyor: Bunlar yasayla kurulmuşlar. Özel şirket statüsündeler. Hisse senedi ihraç ediyorlar ve ortakları tarafından yönetiliyorlar. Bazı vergi ve harçlardan muaf tutulmuşlar. İpotekli konut kredilerini karşılık göstererek tahvil ihraç ediyorlar böylelikle bu piyasaya likidite sağlıyorlar. Ama bunlara devlet bu tür kuruluşlara belirtik (explicit) güvence vermiyor. Dolayısıyla, görünüşte, ihraç ettikleri tahvillerin güvencesi kendi varlıkları. Uygulamada olay epeyce farklı bir biçimde [Devamı]
    OVP'nin güçlü ve tutarlı bir hikayeye ihtiyacı vardır
    Güven Sak, Dr. 25 Temmuz 2008
    Geçen hafta Orta Vadeli Program (OVP)'ın 2003'ten beri ilk kez üzerinde tartışılabilir bir doküman haline gelmesinin önemli olduğunun altını çizmiştik. OVP iki amaca hizmet eden bir belge niteliğinde. Bunlardan ilki kamu kesiminde sağlam bir maliye politikası çerçevesini oturtmak. İkincisi ise kamu kuruluşları arasında ekonomi politikasına yönelik koordinasyonu sağlamak. Geçen yazıda daha çok ilk amaç üzerinde dururken, OVP'yi, maliye politikasında çağdaşlaşmanın temel aracı olarak ele almış ve soruyu şöyle sormuştuk: "OVP, Türkiye'nin yeni çıpası olabilir mi?". Hayır olamazdı, çünkü "OVP'de çizilen çerçeveyi anlamlı kılacak bir mali kural ve buna uymayan idareleri cezalandıracak bir yaptırım düzenlemesi olmadan, OVP'nin mali disiplin için bir çıpa olma ihtimali zayıf görünüyor [Devamı]
    Hangi faiz?
    Fatih Özatay, Dr. 24 Temmuz 2008
    Son iki yazımda, iki aydır piyasada likidite sıkışıklığı olduğunu ve Merkez Bankası'nın (MB) bankalara borç para verdiğini belirtmiştim. Bu durum eğer kalıcı olacaksa piyasalar açısından önemli olan faizin MB'nin borç verme faizi olması gerektiğini vurgulamıştım. Dolayısıyla, enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde odaklanmamız gereken faiz de MB'nin borç verme faizi olmalıydı (şu anda yüzde 20.25 düzeyinde olan faiz).Bu durumda MB'den bir açıklamaya ihtiyaç olduğunu belirtmiştim. Aslında MB böyle bir açıklama yapmış: Bunlardan ilki, MB Başkanı'nın Bankalar Birliği'nde yaptığı bir sunumun son iki sayfasında var. Bu sunum MB'nin web sayfasına da konulmuş. Sunumun üzerinde Mayıs 2008 tarihi var. Şöyle deniliyor:"Son dönemde... gibi gelişmelerle gecelik piyasada çekilen fazla lik [Devamı]
    Sizce bu viraja biraz hızlı girmiyor muyuz
    Güven Sak, Dr. 22 Temmuz 2008
    Şirket yöneticisine artık CEO deniyor, İngilizce Chief Executive Officer'ın başharfleri alınarak. Şirketin mali işlerinin yöneticisine de CFO deniyor yine İngilizce adının baş harfleri alınarak. Bunları aynen kullanıyoruz çünkü doğrusu ya Türkçe karşılıkları yok. CFO dergisi tam on küsur yıldır her çeyrek bir anket düzenliyor. Ankete ABD'den, Avrupa'dan, Çin'den bellibaşlı şirketlerin CFO'ları cevap veriyor. Katılan sayısı 468. Geçen ay, 2008 yılının ikinci çeyreği için CFO anketi sonuçları yayımlandı. (www.cfosurvey.org) Sonuç: CFO'lar kötümser. Global ekonomik toparlanmanın 2009 yılının ikinci yarısına kaldığına dair kanaat yaygınlaşıyor. İşlerin 2009 yılının ikinci yarısında olumluya dönmeye başlayacağını düşünenlerin oranı yüzde 54. Bakın aslında ortada iyimser bir hava var [Devamı]
    Merkez Bankası ne düşünüyor?
    Fatih Özatay, Dr. 21 Temmuz 2008
    Dün yine faiz konusuna dönmüştüm: Merkez Bankası'nın (MB) artık piyasaya borç verir durumda olduğu için enflasyon hedeflemesi çerçevesinde dikkate alınması gereken faizin değiştiğini belirtmiştim. Ama bu faiz de (borç verme faizi) yüzde 20.25 düzeyinde ve eski gösterge faize (borçlanma faizine) göre dört puan daha yukarıda.Üç soru ortaya çıkıyordu, bir de açıklama gereksinimi. Sorular şunlardı: Birincisi, gerçekten bu kadar sıkılaştırma amaçlandı mı? Öyle olmadığı duyurudan anlaşılıyor. İkincisi, 'kafa karışıklığı' yaratmamak için yeni gösterge faize kademeli bir geçiş mi düşünülüyor: Yani, şimdilik piyasada yapacağı işlemlerle, piyasada belirlenecek faizi düşük düzeydeki borçlanma faizine yakın bir yerde mi tutacak MB? Üçüncüsü, piyasadaki likidite darlığının geçici olduğunu, do [Devamı]
    ABD madem konut şirketlerini kurtaracaktı, niçin özelleştirdi
    Hasan Ersel, Dr. 21 Temmuz 2008
    ABD'de konut finansmanında yaşanan kriz güçlü ve büyük bir devlet ile mali sistemin çeşitlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Belki 1968'deki özelleştirme kararı da yanlıştı. Geçen günlerde ABD'nin konut kredileri konusunda çok önemli rol oynayan iki kuruluşun içine düştüğü durumdan çıkarılabilmesi için ABD Hazinesi'nin kapsamlı bir müdahale planı yaptığı kamuoyuna duyuruldu. ABD'de konut finansmanı alanında faaliyet gösteren 4 farklı "devlet tarafından desteklenen kuruluş" var. Bunlardan ilki 1932'de kurulan 12 Federal Konut Kredisi Bankası (Federal Home Loan Banks). Bu bankalar, ABD'nin mali kuruluşların ipotekli konut kredileri, küçük işyerleri, kırsal, tarımsal ve iktisadi kalkınma kredileri için bankalara finansman sağlıyor. Ama bu kuruluşlar, doğrudan kişilere değil, bankalara fina [Devamı]
    Çok yüksek bir faiz artırımı!
    Fatih Özatay, Dr. 20 Temmuz 2008
    Çok değil dokuz ay önceki bir yazıda bu köşeden yeni bir rekor duyurusu yapmışım: “... Böyle iki olumsuz dışsal koşul açık ki var: Birincisi, ham petrol fiyatları durmadan rekor kırıyor: Şimdilerde 100 dolara yaklaştı varili...” Vay canına!Birkaç yıl önce enflasyona ilişkin tahmin yaparken ham petrolün varil fiyatının 100 dolar olduğu bir senaryo yapmak düşünülmezdi bile. İnsana gülerlerdi herhalde. 40-50 dolar bile fazla geliyordu o günlerde. Oysa şimdi 100 doların ‘rekor’ olması komik hale geldi, bir ara 150 doları gördü bir varil petrol. [Devamı]
    Mugabe, Putin ya da Chavez olamayacağını yoksa bilmiyor mu
    Güven Sak, Dr. 19 Temmuz 2008
    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Temmuz'un 11'inde Zimbabwe konusunda anlaşamadı. Rusya ve Çin, son zamanlarda, ender görülen bir işbirliği sergileyerek, Zimbabwe'ye iktisadi yaptırımlar uygulanması ve Mugabe'ye seyahat kısıtlaması getirilmesi konusundaki karar taslağını veto ettiler. Böylece Mugabe'nin halli Zimbabwe'nin ulusal meselesi olarak kaldı. Ortadaki haberlere bakılırsa, Mugabe, Putin-Chavez çağında bir şansı olabileceğini düşünüyor olabilir. Ama yok. Gelin bakın neden yok? Biz bu memlekette esasen bir kıta olarak Afrika ile pek ilgilenmeyiz. İlgilenmeyiz deyince, Afrika'da hangi ülkelerin olduğunu dahi pek bilmeyiz. Mesela siz Zimbabwe'yi biliyor musunuz? Zimbabwe, Afrika'nın güneyinde bir kara devleti. Güney Afrika Cumhuriyeti'nin komşusu. Zambezi ve Limpopo ne [Devamı]
    FED'e göre ABD ekonomisinin bugünü ve yarını
    Hasan Ersel, Dr. 18 Temmuz 2008
    Federal Reserve Başkanı Ben Bernanke, 15 Temmuz 2008'de ABD Senatosu Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesine, "Kongreye Yarı Yıllık Para Politikası Raporu"nu sundu. ABD gibi, büyük, çok gelişmiş ve doğal olarak karmaşık bir ekonomide neler olup bittiği konusunda bir izlenim edinmek için iyi bir fırsat. Ana noktaları özetlemeye çalışayım: 1) ABD'de 2008 yılının ilk yarısında konut kesiminde 2006'da başlayan ve 2007 yılında ipotekli gayri menkul kredileri piyasasındaki bozulmayla belirginleşen daralma mali kurumlarda ciddi zararlara ve kredi koşullarında keskin bir daralmaya yol açmıştır. Bu olumsuz gelişmelerin harcama ve iktisadi faaliyet hacmi üzerindeki olmsuz etkileri petrol ve diğer hammadde fiyatlarındaki artışlarla daha da güçlenmiştir. 2) Sonuçta iktisadi 2008in ilk yarısında [Devamı]
    OVP, iki şartla, yakın geleceğin yeni çıpası olabilir
    Güven Sak, Dr. 18 Temmuz 2008
    Siyasi çekişmenin temel belirleyici olduğu bir dönemden geçiyoruz. Böyle dönemlerde bir dizi adım gözden kaçabiliyor. Halbuki memlekette gözden kaçırılmamasında fayda olan olumlu adımlar da bulunuyor. Orta Vadeli Program (OVP) bunlardan biri. Sonra aynı familyadan Orta Vadeli Mali Program (OVMP) yayımlandı. OVP aslında yeni bir araç değil, 2005 yılından beri, 5018 Sayılı Kanun uyarınca yayımlanıyor. Ama ilk kez OVP bu yıl bir biçim kazanmaya ve ileriye yönelik, hala puslu da olsa, işlevsel mesajlar içermeye başladı. Şimdilerde hepimiz, içeriden ve dışarıdan darbeler arasında, "Acaba IMF ile bir anlaşma mı olacak, Türkiye'nin çıpası ne olabilir?" diye düşünmüyor muyuz? Düşünüyoruz. İşte OVP o döneme ilişkin bir dizi işareti içinde barındırıyor ve bu arada yeni bir çıpanın bel kem [Devamı]