Arşiv

  • Temmuz 2024 (11)
  • Haziran 2024 (14)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)

    Tuzla tersanelerindeki ölümler mi önemli, 3 çocuklu aileler mi
    Güven Sak, Dr. 20 Mayıs 2008
    Sizce hangi konu Türkiye ekonomisinin tempolu büyüme sürecine ilişkin temel bir probleme işaret ediyor? Tuzla tersanelerindeki işçi ölümleri mi yoksa Türkiye'de ailelerin boyutlarının küçük olması mı? Geçen pazar uzun uzun yazdık: İktisat literatürü, aile başına çocuk sayısının ortalama olarak üçe çıkarılmasının Türkiye'nin güncel ve gelecekteki iktisadi büyüme meseleleri ile bir alakası olmadığını gösteriyor. Ama buna karşın Tuzla tersanelerindeki işçilerin güvenliği meselesi Türkiye ekonomisinin tempolu büyüme sürecinde güncel bir probleme işaret ediyor gibi gözüküyor: Türkiye ekonomisinde AKP iktidarı döneminde gözlemlenen tempolu büyüme süreci bir kapasite kısıtına çarpmış gibi duruyor. Türkiye ekonomisinin büyüme performansı üzerine kafa yoranların giderek görünür hale gel [Devamı]
    MB’ye yardım gerekiyor
    Fatih Özatay, Dr. 19 Mayıs 2008
    Mayıs ayının beşinde para politikasının karşı karşıya olduğu temel sorunlar üzerinde durmaya başlamıştım. Akademik açıdan son derece sıradan olan ilk sorun, para otoritesinin kredibilitesini olumsuz yönde etkileyen, bu nedenle de aldığı kararları ister istemez etkileyen uygulamalarıydı işbaşındakilerin. Bunun en güzel örneği de 2006 yılında bir türlü halledilemeyen yönetim değişikliği sürecinde yaşananlardı. [Devamı]
    İran'ın iktisadi sorunları, sanıldığından fazla olabilir
    Hasan Ersel, Dr. 19 Mayıs 2008
    'ABD'nin saldırmak için fırsat kolladığı' söylenen İran'ın tek derdi, saldırı olasılığı değil. Ülkede hem işsizlik oranının hem de enflasyonun daha yüksek olduğu gözleniyor. İran'lılar için 'iktisadi sorunlar mı daha tedirgin edici, ABD'nin saldırı tehdidi mi?' sorusunun yanıtı pek açık değil. [Devamı]
    Prestito del littorio
    Fatih Özatay, Dr. 18 Mayıs 2008
    'Littorio' 1926'da faşist İtalya dönemden önceki kurumlardan ayırmak için, kurumların adlarının arkasına 'del littorio' sözcüğü ekleniyormuş. 'Prestito' ise ödünç para verme anlamına geliyormuş. Kısacası, yazının başlığını 'Faşist İtalya'dan kaynak' şeklinde çevirebiliriz. Hatırlarsanız kamu borcunun mali [Devamı]
    Evinde mutlu olan kadınların Türkiyesi büyüyemez
    Güven Sak, Dr. 17 Mayıs 2008
    Sayın Başbakan biliyor mu, bilmeyiz ama "evinde mutlu olup, çocuk yetiştirmeyi hayatının amacı sayan" kadınların Türkiyesi'nin hızlı büyüme şansı yoktur. Bu satırların yazarı bugüne kadar hep "Vallahi de billahi de Türkiye'nin belirgin bir anormalliği yoktur, bizdeki sorunlar esasen her yerde var" ekolüne bağlı kalmıştır. Ama asistanı Senem Dartar'ın zoruyla son günlerde, televizyonda izlemek zorunda kaldığı "evimde mutluyum ben" başlıklı reklam spotu kendisine "Yok artık" dedirtmiştir. Türkiye'de hakikaten bir gariplik vardır. Siz de izlediniz mi bu reklam spotunu? Neyin reklamı olduğu doğrusu ya, ilk bakışta belli olmuyor. Konu temizlik deterjanı, müzik seti, havlu, perde, halı, mutfak eşyası, yatak olabilir. Çünkü reklam filmi boyunca genç, güzel, ince bir hanım kızımız yata [Devamı]
    Mısır'da iktisadi gelişmeler ve iktisat politikası
    Hasan Ersel, Dr. 16 Mayıs 2008
    Son bir ay içinde Mısır'a ilişkin haberlerden en önemlileri gıda mallarının fiyatlarındaki artışın doğurduğu huzursuzluk, tütün, benzine yapılan zamlar ve nihayet Mısır Merkez Bankası'nın faiz oranını şubatta 0,25, martta 0,5 ve nihayet 9 Mayıs 2008'de de 0,5 puan yükseltmesiydi. Mısır'ın görünürdeki temel iktisadi sorunu enflasyonun yükselmesi. Nisan ayında enflasyon bir önceki yılın aynı ayına oranla yüzde 16,4 düzeyine ulaştı. Bu, 2004 Aralık ayından (yüzde 17,4) bu yana gözlenen en yüksek enflasyon düzeyi. Enflasyonun artış nedenini teke indirgemek olanaklı değil. Ancak iktisat politikası kararlarının, bilerek ya da mecburen bu sürece katkısı olduğu görülüyor. Bir tarafta 2006 Ağustos ayından bu yana belirginleşen gıda fiyatlarının yükselmesi olgusu var. Öte yanda ise hükümet [Devamı]
    Hükümetten beklenen hiçbir şey yapmamasıdır
    Güven Sak, Dr. 16 Mayıs 2008
    Acemi yelkencinin el kitabı sert havada seyir için birkaç tavsiyede bulunur. Birincisi şudur: "Sert bir rüzgârla karşılaşıldığında, açık denizde kalmak, dar bir limana girmeye çalışmaktan daha iyidir." İkinci tavsiye ise rüzgârın hızı otüz üç knot'u aşıyorsa ve vaziyet hakikaten kötüyse devreye girmektedir. "Ekip tecrübesiz ise yelkenler indirilmeli ve motorla seyre geçilmelidir." Demek ki nedir? Hava giderek sertleşiyorsa acemi kaptanın öncelikle hayatının en karmaşık manevralarını, hayatında ilk kez yapmaya çalışmaktan kaçınması gerekir. Bunu yapmaktansa hiçbir şey yapmayıp açık denizde fırtınanın geçmesini beklemek daha iyidir. Yelkenler mutlaka indirilmeli. Tüm dikkat tekneyi devirmemeye verilmelidir. Tekne sağlamsa, azıcık sallanmaktan bir şey olmaz. Biz bu tavsiyelerin h [Devamı]
    Anlamak o kadar zor mu?
    Fatih Özatay, Dr. 15 Mayıs 2008
    Farkındaysanız, 'krizde en kötü geride kaldı', yok 'ileride derinleşebilir' falan derken mayıs ayının ortasına geldik. Bu kadar süreyi önemli bir belirsizlik altında geçirdik. Geldiğimiz noktada piyasada daha yüksek bir faiz haddi var, tüketici ve yatırımcı güveni daha düşük, büyüme hızımız da düşük olacağa benzer. Kısacası, dışarıdaki depremin etkisi beklendiği gibi oldu. [Devamı]
    Brezilya'nın yaptığı ama bizim yapamadığımız nedir
    Güven Sak, Dr. 13 Mayıs 2008
    Bundan çok değil altı-yedi yıl önce Brezilya krizdeydi. Hatırlayın biz de öyleydik. İktidar değişti. Lula üzerine düşenleri yaptı. Burada da öyle oldu. AKP iktidara geldi. Erdoğan üzerine düşenleri yaptı. Buraya kadar gelişmeler paraleldi. Ama bakın artık öyle değil. Geçen hafta uluslararası derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's (S&P) Brezilya'nın notunu yatırım düzeyine yükseltti. Hatırlayın bizimkini ise indirmişti. İki gün önce Referans'ta haberdi. Ekim 2007'de İMKB endeksi ile ora borsası BOVESPA arasındaki fark yüzde 8 iken şimdi nasıl oldu da yüzde 65'e çıktı. Ne oldu? Tarih bize neden böyle bir şaka yaptı? Brezilya ile bizim paralel giden talihimiz neden son zamanlarda birbirinden ayrıldı? İşler kötü iken beraberdik, iyileşince neden ayrıldık? Gayet basit bir ne [Devamı]
    Nereye, ne kadar?
    Fatih Özatay, Dr. 12 Mayıs 2008
    İçinde bulunduğumuz koşullarda yeni bir ekonomik hikâyeye öylesine ihtiyacımız var ki... Türkiye'nin ekonomik açıdan bir üst lige sıçrayacağının güvencesini verecek, kısaca ileriye tekrar güvenle bakmamızı sağlayacak bir hikâyeye... Böylelikle dışarıdaki depremi en az hasarla atlatacağımıza da inanacağız. Bu hikâye özünde Türkiye'nin potansiyel büyüme hızını nasıl artıracağımızı ve işsizlik sorunu ile nasıl baş edeceğimizi anlatmalı bize. Diyelim ki böyle bir hikâye yazdınız, ekonomiye duyulan güvenin giderek azaldığı bu çalkantılı ortamda bunu nasıl anlatırsınız? Farklı biçimde sorarsam; önemli bir reform hamlesine nasıl başlarsınız? Herhalde Bağdat'taki sağır sultanın bile duyacağı bir kampanya ile. O sultanın duyduklarına inanması için de hiçbir tereddütte yer vermeyecek şeki [Devamı]